Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Temizlik Ürünleri

Yayınlandı

tarihinde

Ofis temizlik ürünleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimizin temizliği hem sağlık, hem de motivasyon ve iş verimliliği açısından en önemli konuların başında geliyor. Ofis temizliği için doğru yüzeylerde doğru ürünleri kullanırsak, temizlik işlerimiz çok daha kısa sürede ve verimli bir şekilde sonuçlanabilir. Ofislerde kış temizliğinin devam ettiği şu günlerde ofis temizlik ürünleri konusunda hem doğru, hem de ekonomik ürünleri seçmekte zorluk çekiyor olabilirsiniz. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofis dostu temizlik ürünleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Online ofis marketiniz Ofix’te temizlik ürünlerini 5 alt kategoride kullanıcılarımıza sunuyoruz. Bu kategoriler ofis genel temizliği, tuvalet ve banyo temizliği, mutfak temizliği, temizlik gereçleri ve kişisel bakım ürünleri şeklinde sitemizde yer almakta. Ofis dostu temizlik ürünleri için önerilerimizi bu beş kategori içinde Ofix kullanıcılarının en çok sipariş verdiği ürünler arasından yapacağız.

Ofis Dostu Genel Temizlik Ürünleri

Ofix kullanıcılarının en fazla ziyaret ettiği kategorilerimizden biri olan ofis genel temizliği kategorimizde genel temizlik maddeleri, temizlik bezleri ve süngerler, yüzey temizlik ürünleri, cihaz temizlik ürünleri, mobilya ve ahşap temizliği ürünleri ile galoş, bone ve dispenserler gibi ürünler yer almakta.

Temizlik bezleri ve süngerler içinde kullanıcılarımızın en çok sipariş verdiği ürünümüz Vileda %30 mikrofiber bez. 5 adet mikrofiber bezden oluşan bu ürünler, özel mikrofiber yapısı sayesinde hem yüzeylere zarar vermiyor, hem de yüksek emiş gücü sayesinde temizlik işlerini kolaylaştırıyor. Ofis temizlik ürünleri içinde sürekli elinizin altında bulunmasını isteyeceğiniz bu ürünleri hızlıca sipariş verebilirsiniz.

Yüzey temizlik ürünleri içinde Ofix kullanıcıları en çok Oxy genel amaçlı yüzey temizleyiciyi tercih ediyor. Ağırlığı 5 kg olan bu ürünleri yıkanabilir tüm yüzeylerde kullanabilirsiniz. 

Ofis Dostu Banyo ve Tuvalet Temizliği Ürünleri

Sitemizde banyo ve tuvalet temizliği ürünlerini el yıkama ürünleri ve sabunlar, lavabo açıcı ve koku gidericiler, klozet fırçası ve takımları ve banyo gereçleri gibi alt kategorilerle müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. 

Lavabo açıcı ve koku gidericiler içinde kullanıcılarımız en çok Oxy lavabo açıcıyı sipariş veriyor. 1000 gram ağırlığındaki bu temizlik ürünleri ile atık madde ve donmuş yağlar gibi atıklarla tıkanan giderlerin açılmasını sağlayabilirsiniz. Lavaboların yanı sıra pisuvar, klozet ve diğer atık su kanallarında da kullanabileceğiniz bu ürünleri sitemizden sipariş verebilirsiniz.

Klozet fırçaları içinde Dayco paslanmaz çelik klasik klozet fırçası kullanıcılarımızın en fazla tercih ettiği ürün. Çelikten yapılan uzun ömürlü ve dayanıklı bu ürünler, şık tasarımıyla da dikkat çekmekte. 

Ofis Dostu Mutfak Temizliği Ürünleri

Ofix kullanıcılarına mutfak temizliği kategorisi içinde yağ ve kir sökücüler, bulaşık yıkama ürünleri ile peçete ve dispenserleri sunmaktayız. Yağ ve kir sökücüler içinde kullanıcılarımız en çok Domestos hijyenik mutfak spreyi sipariş veriyor. 750 ml hacmindeki bu temizlik ürünleri ile ağır yemek artığı, yağlı kir ve küf kirlerini rahatlıkla temizleyebilirsiniz. 

 

 

Peçeteler içinde Ofix kullanıcıları en çok Familia peçeteleri tercih etmekte. Paket içi miktarı 100 adet olan bu temizlik ürünleri ile ellerinizde ve çalıştığınız ortamlarda hijyen sağlayabilirsiniz. 

Ofis Dostu Temizlik Gereçleri

Sitemizde temizlik gereçleri kategorisinde çöp kovaları ve çöp poşetleri, temizlik aparatları, temizlik eldivenleri, temizlik setleri ve kovalar, fırça ve süpürgeler ile mop ve aparatları kullanıcılarımızın beğenisine sunmaktayız. Çöp poşetleri içinde kullanıcılarımız en çok Parex küçük boy çöp poşeti sipariş veriyor.

Temizlik eldivenleri içinde kullanıcılarımızın en çok sipariş verdiği ürünümüz Dolphin muayene eldiveni. Paket içi miktarı 100 adet olan bu ürünler elinizin şeklini kolayca almakta ve temizliğin yanı sıra sağlık ve kozmetik gibi alanlarda da sıkça tercih edilmekte. Kullan-at özelliği sayesinde temizlik ve hijyen ihtiyaçlarınıza pratik çözüm sunan bu ürünleri sipariş vermek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
4 Yorum

1 Yorum

  1. Belma

    14 Şubat 2019 saat 03:58

    Ofis temizliği gerçekten çok önemli. Özellikle toplum şekilde yaşamayı bilmeyen bir kısım ofis çalışanıyla beraberseniz daha büyük bir önem kazanıyor.

  2. beylikdüzü temizlik şirketi

    22 Ağustos 2019 saat 03:10

    Bazı ürünlerimizi ofix’ten temin ediyoruz. Hızlı bir şekilde ihtiyacımız karşılanıyor. Teşekkürler

  3. Hassas Koltuk Yıkama

    12 Eylül 2019 saat 13:11

    Ofix ile birçok konuda çözüm ortaklığı olarak çalışıyoruz. Ürünlerimizin büyük kısmını Ofixten alıyoruz çok kaliteli ve gerçekten işimizi kolaylaştıran ürünler için Ofix’e teşekkür ederiz.

  4. Antalya koltuk yıkama

    1 Mayıs 2020 saat 01:55

    Ofix ulasılabilecek profesyonel ürünler kapsar

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

İş Güvenliği: Plaza Hayatında Fark Etmeden Biriken Riskler

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur.
Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.

Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.

Gün içinde başına gelenleri düşün.
Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.

Mesela masa altındaki kablolar…
İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.

Ya da sandalye…
“Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.

İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.

İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.

Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.

Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası.
Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.

Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.

Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez.
Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.

Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez.
Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.

Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil,
gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden her iki beyaz yakalıdan biri “ben bunu daha ne kadar yapacağım?” diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Sabah alarm çalıyor.
Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.

Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun.
Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.

Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor.
Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.


İş sandığımızdan daha fazlası

Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor.
İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.

Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun.
Bir katkın olsun.
Birileri fark etsin.

O yüzden iş sadece iş olmuyor.
Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.

Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.


“Biraz daha dayan” hali

İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor:
Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.

Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.

Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor.
Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun.
Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.

Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor:
“Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”


Gün bitiyor ama iş bitmiyor

Eskiden iş çıkınca iş biterdi.
Şimdi sadece mekan değişiyor.

Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj düşerse cevaplanıyor.
“Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.

Bir de hayatın kendisi var.

Ev, sorumluluklar, yapılacaklar…
Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun.
Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.

Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.


İçten içe bir şeyler eksik

En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil.
Karşılığını alamadığını hissetmek.

Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun.
Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.

Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun.
Ve o an şunu düşünüyorsun:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin.
Ama bunu anlamak zaman alıyor.


“İstifa” dediğimiz şey

Dışarıdan bakınca basit:
“İşi bırakmış.”

Ama içeride olan şey biraz daha farklı.

Bu karar genelde bir anda verilmiyor.
Biriken şeyler var.

Yavaş yavaş uzaklaşmak,
kendini geri çekmek,
eskisi kadar önemsememek…

Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.

O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil.
Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.


Aynı döngü, aynı yorgunluk

Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.

Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek,
ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek,
ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…

Ve en önemlisi,
hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.

İşte bu his biriktiğinde,
insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.


Asıl mesele

Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.

Kimse çalışmaktan kaçmıyor.
Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.

İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.

Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa,
orada bir problem var.

O yüzden mesele şu değil:
“İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”

Asıl mesele şu:
İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?

Okumaya Devam Et

Trendler