Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Patti Smith Modu

Yayınlandı

tarihinde

En güzel 10 Patti Smith şarkısı için öneriler Ofix Blog'da...

1975 yılında çıkarttığı Horses albümüyle “punk rock müziğinin kurucusu” olarak anılmaya başlanan, 1978 yılında çıkarttığı Easter albümündeki Because the Night şarkısıyla milyonlarca kişinin gönlünde taht kuran Patti Smith, popüler kültürde çok özel bir yere sahip. Şarkılarının yanı sıra M Treni, Hayalperestler ve Çoluk Çocuk isimli anı-romanlarıyla da ülkemizde büyük ilgi gören Smith‘in eserlerinde en çok yalnızlık, yeni bir hayat özlemi, özgürlük tutkusu gibi temalar öne çıkıyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste yalnız kaldığınız anlarda size eşlik edebilecek en güzel 10 Patti Smith şarkısı önereceğiz.

Kısaca Patti Smith

1946 yılında Chicago’da dünyaya gelen Patti Smith, ilk gençlik yıllarını New York’ta kitapçılık yaparak geçirdi. 1969 yılında kız kardeşiyle birlikte Paris’e gitti ve hayatını sokak çalgıcılığıyla sürdürmeye başladı. Müziğin yanı sıra şiir, fotoğraf ve resme de ilgi duyan Smith‘in çalışmaları, sanat çevrelerinin büyük beğenisini kazandı. New York’a döndüğünde tiyatro sahnelerinde oyunculuk yeteneğini de gösteren Smith, dönemin önde gelen sanat dergilerinde müzik eleştirileri yayınlamaya başladı. Bu yazılarında daha çok, rock müzikteki tek tipleşmeyi ve “piyasa müziği” anlayışını eleştirdi.

1974 yılında rock müzik alanında profesyonel kariyerine başlayan Patti Smith, 1975 yılında çıkarttığı Horses albümüyle müzik çevrelerinin dikkatlerini bir anda üzerinde toplamayı başardı. Rock müzikte o güne kadar alışılmış yorumların büsbütün dışında olan bu albüm, yaratıcılık yeteneğinin yanı sıra hayat felsefesi ve müzik anlayışının da bir manifestosuydu. Modern toplumda baş değer haline gelen zenginlik ve hırs gibi konulara yoğun eleştiriler getiren albümde kullandığı özel birtakım tınılarla dinleyici adeta bir şaman ayinine sürükledi. Yalın gerçekliğin peşinde evrensel bir hümanizmi savunan Smith, modern toplumun bozuk ilişki şekillerine tepkisini en açık şekilde ortaya koydu.

Popüler Kültürde Patti Smith

1978 yılında Patti Smith Group‘la çıkarttığı Easter albümündeki Because the Night şarkısı, Patti Smith‘i dünya çapında bir ikon haline getirdi. “Because the night belongs to lovers” (Çünkü gece aşıklara ait) sözünü zihinlere kazıyan bu şarkıda modern toplumun yapmacık ilişkileri ve bayağı değerleri karşısında gerçek aşk ve tutkuların gücünü ifade etti. Albümde benzer temaları işlediği diğer şarkılardan farklı olarak bu şarkı, hem içinde barındırdığı lirizm, hem de hareketli ritmi ve müzikal tınılarıyla geniş kitlelerin beğenisini kazandı.

1979 yılında çıkarttığı Wave albümünden sonra Patti Smith, müzikal çalışmalarına ara verdi ve inzivaya çekildi. Bu dönemde daha çok ailesiyle ilgilenen Smith, 1988 yılında çıkarttığı Dream of Live albümüyle müzik severlerle yeniden buluştu. 1995 yılında rock müziğin efsane ismi Bob Dylan‘la birlikte çıktığı turneyle dünya genelinde büyük ilgi gördü. Müzik yolculuğunu 1996 yılında Gone Again, 1997 yılında Peace and Noise, 2000 yılında Gung Ho, 2004 yılında Trampin, 2007 yılında Twelve, 2012 yılında Banga ve 2016 yılında Killer Road albümleriyle sürdürdü.

En Güzel 10 Patti Smith Şarkısı

40 yıldan uzun bir süredir popüler kültürde ve müzik dünyasında adından sıkça bahsedilen Patti Smith‘in en güzel 10 şarkısını seçmek oldukça zor efendim. Fakat biz bu yazımızda, Ofix Blog okurları için bu zorluğu aşmaya çalışacağız. Şarkılarında engellere karşı hayata sıkı sıkıya bağlı kalma çabası ve haksızlıklara karşı çıkan temiz vicdanını en iyi şekilde yansıtan Patti Smith‘in bu şarkıları dileriz, ofiste iyi bir şeyler yapmaya çalışırken kendinizi yalnız hissettiğiniz anlarda size güzel bir dost sesi olur.

Because the Night

Listemizin ilk sırasında, Because the Night şarkısı var. Smith‘in konserlerinde gelen istek üzerine defalarca söylemek zorunda kaldığı bu şarkı, onu dünya çapında bir ikon haline getirdi. Bu şarkıda anlattığı gerçekliği kendi hayatında bizzat yaşayan Patti Smith için aşk ve tutkular olmadan hayatın bir anlamı yok. Bu şarkının orijinal kaydını buradan, en güzel canlı kayıtlarından birini ise buradan dinleyebilirsiniz.

April Fool

En güzel 10 Patti Smith şarkısı listemizde ikinci sıraya, April Fool şarkısını koyuyoruz. Şarkıda geçen “Come you’re the only one” (Gel sen teksin), “Come we’ll break all the rules” (Gel bütün kuralları yıkacağız), “We’ll tramp through the mire” (Maceranın içinden geçeceğiz), “When our souls feel dead” (Ruhlarımız öldüğünde), “With laughter we’ll inspire” (Kahkahalarla ilham vereceğiz), “Then back to life again” (Sonra tekrar hayata döneceğiz) sözleri, Patti Smith‘in müzik yolculuğunun bir özeti. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

This is the Girl

Listemizin üçüncü sırasında, This is the Girl şarkısı var. Sözlerini Tony Shanahan‘la birlikte yazdığı bu şarkıda Patti Smith, hayatından bazı kesitler sunuyor. Şarkıyı dinlerken, onunla aynı lirizmi yakalayabilir, hayalleri kırılan ve umutsuzluğa düşen bir insanın yalnızlığını paylaşabilirsiniz. Ve üstelik, böyle bir durumda bile hayata sıkı sıkıya bağlanma çabasından çok etkilenebilirsiniz. Banga albümünün en beğenilen şarkılarından biri olan This is the Girl şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.

Free Money

Listemizin dördüncü sırasında, Free Money şarkısı var. Horses albümünün en başarılı şarkılarından biri olan Free Money şarkısında Patti Smith, çalışmadan sahip olunan zenginliği eleştiriyor. Modern toplumun tüketim çılgınlığını ironik bir üslupla ele aldığı bu şarkıda, sürekli unutan bir bilincin kendisini hatırlama çabasını yansıtıyor. Bilincin bu yönelişini Smith, Horses albümünden 30 yıl sonra yayınladığı M Treni isimli anı-romanında da başarılı bir şekilde işliyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Seneca

En güzel 10 Patti Smith şarkısı listemizin beşinci sırasında, Banga albümünden Seneca şarkısı var. Modern toplumun değerleri ile Romalıların kendilerinden olmayanlara karşı acımasızlığı arasında benzerlik kuran bu şarkıda Patti Smith, insanın özgürlük tutkusunu ve hayat amacını ele alıyor. Modern insanlar Smith‘e göre, kendisine Romalı efendi arayan kölelerden farksız. Seneca şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.

Amerigo

Listemizin altıncı sırasında, yine Banga albümünün en başarılı çalışmalarından biri olan Amerigo şarkısı var. Bu şarkıda Patti Smith, beyaz adamın nasıl modernleştiğinin ironik bir eleştirisini yapıyor. Smith‘e göre her türlü çıkar çatışmasını yaşayan Avrupa karşısında Amerika, ruhların kurtuluşunu vaad etmişti. Fakat beyaz adam modernleştikçe, arzu ettiği yaşamdan uzaklaştı, bilgeliğini yitirdi, anlamsız bir hayatı yaşamak zorunda kaldı. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Changing of the Guards

Listemizin yedinci sırasında, rock müziğin yaşayan efsanesi Bob Dylan‘a ait Changing of the Guards şarkısı için yaptığı cover var. İlk olarak 1978 yılında müzik severlerin beğenisine sunulan bu şarkı, alışılmış Bob Dylan şarkılarındaki temalardan oldukça farklı temalara sahipti. Roma tanrıları Jüpiter ile Apollo arasındaki mücadeleyi anlatan bu şarkının, Bob Dylan‘ın New York’a taşındıktan sonra yaşadığı çatışmaları yansıttığı düşünülüyor. Bu ilginç şarkının Patti Smith yorumunu buradan dinleyebilirsiniz.

Mother Rose

Listemizin sekizinci sırasında, Mother Rose şarkısı var. Bir Trampin klasiği olan bu şarkıda Patti Smith, merhamet ve fedakarlık duygusunu işliyor. İnsan için gerçek yükselişin ancak bu duygularla mümkün olduğunu dile getiren bu şarkı, kutsal görünen her türlü sahtekarlık karşısında gerçek sevginin gücünü savunuyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Maria

En güzel 10 Patti Smith şarkısı listemizin dokuzuncu sırasında, bir diğer Banga klasiği olan Maria şarkısı var. Kendi yaşamından izler taşıyan bu şarkıda Patti Smith, dünyanın ne kadar sevgisiz ve hoşgörüsüz bir yer olduğuna dikkat çekiyor. Şarkıda çocukluktan yetişkinliğe geçişi “cennetten cehenneme geçiş” şeklinde nitelendiren Smith, 1992 yılında yayınlanan ve Türkçeye Hayalperestler olarak çevrilen Woolgathering isimli kitabında da bu temayı başarılı bir şekilde işlemişti. Maria şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.

Last Call

Listemizin onuncu sırasında, bir Peace and Noise klasiği olan Last Call var. Bu şarkıda Patti Smith, kader kavramını sorguluyor ve ahlaki eylem ile özgür irade arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Şarkıda insan özgürlüğünün ancak kendi seçimlerine bağlı olduğunun altını çizen Smith, insanı ahlaki anlamda kendisini yaratmak zorunda olan bir varlık olarak ele alıyor. Last Call şarkısını buradan dinleyebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler