Bizi Takip Edin

Lifestyle

Personel özlük dosyası nedir ve nasıl hazırlanır?

Yayınlandı

tarihinde

Personel özlük dosyası hakkında merak ettiğiniz konuları Ofix Blog'da bulabilir, siparişlerinizi Ofix.com üzerinden verebilirsiniz.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 75. maddesine göre işverenler, çalıştırdıkları her işçi için bir özlük dosyası düzenlemekle yükümlüdür. Personel özlük dosyası olarak bilinen bu dosyada işverenler, işçinin kimlik bilgilerinin yanı sıra kanunun gerekli kıldığı belge ve kayıtları saklar, bunları istendiği zaman yetkililere iletirler. Personel özlük dosyasında saklanan iş başvuru formu, iş sözleşmesi, nüfus cüzdanı örneği, ikametgah belgesi, vesikalık fotoğraf gibi belge ve evraklar, herhangi bir uyuşmazlık halinde sorunların hukuka uygun şekilde çözülmesini sağlar. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, personel özlük dosyası konusunu ele alacağız. Personel özlük dosyasının ne olduğunu ve nasıl hazırlandığını merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Personel özlük dosyası nedir?

Kısaca, işyerlerinde tüm çalışanlar için ayrı ayrı tutulması gereken, çalışanlara ait özlük işlemlerine ilişkin belge ve evraklardan oluşan kayıt dosyasıdır. İşe yeni başlayan her personel için bir özlük dosyası oluşturulur. Personel özlük dosyası oluşturma işlemi, işveren için yasal bir yükümlülük olduğu gibi, özlük işlemlerinin takibinde de kolaylaştırıcı etkiye sahiptir. Personelin işe devam ettiği süre boyunca gerçekleştirilen özlük işlemlerinin ardından personel özlük dosyasında gerekli güncellemeler sağlanır. İşten ayrılan personelin özlük dosyası arşive kaldırılır ve özlük işlemlerine ilişkin kayıtların saklanması devam eder. Özlük işlemlerinin takibini kolaylaştıran personel özlük dosyaları, işçi ile işveren arasında yaşanabilecek anlaşmazlıkları gidermede de çok önemli bir rol üstlenir. Özlük dosyasında saklanan kayıtlar, yetkili makamlara yasal yollardan iletilerek anlaşmazlıkların çözümünde belirleyici olur. 

Personel özlük dosyası için gerekli evrakların temin edilmesini sağlamak, işyerlerinde insan kaynakları veya muhasebe departmanın en önemli görevlerinden biridir. Personel özlük dosyasındaki belge ve evrakların sayısının çok olması, eksiklerin tespitini zor hale getirebilir. Bu nedenle personel özlük dosyası çeşitleri, diğer dosya türlerinden farklı birtakım fiziksel özelliklere sahiptir. Bu özellikleri sayesinde bilgi ve evraklar arasında eksikler kolayca anlaşıldığı gibi, ulaşılmak istenen kayıtlara erişim de kolayca sağlanmaktadır. Çalışanların işleriyle ilgili tüm önemli hareketlerinin belgelenmesini sağlayan personel özlük dosyaları, sahip oldukları fiziksel özellikler sayesinde zaman ve emek kaybını azaltır. Aynı zamanda da hata ihtimalini azaltır. Özlük dosyası çeşitlerinde yer alan özel listeler, kontrol ve takip çizelgeleri ile özel alanlar sayesinde özlük işlemleriyle ilgili kayıtlar daha kolay ve güvenli şekilde tutulur. 

Personel özlük dosyası nasıl hazırlanır?

Her şeyden önce, her personel için ayrı bir personel özlük dosyası temin etmelisiniz. Dosyanın kapağına personelin adı, soyadı, TC kimlik numarası ve SGK sicil numarası yazılır. Personel özlük dosyası çeşitleri içinde bazı ürünlerde, kapak kısmında işe giriş ve işten çıkış tarihinin yazılabileceği alanlar mevcuttur. Personel sirkülasyonu yüksek olan şirketlerde bu tür personel özlük dosyaları daha kullanışlı olabilir. Bazı personel özlük dosyası çeşitlerinde kapak kısmında personelin fotoğrafının yapıştırılması için özel bir alan mevcuttur. Fotoğraflı personel özlük dosyası çeşitleri, işyerlerinde aynı adı ve soyadını taşıyan personellerle ilgili olası bir karışıklığı önlemede daha pratik bir çözüm olabilir. Farklı lokasyonlarda hizmet veren işyerleri içinse kapak kısmında işyeri sicil numarasının yazıldığı personel özlük dosyası çeşitleri daha iyi bir seçim olabilir. 

Personel özlük dosyası içinde hangi belge ve evraklar bulunur?

Özlük dosyası içinde çalışanın iş başvuru formu, özgeçmişi, nüfus cüzdanı fotokopisi, ikametgah belgesi, diploma ve sertifikalarının fotokopisi, adli sicil kaydı, sağlık raporu, iş sözleşmesi, SGK işe giriş bildirgesi, vesikalık fotoğraf ve kan grubunu gösteren belgenin olması zorunludur. Erkek çalışanlar için askerlik durum belgesinin bulunması gerekir. Personel eğer evliyse, evlilik cüzdanı fotokopisi, eşinin ve varsa çocuklarının nüfus cüzdanı fotokopilerinin de bulunması gerekir. Personel eğer engelliyse, engelli raporunun fotokopisinin personel özlük dosyasında saklanması gerekir. 18 yaş altındaki çalışanlar için ebeveyn onayının personel özlük dosyasında olması gerekir. Yabancılar içinse çalışma izin kartı veya çalışma izni fotokopisi de yine personel özlük dosyası içinde saklanır. 

Personel özlük dosyalarında bu belgelerin yanı sıra, özel durumlarla ilgili belge ve evraklar da saklanır. Örneğin, çalışanların teşvikten yararlanması durumunda teşvik belgesi, engellilik ödeneği için yazılı onay, iş kazası raporları, yıllık ücretli izin ve ücretsiz izin belgeleri de personel özlük dosyaları içinde saklanır. Personellerle ilgili tutanaklar, uyarılar, disiplin cezaları, bordro ve ödeme makbuzları ile performans değerlendirme raporları da yine personel özlük dosyasında saklanır. Ücret artışı, terfi durumu, transfer bildirimi, vardiya çizelgesi, periyodik sağlık raporları, fazla mesai onay belgesi de yine personel özlük dosyasında bulundurulur. Bu yönüyle personel özlük dosyaları, çalışanların işle ilgili tüm kayıtlarını koruma altına alan dosyalardır. Bu dosyaların iyi hazırlanmış ve saklanmış olması, işçi ile işveren arasındaki ilişkilerin daha sağlıklı şekillenmesini sağlar. 

Ofix.com’da personel özlük dosyası satışları ne durumda?

Online ofis marketiniz Ofix’te ticari defter ve evraklar kategorisi içinde halihazırda 3 farklı markanın 9 çeşit personel özlük dosyasını satışa sunuyoruz. Kullanıcılarımızın sitemiz üzerinden verdiği personel özlük dosyası siparişlerini incelediğimizde, 2019’a göre 2020’de satışlarımızın %7.2 oranında arttığını görüyoruz. 2020’de satışı adet ve ciro bazında en çok artan ürünümüz Tunakart personel özlük dosyası askılı telli 31.2 x 24 cm – 4 yaprak oldu. 2019’da sipariş başına ortalama 20.3 adet personel özlük dosyası satışı gerçekleşti. Bu rakam 2020’de 22.6’ya yükseldi. 2019’da cari başına ortalama 27.1 adet personel özlük dosyası satışı gerçekleşirken, 2020’de bu rakam 30.3’e yükseldi. Personel özlük dosyaları en çok Kağıthane, Avcılar, Üsküdar, Nilüfer (Bursa) ve Küçükçekmece’den sipariş verildi. 

Ofis dostu personel özlük dosyaları Ofix’te!

Personel özlük dosyaları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği personel özlük dosyası çeşitlerinden ilk üçünü kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tunakart Personel Özlük Dosyası Askılı Telli 31.2 x 24 cm – 4 Yaprak

Listemizin ilk sırasında, Tunakart personel özlük dosyası askılı telli 31.2 x 24 cm – 4 yaprak var. Kraft malzemeden üretilen bu ürünler 300 g/m² gramajında olup 4 seperatöre sahip. Demir çubuğu sayesinde belge ve evrakların dosya içinde kaymasını önleyen bu ürünlerde ayrıca küçük kavalye ve fotoğraf cebi mevcut. Ürünlerin askılı olması, arşivleme konusunda kolay ve pratik çözümler sunmasını sağlıyor.  

Ofix Personel Özlük Dosyası Kapsüllü 24 x 32 cm – 8 Yaprak

Listemizin ikinci sırasında, Ofix personel özlük dosyası kapsüllü 24 x 32 cm – 8 yaprak var. Kendi markamızla satışını gerçekleştirdiğimiz bu ürünler A4 boyutunda ve 8 yapraklı. Karton kapaklı bu ürünler aynı zamanda klasöre takılabilir özellikte. Dosyanın ön kapağında, içinde bulunması gereken resmi evraklar yazılı. Eğer kapsüllü personel özlük dosyası arıyorsanız, bu ürünler iyi bir seçim olabilir.  

Dilman Personel Özlük Dosyası Telli Kapsüllü 24 x 32 cm – 4 Yaprak

Listemizin üçüncü sırasında, Dilman personel özlük dosyası telli kapsüllü 24 x 32 cm – 4 yaprak var. A4 boyutunda ve karton kapaklı bu ürünler 4 yapraklı olup klasöre takılabilir özellikte. Dosyada ayrıca, içinde bulunması gereken resmi evrakların listesi mevcut. Marka tercihiniz Dilman‘dan yanaysa ve 4 yapraklı personel özlük dosyası arıyorsanız, bu ürünleri değerlendirebilirsiniz.  

Ofix’te satışı devam eden diğer personel özlük dosyası çeşitlerini ticari defter ve evraklar kategorisinde inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

İş Güvenliği: Plaza Hayatında Fark Etmeden Biriken Riskler

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur.
Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.

Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.

Gün içinde başına gelenleri düşün.
Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.

Mesela masa altındaki kablolar…
İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.

Ya da sandalye…
“Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.

İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.

İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.

Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.

Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası.
Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.

Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.

Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez.
Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.

Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez.
Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.

Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil,
gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden her iki beyaz yakalıdan biri “ben bunu daha ne kadar yapacağım?” diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Sabah alarm çalıyor.
Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.

Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun.
Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.

Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor.
Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.


İş sandığımızdan daha fazlası

Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor.
İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.

Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun.
Bir katkın olsun.
Birileri fark etsin.

O yüzden iş sadece iş olmuyor.
Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.

Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.


“Biraz daha dayan” hali

İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor:
Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.

Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.

Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor.
Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun.
Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.

Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor:
“Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”


Gün bitiyor ama iş bitmiyor

Eskiden iş çıkınca iş biterdi.
Şimdi sadece mekan değişiyor.

Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj düşerse cevaplanıyor.
“Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.

Bir de hayatın kendisi var.

Ev, sorumluluklar, yapılacaklar…
Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun.
Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.

Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.


İçten içe bir şeyler eksik

En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil.
Karşılığını alamadığını hissetmek.

Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun.
Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.

Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun.
Ve o an şunu düşünüyorsun:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin.
Ama bunu anlamak zaman alıyor.


“İstifa” dediğimiz şey

Dışarıdan bakınca basit:
“İşi bırakmış.”

Ama içeride olan şey biraz daha farklı.

Bu karar genelde bir anda verilmiyor.
Biriken şeyler var.

Yavaş yavaş uzaklaşmak,
kendini geri çekmek,
eskisi kadar önemsememek…

Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.

O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil.
Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.


Aynı döngü, aynı yorgunluk

Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.

Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek,
ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek,
ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…

Ve en önemlisi,
hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.

İşte bu his biriktiğinde,
insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.


Asıl mesele

Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.

Kimse çalışmaktan kaçmıyor.
Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.

İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.

Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa,
orada bir problem var.

O yüzden mesele şu değil:
“İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”

Asıl mesele şu:
İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?

Okumaya Devam Et

Trendler