Bizi Takip Edin

Lifestyle

Aeropress nedir ve nasıl kullanılır?

Yayınlandı

tarihinde

Aeropress hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Bu haftaki blogumuzda sizlere yeni bir kahve demliğinden bahsetmek istiyoruz. Daha önce hiç duydunuz mu? Aeropress isimli bir kahve demliği var. Sadece fiziksel kuvvet uygulayarak filtre kahve hazırlamayı sağlıyor. Bu demlik 2005 yılında Alan Adler tarafından icat edildi. Demliğin en önemli özelliği, sıcak suya eriştiğiniz her ortamda filtre kahve deneyimi sunması. Başka bir deyişle filtre kahve makinesi olmadan da filtre kahve hazırlamanızı sağlıyor. Bir diğer özelliği ise son derece pratik olması. Bu yönüyle moka pottan ciddi ölçüde ayrılıyor. Bilenler bilir, moka potu kullanmak da temizlemek de biraz maharet istiyor. Aeropress ise adından da belli olduğu üzere hava basıncından yararlanıyor. Görüntüsü ise biraz French pressi andırıyor. Ancak French pressten farklı olarak bu ürünlerde filtre kahve kağıdı kullanılıyor. Bu güzel ve pratik araçla henüz tanışmamış olabilirsiniz. Endişe etmeyin, bu blogu okuduktan sonra aeropress ile tanışmak için güzel bir başlangıç yapabilirsiniz. 

Aeropress nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse aeropress, öğütülmüş kahve çekirdeklerine itme kuvveti uygulayarak filtre kahve hazırlamayı sağlayan bir kahve demliğidir sevgili arkadaşlar. Bu demlik Aerobie‘nin başkanı Alan Adler tarafından 2005 yılında icat edildi. Bu araç için demlik diyorum ama aeropress aynı zamanda da bir kahve demleme yöntemi olarak değerlendiriliyor. Demliğin basit bir çalışma mantığı var. Kahve çekirdeklerini öğüttükten sonra içine atıyor, sıcak suyu ekliyorsunuz. Üst kısımdan itme kuvveti uyguladığınızda kağıt filtreden süzülme gerçekleşiyor. Aeropressin bu özelliği French pressten ayrılmasını sağlıyor. Bildiğiniz gibi French press kullanırken kahve çekirdeklerine basınç uygulamıyoruz. Kahve çekirdeklerinin üzerine sıcak su döküp pistonu yerleştiriyoruz. Birkaç dakika bekledikten sonra pistonu aşağıya indirip kahveyi süzüyoruz. Aeropresste ise kahvenin süzülmesi basınçla gerçekleşiyor. Dolayısıyla uyguladığımız basınç nedeniyle filtre kahvenin lezzeti French presste hazırladığımız kahveye göre daha farklı. Eğer daha sert bir kahve tadı almak isterseniz bir yerine iki adet filtre kağıdı kullanabilirsiniz. 

Aeropress hangi parçalardan oluşur?

Aeropressin temel parçalarını aşağıdaki görselde görüyorsunuz sevgili arkadaşlar. Ortadaki büyük parça, aeropressin ana haznesidir. Bu kısım iki parçadan oluşuyor. Üst kısımda piston var. Pistonun görevi, kahvenin filtrelenmesini sağlayacak şekilde yukarıdan basınç uygulamaktır. Bu şekliyle aeropress bir tür şırıngayı andırıyor. Pistonun önemli bir bileşeni kauçuk contadır. Bunun görevi sızdırmayı önlemektir. Filtre kapağı ise üzerine kağıt filtre yerleştirilen kısımdır. Sol başta görülen parça hunidir. Bunun amacı, öğütülmüş kahveyi dökerken etrafa saçılmasını önlemektir. Sağ baştaki parça ise filtre tutucudur. Bunun görevi ise kağıt filtreleri saklamaktır. Aeropressi kullanırken kahve ve sıcak suyu ana hazneye koyabilirsiniz. Bir süre bekledikten sonra pistonla birlikte basınç uygulamaya geçebilirsiniz. Ana haznedeki rakamlar “shot” sayısını temsil ediyor. Ancak bu rakamlar sizi yanıltmasın. 4 shotluk kahve bizim ölçülerimizle 200 ml’lik yani normal bir su bardağına karşılık geliyor. Başka bir deyişle, aeropresste hazırlayacağınız filtre kahve aslında tek kişiliktir. İkinci bardak için bu demliği yeniden kullanmanız gerekir. 

Aeropress kahve hazırlarken nelere ihtiyaç duyulur?

Aeropressi kısaca bu şekilde tanıttıktan sonra gelelim bu aracı kullanırken nelere ihtiyaç duyacağımız konusuna. Her şeyden önce elbette iyi bir öğütülmüş kahve ve sıcak suya ihtiyaç duyacağız sevgili arkadaşlar. Bu noktada şunu özellikle belirteyim. Çekirdek kahveyi her zaman taze öğüterek kullanmalısınız. Bayat kahve çekirdeklerinden hiçbir zaman iyi bir lezzet alamazsınız. Kahve öğütmek için basit bir kahve değirmeni kullanabilirsiniz. Baharat öğütmek için kullandığınız değirmenleri kahve öğütmek için kesinlikle kullanmamanızı tavsiye ederim. Çünkü aromaları fena halde karışıyor. Sıcak su için 80-90 derece iyidir. Yani kaynar su kullanmıyoruz arkadaşlar. Su kaynadıktan sonra birkaç dakika beklerseniz sıcaklık bu düzeye iner. Çekirdek kahve ve sıcak suyun yanı sıra hassas terazi, mümkünse kronometre ve servis bardağı ya da kupası da ihtiyaçlarımız arasında yer alacak. Bunlar içinde hassas terazi şart değil. Ama başlarda çok işinize yarayacak. Göz aşinalığı kazandıkça buna gerek kalmadan da aeropress kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. 

Aeropress nasıl kullanılır?

Gelelim en önemli konuya. Aeropress nasıl kullanılır diye merak ediyorsanız kısaca anlatayım sevgili arkadaşlar. Öncelikle aeropressin kapağına kağıt filtreyi yerleştirmeniz gerek. Filtreyi yerleştirdikten sonra sıcak suyla üzerini biraz ıslatırsanız aeropressi daha kolay kullanırsınız. Sıcak suyla ıslanan kağıt filtre zemine daha iyi oturur, sızmaları önler. Filtreyi ıslatmadan kullanırsanız kahve çekirdekleri ağzınıza gelebilir. Hazneye kahve çekirdeklerini ekledikten sonra blooming aşamasına geçebilirsiniz. Kahve miktarı olarak 15-17 gram yeterlidir. Hassas terazi kullanırsanız bu ölçüyü kolayca bulursunuz. Göz aşinalığı kazandıkça hassas terazi kullanmanıza gerek kalmaz. Öğütme derecesi ise damak zevkinize göre değişebilir. Öğütülmüş kahveyi koyduktan sonra kahvenin blooming aşamasının gerçekleşmesi için üzerine bir miktar sıcak su döküp 15-20 saniye bekleyin. Bu aşamada fazla acele etmemelisiniz. Çünkü kahve çekirdeklerinin sıcak suyla temasının hemen ardından karbondioksit gazı oluşur. Bu gazın çıkması için bekleme süresine dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde çekirdeklerin bileşimindeki yağ asitleri yeterince çözünmez. Bunun sonucunda kahvenin lezzeti azalır. 

Blooming aşaması tamamlandıktan sonra kalan suyu hazneye dökün. Suyu döktükten sonra aeropressin karıştırıcısını kullanarak veya bir tahta karıştırıcı ile kahvenin suyla iyice karışmasını sağlayın. Kahve sıcak suyun içinde çözündükten sonra filtreleme için hazır hale gelir. Karıştırma süresi için yaklaşık 5 saniye yeterlidir. Bu aşamada zemine doğru fazla baskı uygulamayın ki sızma oluşmasın. Karıştırma işlemini tamamlayıp aeropressin kapağını kapattıktan sonra 20 saniye bekleyin. Ardından aeropressi hızlıca ters çevirip pistonu yavaşça itmeye başlayın. Aeropresste kahvenin demlenmesini sağlayan esas unsur piston üzerinde uygulayacağınız itme kuvvetidir. İtme kuvveti posayı filtreler ve kahve suyunu alt kısma geçirir. Pistonu bir anda iterseniz kahvenin aromasını alamazsınız. Bu nedenle itme işlemini yavaşça yapmanız gerekir. Kol gücünüzün şiddetine göre süzme işleminin süresi değişebilir. Fakat yaklaşık 10 saniye içinde süzmeyi tamamlayabilirsiniz. Ardından kahveyi servis bardağınıza alarak yudumlamaya başlayabilirsiniz. Aeropressi kullanmak işte bu kadar basit. Bunu evde veya ofiste kullanabileceğiniz gibi, dış mekanlarda da rahatlıkla kullanabilirsiniz. 

Aeropress kahve güzel midir?

Açıkçası güzellik son derece muğlak bir kavramdır arkadaşlar. Bildiğiniz gibi damak zevkini etkileyen pek çok unsurdan bahsedebiliriz. Bu unsurlar nedeniyle güzellik hakkında kesin bir sonuca varamayız. Aeropresste hazırladığım kahvenin lezzetini bana soracak olursanız, filtre kahve makinesinde yapılan filtre kahveye göre yavan bulduğumu söyleyebilirim. Benim için en başarılı filtre kahve, iyi bir filtre kahve makinesinde hazırlanmış kahvedir. Diğer kahve demliklerinde hazırlanmış kahveleri bunlarla karşılaştıracak olursam 10 üzerinden 10 puanı bunlara veririm. 8 puanı ya da diyelim ki 8.5’ten 9 puanı moka potta hazırlanmış filtre kahveye veririm. Aeropress kahveye vereceğim puan ise 7 ya da diyelim ki 7.5’ten 8 olur. French presste hazırlanmış kahve ise benden ancak 6 puan alır. Kimse kusura bakmasın, ben French presste hazırlanmış kahveden filtre kahve tadı alamıyorum. Bence bu araç bitki çayı demlemede daha başarılı. French presste hazırlanmış bitki çayı benden 10 puan alır. Çünkü kullanması çok kolay. Üstelik tadı bozmuyor. 

Aeropress kahve bana filtre kahveden çok espresso lezzeti verdi sevgili arkadaşlar. Dolayısıyla benim düşünceme göre bu demlik çeşidi espresso sevenlere lezzetli bir kahve deneyimi yaşatabilir. Özellikle yoğun kıvamda bir espresso için aeropressi rahatlıkla tavsiye ederim. Ki bu durumda vereceğim puan değişir. Dikkat ederseniz, yukarıdaki puanlamayı filtre kahve üzerinden yaptım, espresso için bir şey söylemedim. Aeropresste espresso kahveye vereceğim puan 9 olur. 10 puanı ise iyi bir espresso makinesinde hazırlanmış epsressoya veririm tabii ki de. Bu noktada beni biraz “makineci” bulabilirsiniz. Eh, buna hayır demem! Ağzımın tadını biliyorum çünkü! İyi bir makinenin kahveye vereceği özellikleri diğer demliklerde henüz bulmuş değilim. Eğer puan kırıyorsam, emin olun bir bildiğim var! Espressonun yanı sıra espresso bazlı diğer kahve çeşitleri için de aeropressi kullanabilirsiniz. İster cappuccino olsun, ister latte veya cortado, bu kahve çeşitlerinin espresso bazını hazırlamak için aeropressi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Malumunuz, espresso makinesi her evde veya ofiste bulunmuyor. 

Aeropress kullanmanın püf noktaları nelerdir?

Benim düşünceme göre aeropress kullanmanın ilk ve en önemli püf noktası, kahve çekirdeklerini nasıl öğüteceğinize doğru karar vermekten geçiyor sevgili arkadaşlar. Bildiğiniz gibi, filtre kahve makinesinde orta öğütülmüş kahve çekirdekleri kullanılır. Diğer taraftan moka potta orta, French presste iri kahve çekirdekleri kullanılır. Ben üçünü de denedim. Damak zevkime en uygunu ince öğütülmüş olanlarıydı. Dolayısıyla, moka pot kullanmaya alışkınsanız kahve çekirdeklerini aynı kalınlıkta öğütmenizi tavsiye ederim. Orta ve iri kalınlıkta kahve lezzeti alamadım. French presste yapılmış filtre kahveyi zaten beğenmediğimi yukarıda belirtmiştim. Aeropress için de metal filtreli olanları tavsiye etmiyorum. Bence kağıt filtreler metal filtrelere oranla daha başarılı. Bu nedenle aeropress için en güzel filtrelerin disk şeklindeki kağıt filtreler olduğunu düşünüyorum. Üstelik bunları kullanmak çok daha pratik. Ayrıca temizlik için uğraşmanıza gerek yok. Bununla birlikte, kağıt filtreyi sadece bir kez kullanmak gerektiğini de unutmamalısınız. Çünkü bunlar en başarılı sonuçları ilk ve tek seferde verir. 

Bunların yanı sıra, aeropressi kullanırken özellikle blooming aşamasında acele etmemelisiniz. French press kullanmaya alışkınsanız bu konuda deneyiminiz var demektir. Eğer yoksa 15-20 saniyelik bekleme süresine mutlaka dikkat etmelisiniz. İşi sağlama almak için isterseniz bir kronometre kullanabilirsiniz. Süre bitiminin ardından pistonu kullanmadan önce kahveyi iyice karıştırmalısınız. Ürünün kendisine ait bir karıştırıcısı var. Ama bence tahta kaşık veya tahta karıştırıcı kullanmanız daha iyi olur. Bu sayede kahvenin lezzeti bozulmaz. Ana hazneyi ters çevirdikten sonra uygulayacağınız itme kuvveti ise aeropress kahvenin lezzetini doğrudan etkileyecektir. İtme işlemini örneğin 3 saniye gibi kısa bir sürede yaparsanız ortaya lezzetsiz bir şey çıkar. Bu süre için 10 saniye yeterli. İsterseniz 20-30 saniye arasında da süzme yapabilirsiniz. Kahveyi servis bardağına almadan önce bardağı da sıcak suyla ısıtmanızı tavsiye ederim. Bu sayede ısı kaybı oluşmaz. Ayrıca kahveyi fazla bekletmeden tüketmelisiniz. Sonuçta filtre kahve makinesinde yapılan kahvenin tadı bile 10 dakika içinde bozuluyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler