Bizi Takip Edin

Lifestyle

Soğuk su içmenin zararlarını biliyor musunuz?

Yayınlandı

tarihinde

Soğuk su içmenin zararları Ofix Blog'da...

Biliyorsunuz değil mi, en önemli yaşam kaynağımız sudur. Yaz aylarının gelişiyle birlikte vücudun su ihtiyacı artıyor. Su tüketiminize gereken özeni gösterdiğinizde, kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz. Şu şartla ki, suyun fazla soğuk olmaması gerekiyor. Bu konuda bana kızmayın lütfen! Evet arkadaşlar, maalesef durum bu. Yaz aylarında serinlemek için lıkır lıkır içtiğiniz o soğuk sular var ya, sağlığınız için önemli bir tehdit aslında. Yaz sıcaklarının bunaltıcı hale geldiği bu zaman dilimini daha sağlıklı atlatmak için soğuk su içmenin zararları işte huzurlarınızda… 

Sindirimi yavaşlatır, mide ağrısına yol açar.

Muhakkak duymuşsunuzdur; soğuk su içmekle ilgili en önemli şehir efsanelerinin başında kilo vermeyi kolaylaştırdığı gelir. Soğuk su içmek zayıflatır mı diye merak ediyor olabilirsiniz. Böyle bir şey yok. Yemekten önce soğuk su içerek kilo veremez, formda kalamazsınız. Aç karnına soğuk su içmenin zararları düşündüğünüzden de büyüktür. Soğuk su içmek metabolizmayı sağlıklı şekilde hızlandırmıyor. Bu şehir efsanesinin bir diğer versiyonu, sabahları soğuk su içmenin kilo vermeye katkı sağladığı şeklindedir. Ve bu da diğeri gibi palavradır. Soğuk suyu ne zaman içerseniz için, kilo kontrolüyle ilgili olumlu bir sonuç elde edemezsiniz arkadaşlar. Soğuk su nedeniyle sindiriminizin yavaşlayacak olması sağlıklı ve olumlu bir gelişme değildir. Fazla kilolardan kurtulmak adına bunu yaparsanız, mide ağrılarından başka bir sonuç elde edemezsiniz. Hatta yemeklerden lezzet alamadığınız için bu sizi daha fazla yiyecek tüketmeye sevk edebilir. 

Sindirim sistemi üzerinde soğuk su, son derece zararlı etkiler gösteriyor. Soğuk su nedeniyle mide kasları aşırı kasılır ve sindirim yavaşlar. İşte bu nokta, kilo vermek isteyenlerin kulağına hoş geliyor. Fakat soğuk suyun verdiği zararların farkında olan midemiz, bağırsakları korumak için suyun bağırsaklara geçmesini önlüyor. Mide içinde kalan soğuk su, mide kaslarındaki kasılma nedeniyle mide asitlerinin üretimini engelliyor. Sindirimin yavaşlamasına ve bazen durmasına yol açan bu durum, midede şişkinlik yaratıyor. Yemekten önce veya sonra soğuk su içtiğinizde, mide kaslarınızın kasılması başlar ve sindirim yavaşlar. Bu böyle olduğu için, her yıl özellikle yaz aylarında kilo kontrolü adına yemekten önce 1 bardak soğuk su içme tavsiyeleri verilmekte. Oysa midenizin çalışmasını yavaşlatmak adına midenize zarar vermemelisiniz. Kilo kontrolünü sağlamak için beslenme programınızı gözden geçirmeniz gerekir. Midenizin çalışma şekline müdahale etmeniz, sindirim sisteminizin zarar görmesine ve çoğu zaman mide ağrılarının oluşmasına yol açar. 

Kalp atış hızını düşürür.

Hepinizin bildiği gibi, normal şartlar altında vücut sıcaklığımız 36-37 derece arasındadır. Vücudumuz 10 ile 12 derece arasındaki bir ısı farkına önemli bir tepki göstermez. Fakat sıcaklık farkının artması durumunda bazı tepkiler gösterir. Bu tepkilerden biri, kalp atış hızının düşmesidir. Soğuk suyla birlikte uyarılan sinir sisteminin büyük bir bölümü vagus sinirlerinden oluşur. Soğuğa karşı son derece duyarlı olan bu sinirlerin çalışması yavaşlarken kalp atış hızı da düşer. Soğuk su içmek kalbe zararlı mı diye merak ediyorsanız, evet zararlıdır. Ancak bazı soğuk iklim kuşaklarında insanlar kış aylarında bile soğuk su içiyor. Hatta soğuk suda duş yapıyorlar. Peki onların kalp atış hızları düşmüyor mu? Soğuk iklim kuşaklarında yaşayanların metabolizmaları bu gibi durumlara uyum sağlayacak şekilde gelişmiştir. Bizim gibi ılıman iklim kuşaklarında yaşayanlar ise soğuk su içmenin zararları içinde bu gibi durumlarda çok kolay hasta olabilir. Kalp atış hızının düşmesinin ötesinde, kalp krizinden felce kadar birçok hayati risk oluşabilir. 

Enerji kaybettirir.

Soğuk su içmenin zararları içinde bir diğer konu da enerji kaybettirmesidir. Soğuk su vücuda girdiğinde, vücut ısısında ani bir düşüş meydana geliyor. Bu düşüşü doku ve organların çalışabilmesi için zararlı gören vücudumuz, ısı miktarını yükseltmek için bazı önlemleri hızlıca devreye sokar. Buna bağlı olarak metabolizma hızlanır. Metabolizmadaki bu hızlanma, soğuk suyun faydaları konusunda bazı yanlış algıların oluşmasına neden oluyor. Metabolizmanızı hızlandırmak adına soğuk su, hatta buzlu su içerseniz soğuk su içmenin zararları konusunda çok daha ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Metabolizmanın bu hızlanma şekli, vücudun ancak olağanüstü durumlarda devreye aldığı mekanizmaları kullanmasına yol açıyor. Bu mekanizmaların kullandığı enerji ise kişiye enerji kaybettiriyor. Soğuk su içtikten sonra enerjinizin düştüğünü hissediyorsanız bunun nedeni bu olabilir. Buzlu su içmenin zararları içinde enerji düşüklüğünü özellikle plajlarda daha fazla hissedebilirsiniz. Vücut sıcaklığınız ile ortam sıcaklığı arasındaki fark arttıkça enerji kaybınız artar. 

Enerji kaybı konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de spordan sonra soğuk su içmektir. Sanırım bunu birçoğunuz yapıyorsunuzdur. Ya da en azından, sıcak bir yaz gününde eve gelir gelmez buzdolabına koşup soğuk su içiyorsunuzdur. Hele bir de alışveriş yapmışsanız, paket taşımışsanız, sıcaktan bunalmışsanız belki bir değil, iki, hatta üç bardak soğuk su içiyor olabilirsiniz. Bunlar da yine sağlığınıza zararlı alışkanlıklardır sevgili arkadaşlar. Spor veya başka bir fiziksel aktivite nedeniyle vücudunuz zaten enerji kaybetmiştir. Buna bir de soğuk su içerek kaybedeceği enerji eklenince, hissedeceğiniz yorgunluk ve bitkinlik artacaktır. Bu sizi yüksek kalorili gıda tüketmeye, şekerli atıştırmalıklara yönlendirebilir. Bunları tüketmeniz durumunda kandaki şeker seviyeniz hızlıca yükselir. Bunu düşürmek için pankreastan salgılanacak insülin ise şekerin metabolize edilmesi sonucu yine yorgunluk ve bitkinlik duymanıza yol açar. Bu bir kısır döngüdür arkadaşlar. Metabolizmanızın nasıl çalıştığını bilirseniz, bu gibi kısır döngülere kapılmadan sağlıklı şekilde yaşayabilirsiniz. 

Migren ağrılarını tetikleyebilir.

Migren çok ciddi bir sağlık sorunudur. Eğer migren şikayetiniz varsa beslenmenizden yaşam şeklinize kadar her şeyinizi doğru şekilde planlamanız gerekir. Soğuk su içmenin zararları bağlamında yapılan araştırmalara göre migren hastaları, soğuk suya karşı daha güçlü bir direnç gösteriyor. Migren söz konusu olduğunda metabolizma üzerinde olumsuzluk yaratan en küçük bir gelişme bile istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Soğuk su nedeniyle bu gibi durumlarla karşılaşmamak için migren hastalarının oda sıcaklığındaki suları tercih etmeleri gerekiyor. Ve tabii, migren ağrılarınız başladığında da vücut sıcaklığınız ne olursa olsun, serinlemek adına soğuk sudan uzak durmalısınız. Bu gibi durumlarda buz gibi su içerseniz migreniniz daha da kötüleşir. Soğuk su içmenin faydaları ve zararları hakkında paylaşılan bilgiler kafanızı karıştırmasın. Serinlemenin farklı yolları olduğunu da unutmayın. Migren hastaları için soğuk su serinlemek için iyi bir yöntem değildir. 

Zatürreye neden olabilir.

Bu madde size biraz ilginç gelebilir. Ama diğerleri gibi bu da tümüyle bilimsel gerçeklere dayanıyor. Soğuk su içmenin zararları içinde bilmeniz gereken bir diğer konu da zatürreye neden olabileceğidir. Vücudumuzdaki doku ve hücreler, aşırı sıcağa ve aşırı soğuğa karşı yeterince dirençli değildir. Her iki durumda da hücresel fonksiyonlar düzgün şekilde çalışmaz. Bu konuda en önemli zararları sindirim, dolaşım ve bağışıklık sistemleri görür. Vücuda soğuk su girdiğinde, vücut ısısını dengelemek için metabolizmamız önlem almaya çalışır. Bu önlemleri etkin şekilde alamadığında bademcik, mide ve akciğer başta olmak üzere bazı organlarda iltihaplanmalar oluşabilir. Soğuk su içmeyi alışkanlık haline getirenler bu gibi iltihaplara daha kolay yakalanabilir. Vücut direnciniz zayıfsa, soğuk suyun zararları konusunda zatürre riskini aklınızdan çıkarmamalısınız. Terliyken soğuk su içmenin zararları içinde zatürre riski daha da yüksektir. Her ne kadar bu hastalık soğuk kış günleriyle özdeşleştirilse de yaz sıcaklarıyla baş etmek adına içtiğiniz soğuk sular da zatürre nedeni olabilir. 

Ses kısıklığına yol açabilir.

Ses kısıklığı da yine soğuk suyun zararları içinde ele alınması gereken bir konu. Eğer siz de benim gibi serinlemek adına soğuk su tüketiminizi arttırırsanız, ses tellerinizin zarar görmesini engelleyemezsiniz. Ses tellerimiz, fazla sıcağa ve soğuğa karşı dayanıklı değildir. Bu konuda bazı insanlar genetik nedenlerle daha avantajlı olabilir, onlar istisna. Ancak insanların büyük bir bölümünde fazla sıcak veya soğuk içecekler ses kısıklığına yol açıyor. Ses tellerinizle ilgili herhangi bir şikayetiniz varsa, gün içinde bolca su içerek ses tellerinizin nemli kalmasını sağlamanız gerekir. Yeterince su tüketmediğinizde, fazla sıcak veya soğuk su içmeseniz bile ses kısıklığı yaşayabilirsiniz. Tüketeceğiniz suyun sıcaklığı vücut sıcaklığınızdan 10 ile 12 derece arasında bir farka sahip olabilir. Bu farkı koruduğunuz sürece ses tellerinizde önemli bir sorunla karşılaşmazsınız. Ses kısıklığı sırasında buzlu su içmek zararlı mı diye merak ediyorsanız, son derece zararlı olduğunu söyleyebilirim. Sesinizin geri gelmesini sağlamak için ses tellerinizi rahatlatan bitki çaylarını tercih edebilirsiniz. Bu konuda favorimiz papatya çayı

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler