Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Roland Graf von Faber-Castell’in Başarı Hikayesi

Yayınlandı

tarihinde

Roland Graf von Faber-Castell hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

1928 yılında aile şirketi Faber-Castell‘in yönetimini üstlenen Roland Graf von Faber-Castell, iki dünya savaşı arasındaki dönemde şirketin pazar gücünü korumak için büyük bir çaba gösterdi. Değişen pazar ihtiyaçlarını gözeterek şirketin kurşun kalemlere ek olarak dolma kalem ve tükenmez kalem üretimine başlamasını sağladı. 1978 yılına kadar devam eden görev süresi içinde Avrupa ve Amerika’da farklı firmalarla kurduğu ticari işbirlikleri sayesinde Faber-Castell, satış ve pazarlama alanında gücüne güç kattı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Roland Graf von Faber-Castell‘in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Roland Graf von Faber-Castell

Roland Graf von Faber-Castell, 21 Nisan 1905 tarihinde Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Schwarzenbruck’ta dünyaya geldi. 18. yüzyılda Nürnberg’de kurşun kalem imalatı yapan Kaspar Faber‘in soyundan gelen annesi Ottilie Faber, Roland‘ın babası Alexander Castell’le evlenerek Faber-Castell soyadını almıştı. Büyükbabası Lothar Faber’in vasiyeti üzerine, şirketin başına geçecek kişinin Faber soyadını sürdürmesi gerekiyordu. Lothar Faber’in ölümünden sonra şirketin yönetimini üstlenen oğlu Wilhelm Faber‘in kuzeni Bertha’yla evliliğinden dünyaya gelen Ottilie Faber, Alexander Castell’le evlendikten sonra kendi soyadını eşinin soyadıyla birleştirerek şirketin adının Faber-Castell olarak değişmesini sağlamıştı.

Nürnberg şehri, 18. yüzyıldan beri çok sayıda kurşun kalem imalatçısına ev sahipliği yapıyordu. Nitekim bu şehir, kurşun kalem üretimi için gerekli grafit ve kil madenleriyle çevriliydi. Nürnberg’de kurşun kalem imalatçılarından biri olan marangoz Kaspar Faber, kendi soyadıyla yarattığı Faber markasını büyütmüştü. Yönetimi aile üyeleri tarafından sürdürülen şirketin büyümesi 20. yüzyıla kadar kesintisiz devam etmişti. 1903 yılında şirketin yönetimini Ottilie Faber-Castell ve eşi Alexander Faber-Castell üstlendiler. Bu dönemde Alexander Faber-Castell, şirketin Stein’deki merkez binasının yakınlarına büyük bir kale yaptırdı. Ortaçağ değerlerini temsil eden çarpışan şövalyeleri şirketin sembolü haline getirdi. Ürünlerinin kalitesine ilişkin olarak kullanıcılar üzerinde olumlu bir kanaat yaratmak için bu sembolü kullandı.

Alexander Faber-Castell‘in 1928 yılında ölümünün ardından, şirketin yönetimini Roland Graf von Faber-Castell üstlendi. Annesi ve babası tarafından 25 yıl boyunca başarılı bir şekilde yönetilen şirket, piyasaya sunduğu yeni ürünlerle pazar gücünü arttırmıştı. Öyle ki, 1911 yılında Faber-Castell üretim tesislerinde çalışan işçi sayısı 2 bine ulaşmıştı. Ne var ki, I. Dünya Savaşı’yla birlikte şirket oldukça zor bir sürece girmiş, savaşın etkileri Roland Graf von Faber-Castell‘in yönetimi üstlendiği dönemde de hissedilmeye devam etmişti.

Faber-Castell’de Roland Graf von Faber-Castell Dönemi

Roland Graf von Faber-Castell, iki dünya savaşı arasındaki dönemde Faber-Castell‘in yeni yatırımlarla büyümeye çalışmaktan çok pazar gücünü koruması gerektiğine inandı. 1929 Bunalımı’nın hemen tüm piyasaları derinden sarstığı 1930’lu yıllarda üretim tesislerini etkin bir şekilde kullanmak ve masrafları düşürmek konusunda işçilerle işbirliği yapma yoluna gitti. 1932 yılında, büyük dedesi Lothar Faber‘in kardeşi Johann Faber tarafından 1879 yılında kurulan kalem fabrikası ile Brezilya’da bağlı kuruluşunu devraldı, üretimde verimliliği arttırmaya çalıştı. 

Lothar Faber döneminde şirket, Almanya’nın dışına açılmada önemli bir ivme yakalamış, şirketin ilk dış temsilciliği 1849 yılında New York’ta açılmıştı. Avrupa pazarının yanı sıra Amerikan pazarında da büyüme, Lothar Faber‘den sonra da devam etmişti. 1856 yılında Sibirya’da çok kaliteli grafit üreten bir madeni satın alan Lothar Faber, şirketin ham madde sorununu kökünden çözmüştü. Bu durum, Roland Graf von Faber-Castell döneminde de devam ediyordu. Fakat iki dünya savaşı arası dönemde pazarın talep ve ihtiyaçları değişmişti. Kurşun kalemlerin yerine dolma kalemler pazarın temel dinamiği haline gelmişti. Bu değişimi doğru bir şekilde okuyan Roland Graf von Faber-Castell, 1919 yılında kurulan Alman markası Osmia‘yı 1935 yılında satın alarak dolma kalem pazarına giriş yaptı.

1930’lu yıllarda Osmia dolma kalemleri, yazı araç ve gereçleri pazarında önemli bir güce sahipti. Sektöre mekanik kurşun kalem üretimiyle giriş yapan Osmia, geliştirdiği altın uçlu dolma kalemler sayesinde fark yaratmayı başarmış, dönemin ünlü dolma kalem markaları Kaweco, Montblanc ve Parker markaları karşısında önemli bir güce ulaşmıştı. Kalite ve dayanıklılığı temsil eden elmas logosu bile kullanıcıların ilgisini çekiyordu. Osmia kalemlerinde kullanılan sert kauçuk malzemeler, kalemlerin ömrünü uzatmıştı. 1935 yılında Osmia‘yla birlikte dolma kalem pazarına giriş yapan Roland Graf von Faber-Castell, Osmia‘nın dolma kalemler için geliştirdiği teknolojileri diğer ürün gruplarına da yansıttı.

Faber-Castell’in Büyüme Süreci

II. Dünya Savaşı’nın ardından Roland Graf von Faber-Castell, Avrupa ve Amerika’daki yatırımlara hız verdi. Başta İrlanda, Fransa, İtalya, Arjantin ve Peru olmak üzere pek çok ülkede yeni fabrikalar kurulmasını sağladı. Bununla birlikte, Soğuk Savaş koşulları altında bu fabrikaların verimlilik düzeyi istediği noktaya ulaşamadı. Soğuk Savaş koşulları altında devletler arasındaki ilişkilerin sancılı seyretmesinden dolayı bu fabrikalar beklentileri karşılayamadı. Fakat Avrupa ve Amerika’da farklı firmalarla kurduğu ticari işbirlikleri, Faber-Castell‘in satış ve pazarlama gücünü arttırdı.

1960’lı yıllarda ürün yelpazesini pazarın ihtiyaçları doğrultusunda genişleten şirket, ahşap gövdeli kurşun kalemler ve dolma kalemlerin yanı sıra boya kalemi, mekanik kurşun kalem, teknik çizim kalemi ve tükenmez kalem gruplarında da ürün çeşitliliğini arttırdı. Faber-Castell‘in marka gücü yeterince arttığı için, 1952 yılından itibaren Osmia ürünleri de Faber-Castell marka ismiyle tüketiciyle buluştu ve bunların üretimine 1975 yılına kadar devam edildi. 1960’lardan itibaren hızlı bir gelişim ivmesi yakalayan tükenmez kalemler, Faber-Castell‘in bu ürün grubuna yönelmesinde etkin bir rol üstlendi. Bu süreçte Roland Graf von Faber-Castell, tükenmez kalemlerin üretim maliyetini düşürecek ve rakipleri karşısında Faber-Castell‘e üstünlük kazandıracak yeni teknolojilerin geliştirilmesine büyük önem verdi.

1978 yılında hayatını kaybeden Roland Graf von Faber-Castell‘den sonra şirketin yönetimini oğlu Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell üstlendi. Şirketin gelecek vizyonunun uluslararasılaşmadan geçtiğine inanan Anton-Wolfgang Graf von Faber-Castell, 2016 yılında hayatını kaybedinceye kadar bu vizyonu gerçekleştirmek için çalıştı. Anton-Wolfgang döneminde Faber-Castell‘in üretim tesisleri dünya genelinde 23 ülkeye yayıldı ve ürünleri 120’den fazla distribütörle dünya genelinde hemen her yaş ve beğeni grubunun kullanımına sunuldu.

Ofis dostu Faber-Castell ürünleri Ofix.com’da!

Roland Graf von Faber-Castell‘in başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Faber-Castell ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Faber-Castell 1440 Tükenmez Kalemler

Listemizin ilk sırasında, Faber-Castell 1440 tükenmez kalemler var. Ofislerin en çok sipariş verdiği tükenmez kalemler içinde yer alan bu ürünler, ülkemizde hemen her yaş ve meslek grubundan kullanıcı tarafından büyük ilgi görüyor. 0.8 mm uç kalınlığına ve nikel gümüş uca sahip olan bu ürünlerin kutu içi miktarı 10 adet. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Faber-Castell 1548 Fosforlu Kalem

Listemizin ikinci sırasında, Faber-Castell 1548 fosforlu kalem var. 1, 2 ve 5 mm olmak üzere 3 farklı genişlikte yazı, çizim ve işaretleme olanağı sunan bu ürünlerin özel plastik gövdesi, raf ömrünün uzamasını sağlıyor. Yeniden doldurulabilme özelliğine sahip bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Faber-Castell Ecco Pigment Çizim Kalemi

Listemizin üçüncü sırasında, Faber-Castell Ecco Pigment çizim kalemi var. Uç kalınlığı 0.1 mm olan bu ürünler uzun ve metal bir uca sahip. Ergonomik tutuş özelliği sayesinde teknik çizimin yanı sıra eskiz ve yazma çalışmalarında da rahatlıkla kullanılabilen bu ürünlerin siyah pigmentli mürekkebi su geçirmiyor. Cetveller ve şablonlar için uygun özellikteki bu ürünlerdeki pratik metal klips, kalemi kaybetme korkusu olmadan taşımanızı sağlıyor. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Faber-Castell ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler