Bizi Takip Edin

Lifestyle

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimin 12. bölümüne hoş geldiniz. Bu hafta ele alacağım konu tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor arkadaşlar. Hangi sektörde olursanız olun, işletmenizde kârlılık artışı sağlamak için lojistik ve nakliye giderlerinizde tasarrufa dikkat etmeniz şart. Çünkü bu alanlarda gerçekleşen harcamalar işletmenin kârlılığını ciddi ölçüde etkiliyor. Hepinizin bildiği nedenlerden dolayı 2022 yılında tüm sektörler ekonomik açıdan büyük zorluklarla karşı karşıya. Artan maliyetler, kur şoku, Ukrayna savaşı derken şirketlerde tasarruf önlemleri mümkün olan en üst düzeyde uygulanıyor. Nakliye ücretleri ve navlun fiyatlarındaki artış da hepimizin malumu. Bu hafta paylaşacağım yöntemler, lojistik ve nakliye giderlerinizden tasarruf konusunda umarım çok işinize yarar. Gerçi bu yöntemlerle şirketinizin cirosu uçar mı bilmem ama kârlılığınıza momentum kazandırmak için bu yöntemlerin faydalı olacağına inanıyorum. Tasarruf konulu blog dizimin 12. bölümü olan lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

Bölge depolarınızı mümkünse kapatın.

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri listemin ilk sırasında, bölge depolarından mümkünse kurtulmak var sevgili arkadaşlar. Bölge depoları oluşturmak, lojistik alanında 2000’lere kadar en yaygın yöntemlerden biriydi. Çünkü o yıllarda gerekli ve faydalıydı. Birçoğunuzun gayet iyi hatırlayacağı üzere o yıllarda ülkemizin lojistik altyapısı zayıftı. Kargo şirketlerinin sayısı az, hizmet alanları yetersizdi. Dünyada ve ülkemizde e-ticaret geliştikçe lojistik sektörü de gelişti. Artık kargo firmaları en ücra noktalara kadar hizmet götürüyor. Dolayısıyla bölge deposu oluşturmanın artık önemli bir nedeni kalmadı. Şirketlerin büyüklüğü, bölge depolarının sayısıyla ölçülmüyor artık. Çünkü sayı arttıkça maliyetler de artıyor. Depolama maliyetlerinin yanı sıra enerji ve personel maliyetleri de işletme bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor. İyi bir kargo şirketiyle çalışır ve lojistik süreçlerinizi hızlandırırsanız bölge depolarınızı kapatarak ciddi bir tasarruf elde edersiniz. Gerçi bölge deposu oluşturmak hızlı teslimat konusunda elbette avantaj sağlar. Fakat bunun maliyeti çok yüksek sevgili arkadaşlar. 

Araç ve personel sayınızı azaltın.

Belki bunu söylememe bile gerek yok. Çünkü zaten pandemiden bu yana hemen tüm firmalar bu yöntemi uyguluyor zaten. Üstelik 2022’de artan maliyetler bu yöntemi çok daha önemli hale getirdi. Bu noktada, değerli emekçi kardeşlerim bana sitemde bulunmasınlar lütfen. Dünyanın neresinde ve hangi büyüklükte olursa olsun hiçbir işletme, fazla araç ve personel maliyeti ile baş edemez. İstihdam yaratmak için tüm devletler özel sektöre kaynak sağlar. Ancak bu durum, işletme maliyeti üzerinde gereksiz bir yük oluşturmamalı. En basitinden, 10 araç ve personelin yaptığı bir işi 8 araç ve personelle yapmak mümkünse işletmede yüzde 20’lik bir verimlilik kaybı var demektir. Burada önemli olan, bu yüzde 20’lik kısmı verimli şekilde değerlendirmenin yollarını araştırmaktır. Örneğin yeni firma kurulmasının teşvikiyle devlet etkin çözümler üretebilir. Konunun bu kısımları şu an benim esas konumun dışında. Gerçek şu ki, dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir şirket verimlilik kaybını uzun süre görmezden gelemez. 

Otomasyon sistemlerinden etkin şekilde yararlanın.

Yukarıdaki yöntemler, kısa vadede lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında faydalı yöntemlerdir. Otomasyon sistemlerinden etkin şekilde yararlanmak ise orta ve uzun vadede daha faydalı bir yöntemdir sevgili arkadaşlar. Bildiğiniz gibi otomasyon sistemleri, insan gücü ile makinenin gerçekleştirdiği tüm işleri tek bir çatıda toplar. Ve etkin şekilde kontrol etmeyi sağlar. Sanayi devriminin temellerini atan James Watt, geliştirdiği buhar motorunun ne büyük bir kolaylık sağladığını görmüştü. Fakat günümüzdeki otomasyon sistemleri insan emeğine duyulan ihtiyacı çok daha düşük düzeye indirdi. Üstelik lojistik süreçlerindeki hataları önleme konusunda mükemmel çözümler sundu. Yakın gelecekte lojistik alanında otomasyon sistemlerinin daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyorum. Örneğin ürün toplama, ürün yerleştirme, paketleme, etiketleme gibi işlemlerde bu sistemlerden giderek daha fazla yararlanılacak. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde siz de bu değişimlere ne kadar erken uyum sağlarsanız o kadar fazla avantaj elde edersiniz. 

Müşterilere yapılan geç ve hatalı teslimatların nedenlerini doğru analiz edin.

İşletmenizde iyi bir otomasyon sistemi yoksa lojistik ve nakliye süreçlerinizde zaman zaman birçok hatayla karşılaşmanız mümkündür sevgili arkadaşlar. Müşterilere teslimatlarınız gecikmeye başlamışsa bu durum işletmeden de kaynaklanabilir, kargo şirketinden de. Örneğin tam kapanma döneminde birçok kargo şirketi artan talebi uygun şekilde karşılayamadı. İşletmeler bu yüzden birçok şikayete muhatap oldu. Hatalı teslimatlar da yine lojistik alanında ciddi bir sorundur. Ürünlerin çapraz gönderimleri nakliye giderlerini arttırır. Oluşan zaman ve emek kaybı da cabası. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında bu konulara da dikkat etmeniz lazım. Geç ve hatalı teslimatları önlemek için bulacağınız çözümler maliyet yönetimi konusunda önemli faydalar sağlar. Bu tür sorunların nedeni yazılımsal veya personel kaynaklı olabilir. İyi bir ERP sistemi kullanırsanız olası hataları en alt düzeye indirmeniz mümkün olur. Bu da işletmenizi gereksiz lojistik ve nakliye masraflarından kurtarır. ERP sistemlerinin en önemli avantajı, operasyonel hataları önlemede pratik çözümler sunmalarıdır. 

Teslimat rotası planlarınızı titizlikle yapın.

Şirketiniz bünyesinde kargo biriminiz varsa lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri işletme bütçeniz için kritik bir öneme sahiptir. Günümüz koşullarında işletmelerin kendi bünyesinde kargo birimi oluşturması kolay bir iş değil. Bununla birlikte, son kullanıcıya ürün teslimatında en başarılı sonuçları kendi kargo biriminizle alabileceğiniz de bir gerçek. Şu şartla ki, teslimat rotası planlarını titizlikle yapmalısınız. Araçlarınız gereksiz mesafe katetmemeli. Bu bağlamda iyi bir rut planlaması verimlilik için şarttır. Bu sayede araçlarda yakıt tasarrufu yöntemleri konusunda daha başarılı olursunuz. Rut planlarınızda optimizasyon fırsatlarını sürekli incelemenizde de yarar var. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri bu bağlamda dinamik bir süreçtir. Öğreneceğiniz her yeni bilgi, daha etkin bir tasarruf fırsatı sağlar. Üstelik teslimat sürecinde alt süreçlerde kazanacağınız her avantaj, teslimat süresini de kısaltır. Ki bu da müşteri memnuniyetini arttırır. Artan maliyetler için ise hedef maliyet değeri ataması yapabilirsiniz. Verimlilik kontrolünde bu yöntem çok faydalıdır. 

Dağıtım araçlarınızda alan kullanımına dikkat edin.

Şirketiniz bünyesinde kendi kargo biriminizi oluşturdunuz diyelim. Bu zor ve maliyetli işin altından kalkabilmeniz için araçların sadece dağıtım güzergahını planlamanız yetmez. Aynı zamanda da kapasite yönetimi konusunda etkin çözümleri devreye sokmalısınız. Ve bu konu, ürünlerin paketlemesinden araca yerleştirilmesine kadarki süreçte tüm imkanları kullanmayı gerektirir. Bildiğiniz gibi taşıma kolileri farklı ebatlara ve kalite standartlarına sahiptir. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde araçlarda alan kullanımı için bu konulara da dikkat etmelisiniz. Örneğin basit ve tek parça bir ürün için kocaman bir koli kullanırsanız aracınızın kapasitesini verimli kullanamazsınız. Diğer taraftan, dağıtım araçlarınıza kapasitesinin üzerinde yükleme yapmamaya da dikkat etmelisiniz. Çünkü kapasitenin üzerindeki yüklemeler aracın yakıt sarfiyatını arttırır. Bu hatayı özellikle şehirler arası taşımacılık hizmeti veren nakliye firmaları yapıyor. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri konusunda en büyük kayıpları da onlar yaşıyor. Dağıtım aracınızı ancak doğru kapasitede verimli kullanırsınız. Diğer tüm yaklaşımlar israf yaratır. 

Tedarik sürelerinizi kısaltmaya çalışın.

Lojistik alanının yumuşak karnını tedarik zinciri yönetimi oluşturuyor sevgili arkadaşlar. Üretim veya satış alanında tedarik sürecinin uzaması zincirleme sonuçlar yaratmakta. Mevcut ortamda maliyet artışı, kur krizi, Ukrayna savaşı gibi nedenlerle birçok kalemde ürün bulmada zorluk çekebilirsiniz. Ancak tedarik sürelerinizdeki her artış, aslında alternatif çözüm yollarını devreye sokmada geç kaldığınızı gösterir. Dolayısıyla tedarik süreçlerini takip etmek, ikame ürünlerle ilgili kararları daha hızlı almanızı sağlar. Ve tabii tedarik süresi uzayan ürünlerin ikameleri hakkında önceden beyin fırtınaları yapmalısınız. Bu sayede gerekli adımları daha hızlı atarsınız. Aksi durumda ne yazık ki kaynak kullanımı artar. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde ikame ürünler, işletmede gereksiz zaman ve emek kaybını önler. Aslına bakarsanız, tedarik zinciri yönetiminin her aşamasında elinizin altında bir risk haritası olmalı. İkame ürünleri nereden ve nasıl bulacağınızı önceden mutlaka planlamalısınız. Bu sayede işletmenizde gereksiz zaman ve emek kaybı oluşmaz. 

İş süreçlerinizde bireysel riskleri azaltın.

İşletmenizde çok başarılı bir eleman var diyelim sevgili arkadaşlar. Verdiğiniz işleri tam zamanında ve başarılı şekilde bitiriyor olsun. Peki izin aldığında yerine bakacak kişi de aynı niteliklere sahip mi? Ekibin başarısı, aynı zamanda da tek tek tüm personellerin başarısına bağlıdır. Örneğin ürün toplama elemanı adeta gözü kapalı bir şekilde bu işi başarıyla gerçekleştirebilir. Peki rapor alıp bir süre işten uzak kaldığında ne olacak? Bu gibi durumlara önceden hazır olmalısınız. Pandemi sürecinde bu tür şeyleri çok yaşadık. Karantinaya giren çalışanlar nedeniyle firmalar, iş süreçlerinde bireysel risklerin ne kadar önemli olduğunu anladılar. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bireysel risklere de mutlaka dikkat etmelisiniz. Aksi durumda ne yazık ki bireysel hatalar maliyetleri arttırır. Yanlış ürün toplama, yanlış paketleme, yanlış etiket basma gibi konular işletmeye zaman ve para kaybettirir. Bu nedenle firmanın başarısı, lojistik ve nakliye alanında bireysel riskleri önleme becerisiyle yakından ilgilidir. 

Yeni işbirlikleri geliştirin, paydaş firmalarla ilişkilerinizi güçlendirin.

Lojistik ve nakliye alanında hizmet veren ne kadar çok firma var, değil mi sevgili arkadaşlar. Özellikle online alışverişin gelişmesiyle birlikte lojistik ve nakliye hizmeti veren firmalar hızlı bir büyüme ivmesi elde etti. Halihazırda bazı konularda aksaklıklar olsa da ileride çok daha iyi noktalara geleceğimiz muhakkak. Çünkü günümüzde, bundan 10 yıl öncesine oranla çok daha iyi bir noktadayız. Eskiden ERP çözümleri konusunda firmalar arasında iletişim zayıftı. Teknik altyapılar bu kadar güçlü değildi. Basit bir kargo takibi işlemi bile uzun uğraşlar gerektiriyordu. Artık hemen tüm süreçleri anlık olarak takip edebiliyoruz. Çünkü sistemsel çözümler çok gelişti. Tasarruf yöntemleri konusunda da imkanlar geniş. Çalıştığınız lojistik ve nakliye firması ihtiyaçlarınıza uygun çözümler sunmuyorsa yeni işbirlikleri geliştirebilirsiniz. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bu yöntem çok faydalıdır. Bu sayede dilediğiniz çözümlere daha ekonomik şekilde ulaşırsınız. Paydaş firmalarla ilişkileriniz güçlendikçe giderlerinizi azaltan çözümleri daha kolay temin edersiniz. 

Maliyet yönetimi konusunda tüm çalışanları bilinçlendirin.

Bakın bu madde, lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde en kolayıdır sevgili arkadaşlar. Çünkü artan maliyetler hepimizin hayatını şu ya da bu şekilde etkiledi. Her şeyin fiyatı o kadar arttı ki, artık neyin pahalı neyin ucuz olduğunu ayırt etmede zorluk çekiyoruz. Tıpkı ev bütçesi gibi şirket bütçesi de bu durumdan etkileniyor. Örneğin son elektrik zamlarından sonra çalışanlara artık aydınlatma ürünlerini gereksiz kullanmamalarını söylemeye pek gerek kalmadı. Birçok işyerinde aydınlatma ürünleri zaten yarı yarıya kullanım dışı bırakıldı. Kartuş, toner, fotokopi kağıdı vb. giderlerde de tasarruf için farkındalıklar artık daha yüksek. Ancak yine de sürdürülebilir maliyet yönetimi için zaman zaman küçük hatırlatmalar yapmanızda yarar var. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bu hatırlatmalar çok faydalı olur. Çalışanlarınız örneğin günlük işler için çıktı almak zorunda mı? Bu işler online yapılamaz mı? Bu gibi önlemler ve uyarılar sayesinde maliyet yönetiminde avantaj kazanırsınız. 

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri ile bu haftayı da kapatıyoruz sevgili arkadaşlar. Tasarruf konulu blog dizim önümüzdeki hafta 13. bölümüyle huzurlarınızda olacak. Hangi konuyu işleyeceğimi an itibariyle bilmiyorum. Ancak tasarruf yöntemlerinin yakın dönemde giderek daha önemli hale geleceğine inanıyorum. Blog dizimi takip eder ve tüm yöntemleri uygulamaya çalışırsanız zorlu ekonomik koşullarla daha kolay baş edebilirsiniz düşüncesindeyim. Haftaya başka bir konuda tasarruf yöntemlerini paylaşacağım blog yazısında görüşünceye kadar kendinize iyi bakın.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Funda

    16 Şubat 2023 saat 21:15

    Faydalı bir bilgi paylaşımı olmuş. Teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler