Bizi Takip Edin

Lifestyle

Sevgililer Günü İçin Alınabilecek En Güzel 10 Ofis Hediyesi

Yayınlandı

tarihinde

Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri Ofix.com'da...

Belki birçok insana gereksiz gibi görünüyor ama özel günler insanların birbirlerine güzel duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine vesile oluyor. Hediye alıp vermeyi çok seven bir toplum olduğumuz için özel günlerde nasıl bir hediye vereceğimizi günler öncesinden düşünmeye başlıyoruz. Aslında, iyi niyetle alınan tüm hediyeler güzeldir. Fakat, belli bir ihtiyacı karşılayan hediyeler daha kalıcı izler bırakıyor. Sevgiliniz eğer günün büyük bir bölümünü ofiste geçiriyorsa, belli bir ihtiyacını karşılayan bir ofis hediyesi aldığınızda çok hoşuna gidecek ve her kullandığında sizi hatırlayacaktır. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri konusunda bazı önerilerde bulunacağız.

Teknolojik Ürünler

Teknolojik ürünler hem günlük hayatımızı, hem de iş hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırarak gereksiz zaman ve emek kaybının önüne geçmekte. Ofis işleriyle uğraşanların kullandığı teknolojik ürünler, yaptıkları işin kalitesini doğrudan etkiliyor. Gelişmiş özelliklere sahip teknolojik ürünler, doğru kullanıldığı zaman yaratıcılık yeteneğini geliştirir, yapılan işlere hakimiyet düzeyini arttırır. Aynı zamanda da yeni birtakım iletişim kanalları sunan bu ürünler, iş planlamasından zaman yönetimine kadar pek çok alanda iş ve yaşam kalitemizi yükseltmekte. Bu bağlamda örneğin, Logitech MK 220 Q klavye mouse seti Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri arasında iyi bir seçim olabilir.

Veri Depolama Ürünleri

İçinde yaşadığımız teknoloji çağının bir gereği olan veri depolama ürünleri, ihtiyaç duyduğumuz dosya veya programlara kolay ve güvenilir erişim olanağı sunuyor. Sevgiliniz eğer bulut teknolojisine fazla güvenmiyor ve veri depolama ürünlerini kullanmayı tercih ediyorsa, bu ürünleri de Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri arasında değerlendirebilirsiniz. Harici bir güç kaynağı veya pile ihtiyaç duymadan kullanılabilecek bu ürünler, dijital verileri hem saklamak, hem de taşımak için pratik çözümler sunmakta. Örneğin, taşınabilir hard disk güzel bir ofis hediyesi olabilir. 

Elektrikli Mutfak ve Ofis Aletleri

Elektrikli mutfak ve ofis aletleri de teknolojik ürünler gibi gereksiz zaman ve emek kaybını önleyen ve ofis çalışanlarına hız kazandıran ürünler arasında. Bu bağlamda ilk akla gelen ürünler genellikle su ısıtıcıları oluyor. Ayrıca çay kahve makineleri, tost makineleri, su sebilleri ve elektrikli süpürgeler de bu bağlamda düşünülebilir aslında. Örneğin, Türk kahvesi makinesi Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri içinde değerlendirilebilir.

Ergonomi Destek Ürünleri

Gün boyunca masa başı işler yapan ve çok az hareket eden ofis çalışanları sırt, bacak, kol ve eklem bölgelerinde çeşitli ağrılarla karşılaşmakta. Bu ağrıları önlemede ideal çözümler sunan ergonomi destek ürünleri de Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri arasında değerlendirilebilir.  

Kulaklıklar

Çalışırken müzik dinlemek, birçok insan için dikkati ve yapılan iş üzerinde yoğunlaşmayı arttıran bir şey. Sevgiliniz eğer ofiste çalışırken müzik dinlemeyi seviyorsa, kulaklıklar Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyelerinden biri olabilir. Örneğin, Ttec SoundBeat Sport kablosuz bluetooth kulaklık bu bağlamda değerlendirilebilir. Kulağa oturan özel tasarımı ve tere karşı dayanıklı oluşu, bu ürünlerle müzik dinlemenin keyfini arttırıyor. Akıllı telefonlarla uyumlu özellikteki bu ürünlerin konuşma süresi 6, bekleme süresi 160 saati bulmakta.

Oda Kokuları ve Hava Temizleyiciler

Ofis ortamında hava hızla kirlenir ve çabuk ağırlaşır. Ortamda ferahlık hissini yükselten ve hem motivasyon, hem de iş verimine olumlu katkılar yapan oda kokuları ve hava temizleyiciler de yine güzel bir ofis hediyesi olarak değerlendirilebilir. Örneğin, Glade otomatik koku makinesi ve oda kokusu güzel bir seçim olabilir. 269 ml hacminde ve birçok farklı cihazla uyumlu bu oda kokuları, 60 güne kadar etkisini koruyor.

Fanlı Isıtıcılar

Kış aylarının gelişiyle birlikte ofislerde ısınma ihtiyaçlarını karşılamak zor olabilmekte. Büyük ve geniş ofislerde ısıtma sistemleri bazen beklentileri karşılayamıyor. Bu gibi durumlarda fanlı ısıtıcılar, ihtiyaçlara kolay ve ekonomik çözümler sunmakta. Fanlı ısıtıcılarda örneğin Kumtel fanlı ısıtıcı Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri içinde değerlendirilebilir. 2000 Watt güce sahip bu ürünler, termostatlı ve 3 farklı hız seçeneğine sahip. 2 yıl garantili bu ürünleri hem sıcak, hem de soğuk fanla ısınmak veya serinlemek için kullanabilirsiniz. Bu ürünleri isterseniz duvara monte ederek de kullanabilirsiniz.

Masaüstü Organizerler

Masaüstü organizerler ofis masalarında düzen sağlamak konusunda pratik çözümler sunuyor. Gün içinde en sık kullandığımız ofis araç ve gereçlerini masamız üzerinde görüntü kirliliği yaratmadan saklamamızı ve kullanıma hazır halde bulundurmamızı sağlayan bu ürünleri set halinde almayı tercih edebilirsiniz. Set halinde alınan bu ürünler, ofis masası üzerinde renk uyumsuzluğu oluşmasını engeller. Örneğin, Mimaks 12 parça ofis seti Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri bağlamında değerlendirilebilir. Set içeriğinde birer adet zımba makinesi, delgeç, tel sökücü, bant kesici, selefon bant, perfore kalemlik, çöp kovası, maket bıçağı, roller kalem ve birer kutu toplu iğne, nikel ataş ve zımba teli var. 

Dekorasyon Ürünleri

Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimiz hem iş, hem de yaşam alanımız. Dekorasyon ürünleri, ofis ortamına renk katıyor, ofiste geçirdiğimiz süreyi daha kaliteli hale getiriyor. Bu ürünleri yalnızca güzel oldukları için değil, aynı zamanda işlevsel özellikleri nedeniyle de tercih edebiliyoruz. Örneğin, dilsiz uşak da yine Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri arasında değerlendirilebilir. Ceviz renginde ve ahşaptan üretilen bu ürünlerde büyük askı 110 x 45 x 33.5 cm, küçük askı 70 x 45 x 33.5 cm ölçüsünde. 

Para Sayma ve Kontrol Makineleri

Baskı teknolojileri geliştikçe sahte paraları ayırt etmek zorlaşıyor. Paralar üzerindeki güvenlik önlemleri ne kadar yeterli olursa olsun, çıplak gözle bakıldığında bazen sahte paralar ile gerçek paralar ayırt edilemeyebiliyor. Sevgiliniz eğer sıcak para dolaşımının yapıldığı bir işte çalışıyorsa, para sayma ve kontrol makinelerini Sevgililer Günü için alınabilecek en güzel ofis hediyeleri içinde değerlendirebilirsiniz. Örneğin, para sayma makinesi güzel bir ofis hediyesi olabilir.

En güzel ofis hediyeleri Ofix’te!

Online ofis marketiniz Ofix, her türlü ofis ihtiyacını uygun fiyat avantajlarıyla karşılama fırsatı sunuyor. Sitemizde birbirinden güzel teknolojik ürünler, veri depolama ürünleri, elektrikli mutfak ve ofis aletleri, ergonomi destek ürünleri, kulaklıklar, oda kokuları ve hava temizleyiciler, fanlı ısıtıcılar, masaüstü organizerler, dekorasyon ürünleri, para sayma ve kontrol makinelerini güzel bir Sevgililer Günü hediyesi olarak değerlendirebilirsiniz.

Tüm okurlarımızın Sevgililer Günü‘nü en içten dileklerimizle şimdiden kutluyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler