Lifestyle
Psikolojik şiddet nedir?
Yayınlandı
5 yıl öncetarihinde
Yazar:
Ofix Boy
Psikolojik şiddet, hayatımızın hemen her alanında karşılaşabileceğimiz en yaygın şiddet şekillerinden biridir. Yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu ve sosyal statüsü ne olursa olsun tüm insanlar psikolojik şiddete maruz kalabilir. Kişinin psikolojik durumunu altüst eden, depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi pek çok şikayete yol açabilen psikolojik şiddet ile mücadelenin en önemli koşulu, psikolojik şiddete karşı farkındalıkları arttırmaktır. En çok aşağılama ve küçümseme, korkutma ve tehdit etme, utandırma ve alay etme, suçlu hissettirme, ilgisizlik ve dışlama şeklinde ortaya çıkan psikolojik şiddet, yeterli farkındalıklar oluşmadığında kolayca görmezden gelinebiliyor veya kanıksanabiliyor. Psikolojik şiddeti önleme adına yapılan yanlış uygulamalar ise mağduriyetlerin artmasına yol açabiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, “Psikolojik şiddet nedir?” sorusuna cevap verecek ve psikolojik şiddeti önleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.
Kısaca Psikolojik Şiddet
Psikolojik şiddet, her şeyden önce bir şiddet türüdür. Şiddet konusunda farklı tanımlar yapılabilir. Bu tanımlar içinde en yaygın olanının kaba güç kullanmak olduğunu söyleyebiliriz. Şiddetin en fazla karşılaşılan türü fiziksel şiddettir. Bu şiddet türünde kişiler veya gruplar, yapmak istemedikleri bir şeye fiziksel olarak zorlanırlar. Şiddeti uygulayan taraf, elde etmek istediği sonuçlara ulaşıncaya kadar fiziksel şiddetin dozunu arttırabilir. Şiddet uyguladığı kişileri her türlü hak ve özgürlükten yoksun bırakma yoluna gidebilir. Psikolojik şiddet ise herhangi bir fiziksel şiddet olmaksızın ortaya çıkan, kişide stres, depresyon, aksiyete bozukluğu gibi şikayetlerin oluşmasına neden olan şiddet türüdür. Psikolojik şiddette kişi, istemediği birtakım davranışları yapmaya psikolojik yöntemlerle zorlanır. Duygusal olarak aşağılanma, soyutlanma ve dışlanma, psikolojik şiddetin en önemli sonuçlarıdır. Psikolojik şiddeti tanımlamak için kimi zaman psikolojik istismar, duygusal istismar ve duygusal şiddet gibi ifadeler de kullanılabilir.
-
- Fiziksel şiddet içermeyen zorlamalar psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilir.
Fiziksel şiddetin tanımı ve sınırları oldukça nettir. Buna karşın psikolojik şiddetin tanımı ve sınırları hakkında daha geniş bir alan söz konusudur. Fiziksel şiddete karşın psikolojik şiddetin sınırlarını belirleme güçlüğü, kullanılan psikolojik baskı araçlarından kaynaklanır. Kişi üzerinde aşağılanma, dışlanma, öfkelenme, cezalandırılma vb. duyguları yaratan tüm olgu ve olaylar psikolojik şiddet veya duygusal şiddet kapsamında değerlendirilir. Psikolojik şiddete toplum içinde hemen herkes maruz kalabilir. Bu konuda yeterli farkındalığa sahip olmayan kişiler, maruz kaldıkları olgu ve olayların psikolojik şiddet olduğunu anlamakta güçlük çekebilir. Hangi yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve sosyal statüde olursa olsun tüm insanlar, hayatları boyunca psikolojik şiddete herhangi bir şekilde maruz kalabilir. Kişinin psikolojik durumunu altüst eden, çoğu zaman psikolojik ve fiziksel hastalıklara yol açan psikolojik şiddetle mücadelenin en önemli koşulu, psikolojik şiddete karşı farkındalıkları arttırmaktır.
-
- Psikolojik şiddet ile ilgili farkındalıklarınız arttıkça bununla daha iyi baş edebilirsiniz.
Psikolojik şiddet nasıl oluşur?
Psikolojik şiddetin oluşmasında farklı pek çok yöntemden bahsetmek mümkündür. Günlük hayatta en sık karşılaşılan psikolojik şiddet türleri, kişinin yetenek ve becerilerini küçümsemek ve yaptığı işlerle alay etmekle ortaya çıkmakta. Bu şiddeti uygulayan kişiler, karşı tarafın doğal yetenek ve becerileri üzerinde bir baskı mekanizması oluşturmaya, yaptığı işleri veya aldığı kararları manipüle etmeye çalışır. Psikolojik şiddet nedeniyle dışlanma ve cezalandırılma korkusu yaşayan kişiler, doğal yetenek ve becerilerini kullanırken özgür iradeleriyle değil, şiddet uygulayan kişi veya kişilerin söylemlerine göre hareket edebilir. Psikolojik şiddeti uygulayan kişiler, karşı tarafın her türlü bireysel hak ve özgürlüklerini yok saymayı, onu sürekli ve her konuda eleştirmeyi kendileri için bir hak olarak görür. Şiddet mağdurunun kendisini hemen her konuda yeteneksiz, aciz ve beceriksiz hissetmesi için psikolojik baskı araçlarından etkin şekilde yararlanırlar. Sürekli eleştirilme korkusu yaşayan psikolojik şiddet mağdurları, bu konuda uzun süre direnç göstermede ciddi güçlükler yaşayabilir.
-
- Psikolojik şiddet nedeniyle kişi kendisini yetersiz ve aciz hissedebilir.
Psikolojik şiddetin oluşumunda en etkili yöntemler içinde duygu sömürüsü yapmak, küçük düşürmek, aşağılamak, alay etmek, utandırmak gibi yöntemlerin öne çıktığını söyleyebiliriz. Kişiye kendisini sürekli suçlu hissettirmek, ona küsmek ve dışlayıcı davranışlarda bulunmak, surat asmak, hatta küfür ve hakaret etmek de psikolojik şiddet oluşumunda etkin unsurlardır. Aile içi psikolojik şiddet söz konusu olduğunda bu yöntemler, kıskançlık kavramı altında bir araya gelir ve çoğu zaman fiziksel şiddete zemin hazırlar. Aile içi psikolojik şiddet mağdurlarının büyük bölümü kadınlardan oluşur. Aslına bakarsanız, eşini çok sevdiği için kıskandığını, kıskandığı için bunları yaptığını söyleyen kocanın eşine karşı psikolojik şiddet uygulaması yalnızca aile içi değil, aynı zamanda da toplumsal bir sorundur. Aile içi psikolojik şiddet mağduru kadınların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu artışlar değerlendirildiğinde, toplum olarak ne kadar büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu görebiliriz. Psikolojik şiddet nedeniyle bozulan aile ilişkileri sonucu çocukların psikolojik gelişimleri olumsuz etkilenmekte, kurumlara duyulan güven zayıflamakta.
-
- Aile içi psikolojik şiddet mağdurlarının büyük bölümü kadınlardan oluşuyor.
Psikolojik şiddet türleri nelerdir?
Psikolojik şiddetin en sık karşılaşılan türlerinin aşağılama ve küçümseme, korkutma ve tehdit etme, utandırma ve alay etme, suçlu hissettirme, ilgisizlik ve dışlama olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar içinde aşağılama ve küçümseme bir kimseyi veya bir olguyu ya da durumu hor görme, değerini küçültme şeklinde açığa çıkar. Kişinin gururunu inciten ve sosyal statüsüne zarar veren aşağılama ve küçümseme ile uygulanan psikolojik şiddet, kişinin kendisine duyduğu özgüveni azaltır. Korkutma ve tehdit etme yoluyla uygulanan psikolojik şiddet ile kişi, yapmak istemediği bir şeye zorlanır, istemediği şeyleri kabul etmek durumunda kalır. Korkutma ve tehdit yoluyla kişinin maruz kaldığı psikolojik şiddet, kendisine olduğu kadar çevresine de zarar veren davranışlarda bulunmasına yol açabilir. Utandırma ve alay etme yoluyla uygulanan psikolojik şiddet ile kişi, eksik veya zayıf yönlerinden dolayı büyük bir utanç duyar. Kendisinde bu duyguyu uyandıran kişilerden uzak durmaya çalışsa da utanç duygusundan kurtulmada ciddi zorluklar yaşar.
-
- En sık karşılaşılan psikolojik şiddet türleri içinde aşağılama ve küçümseme başta gelmekte.
Suçlu hissettirme yoluyla uygulanan psikolojik şiddet iş hayatında daha sık görülür. Böyle bir şiddete maruz kalan kişiler, yapılan işlerde ortaya çıkan hemen tüm başarısızlıkların esas nedeni olarak gösterilir. Herhangi bir haklı nedene dayanmaksızın geliştirilen bu söylemler, başarısızlığın esas nedenlerinin anlaşılmasını gizlemek için kullanılabilir. Bu tür söylemlere maruz kalan psikolojik şiddet mağdurları, yaşanan tüm olumsuzluklardan dolayı kendilerini suçlu hisseder. İlgisizlik ve dışlama yoluyla uygulanan psikolojik şiddet de yine iş hayatında daha sık görülür. Yaptığı işlerde elde ettiği başarılardan dolayı yönetim tarafından örnek gösterilen çalışanlar, ilgisizlik ve dışlama yoluyla psikolojik şiddete maruz kalabilir. Psikolojik şiddetin bu türüne eğitim kurumlarında da sıkça rastlanabilir. Sınıfın en başarılı öğrencisinin tüm derslerden yüksek not alması, arkadaşları tarafından kendisine psikolojik şiddet uygulanmasına yol açabilir. Bu gibi durumlarda diğer yöntemlere oranla ilgisizlik ve dışlama davranışı, psikolojik şiddet ile alınmak istenen sonuçlar konusunda daha etkin bir yöntem olarak değerlendirilebilir.
-
- Suçlu hissettirme yöntemiyle başarısızlıkların esas nedenleri gizlenmeye çalışılır.
Psikolojik şiddet türleri ile nerelerde karşılaşılır?
Psikolojik şiddet türleri ile hayatın hemen her alanında karşılaşmak mümkündür. Bununla birlikte, psikolojik şiddet türleri ile aile içinde, iş hayatında ve eğitim kurumlarında daha sık karşılaşıldığını söyleyebiliriz. Aile içi psikolojik şiddet, çoğu zaman trajik boyutlara ulaşabilmekte. Özellikle kadınlara yönelik psikolojik şiddet ile ilgili önleyici mekanizmaların yetersiz kalması, mağduriyetlerin artmasına yol açıyor. İş hayatında karşılaşılan psikolojik şiddet ile ilgili sorunlar, işverene veya devlet kurumlarına iletilerek çözülmeye çalışılıyor. Bu konuda işverenin sergileyeceği tutum, çalışanın maruz kaldığı psikolojik şiddetle baş etmesinde belirleyici bir rol üstlenmekte. Eğer psikolojik şiddet doğrudan doğruya işverenden kaynaklanıyorsa, bu durumda çalışanlar iş değiştirme yoluna gidebiliyor. Eğitim kurumlarında karşılaşılan psikolojik şiddet ise çocukların ve gençlerin psikolojik gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu gibi sorunlarla ilgili olarak kurumların oluşturduğu çözüm yolları bazen başarılı sonuçlar verebildiği gibi, çoğu zaman yetersiz kalabiliyor.
-
- Psikolojik şiddet türleri ile aile içinde, iş hayatında ve eğitim kurumlarında daha sık karşılaşılır.
Psikolojik şiddet ile mobbing arasındaki ilişki nedir?
İş hayatında karşılaşılan psikolojik şiddet, bu konuyla yakından ilgili olan mobbing kavramını akıllara getirmekte. Mobbingin oluştuğu tüm durumlarda psikolojik şiddet söz konusudur. Ancak psikolojik şiddet her zaman mobbing kapsamında değerlendirilmeyebilir. Mobbing sözcüğü Türkçeye çoğu zaman yıldırma veya bezdirme şeklinde çevrilmekte. Oysa bu sözcük, bir kimseye belli bir grup tarafından uygulanan tüm psikolojik tacizleri kapsar. Taciz olgusu içinde psikolojik şiddet yer aldığı gibi baskı kurma, rahatsız etme, yıldırma, dışlama, gözden düşürme, aşağılama, motivasyonu ve özgüveni düşürme, mutsuz etme ve sıkıntı verme başlıklarının ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Psikolojik şiddet ile mobbing arasındaki en önemli fark, mobbingde uygulanan psikolojik şiddetin kişiye belli bir grup tarafından ve sistematik şekilde uygulanmasıdır. Başka deyişle mobbingin görüldüğü her yerde psikolojik şiddet vardır ve bu şiddet, belli bir grup tarafından uygulanır. Ancak bir kimsenin başka bir kimseye psikolojik şiddet uygulaması mobbing demek değildir.
-
- İşyerlerinde küçültücü davranışlar şeklinde karşılaşılan psikolojik şiddet, her zaman mobbing kapsamında değerlendirilmeyebilir.
İşyerlerinde karşılaşılan mobbing türlerinin hepsini psikolojik şiddet içinde değerlendirmek mümkündür. Söz gelişi, çalışanla ilgili dedikodu ve söylenti çıkarmak, çalışanı işten ayrılmaya zorlamak, görevini yapmasını zorlaştırmak, yapamayacağı işleri yapmasını istemek en sık karşılaşılan mobbing ve psikolojik şiddete örnek gösterilebilir. Ayrıca bulunduğu statüyü küçümsemek, çalışanı tecrit etmek ve görmezden gelmek, farklı düşünce ve inançlarından ya da cinsel tercihlerinden dolayı onu hor görmek de her iki türde değerlendirilebilir. Şu şartla ki, bu davranışların kişiye belli bir grup tarafından ve sistematik şekilde uygulanması durumunda mobbing söz konusudur. Herhangi bir kişinin bir çalışanla ilgili dedikodu çıkarması ya da onu hor görmesi mobbing değil, psikolojik şiddettir. Konuşurken sözünü kesmek, kişiye lakap takmak, sataşma amaçlı mailler göndermek, iş düzenini bozmak gibi davranışlar da belli bir grup tarafından gerçekleştirildiğinde mobbing kapsamında değerlendirilir.
-
- Mobbing en temelde, belli bir grup tarafından uygulanan psikolojik şiddettir.
Psikolojik şiddetin sonuçları nelerdir?
Psikolojik şiddetin en sık karşılaşılan sonuçlarının sürekli korku ve tedirginlik hali, kendini değersiz hissetme, utanç ve suçluluk duygusu, depresyon ve anksiyete bozukluğu olduğunu söyleyebiliriz. Bunların yanı sıra uyku ve beslenme bozukluğu, sosyal ilişkilerden kaçınma, bağımlılık ve intihara eğilim de psikolojik şiddetin sonuçları arasında değerlendirilebilir. Psikolojik şiddete maruz kalan kişiler hem özel hayatlarında, hem de iş hayatlarında herhangi bir haklı neden bulunmasa bile sürekli korku ve tedirginlik hali yaşar. Başlarına her an kötü bir şeylerin gelebileceğine inandıkları için bu durumdan kurtulamazlar. Maruz kaldıkları psikolojik şiddetin etkisiyle kendilerini değersiz hisseder, yaptıkları hemen her şeyden utanç ve suçluluk duyabilirler. Kendilerine güven telkin eden hiç kimse olmadığında, depresyon ve anksiyete bozukluğu yaşamaları kaçınılmazdır. Bu gelişmeler uyku ve beslenme bozukluğuna yol açabilir. Kendilerini korumak adına sosyal ilişkilerden kaçınma davranışı geliştirebilirler. Bağımlılık ve intihara eğilim de yine psikolojik şiddetin mağdurları arasında sık karşılaşılan sonuçlardır.
-
- Psikolojik şiddete maruz kaldıysanız, profesyonel destek almaktan kaçınmamalısınız.
Psikolojik şiddet nasıl önlenir?
Psikolojik şiddet konusunu ele aldığımız yazımızın bu kısmında, psikolojik şiddeti önleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Bu bilgiler sayesinde psikolojik şiddete bağlı olarak ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin pek çoğunu önlemek aslında mümkündür. Fakat herhangi bir nedenle uzun süre psikolojik şiddete maruz kaldıysanız ve bu devam etmekteyse, bu bilgilerden istediğiniz sonuçları alamayabilirsiniz. Psikolojik şiddetten kurtulma yolları hakkında burada paylaşacağımız bilgiler, genel olarak iletişim ve psikoloji alanında faydalı bilgilerden ibarettir. Psikolojik şiddetin tedavisi ciddi bir iş olduğu gibi, bunun için profesyonel destek almak gerekebilir. Herhangi bir nedenle psikolojik şiddete maruz kaldıysanız, sorunların kesin çözümü için bir psikoloji uzmanına başvurabilirsiniz. Duygusal şiddetle başa çıkma konusunda bazı durumlarda psikolojik destek zorunlu hale gelebilir. Psikolojik şiddetin nedenleri farklı olduğu gibi, çözüm yolları da farklı olabilir. Biz burada yalnızca genel olarak birkaç önemli noktanın altını çizmekle yetineceğiz.
-
- Psikolojik şiddet nedeniyle hayata küsmemelisiniz.
İletişiminizi güçlü tutmalısınız.
Psikolojik şiddete maruz kalanlarda en sık karşılaşılan davranış şekli, iletişimde bulunmayı reddetme ve içe kapanmadır. Bu davranış şekli kişinin kendisini bir ölçüde iyi hissetmesini sağlasa da aslında sorunun çözüm yollarının kapanmasına neden olur. Psikolojik şiddete maruz kaldığınızda ilgili kişi veya kişilerle iletişiminizi güçlü tutarsanız, sorunları daha sağlıklı bir şekilde çözme imkanı elde ederseniz. İletişimi kesmeniz ise maruz kalacağınız psikolojik şiddetin derecesinin artmasına yol açabilir. İletişim sırasında şikayetlerinizi açıkça ifade eder, sorunların doğru şekilde çözümü için adım atarsanız psikolojik şiddeti önlemede daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Ve tabii, duygusal şiddetten kurtulmak için iletişim sırasında karşı tarafa olduğu kadar kendinize de objektif şekilde bakabilmelisiniz. Duygusal şiddete yol açan nedenlerin oluşumunda eğer size ait herhangi bir hata varsa, ancak güçlü bir iletişimle bu sorunları çözebilirsiniz. Kendinize karşı objektif olmazsanız, karşı tarafın size objektif davranmasını bekleyemezsiniz.
-
- İletişimi keserek psikolojik şiddeti önleyemezsiniz.
İşinizi iyi seçmeli, çevrenizi iyi tanımalısınız.
Yaptığınız iş ne olursa olsun, sizin dışınızda kaynaklan bazı nedenlerden dolayı işyerinde psikolojik şiddete maruz kalabilirsiniz. Bu şiddet yalnızca yöneticiniz tarafından uygulanabileceği gibi, yöneticinizin de bilgisi ve dahliyle belli bir grup tarafından mobbing şeklinde de uygulanabilir. Eğer yeteneklerinize ve becerilerinize uygun iyi bir iş seçmiş, kurumsallaşma konusunda başarılı bir şirkette işe başlamış ve güzel bir çevre edinmişseniz, psikolojik şiddetle karşılaşma ihtimaliniz azalır. İyi yönetilmeyen, kurumsallaşmasını tamamlamamış, vasıfsız kişilerden oluşan ve sorun çözme becerisi düşük bir şirkette ise psikolojik şiddetle karşılaşmanız kaçınılmaz hale gelebilir. Bu gibi durumlarda şirket içinde psikolojik şiddeti önleme imkanınız azalır. Bu nedenle iş değiştirmeniz ve yeni bir sosyal çevre edinmeniz gerekebilir. Unutmayın ki psikolojik şiddete maruz kalmak kimse için ve hiçbir zaman bir kader değildir. İşinizle ve çevrenizle ilgili doğru kararları doğru zamanda alırsanız psikolojik şiddetten kurtulabilirsiniz.
-
- Nasıl bir şirkette ve kimlerle çalıştığınızı sorgulamaktan kaçınmamalısınız.
Psikolojik şiddeti hiçbir zaman körüklememelisiniz.
Psikolojik şiddeti önleme konusunda en sık yapılan hatalardan biri, mağdurun aynı araçları kullanarak aynı şekilde karşılık vermesidir. “Şiddet şiddeti doğurur!” sözünü haklı çıkaran bu durum, psikolojik şiddeti önlemek bir tarafa, derecesinin artmasına yol açar. Birisi yaptığınız bir işle alay edip sizi küçümsediğinde, onunla alay edip onu küçümsemeye çalışmamalısınız. Yerine göre vereceğiniz akıllı bir cevap, size bu şekilde psikolojik bir şiddet uygulayan kişinin davranışlarını sorgulamasını sağlayabilir. Ona aynı şekilde karşılık verdiğinizde, hem yaptığı davranışı onaylamış olursunuz, hem de yeni mağduriyetlere zemin hazırlarsınız. Eğer işyerinizde size karşı mobbing uygulanmaktaysa ve iş değiştirmeyi düşünmüyorsanız, alacağınız doğru kararlar sayesinde bu mobbingi etkisiz hale getirebilirsiniz. Bu sizin hem sorun çözme becerinizin güçlenmesini sağlar, hem de mobbing uygulayan kişilerin bile ileride takdirini kazanabilirsiniz. Her sataşmaya cevap verir, her yapılana aynı şekilde karşılık verirseniz hiçbir olumlu sonuç elde edemezsiniz.
-
- Güçlü bir kişiliğe sahip olup kuralları siz koymazsanız mağduriyet yaşayabilirsiniz.
Psikolojik şiddete hiçbir zaman kayıtsız kalmamalısınız.
Psikolojik şiddetin hızlı ve kolay yayılan bir doğası var. Halihazırda devam eden koronavirüs salgınında ortaya çıkan varyantlardan daha beter bir şekilde psikolojik şiddet, bazen bir televizyon ekranından yüz binlerce kişiye yayılabilir. İzlediğiniz dizide, okuduğunuz haberde, gördüğünüz sosyal medya paylaşımında psikolojik şiddete dair herhangi bir şey varsa, buna karşı uyarı ve tepkinizi açıkça ifade etmelisiniz. Evlilikte psikolojik baskı konusunda da aynı durum geçerlidir. Bu gibi konuları “aile içi konular” şeklinde değerlendirmemek gerekir. İnsanın sosyal bir varlık olması, psikolojik şiddeti önlemede önemli bir dayanak noktası verir. İnsanlara her zaman güzel örnek olur, güzel davranışlarda bulunur, çirkin davranışlara tepkinizi ifade ederseniz psikolojik şiddetle mücadele konusunda toplum olarak daha başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Psikolojik şiddeti nerede görürseniz görün, kınamaktan hiçbir zaman kaçınmamalısınız. İnsanlar neyin iyi, doğru ve güzel olduğunu bilseler de bunları unutmaya oldukça yatkındır. Yapacağınız uyarı ve kınamalar, düşündüğünüzden de güzel sonuçlar verebilir.
-
- Psikolojik şiddet uygulayan koca, yalnızca ailenin değil, aynı zamanda toplumun bir sorunudur.
Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Lifestyle
Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor
Yayınlandı
1 hafta öncetarihinde
20 Mayıs 2026Yazar:
Samet Kabataş
Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.
Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.
Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.
Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?
Muhtemelen yaşanacak.
Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.
Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:
- Tek göz açık televizyonu açma çabası
- Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
- “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
- İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme
Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir
Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.
Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.
Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:
— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”
FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi
Maç saatleri şöyle:
- 07.00
- 06.00
- 05.00
Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.
Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.
Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.
Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir
Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.
Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.
Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:
- “Ben maçı ofisten açarım”cılar
- Termosu akşamdan hazırlayanlar
- Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
- Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar
Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba
Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.
Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.
Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.
Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.
Lifestyle
Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..
Yayınlandı
1 hafta öncetarihinde
18 Mayıs 2026Yazar:
Samet Kabataş
Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.
Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.
Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.
Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.
Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.
Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.
Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.
Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.
Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.
Çevremize bakmamız yeterli.
Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.
Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.
Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.
Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.
Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.
Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.
İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.
Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.
Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.
Beyaz Yakalım
Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?
Yayınlandı
1 ay öncetarihinde
28 Nisan 2026Yazar:
Samet Kabataş
İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.
İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.
Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.
Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil
Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.
Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”
Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”
Spoiler: Fazla.
Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor
Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.
Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…
Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.
Aynı iş, farklı hayatlar
Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.
Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.
İşte o an bir şey kırılıyor.
Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.
Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”
Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.
Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.
Trendler
-
Lifestyle1 ay önceYaz Sıcaklarında Kurtarıcı: Vantilatör Seçmenin ve Kullanmanın Püf Noktaları
-
Girişimcilik2 ay önceElon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.
-
Teknoloji1 ay önceInstagram’da sonunda beklenen özellik geldi: Yorum düzenleme
-
Gastronomi2 ay öncePüf Noktalarıyla Mükemmel Kahve Rehberi – Part 4
-
Lifestyle2 ay önceAs Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa
-
Gastronomi2 ay öncePüf Noktalarıyla Mükemmel Çay Rehberi
-
Gastronomi2 ay öncePüf Noktalarıyla Mükemmel Kahve Rehberi – Part 5
-
Kitap1 ay önceTolstoy’u Anlama Rehberi





