Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste dedikoduyu önlemek için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste dedikoduyu önlemek için faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

İlişkilerimize zarar veren, enerjimizi boşa harcayan, motivasyon ve iş verimliliğimizi azaltan konuların başında dedikodu geliyor. Son derece masum ve sıradan gibi görünen birtakım konuşmalar, dedikoduların adeta ışık hızıyla yayılmasına yol açabiliyor. Dedikodularda abartı düzeyi arttıkça, yalnızca çalışanlar değil, aynı zamanda şirket de bu durumdan zarar görmeye başlıyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, dedikodu konusunu ele alacağız ve ofiste dedikoduyu önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Dedikodu nedir?

Önce biraz dedikodudan bahsedelim efendim. Kısaca ifade etmek gerekirse dedikodu, birilerini çekiştirmek veya kınamak için yapılan konuşmalar şeklinde tanımlanabilir. Nitekim dedikodu, etik olmayan bir iletişim şeklidir ve dedikodusu yapılan kişinin hayat tarzı, aile ilişkileri; dini, siyasi, felsefi ve cinsel tercihleri gibi konulardan duyulan rahatsızlığı dile getirir. Kıskançlık, hırs, bozuk rekabet ilişkileri, çeşitli kişilik bozuklukları gibi nedenlerden dolayı dedikoduya hem özel hayatımızda, hem de iş hayatımızda sıkça rastlayabiliyoruz.

Dedikoduyu sosyal hayatımız içinde en çok ünlüler hakkında duyuyoruz. Yaptıkları işlerle, özel hayatlarıyla, farklı düşünce ve söylemleriyle hep gündemde olan ünlüler hakkında yapılan dedikodular, bu insanların hayatlarının bir parçası olunduğu şeklinde bozuk bir algı yaratıyor. Dedikoduda abartma düzeyi arttıkça, dedikodu yapan kişiye karşı dinleyenlerin ilgi ve hayranlık düzeylerinde bir artış meydana geliyor. Kendisini olduğundan daha değerli hissetmek isteyen birçok insan, hedef aldıkları kişiler hakkında abartılı dedikodularla kendi egolarını tatmin etmek isteyebiliyor.

İş hayatında dedikodunun yeri nedir?

Şirketinizde kime sorsanız “Dedikoduyu sever misiniz?” diye, verecekleri cevap şüphesiz ki “Hayır!” olacaktır. Fakat dedikodu yapmak, sosyal hayatımızda olduğu kadar iş hayatımızda da sıkça karşılaşabildiğimiz ciddi bir sorun. Kimse dedikoduyu sevmiyorsa, bunu kim niçin yapıyor dersiniz?

Dedikoduyla ilgili yapılan araştırmalara göre iş hayatında en sık karşılaşılan dedikodular, daha çok eş kıdemliler arasında ve çalışanların yöneticileri hakkında yaptığı dedikodulardır. Gelir farklılığı, iş dağılımı, çalışma şartları, yönetim organizasyonu gibi nedenlerle şirketlerde oluşan birtakım hoşnutsuzluklar, dedikodu yapma eğilimini arttırıyor. Şirketiniz ne kadar iyi yönetiliyor olursa olsun, bu gibi hoşnutsuzluklara bağlı olarak birtakım dedikoduları mutlaka duyarsınız. Kötü yönetilen şirketlerde ise dedikodu yapmak, çalışanların bir tür intikam silahı haline gelebiliyor. Hatta yöneticiler bile çalışanlar hakkında bilgi toplamak için dedikodudan yararlanabiliyor. Dedikodu bazen mobbing amacıyla kasıtlı olarak da üretilebiliyor.

İş hayatında farklı eğitim, kültür ve sosyo-ekonomik düzeylerde insanlar bir arada çalışmak durumunda. Bu farklılıklar, kişiler hakkında oluşturulan farklı tutum ve kanaatlerin esas nedenleri arasında. Bununla birlikte, iş arkadaşlarımız ve yöneticilerimiz hakkında oluşturduğumuz bozuk tutum ve kanaatlerin büyük bir bölümü aslında onlarla ilgili olmaktan çok, onları nasıl değerlendirdiğimizle ilgili. Örneğin, iş arkadaşınız veya yöneticiniz hakkında “Tüm gün oturduğu halde benim iki katım maaş alıyor, tüm işleri ben yapıyorum!” türünden bozuk bir söylem benimserseniz, onunla ilgili dedikodu üretmeniz ve her dedikoduya inanmanız mümkündür. Dedikodu yapmayı iş haline getirenler, artık dedikoduyu kendileri üretmeye başlar ve kendi uydurdukları dedikoduların yayılmasından büyük bir haz alırlar.

Ofiste dedikoduyu önlemek için neler yapmak gerekir?

İş hayatında başarılı olmak istiyorsak, iş arkadaşlarımız ve yöneticilerimiz hakkında hiçbir zaman olumsuz bir tutum ve kanaat geliştirmemeli, hiçbir dedikoduya hiçbir zaman itibar etmemeliyiz. Kimsenin maaşı, aile hayatı; dini, siyasi, felsefi ve cinsel tercihleri vb. konular bizi hiçbir zaman ilgilendirmemeli. İş hayatında her dedikodu, ekip ruhu ve dayanışmasını olumsuz yönde etkiler ve dedikodu yapanların yanı sıra şirkete de zarar verir. Bu bakımdan, dedikoduyu önlemek konusunda aslında hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Yazımızın bu kısmında, ofiste dedikoduyu önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Arkadaşlarınızı doğru seçmelisiniz.

Gün boyunca ofis ortamında birçok şeyimizi birçok arkadaşımızla paylaşabiliyoruz. Anlattığımız bir şey farklı kişiler tarafından farklı şekillerde algılanabilir ve bize dair olumsuz bir tutum ve kanaat geliştirenler tarafından çarpıtılabilir. Bu gibi durumların önüne geçmek için, dedikodu yaptığını gördüğünüz veya dedikodu yapma eğiliminde olduğunu hissettiğiniz kişilerle iletişiminizi sınırlandırmalı, özel konularınızı onların yanında kesinlikle paylaşmamalısınız. Ofiste dedikoduyu önlemek için her şeyden önce arkadaşlarınızı doğru seçmeli, dedikodu yapılan ortamlarda bulunmamaya özen göstermelisiniz. Ofisinizde eğer sürekli dedikodu yapan birileri varsa, durumu üstlerinizle mutlaka görüşmelisiniz.

Dedikodudan rahatsız olduğunuzu açıkça ifade etmelisiniz.

Dedikoduyu dinlemek bile onun bir parçası olmaktır efendim. Kim hakkında ve neyle ilgili olursa olsun, hiçbir dedikoduya seyirci kalmamalısınız. Fakat, dedikoduyu önlemek veya dedikodusu yapılan kişiyi savunmaya çalışmak adına herhangi bir kavga veya polemiğe girmekten de uzak durmalısınız. Dedikodudan rahatsız olduğunuzu açıkça ifade ederseniz, bahsedilen konuyu savunup savunmamadan önce, bu tarz bir iletişim şeklinin yanlış olduğuna dikkat çekmiş olursunuz. Eğer yönetici pozisyonundaysanız, ofiste dedikoduyu önlemek için dedikoducuları ilgili kişilerle yüzleştirebilirsiniz. Nitekim, bu tür bir yüzleştirme, onlar için mükemmel bir hayat dersi olacaktır.

Dedikoduyu hiçbir zaman körüklememelisiniz.

Dedikodu hiçbir zaman doğru bir iletişim şekli değildir ve dedikoduyla öğrenilebilecek hiçbir doğru bilgi yoktur. Bulunduğunuz ortamda dedikodu yapılıyorsa ve konu hakkında doğru ve güvenilir bilgileriniz varsa bunları dile getirmeli, konuyu ilgisiz kişilerle konuşmak yerine üstlerinizle görüşmesini ifade etmelisiniz. Eğer doğru bilginiz yoksa, herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınmalı, konuyu değiştirmeli veya ortamı terk etmelisiniz. Dedikoduya ilgi duyar, hatta dedikoduyla karşılık verirseniz, ofiste dedikoduyu önlemek imkansız hale gelebilir. İkili ilişkilerinizde hiçbir zaman üçüncü kişiler hakkında olumsuz bir söylem dile getirmemeyi alışkanlık edinirseniz, iş ilişkilerinizi daha sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz.

Kimsenin yerine göz dikmemelisiniz.

Kıskançlık, hırs, bozuk rekabet ilişkileri, çeşitli kişilik bozuklukları iş hayatında sıkça karşılaşabildiğimiz durumlar arasında. Şirketinizde iyi bir yönetim organizasyonu varsa, tüm konumlara liyakat esasına göre alımlar gerçekleştirilmiş ve kimsenin gözü bir başkasının yerinde değil demektir. Yönetim organizasyonu bozuk şirketlerde ise özellikle de üst makamlara ehil olmayan kişilerin getirilmesi çok sık rastlanan bir durum. Böyle bir şirkette çalışıyorsanız, hiçbir zaman kibre kapılmamalı, kimsenin yerine göz dikmemelisiniz. Eğer gerekli niteliklere sahipseniz, sabırlı olun ve yöneticilerinizin sizi yükseltmesini bekleyin. Dedikodu yaparak şirketinizde yükselmeye çalışmak yerine işinizle ilgilenerek şirketinizi yükseltmeye çalışın. Şirketiniz yükseldikçe, siz de yükselirsiniz zaten.

OfixPopüler Paketlerimiz Satışta!

Dedikodu konusunu ele aldığımız ve ofiste dedikoduyu önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da satışı başlayan OfixPopüler Paketlerimizden kısaca bahsetmek istiyoruz. Müşterilerimizin sitemizden yapacakları alışverişleri kolaylaştırmak ve ofis ihtiyaçlarına ekonomik çözümler sunmak için OfixPopüler Paketlerimizi hazırladık. Temizlik, gıda ve kırtasiye kategorilerinde sitemizde en sık sipariş verilen ürünlerden oluşturduğumuz bu paketler sayesinde müşterilerimiz, ofis ihtiyaçlarını tek seferde hızlı ve ekonomik bir şekilde karşılayabilirler.

OfixPopüler 16 parça temizlik paketimizde, tuvalet kağıdından yüzey temizleyicilere, ıslak mendilden bulaşık deterjanına, çamaşır suyundan çöp poşeti ve sıvı sabuna kadar temel temizlik ve hijyen ürünleri yer alıyor. OfixPopüler 12 parça mutfak paketimizde çay, kahve çeşitleri, kesme şeker, karton bardak ve peçete gibi temel mutfak ihtiyaçları bulunuyor. OfixPopüler 19 parça kırtasiye paketimizde ise klasörlerden dosya çeşitlerine, fosforlu kalemlerden tükenmez kalemlere, şerit düzelticiden kalem pillere kadar en sık sipariş verilen kırtasiye ürünleri yer alıyor.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyor, tüm annelerin Anneler Günü‘nü şimdiden kutluyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler