Bizi Takip Edin

Lifestyle

Yeşil çay zayıflatır mı?

Yayınlandı

tarihinde

Yeşil çay zayıflatır mı diye merak ediyorsanız cevabı Ofix Blog'da...

Yeşil çay zayıflatır mı” bu soru birçoğumuzun merak ettiği diyet sırları arasında yer alır. Öncelikle, yeşil çayın ne olduğunu anlayalım. Yeşil çay, Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde edilen bir çeşit çaydır. Siyah çay gibi diğer çay türleri de aynı bitkiden gelir. Ancak farklı işlemlerle üretilirler. Yeşil çay, yapraklarının oksitlenmeden kurutulduğu bir işlemle üretilir. Bu nedenle, yeşil çayın daha fazla antioksidan ve diğer besin maddeleri içerdiği bilinir. 

Yeşil çayın zayıflamaya etkileri bilimsel olarak desteklenmektedir. Ancak tek başına mucizevi sonuçlar vaat etmez. Yani “yeşil çay zayıflatır mı” sorusunun yanıtına belli bir noktaya kadar “evet” yanıtını vermekte bir sakınca yoktur. Yeşil çay, dengeli bir diyet ve düzenli egzersizle bir araya geldiğinde, kilo kaybını teşvik eder. Ancak kişisel sağlık durumunuzu göz önünde bulundurarak, herhangi bir yeni besin maddesini diyetinize eklemek için bir uzmana danışmanız önemlidir.

Yeşil çay, yüzyıllardır Asya’da sağlık ve zindelik sağlama amaçlı kullanılan doğal bir içecektir. Son yıllarda, yeşil çayın kilo verme sürecine yardımcı olduğu iddiaları gittikçe artmaktadır. Ancak, yeşil çayın gerçekten kilo verme üzerinde olumlu etkisi var mıdır? Gelin birlikte yeşil çayın zayıflama konusundaki rolüne bir göz atalım. Bakalım yeşil çay zayıflartır mı?

Yeşil çay nedir?

Önce biraz yeşil çaydan bahsedelim. Ülkemizde siyah çay çok seviliyor ve bolca tüketiliyor. Geleneksel içeceğimiz olan kahveye oranla siyah çay tüketimi daha yeni sayılır. Çay yetiştiriciliği ülkemizde ancak Cumhuriyet döneminde başladı. Son 50-60 yıldır hızlı bir yükseliş ivmesi içinde. Yeşil çayda ise çok daha yeni sayılırız. Yeşil çayın popüler hale gelmesi, 1990’lı yıllardan sonra artan kitle iletişim araçları sayesinde gerçekleşti. Yeşil çayın faydaları hakkında yapılan yayınlar arttıkça, siyah çayda olduğu gibi yeşil çayın tüketiminde de ciddi artışlar gerçekleşti. Fakat bununla birlikte, yeşil çayın ne olduğu konusunda henüz yeterli bilgi birikimine sahip olduğumuzu söyleyemeyiz. Ülkemizde yeşil çayın hâlâ yeterince tanınmadığını ifade edebiliriz. Tanınmadığı için de faydaları ve zararları hakkında pek çok şey söyleniyor. Yeşil çay zayıflatır mı konusunda da yine yeterli düzeyde bilimsel araştırma yapılmış değil. Eldeki verilerin büyük bir bölümü yurt dışında yapılan araştırmalardan edinilmiş. 

Bilimsel açıdan baktığımızda yeşil çay, camellia sinensis isimli bir bitkinin yapraklarından üretilen bir çaydır. Siyah çay olarak bildiğimiz çay da aslında aynı bitkiden üretilmekte. Aralarındaki en önemli fark, siyah çayın daha uzun süre kavrularak fermantasyona uğramasıdır. Bu işlem nedeniyle camellia sinensis bitkisinin yüksek antioksidan içeriği siyah çayda azalıyor. Yeşil çayın ise fermantasyona uğramadığı için antioksidan içeriği daha yüksek. Yeşil çayı tüketime hazır hale getirmek için yapılan işlemler, besin değerinin zarar görmesine yol açmıyor. Yeşil çayın kurutulması, oksijenle tepkimeye girmesi ve diğer süreçlerde besin değeri korunuyor. Bu nedenle, aslında aynı bitkiden üretilmiş olsa da yeşil çay, siyah çaya oranla daha yüksek bir besin değerine sahip. İçecek konusunda yeşil çay mı siyah çay mı tercih etmeliyim, diye düşünüyorsanız, sağlıkla ilgili nedenlerden dolayı yeşil çayın daha iyi bir seçim olabileceğini ifade edebiliriz. Ancak, yeşil çaydan uzak durması gereken kişiler de mevcut. Bu yüzden özellikle kronik rahatsızlıkları olan kişiler öncellikle doktor tavsiyesi alarak yeşil çay tüketmelidirler. 

Kimler yeşil çay içmemeli?

Yeşil çay zayıflatır mı sorusundan önce kimlerin yeşil çayı tüketmemesi gerektiğine bakalım. Yeşil çay sağlık açısından siyah çaya oranla daha faydalı olsa da bazı kronik hastalıkları olanlar üzerinde önemli yan etkiler gösterebilmekte. Özellikle kalp hastalıkları olanlar ve yüksek tansiyon hastalarının yeşil çaydan uzak durması gerekmekte. Çünkü yeşil çayın metabolizma üzerinde hızlandırıcı etkisi yüksektir. Kalp hastaları ve tansiyon hastalarının yeşil çay tüketmesi bazı istenmeyen sorunların oluşmasına yol açabilir. Ayrıca mide, böbrek ve karaciğer hastalığı olanların da yeşil çayı tüketmemesi gerekir. Eğer mide ülseriniz varsa yeşil çay nedeniyle şikayetleriniz artabilir. Yeşil çayı anksiyete bozukluğu olan kişilerin de tüketmemesi gerekir. Yeşil çayda bulunan etken maddeler panik atak krizlerini tetikleyebilir. Bu gibi sağlık sorunlarınız olmasa bile, spordan sonra yeşil çay tüketmemelisiniz. Çünkü spor nedeniyle metabolizmanız zaten hızlanacaktır. Spordan sonra yeşil çay tükettiğinizde yüksek tansiyon ve çarpıntı gibi şikayetlerle karşılaşabilirsiniz. 

Yeşil çayın besin değeri nedir?

1 fincan yeşil çayda yaklaşık 150 mg protein, 25 mg potasyum, 12 mg kalsiyum, 12 mg çoklu doymamış yağ, 5 mg doymuş yağ, 2 mg tekli doymamış yağ, 1.5 mg sodyum, 0.03 mg demir bulunur. 1 fincan yeşil çaydan 2 kcal enerji alabilirsiniz. Yeşil çayda şeker ve kolesterol yok. Buna karşılık amino asitler ve polifenoller bakımından geniş bir yelpazeye sahip. Yeşil çayda bulunan potasyum ve kalsiyum, metabolizma üzerinde düzenleyici ve hızlandırıcı etkiye sahip. İçerisinde bulunan flavonoid bileşikler ile kateşin maddesi ise metabolizmayı hızlandırmanın yanı sıra yağların yakılmasını kolaylaştırıcı etki gösteriyor. Yeşil çay limonla birlikte tüketildiğinde, limondaki sitrik asit ve diğer minerallerin etkisiyle yağ yakımı konusunda daha başarılı sonuçlar almak mümkün. Limonlu yeşil çayın faydaları, sıradan yeşil çaya oranla daha yüksek. Yeşil çayın zayıflatıcı etkisinde tüketim şekli çok önemli. 

Yeşil çay zayıflatır mı?

Bu çay ile ilgili merak edilen konulardan biri, yeşil çayın gerçekten de zayıflamayı sağlayıp sağlamadığıdır. Yeşil çay zayıflatır mı diye merak ediyorsanız, yeşil çayın bileşiminden dolayı yağ yakıcı etkisinin olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Fakat ne var ki, zayıflama konusunu etkileyen çok sayıda unsur var. Bütün bu unsurları içine alacak şekilde yeşil çay zayıflatır mı konusuna net bir cevap verecek yeterli bir bilimsel araştırma mevcut değil. Konuyla ilgili bilimsel araştırmalara göre yeşil çayın metabolizmayı hızlandırdığı ve yağ yakımını kolaylaştırdığı net bir şekilde ortaya konmuş. Ancak bunlar zayıflama konusunda yeterli değil. Kişi eğer gün içinde ihtiyacının çok üzerinde bir kalori alıyorsa, yeşil çay içerek formda kalması veya zayıflaması mümkün olmaz. İhtiyacının altında kalori alması durumunda, yeşil çay tüketmeye gerek duymadan da kilo verebilir. İhtiyacı düzeyinde kalori alması durumunda ise yeşil çay tüketerek daha kolay kilo verebilir. 

Şu şartla ki, yeşil çaydan uzak durması gereken riskli gruplar içinde yer almaması gerekir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kronik hastalığı olanların yeşil çaydan uzak durmaları lazım. Aksi durumda, zayıflamak isterken bazı hayati risklerle karşı karşıya gelebilirler. Zayıflamak için ayrıca, beslenme programınızı gözden geçirmeniz gerekir. İhtiyacınızın çok üzerinde bir kalori alımı söz konusuysa, “Yeşil çay zayıflatır mı?” sorusunun cevabı sizin için hayır olabilir. Zayıflamak için eğer iyi bir diyet programı belirlemişseniz, yeşil çaydan daha etkin şekilde yararlanabilirsiniz. Diyetinizde protein, yağ ve karbonhidrat bakımından sağlayacağınız denge, yeşil çayın yağ yakımını kolaylaştırma etkisini arttırır. Bu noktada ayrıca, yeşil çay zencefil limon karışımı zayıflatır mı diye merak ediyor olabilirsiniz. Bu tür karışımlarda etken maddelerin bazı yan etkileri olabilir. Zayıflamak için bunları karıştırarak tüketmek yerine ayrı ayrı tüketmeyi tercih edebilirsiniz. 

Zayıflamak için yeşil çayı nasıl tüketmek gerekir?

Zayıflamak adına yeşil çayı fazla tüketmemek gerekir. Bitki çayları doğru şekilde tüketildiğinde faydalı, yanlış şekilde tüketildiğinde ise zararlı olabilir. Zayıflamak için yeşil çay tüketmek istiyorsanız, tıpkı diğer tüketim şekillerinde olduğu gibi günde 2 bardaktan fazla yeşil çay tüketmemelisiniz. Tüketim için demleme veya sallama şekillerini tercih edebilirsiniz. Besin değeri açısından ikisi arasında hiçbir fark bulunmamakta. Demleme yeşil çayın sallama yeşil çaydan daha etkili olduğuna yönelik algı bir şehir efsanesinden ibaret. Yeşil çayı kaynatarak tüketmek ise hem faydasız hem de zararlı bir tüketim şekli. Kaynatılması durumunda tüm bitki çayları, yalnızca besin değerini kaybetmez. Aynı zamanda da toksik etki gösterir. Başka deyişle, vücudunuza bir sürü zararlı madde almış olursunuz. Vücudunuz bu maddelerden kurtulmak için dolaşım sistemi üzerinde daha fazla baskı uygular. Bu da özellikle mide ve bağırsak sisteminizde bazı rahatsızlıklara yol açabilir. 

Zayıflamak için yeşil çay tüketimiyle ilgili bir noktaya daha kısaca işaret etmek isteriz. Yeşil çayı kaynatarak tüketmenin zararlarından yukarıda kısaca bahsettik. Eklemek istediğimiz diğer nokta, yeşil çayın bileşimindeki kateşin maddesiyle ilgili. Yağ yakımını kolaylaştıran bu madde, sıcaklığa karşı son derece duyarlı bir madde. Sıcaklık artışıyla birlikte etkisini yitiriyor. Yeşil çayı kaynatarak tüketirseniz, kateşinin etkisini tümüyle sıfırlamış olursunuz. Ancak, demleyerek tükettiğinizde veya sallama yeşil çay kullandığınızda da kateşinin etkisi azalabilir. Bunun için, kullanacağınız suyun fazla sıcak olmaması gerekir. Eğer demleme veya sallama işlemini kaynar suda yaparsanız kateşin yine etkisini kaybeder. Zayıflamak için yeşil çay tüketmek istiyorsanız kullanacağınız suyun 60-70 derecede olması idealdir. Bunu ölçmek için termometreye ihtiyacınız yok. Su kaynamadan önce elinizi kettle veya çaydanlığa değdirdiğinizde yanma hissi almıyorsanız yeterli sıcaklığa ulaşmışsınız demektir. 

Yeşil çay ne zaman içilirse kilo verdirir?

Peki, yeşil çay zayıflatıyor mu? Bu soruya kesin bir şekilde cevap verebilecek bilimsel bilgiye henüz ulaşılmış değil. Zayıflamak için yeşil çayı günün dilediğiniz saatinde tüketebilirsiniz. Yemekten önce veya sonra yeşil çay tüketiminin yağ yakımını hızlandırıp hızlandırmadığı hakkında net bir şey söyleyemeyiz. Her iki durumda da yeşil çay tüketmek metabolizmayı hızlandırır. Yemekten önce tüketildiğinde, vücuda giren tüm sıcak içeceklerde olduğu gibi mide asitlerini uyarır ve sindirim hızlanır. Yemekten sonra tüketildiğinde ise mideye gelen yiyeceklerle birlikte metabolizma zaten hızlanmaya başlamıştır. Bu hız artışının zayıflamaya etkisinin olup olmayacağını net bir şekilde bilemeyiz. Yemek sırasında alınan kalorinin miktarı, zayıflama söz konusu olduğunda yeşil çayın yemekten önce mi yoksa sonra mı tüketilmesi gerektiğine oranla daha önemli bir konu. 

Yemeğin yanında yeşil çay içilir mi?

Zayıflama konusunda yeşil çay tüketiminin yemekten önce ile sonra olması arasında önemli bir farkın olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak, yemeğin yanında yeşil çay tüketmenin sağlıklı bir tüketim şekli olmadığını söyleyebiliriz. Eğer aranızda yemeğin yanında yeşil çay tüketen varsa, bundan vazgeçmesini tavsiye ederiz. Çünkü yemeğin yanında yeşil çay tüketmek, demir emilimini ciddi ölçüde azaltıyor. Hatta bir araştırmaya göre bu oran yüzde 60’ları buluyor. Gerçi, kafeinli içeceklerin pek çoğunda aynı etkiden bahsedilebilir. Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler yemekle birlikte tüketildiğinde demir emilimi ciddi ölçüde düşüyor. Vücudunuzda eğer demir eksikliği varsa, çay ve kahve tüketim şeklinizi gözden geçirmelisiniz. Sabahları hangimiz kahvaltımızı çay eşliğinde yapmıyoruz ki? Demir eksikliği şikayetiniz varsa, kahvaltıda çay yerine süt ve benzeri içecekleri tercih edebilirsiniz. Demir eksikliğiniz olmasa bile, yemek yerken siyah çay veya yeşil çay tüketmemenizi tavsiye ederiz. 

Gece yeşil çay içmek zayıflatır mı?

Bu konuda merak edilen sorulardan biri de “Gece yeşil çay içmek zayıflatır mı?” sorusudur. Geç saatlerde güçlü derecede bir açlık hissediyor ve açlık krizi yaşıyorsanız, aslında beslenme programınızda yanlış giden bir şeyler var demektir. Gece atıştırmaları maalesef, yalnızca kilo vermeyi zorlaştırmıyor, aynı zamanda tüm metabolizmanın düzenini bozuyor. Gece alınan aşırı kalori nedeniyle sindirim ve dolaşım sistemi büyük zarar görüyor. Kanda artan şeker miktarını azaltmak için pankreas tarafından salgılanan insülin hormonu, sabah uyandığında kişinin kendisini daha yorgun ve bitkin hissetmesine yol açıyor. Gece yeşil çay içmenin zayıflama konusunda doğrudan hiçbir etkisi yok. Üstelik, gece atıştırmasından sonra metabolizmanızı hızlandırmanız uykuya dalmanızı zorlaştırır. Ki bu da, ertesi güne daha yorgun ve bitkin şekilde başlamanıza neden olur. Benden size tavsiye, gece atıştırmalarından uzak durup yeşil çayı gün içinde dilediğiniz zaman dilimlerinde ve en fazla 2 bardak tüketmeniz. 

Yeşil çay siparişlerinizi Ofix’ten verebilirsiniz!

Yeşil çay zayıflatır mı konusunu bu şekilde ele aldıktan sonra sözlerimizi küçük bir hatırlatmayla bitirmek istiyoruz. Online ofis marketi konseptiyle 2012 yılından bu yana binlerce kullanıcıya ulaşan benim sevgili şirketim Ofix, tüm sarf malzemelerinde olduğu gibi gıda ve içecek ürünlerinde de geniş bir ürün yelpazesine sahip. Sitemizde halihazırda 5 farklı markanın 15 çeşit yeşil çay ürününü bulabilirsiniz. Doğadan, Lipton, Doğuş, Ofçay ve Naturali markalarının yeşil çay çeşitlerine sitemiz üzerinden uygun fiyat avantajıyla sahip olabilirsiniz. Üstelik, devam eden 2 kampanyamız sayesinde yeşil çay siparişlerinizde maliyet avantajı sağlayabilirsiniz. Sitemizde satışı devam eden yeşil çayları kolayca sipariş edebilirsiniz. Kampanyalarımızdan yararlanmak ve kurumsal müşterilerimize sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse  Ofix Plus üyeliğimizi değerlendirebilirsiniz

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler