Bizi Takip Edin

Lifestyle

Temizlik Ürünlerinde Tasarruf Yöntemleri

Yayınlandı

tarihinde

Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Temizlik sarf malzemesi giderleri evlerde ve ofislerde en önemli gider kalemlerinden birini oluşturmakta. Koronavirüs salgını nedeniyle temizlik ve hijyen ihtiyaçları artarken temizlik sarf malzemesi giderlerinde de ciddi artışlar meydana geldi. Sağlığımızı korumak için temizlik ve hijyenin önemi şüphesiz ki büyük. Fakat bilinçsiz ve gereksiz yere kullanılan temizlik ürünleri nedeniyle evlerde ve ofislerde artan maliyeti de düşünmek gerekir. Temizlik ürünleri doğru ve etkin şekilde kullanıldığında hem sağlık, hem de bütçe açısından olumlu sonuçlar elde etmek mümkündür. Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri sayesinde bu ürünleri doğru ve etkin şekilde kullanırken hem sağlığımızı koruyabilir, hem de temizlik sarf malzemesi giderlerimizde tasarruf elde edebiliriz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Temizlik ürünlerini iyi tanımalısınız.

Piyasada farklı ihtiyaçları karşılamak üzere onlarca markanın yüzlerce çeşit temizlik ürününü bulmak mümkün. Temizlenecek yüzeyin türüne göre bu ürünler arasında önemli birtakım farklılıklar mevcuttur. Söz gelişi çamaşır suları, yağ ve kireç sökücüler, bulaşık deterjanları, ahşap temizleyiciler ve diğer pek çok ürün, yüzeyin türüne göre temizlik işlerini gerçekleştirmek için gerekli niteliklere sahiptir. Temizlik ürünlerini tanıdıkça, hangi temizlik işini hangi ürünle yapmanız gerektiğini anlar, yanlış ürün seçiminden uzak durabilirsiniz. Aksi takdirde, yaptığınız işlerin üzerinden tekrar geçmek durumunda kalabilirsiniz. Ki bu size emek, zaman ve para kaybettirir. Örneğin inox davlumbaz kullanıyorsanız, temizlik için inox temizleyicilerden başka bir ürün kullanmamalısınız. Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri içinde temizlik ürünlerini tanıdıkça gereksiz emek, zaman ve para kaybı yaşamazsınız. 

Doğru ürünleri doğru yerde kullanmalısınız.

Temizlik ürünlerini iyi tanımanın doğal bir sonucu, doğru ürünleri doğru yerde kullanmaktır. Özellikle ofis temizliği söz konusu olduğunda, doğru ürün seçimi tasarruf konusunda çok daha önemli sonuçlar doğurur. Evde yüzey temizliği yaparken ürün seçimi konusunda daha geniş bir yelpazeden bahsedilebilir. Ancak ofis temizliği söz konusu olduğunda durulama gerektirmeyen veya az durulamayla etkin sonuç veren ürünleri seçmek gerekir. Söz gelişi, evde banyo ve tuvalet temizliğinde Arap sabunu iyi bir seçim olabilir. Ancak, ofiste tuvalet temizliği yaparken Arap sabunu iyi bir seçim olmayabilir. Çünkü Arap sabununu durulamak çok zordur. Bunun yerine çamaşır suyu daha iyi bir seçim olabilir. Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri içinde ofiste yüzey temizliği yaparken ise genel amaçlı temizlik spreyleri iyi bir seçim olabilir. Durulama gerektirmeyen bu ürünler, sıradan bulaşık deterjanlarına oranla daha etkilidir ve bütçenizde tasarruf imkanı sunar. 

Fiyata değil, kaliteye önem vermelisiniz.

Temizlik ürünleri arasında fiyat ve kalite bakımından önemli farklar mevcuttur. Marka seçiminde kendisini belli eden bu farklılıklar, temizlik sarf malzemesi giderlerinin artmasına yol açabilir. Aslında her üründe olduğu gibi temizlik ürünlerinin seçiminde de fiyata değil, kaliteye önem vermelisiniz. Ucuz olduğu için tercih ettiğiniz kalitesiz bir ürün, temizlik işlerinden istediğiniz sonucu alamamanıza neden olabilir. Bu durumda yaptığınız temizlik işlerini tekrarlamak ve daha fazla ürün kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Size hem para, hem de emek ve zaman kaybettirecek bu durumu önlemek için, temizlik ürünü seçiminde kaliteyi esas alabilirsiniz. Kaliteli temizlik ürünleriyle temizlik ve hijyen konusunda başarılı sonuçlar alabilirsiniz. Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri içinde kalite standartlarınızı yüksek tutmanızda yarar var. Eğer ofis temizliği için temizlik sarf malzemesi ihtiyacınız varsa, toplu alımlar sayesinde fiyat farkından oluşan maliyeti azaltabilirsiniz. 

Temizlik için doğru zamanları seçmelisiniz.

Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri içinde önemli konulardan bir diğeri de temizlik için doğru zaman seçimidir. Evde veya ofiste temizlik yaparken insan trafiğinin düşük olduğu bir zaman dilimini seçmelisiniz. Aksi takdirde, yaptığınız işlerin üzerinden geçmek durumunda kalırsınız. Emek ve maliyet kaybına yol açan bu durum, özellikle kalabalık ofislerde temizlik işlerinde ciddi bir maliyet artışına yol açmakta. Ofisinizi sabah erken saatlerde veya akşam yoğunluğun azaldığı saatlerde temizlerseniz, daha az ürün kullanır, işlerinizi daha kolay tamamlarsınız. Fakat yoğunluğun yüksek olduğu zaman dilimlerinde temizlik işlerine kalkışırsanız, daha fazla ürün kullandığınız halde güzel sonuçlar elde edemezsiniz. Tuvalet ve yemekhane gibi sık kirlenen ortamlarda ise temizliğe başlamadan önce ortamdaki yoğunluğu düşürebilirsiniz. Bunun için uyarı levhaları kullanabilirsiniz. 

Periyodik temizlik işlerinizi ihmal etmemelisiniz.

Evlerde ve ofislerde günlük, haftalık ve aylık olmak üzere farklı periyotlarla gerçekleştirilmesi gereken temizlik işleri vardır. Bu işlerin hepsi önemlidir ve hiçbiri ihmal edilmemelidir. Günlük temizlik işlerinizi düzenli yaparsanız, haftalık işleriniz kolaylaşır. Haftalık işlerinizin kolaylaşması da ayda bir yapacağınız işleri kolaylaştırır. Evinizi veya ofisinizi günlük olarak temizlemek size temizlik ürünlerinde ek bir maliyet yaratmaz. Aksine, günlük işlerinizi ihmal etmeniz durumunda diğer işleriniz için daha fazla maliyet oluşur. Periyodik temizlik işleri sayesinde evinize veya ofisinize pırıl pırıl bir görünüm kazandırabilirsiniz. Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri içinde periyodik temizlik işlerinizi zamanında yaparsanız ortamda kirlerin birikmesini önler, daha sağlıklı yaşam ve çalışma alanları yaratabilirsiniz. Kalabalık bir ofiste çalışıyorsanız günlük temizlik işlerinin ihmali durumunda enfeksiyonların yayılmasını önlemekte zorluk çekebilirsiniz. 

Gereğinden fazla ürün kullanmamalısınız.

Temizlik ürünlerinde israfa yol açan konuların başında, gereğinden fazla ürün kullanmak geliyor. Bu konuda özellikle koronavirüs salgını sonucu oluşan yeni riskler etkin bir rol üstleniyor. Temizlik ürünlerinizi doğru seçer, doğru ürünleri doğru yerlerde kullanırsanız aslında fazla ürün kullanmanıza gerek kalmaz. Söz gelişi, çamaşır suyuyla temizliğini sağladığınız yüzeylerde hijyeni garantilemek adına üzerinden bir kez de dezenfektanla geçmenize gerek yok. Ya da daha yüksek bir hijyen kalitesi elde etmek adına gereğinden fazla çamaşır suyu kullanmanıza da gerek yok. Çamaşır suyu gibi etkisi yüksek ürünleri kararında kullanmak için ürünlerin kullanım kılavuzunda belirtilen talimatları değerlendirebilirsiniz. Bu sayede, az miktarda ürünle bile yüzeylerde etkin bir koruma sağlayabilirsiniz. Tasarruf yöntemleri içinde ürünleri kullanım kılavuzunda belirtildiği şekilde kullanmak başarılı sonuçlar verecektir. 

Temizlik ekipmanlarınızı temiz tutmalısınız.

En fazla ihmal edilen konulardan biri, temizlik ekipmanlarını temizlemektir. Hangi ekipmanları kullanırsanız kullanın, temizlik işleriniz bittikten sonra ekipmanlarınızın da temizliğini sağlamalısınız. Ekipmanların kirli bırakılması, kullanım ömürlerini azaltır. Aynı zamanda da temizlik işleri sırasında daha fazla temizlik ürünü harcanmasına neden olur. Temizlik ürünlerinde tasarruf yöntemleri içinde temizlik ekipmanlarınızı temiz tutarak daha az ürün kullanımı sağlayabilirsiniz. Ofislerde kullanılan temizlik setleri ve kovalar büyük hacimli olduğu için bunları temizlemek biraz zor gelebilir. Ancak bu temizliği sağlamazsanız daha fazla temizlik ürünü harcamanız gerekebilir. Eğer kaliteli ve etkin temizlik ürünleri kullanırsanız, bu gibi işleri zorlanmadan ve daha ekonomik şekilde gerçekleştirebilirsiniz. 

Ofis dostu temizlik ürünleri Ofix’te!

Online ofis marketiniz Ofix, ofislerde en sık kullanılan temizlik ürünlerine uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sağlıyor. Sitemiz üzerinden onlarca markanın yüzlerce temizlik ürününe kolayca erişim sağlayabilir, hızlı teslimat hizmetimizden yararlanabilirsiniz. Ofix üzerinden yapacağınız temizlik ürünü alışverişleri, evde veya ofiste temizlik işleri için ayırdığınız bütçenizden tasarruf yapmanızı sağlayacaktır. Sitemizde ayrıca, kurumsal müşterilerimiz için özel birtakım avantajlar sağlıyoruz. Ofix’te satışı devam eden tüm temizlik ürünleri kategorisini inceleyebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse OfixPlus üyesi olabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler