Bizi Takip Edin

Lifestyle

Çizim Araç ve Gereçleri Alışveriş Rehberi

Yayınlandı

tarihinde

Çizim araç ve gereçleri alışveriş rehberi Ofix Blog'da...

Çizime dayalı bir iş yapıyorsanız, çizim araç ve gereçleri alışverişleriniz, yaptığınız işin niteliğini doğrudan etkileyecektir. En sık kullanılan çizim araç ve gereçleri içinde teknik çizim kalemleri, teknik çizim kağıtları, silgiler, kalemtıraşlar, cetveller, pergeller ve gönyeler ile çizim masaları, gerekli niteliklere sahipse çizimlerde performans ve kaliteyi ciddi ölçüde arttırır. Peki, çizim araç ve gereçleri alışverişlerinde nelere dikkat etmek gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, çizim araç ve gereçleri alışveriş rehberi hazırladık. 

Teknik Çizim Kalemleri

Çizim araç ve gereçleri arasında teknik çizim kalemleri özel bir öneme sahip. Çizim yaparken her şeyden önce çizim türünüze ve yüzeye uygun kalemler seçmelisiniz. Teknik çizimler için özel olarak üretilen teknik çizim kalemlerinin üst kısımlarındaki harfler ve rakamlar, hangi yüzeylerde kullanılabilecekleri hakkında önemli bilgiler sunar. Teknik çizim yaparken doğru özelliklere sahip kalemler seçerseniz, daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz.

Teknik çizim kalemleri, sertlik ve yumuşaklık durumlarına göre B (Black, koyu ve yumuşak), H (Hard, açık renkli ve sert uçlu) ve F (Fine, ne açık, ne de koyu ve sert uçlu) şeklinde üç temel gruba ayrılır. F uçlu kalemler, sayı doğrusunun 0 noktası olarak düşünülebilir. H uçlu kalemlerin sayı doğrusunun solunda yer aldığını düşünebilirsiniz. Bu kalemlerin önündeki rakamlar büyüdükçe uç sertliği ve renk solukluğu artar. B uçlu kalemleri ise sayı doğrusunun sağında düşünebilirsiniz. Bu kalemlerin önündeki rakamlar büyüdüğünde ise koyuluğu ve yumuşaklığı artar.

Mimari çizimler ve grafik çalışmaları için H grubu kalemleri tercih edebilirsiniz. Genel çizimlerde daha çok 2H kalemleri tercih edilir. Makine veya inşaat çizimleri yapacaksanız, 3H kalemleri iyi bir seçim olabilir. Kroki çizimi yapacaksanız, teknik çizim kalemi tercihleriniz F, HB veya B grubu kalemler olabilir. Sert yüzeylerde kullanacaksanız, kaleminizin numarasını yükseltebilirsiniz. Teknik çizim kaleminizin mine ve lata kalitesinin de yüksek olması gerekir. Mine kalitesi yüksek kalemlerde tüm bileşenler iyi bir karışım oluşturur. Lata kalitesi yüksek kalemler ise tek dokudan oluşan kalemlerdir ve kıvrak el hareketlerine kolay uyum sağlar.

Teknik çizim sırasında versatil kalem kullanmayı tercih ediyorsanız, mekanizmasının sağlam ve kaliteli olmasına dikkat etmelisiniz. Ergonomik tutuş özelliğine sahip versatil kalemler, teknik çizim sırasında elinizde oluşan baskıyı azaltır. Eğer alıştığınız bir marka varsa, bu markanın ürünlerini ilk sırada değerlendirebilirsiniz. Kalem alışverişi sırasında marka tercihiniz daima güvenilir markalardan yana olmalı. Kalemlerde kullanılan kimyasal maddeler ciltle doğrudan temas edeceği için, güvenilir olmayan markaların ürünlerinden uzak durmalısınız. 

Teknik Çizim Kağıtları

Çizim araç ve gereçleri içinde teknik çizim kağıtları da özel bir öneme sahip. Aydınger kağıtları, eskiz kağıtları, ozalit kağıtları, yağlı kağıtlar ve muşamba kağıtlar olmak üzere başlıca 5 türü bulunan teknik çizim kağıtları, yapılacak çizimin türüne uygun seçildiğinde başarılı sonuçlar verir. Örneğin, ışıklı kopya yapacağınız çizimlerde aydınger kağıtlarını ilk sırada değerlendirebilirsiniz. Bunlar içinde düz yüzeye sahip olanlarında çini mürekkebi, pürüzlü yüzeye sahip olanlarda ise sert kurşun kalemler kullanabilirsiniz. Işıklı kopya yapmayacaksanız, çini mürekkepli çalışmalarda yağlı kağıtları kullanabilirsiniz. Çizim türünüze göre saydam çizim folyosu veya film kullanmanız da gerekebilir.

Çizim araç ve gereçleri içinde eskiz kağıtlarını, asıl çizime başlamadan önce kullanabilirsiniz. Aydınger kağıtları daha çok asıl çizimlerde kullanılmakta. Çizimlerinizi eğer uzun süreler saklamak istiyorsanız, aydınger kağıtları yerine muşamba kağıtları değerlendirebilirsiniz. Nitekim, muşamba kağıtlarının ömürleri aydınger kağıtlarının ömürlerine oranla çok daha yüksektir. Bununla birlikte, bu ürünlerin yüzeyleri mat olduğu için muşamba kağıtlarıyla üst üste çizim yapmanız mümkün değildir. Üst üste çizim yapmak ve çizimleri ucuza çoğaltmak, hataları kolay temizlemek istiyorsanız saydam teknik çizim kağıtları daha doğru bir seçim olacaktır.

Teknik çizim kağıdı alırken ayrıca, kullanım ömrüne ve saklama koşullarına dikkat etmelisiniz. Ozalit kağıtlarını saklamak oldukça zordur. Işığa, neme ve amonyağa karşı çok hassas oldukları için ömürleri diğerlerine oranla daha kısadır. Rutubetli veya fazla sıcak bir çalışma ortamınız varsa aydınger kağıtları üzerinde çalışma yapmak ve bunları saklamak zor olacaktır. Teknik çizim kağıtlarının bileşiminde kullanılan kimyasallar da ömürlerini kısaltabilmekte. Satın alacağınız teknik çizim kağıtları asidik bir bileşim içermemeli, tümüyle doğal yollardan üretilmiş olmalı.

Piyasada satışı devam eden teknik çizim kağıtlarının birçoğu, fotokopi makinesinde yüksek ısı ve ışığa maruz kaldığında kolayca bozulabilmekte. Yeterince dayanıklı olmayan bir teknik çizim kağıdı kullanırsanız, yüksek ısı ve ışığa maruz kalması durumunda çalışmanız ciddi ölçüde zarar görebilir. Teknik çizim kağıdı satın alırken ürünün aynı zamanda leke tutmadığından ve kolay silinebilir olduğundan emin olmalısınız.

Silgiler ve Kalemtıraşlar

Çizim araç ve gereçleri içinde silgiler ve kalemtıraşlar, çizimlerin kusursuz görünmesinde önemli bir rol üstlenir. Tüm silgiler ve kalemtıraşlar aynı işleve sahip olsa da aralarında nitelik ve kalite bakımından önemli farklar mevcuttur. Nitekim kimi silgiler, fazla baskı uygulamaya gerek kalmaksızın silme işlemini kolayca gerçekleştirebilir. Kimi silgiler ise kağıt yüzeylerde aşınmaya sebep olacak kadar sert bir dokuya sahip olabilir. Yüzeylerde leke bırakan silgiler, yapılan işlerin mükemmelliğine gölge düşürür. Kalemtıraşlar ise ahşap veya kurşun kalemlerin uçlarını kullanım için uygun hale getirir. İyi bir kalemtıraş kullanırsanız, kaleminizi çizime hazırlamakta zorluk çekmezsiniz.

Piyasada en sık rastlanan silgi türleri kauçuk silgi, hamur silgi, plastik silgi ve mürekkep silgisi olmak üzere dörde ayrılır. Bunlar içinde kauçuk silgiler, kauçuk ve ponza karışımından elde edilir. Çizim araç ve gereçleri içinde en sık rastlanan silgi türlerinden biri olan bu silgiler, başlangıçta yüzeyde yayılma oluşturmasa da bir süre sonra yayılma yapabilmekte. Silgiye dayanıklılık özelliği kazandıran ponza ise kağıt yüzeylerde aşınmaya yol açabilmekte. Oysa hamur silgiler, yumuşak bir lastik türünden elde edilir, yüzeylerde iz bırakmaz ve kolay temizlenir. Plastik silgiler, yüzeylerde tortu bırakır ve bu tortuların birleşmesiyle topaklanma oluşur. Mürekkep silgileri ise yüzeylerden mürekkebi temizlemek için kullanılan silgilerdir. Son derece sert olan bu silgiler, kağıtta aşınmaya sebep olabilir.

Kalemtıraşlar da yine çizim araç ve gereçleri içinde dikkatli olunması gereken ürünler arasında yer alır. Piyasada en sık rastlanan kalemtıraş türleri manuel kalemtıraş, kollu kalemtıraş ve hazneli kalemtıraş olmak üzere üçe ayrılır. Tek delikli ve küçük boy kalemtıraşlar, kullanım kolaylığı ve fiyat avantajı nedeniyle daha fazla tercih edilir. Çift delikli kalemtıraşlar ise tercihe göre kalemi daha kısa veya daha uzun ve sivri açmaya imkan tanır. Kalemtıraşı kullandıktan sonra çöplerin etrafa dökülmesini istemiyorsanız, hazneli kalemtıraş kullanabilirsiniz. Kollu kalemtıraşlar ise ofis ortamında hem kullanım kolaylığı, hem de temizlik açısından daha avantajlı olabilir.

Cetveller, Pergeller ve Gönyeler

Çizim araç ve gereçleri içinde cetveller, pergeller ve gönyeler, çizimlerde oluşabilecek olası hesap hatalarını önlemede büyük bir rol üstlenir. Yapacağınız çizimin hatasız ve eksiksiz olması için cetvel, pergel ve gönye alırken bazı konulara dikkat etmeniz gerekmekte. Piyasada T cetveli, yay cetveli, üçgen cetvel, tarama cetveli gibi farklı çeşitlerde pek çok cetvelle karşılaşabilirsiniz. Cetvel alırken her şeyden önce, çiziminizin niteliğine ve ölçeğine dikkat etmelisiniz. Büyük ölçekli çizimler için T cetvellerini kullanabilirsiniz. Çizim masası üzerinde yapılan çizimler için daha ideal olan bu ürünler çelik, alüminyum ve ahşap gibi değişik materyallerden üretilebilmekte. Uzun süreli kullanımlar için çelik T cetveli daha doğru bir seçim olabilir.

Dairesel çizimler için kullanılan pergeller ve açı hesaplamalarında kullanılan gönyeler de yine çizim araç ve gereçleri içinde büyük öneme sahiptir. Uzatma ayaklı pergeller, teknik çizim çalışmaları sırasında kullanım kolaylığı sağlar. Bu ürünlerdeki uzatma ayakları, pergelin daha dengeli şekilde hareket etmesini sağlar. Plastik pergeller, sert bir düşme veya çarpma halinde kolayca kırılabilir. Metal pergellerin dayanıklılığı daha yüksektir. Gönye çeşitleri de yine, farklı materyallerden ve farklı ölçülerde üretilmekte. Gönye almadan önce açı derecelerine dikkat etmeli, seçtiğiniz ürünün açı ölçümlerinize uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz.

Çizim Masaları

Çizim araç ve gereçleri ne kadar kaliteli olursa olsun, iyi bir çizim masası üzerinde kullanılmazsa, istenilen sonucu vermeyebilir. Teknik çizime dayalı bir iş yapıyorsanız, çizimlerinizi mutlaka çizim masası üzerinde gerçekleştirmelisiniz. Çizim masası alırken masanızın ebatına karar vermeli, hangi boyutta çizim yapacağınızı dikkate almalısınız. Masanızın yüzeyi pürüzsüz olmalı. Masa yüzeyinin düz beyaz renk olması, çizim sırasında avantaj sağlayabilir. Desenli tabla kullanırsanız, aydınger ve benzeri çizim kağıtları üzerinde çizim yapmanız zorlaşır.

Çizim masanızın kenar kısımlarının PVC malzemeyle kaplı olması, özellikle T cetveli kullanımı sırasında avantaj sağlar. Bu kısımlarda kayganlığın olması, cetvel kullanımınızı kolaylaştırır ve çizim üzerinde açı farkı oluşmasını önler. Çizim masasında derinlik olarak en az 70 cm yeterlidir. Çizim tablasının ön kısmının yukarıya kalkma özelliğinin olması, kullanıcının çizim sırasında belinde oluşabilecek baskıyı azaltır. Yere paralel bir çizim masası üzerinde çalışırsanız, uzak noktalara ulaşmak için belinizi zorlamak durumunda kalabilirsiniz. Ayarlı tablası olan çizim masaları kullanıcı dostudur. Eğer kağıt üzerine kopya çıkartmanız gerekiyorsa, ışıklı çizim masası çeşitlerini tercih edebilirsiniz. Örneğin kaligrafi ile ilgileniyorsanız, çizim masası tercihinizi ışıklı çizim masası çeşitleri arasından yapabilirsiniz.

Online ofis marketiniz Ofix.com‘da satışı devam eden tüm teknik çizim kalemlerini buradan, teknik çizim kağıtlarını buradan, silgi ve kalemtıraşları buradan, cetvel, pergel ve gönyeleri buradan, çizim masalarını buradan inceleyebilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler