Bizi Takip Edin

Lifestyle

Bademin faydalarını biliyor musunuz?

Yayınlandı

tarihinde

Bademin faydaları hakkında önemli bilgiler Ofix Blog'da...

 

 

Kış aylarında düşen vücut direncimiz, enfeksiyonların hızlı bir şekilde yayılmasına yol açıp hem günlük hayatımızı, hem de iş hayatımızı olumsuz etkilemekte. Günlük olarak almamız gereken protein, vitamin ve mineralleri yeterince alamadığımızda, yaşam kalitemiz ve iş performansımız düşebiliyor. Oysa kuruyemişler, bu gibi eksiklikleri gidermemiz için büyük fırsatlar sunuyor. Ofiste çalışırken tüketebileceğimiz fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlerle hem genel sağlık durumumuzu koruyabilir, hem de yaşam kalitemizi ve iş performansımızı yükseltebiliriz. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, bademin faydaları hakkında bazı noktalara kısa temas edeceğiz.

Badem nedir?

Önce biraz bademden bahsedelim. Kısaca ifade etmek gerekirse badem, gülgiller familyasının prunoideae alt familyasından bir ağaç türüdür. Anayurdu Anadolu olan bu ağacın meyveleri ve çekirdeğine de badem denilmekte. Akdeniz kıyılarında yetişen bu ağacın meyveleri için kimi zaman çağla sözcüğü kullanılsa da badem sözcüğü aslında hem ağacı, hem meyveyi, hem de çekirdeği kapsamakta. Çekirdekler olgunlaşmadan çağla şeklinde tüketilebileceği gibi, olgunlaştıktan sonra çağla kabukları açılarak da tüketilebilmekte. Aynı familyadaki erik veya kiraz gibi meyvelerin aksine çağla, etli bir dış çevreye sahip değil. Sert bir kabukla kaplı çağlanın içindeki çekirdek çiğ olarak olarak tüketilebileceği gibi, tercihe göre kavrularak da tüketilebilmekte.

Bademin genel olarak iki türü var. Bunlar içinde acı badem, badem yağı üretiminde kullanılmakta. Yemeklere farkı bir lezzet katan badem yağı, tüm cilt türleri için iyi bir nemlendirici olduğu gibi, sağlık için de birçok faydaya sahip. Tatlı badem ise çiğ veya kavrularak tüketilmekte. Bademden üretilen badem sütü ise lezzetli bir içecek olduğu gibi, inek sütüne iyi bir alternatiftir. Ülkemizde en sevilen kuruyemişlerden biri olan bademin besin değerini yükseltmek için dilerseniz az yağlı inek sütü veya ayranla birlikte de tüketebilirsiniz. Fakat tek seferde 8-10 adetten fazla tüketmemenizi tavsiye ederiz. Fazla badem tüketmek, kilo almaya ve bazı mide sorunlarına yol açabilir.

Bademin bileşiminde hangi maddeler vardır?

Bademin yüzde 54’ünü doymamış yağlar, yüzde 18’ini protein oluşturmakta. 30 gram bademde 6 grama yakın protein bulunmakta. Aynı miktar cevizde 4, fındıkta 3 gram protein bulunduğunu dikkate alırsak, bademin protein bakımından daha iyi bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz. Bademde ayrıca A, B, C ve E vitaminleri, lif, folik asit ve kalsiyum, fosfor, demir, çinko, bakır, potasyum, magnanez ve magnezyum gibi mineraller bulunmakta. Bu mineraller içinde kalsiyum miktarı diğerlerinden daha fazla. 30 gram bademle, günlük kalsiyum ihtiyacınızın yüzde 10’unu karşılayabilirsiniz.

Bademin faydaları nelerdir?

Badem hakkında paylaştığımız bu bilgilerin ardından, bademin faydaları hakkında bazı noktalara kısaca temas edeceğiz. Fakat şu noktayı özellikle vurgulayalım. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri açısından faydalı bilgilerdir, herhangi bir hastalığın tedavisi için öneri niteliğinde değildir. Nitekim kuruyemişler bir ilaç olmadığı gibi, herhangi bir hastalığı yalnızca kuruyemişlerle tedavi etmek de mümkün değildir. Herhangi bir hastalığınız varsa, bademin faydalarından daha etkin bir şekilde yararlanmak için hekiminize danışmanızı öneririz.

Kalp sağlığına iyi gelir.

Kalp damar hastalıklarını önlemede kuruyemişler oldukça faydalı. Bunlar içinde özellikle de magnezyum, çinko ve potasyum bakımından zengin kuruyemişler, düzenli olarak tüketildiğinde kalp sağlığı için daha etkili olmakta. Bademin faydaları içinde ilk sırada kalp sağlığına iyi gelmesi değerlendirilebilir. Düzenli olarak badem tüketiminin kalp krizi riskini azalttığı, kötü kolesterolü (LDL) düşürdüğü, tansiyonu dengelediği bilinmekte. Bademdeki doymamış yağlar, kan akışının düzene girmesine katkı sağlayarak kalp damar hastalıklarına ve ritim bozukluklarına iyi gelmekte.

Beyin fonksiyonlarını güçlendirir.

Bademin bileşiminde bulunan B vitamini ve mineraller, beyin fonksiyonlarının güçlenmesine önemli bir katkı sağlamakta. Bademin faydaları listemizde ikinci sıraya koyduğumuz beyin fonksiyonlarını güçlendirici etkisinden yararlanmak için günde 5-6 tane badem tüketmek yeterli. Özellikle de çocuklarda beyin gelişiminde cevizden sonra en etkili kuruyemiş olan badem, öğrenme becerileri ve hafızanın gelişmesine yardımcı olmakta. Çocukların yanı sıra yetişkinler ve yaşlılarda da beyin fonksiyonlarını güçlendiren badem, düzenli olarak tüketildiğinde Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltmakta.

Vücut direncini yükseltir.

Mevsim geçişlerinde ve kış aylarında vücut direncimiz düşebilmekte. Bağışıklık sistemimizin iyi bir şekilde çalışabilmesi için vücudumuzun yeterli miktarda antikor üretmesi şart. Bademin faydaları listemizde üçüncü sıraya koyduğumuz vücut direncini yükseltme etkisi, içeriğindeki protein, vitamin ve minerallerden gelmekte. Protein bakımından zengin bir kuruyemiş olan badem, bileşimindeki E vitamininden dolayı antioksidan etkide bulunmakta ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte. Bu sayede ayrıca, vücudumuzda başta kanser olmak üzere birçok hastalığa yol açan serbest radikallere karşı etkin bir koruma sağlamakta.

Cilt sağlığını korur.

Bademin faydaları listemizin dördüncü sırasında cilt sağlığına etkileri var. Bileşimindeki E vitamini ve folik asit sayesinde cilt hücrelerini koruyup yenileyen badem, düzenli olarak tüketildiğinde UV ışınları ve stres gibi nedenlerle zarar gören cildin eski halinde geri dönmesine yardımcı olmakta. İyi bir antioksidan kaynağı olan E vitamini sayesinde cildinizi daima genç tutabilir, yaşlanma etkilerini önleyebilirsiniz. Folik asit bakımından da zengin bir kuruyemiş olan badem, mevsim geçişlerinde ve kış aylarında ortaya çıkan saç dökülmelerini de azaltıcı etkiye sahip.

Kilo vermeyi kolaylaştırır.

Bademin bileşiminde bulunan doymamış yağlar, protein, vitamin ve mineraller, besinlerin emilimini hızlandırdığı için hem yemek tüketimini sınırlamakta, hem de kişiyi daha uzun süre tok tutmakta. Sert bir kuruyemiş olan bademin çiğnenmesi zor olduğu için, bu durum kişinin çiğneme duygusunu tatmin etmesini sağlamakta. Bademin faydaları listemizde beşinci sıraya koyduğumuz kilo vermeyi kolaylaştırma etkisinden yararlanmak için yemeklerden önce birkaç adet badem tüketebilirsiniz. Bu sayede hem yemek tüketiminizi azaltabilir, hem de daha fazla tokluk hissi alabilirsiniz. Ve üstelik, sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bununla birlikte, tek seferde 8-10 adetten fazla badem tüketmemeniz gerektiğini hatırlatalım. Aksi durumda kilo veremeyeceğiniz gibi, kilo almanız da mümkündür.

Kabızlığı önler.

Kış aylarında değişen beslenme alışkanlıkları ve yeterli miktarda su tüketmemek, bazı mide ve bağırsak sorunlarına yol açabilmekte. Bademin faydaları listemizde altıncı sıraya koyduğumuz kabızlığı önleme etkisi, lif bakımından zengin bir kuruyemiş olmasından geliyor. Sindirim süreçlerini kolaylaştıran bademle sindirim organlarınızın düzenli şekilde çalışmasını sağlayabilirsiniz. Ara öğünlerde tüketeceğiniz birkaç adet bademle su tüketiminizi arttırırsanız, kabızlıkla daha kolay mücadele edebilirsiniz.

Editörün Tavsiyesi: Tadım Kavrulmuş Badem İçi

Türkiye’de kuruyemiş pazarında lider markalardan biri olan Tadım, 40 yıldan uzun bir süredir ürün çeşitliliğini arttırarak tüketicilerin kuruyemiş ihtiyaçlarını karşılamakta. Kuruyemişlere kolay ve uygun fiyat avantajlarıyla ulaşmayı sağlayan Tadım’ın ürünleri, ofislerin en sık sipariş verdiği ürünler arasında. Badem için Tadım kavrulmuş badem içi iyi bir seçim olabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Yaz Sıcaklarında Kurtarıcı: Vantilatör Seçmenin ve Kullanmanın Püf Noktaları

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Vantilatör alacaklar için yaz geldiğinde herkesin aklından aynı şey geçer:
“Biraz serinlesek yeter.”

İşte tam bu noktada devreye en pratik çözümlerden biri girer: vantilatörler.
Klimaya göre daha ulaşılabilir, daha az elektrik tüketen ve neredeyse her ortamda kullanılabilen bu cihazlar, özellikle son yıllarda yeniden popüler hale geldi.

Ama iş sadece “bir vantilatör alayım” demekle bitmiyor.
Doğru ürünü seçmek, doğru şekilde kullanmak ve biraz da bakımını yapmak gerekiyor.

Bu yazıda vantilatörlerle ilgili bilmen gereken her şeyi sade sade anlatıyoruz.

Vantilatör Kullanmanın Avantajları

Vantilatör basit bir cihaz gibi görünür ama sağladığı konfor düşündüğünden daha fazladır.

Sıcak havalarda en büyük etkisi, ortamı gerçekten “soğutmak” değil, havayı hareket ettirmesidir.
Bu hareket, vücudun terleme yoluyla serinlemesini hızlandırır. Yani aslında seni serinleten şey rüzgâr hissidir.

Kapalı bir ortamdaysan, vantilatörün bir diğer avantajı da hava sirkülasyonudur.
Uzun süre kapalı kalan bir odada oluşan o ağır hava hissi, vantilatör çalıştığında kısa sürede dağılır. Özellikle ofis ortamlarında bu fark çok net hissedilir.

Bir de işin ekonomik tarafı var.
Klimalarla kıyaslandığında çok daha az elektrik tüketir. Bu da özellikle uzun süreli kullanımlarda ciddi bir tasarruf anlamına gelir.

Üstelik çoğu model hafif ve taşınabilirdir.
Yani sabit bir yere bağlı kalmazsın. İhtiyaç neredeyse vantilatör de orada olur.

Vantilatör Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Burada en sık yapılan hata şu:
Görüntüsüne bakıp karar vermek.

Oysa asıl önemli olan nerede ve nasıl kullanacağın.

Küçük bir çalışma masası için dev bir sanayi tipi vantilatör almak da, geniş bir salon için mini bir masaüstü model seçmek de aynı şekilde verimsiz olur.

Alan büyüdükçe, cihazın gücü de artmalı.
Aksi halde çalışır ama etkisini hissettirmez.

Hız ayarları da önemli bir detay.
Günün her saatinde aynı rüzgârı istemezsin. Bazen hafif bir esinti yeterli olur, bazen daha güçlü bir hava akışı gerekir. Bu yüzden farklı hız seçenekleri sunan modeller her zaman daha kullanışlıdır.

Bir de ses konusu var.
Özellikle uyurken ya da odaklanman gereken bir iş yaparken, vantilatör sesi can sıkıcı olabilir. Bu yüzden sessiz çalışan modeller bir adım öne çıkar.

Son olarak yön ayarı.
Havanın sabit bir noktaya değil, odanın geneline yayılması genelde daha konforlu bir kullanım sağlar.

Vantilatörler Hakkında Kapsamlı Bir Kılavuz

Vantilatör Çeşitleri

Piyasada çok fazla seçenek var ama aslında kullanım şekline göre ayrılıyorlar.

Ayaklı vantilatörler en bilinen model.
Yüksekliği ayarlanabilir, geniş alanlarda etkili olur ve ev–ofis dengesini en iyi kuran tiptir.

Duvar tipi vantilatörler daha çok yer kazanmak isteyenler için.
Özellikle dar alanlarda oldukça işe yarar.

Sanayi tipi vantilatörler ise bambaşka bir kategori.
Depolar, atölyeler, büyük iş alanları… Güçlüdür, geniş alanı rahatlıkla çevirir.

Masaüstü modeller ise daha kişisel kullanım içindir.
Çalışma masasında, küçük bir alanda direkt serinlik sağlar.

Tavan vantilatörleri ise biraz daha kalıcı çözümdür.
Hem dekoratif durur hem de geniş alanlarda dengeli bir hava akışı sağlar.

Vantilatörle Tasarruf Gerçekten Mümkün mü?

Kısa cevap: Evet.

Ama biraz doğru kullanım gerekiyor.

Örneğin vantilatörü pencereye yakın konumlandırırsan, dışarıdaki serin havayı içeri taşıyabilirsin.
Ya da içerideki sıcak havayı dışarı atacak şekilde kullanabilirsin.

Gece saatlerinde, hava zaten serinlemişken vantilatörle desteklemek çoğu zaman klimaya ihtiyaç bırakmaz.

Yani mesele sadece cihazı çalıştırmak değil, biraz doğru konumlandırmak.

Vantilatör Bakımı Nasıl Yapılmalı?

Genelde ihmal edilen ama performansı direkt etkileyen konu bu.

Zamanla pervanelerde toz birikir.
Bu hem hava kalitesini düşürür hem de cihazın verimini azaltır.

Aslında çözümü basit:
Belirli aralıklarla pervaneleri ve ızgarayı temizlemek yeterli.

Temizlik yaparken cihazın fişini çekmek önemli.
Basit bir detay gibi görünür ama çoğu kişi bunu atlıyor.

Bazı modellerde yağlama ihtiyacı da olabilir.
Kullanım kılavuzuna bakarak ilerlemek en sağlıklısı.

Bir de kablo kontrolü.
Ufak bir hasar bile ileride sorun çıkarabilir, o yüzden gözden kaçırmamakta fayda var.

Evde ve Ofiste Kullanım

Vantilatörün en güzel tarafı şu:
Neredeyse her ortama uyum sağlar.

Evde salon, yatak odası, mutfak…
Nerede ihtiyaç varsa orada kullanılır.

Ofiste ise çoğu zaman fark yaratan detaylardan biridir.
Hava dolaşımı arttığında ortam daha yaşanabilir hale gelir, bu da direkt çalışan konforuna yansır.

Açık alanlarda bile işe yarar.
Balkon, bahçe, küçük organizasyonlar… Taşınabilir modeller burada ciddi avantaj sağlar.

Vantilatörler Hakkında Kapsamlı Bir Kılavuz

İşyerlerinde ve Evlerde Vantilatör Kullanımı

Vantilatörün en güzel tarafı şu:
Neredeyse her ortama uyum sağlar.

Evde, ofiste ya da açık alanda… Nerede ihtiyaç varsa orada devreye girer. Ama kullanım şekli biraz ortama göre değişir.

İşyerlerinde kullanım

Yaz aylarında ofis ortamı çok hızlı bunaltıcı hale gelebilir. Özellikle kalabalık alanlarda hava kısa sürede ağırlaşır. İşte bu noktada vantilatör, ortamın havasını hareketlendirerek ciddi bir rahatlama sağlar.

Sadece serinlik değil, çalışma konforu açısından da fark yaratır. Hava dolaşımı arttıkça ortam daha yaşanabilir hale gelir, bu da çalışanların odağını ve verimini doğrudan etkiler.

Bir de işin maliyet tarafı var.
Klima kullanımını biraz dengelemek ya da tamamen azaltmak isteyen işletmeler için vantilatörler oldukça iyi bir alternatif sunar.


Evlerde kullanım

Evde ise kullanım daha esnek.
Salon, yatak odası, mutfak… Günün hangi saatinde neredeysen vantilatör de oraya taşınır.

Özellikle akşam saatlerinde, hava biraz serinlediğinde vantilatör tek başına bile yeterli olur. Klimaya göre daha hafif bir serinlik verir ama çoğu zaman aranan şey de zaten bu.

Ayrıca kapalı kalan odalarda oluşan o ağır havayı dağıtmak için de oldukça işe yarar. Kısa sürede ortamın daha ferah hissettirmesini sağlar.


Açık alanlarda kullanım

Vantilatör sadece kapalı alan işi değil.
Balkon, veranda, bahçe… Hatta küçük organizasyonlarda bile rahatlıkla kullanılabilir.

Pikniklerde, yaz akşamı buluşmalarında ya da barbekü sırasında taşınabilir bir vantilatör, ortamın havasını tamamen değiştirir. Özellikle rüzgâr olmayan günlerde farkı daha net hissedersin.


Kısaca…

Vantilatör küçük bir dokunuş gibi görünür ama bulunduğu ortamın havasını gerçekten değiştirir.
Serinlik sağlar, havayı dolaştırır, ortamı daha yaşanabilir hale getirir.

Doğru yerde ve doğru şekilde kullanıldığında, hem konforu artırır hem de gereksiz enerji tüketiminin önüne geçer.

Evinde ya da ofisinde daha ferah bir ortam yaratmak istiyorsan, ihtiyacına uygun vantilatör modellerine göz atabilirsin.
Farklı kullanım alanlarına hitap eden pratik ve tasarruflu seçenekler Ofix’te seni bekliyor.

Okumaya Devam Et

Trendler