Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Bir Zamanlar Ofçay

Yayınlandı

tarihinde

Ofçay markasının tarihçesini blog sayfamızda bulabilir, Ofçay bardak poşet, demlik poşet ve dökme çay çeşitlerini Ofix.com'dan sipariş verebilirsiniz.

Ülkemizde çay üretimi, 1985 yılına kadar devlet tarafından sürdürülmekteydi. Çay piyasasında tekelin kalkmasıyla birlikte özel çay firmaları kurulmaya başladı. İlk olarak 1987 yılında tüketiciyle buluşan Ofçay ürünleri, sektörde rekabete bağlı olarak kalite artışını sağladı. Aradan geçen 30 yılı aşkın sürede 5 fabrika, 1 çay ve 1 şeker paketleme tesisiyle yıllık 18 bin 500 ton yaş çay işleme kapasitesine sahip olan Ofçay, sektörün önde gelen markalarından biri olmayı başardı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Ofçay tarihinin dönüm noktalarını okurlarımızla paylaşacağız. 

Ofçay’ın Kurucusu Burhan Kasap

1980’lere kadar ülkemizde çay üretiminde tekel sistemi uygulanıyor, buna bağlı olarak sektörde özel girişimlere izin verilmiyordu. 1980’lerde başlayan liberalleşme süreci içinde çay üretiminde uygulanan tekel sistemi 1985 yılında kaldırıldı. Bu kararla birlikte yerli çay üretiminde rekabet kuralları ve kalite standartlarını arttıracak yeni oyuncuların pazara girişi sağlandı. 1985 yılında bir ortağıyla birlikte Burhan Kasap tarafından kurulan Ofçaysan A.Ş., Türkiye’nin ilk özel çay üreticilerinden biri oldu. 2 yıl sonra piyasaya sunulan Ofçay ürünleri, yerli çay pazarında rekabeti ve kalite standartlarını arttırıcı bir rol üstlendi.

Trabzon’un Akçaabat ilçesinde Hakkı Kasap’ın 7 çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya gelen Burhan Kasap, iş hayatına henüz küçük yaşlarda giriş yaptı. Ailesinin diğer üyeleriyle birlikte çeşitli işlerde çalıştıktan sonra mahallede açtıkları fırınla ekmek üretimine başladı. Burhan Kasap‘ın üretimini gerçekleştirdiği ekmekler kaliteli undan yapılıyor, kokusu ve lezzetiyle tüm mahallenin beğenisini kazanıyordu. 1978 yılına kadar Akçaabat’ta fırın işletmeyi sürdüren Burhan Kasap, işleri daha da büyütmek için İstanbul’a yerleşmeye karar verdi. Akçaabat artık kendisine dar geliyor, İstanbul’da bir dükkan açarak toptan gıda sektörüne giriş yapmak istiyordu.

1979 yılında İstanbul’a yerleşen Burhan Kasap‘ın hedefleri büyük, kendine güveni yüksekti. Fırıncılık yaptığı dönemde kurduğu iş ilişkileri sayesinde Yağ İskelesi’nde bir dükkan açtı. Artık toptan gıda sektörüne giriş yapan Burhan Kasap, aynı zamanda sıkı bir çay tiryakisiydi. Pek çok Karadenizli gibi çay konusunda damak zevki yüksek ve bilgisi fazlaydı. 1985 yılında çay üretiminde tekel sisteminin kaldırılması, Burhan Kasap için yeni bir fırsat demekti. Aynı tarihte Trabzon’un Of ilçesinde bir ortağıyla birlikte kurduğu Ofçaysan A.Ş., Türkiye’nin ilk özel çay şirketlerinden biri oldu.

Ofçaysan A.Ş. ve Kasap Ailesi 

Burhan Kasap‘ın çay sektörüne girme kararı, kendisi için olduğu kadar yerli çay sektörü için de önemli sonuçları olacak bir karardı. Fırıncılık ve toptan gıda sektöründe edindiği deneyimler, kaliteli ürünlerin sektörde her zaman öne çıktığını göstermişti. Çay pazarına süreceği ürünler, kalite bakımından en yüksek standartlara sahip olmalıydı. Rekabette öne geçmenin yolu, her şeyden önce kaliteli ürünlerden geçiyordu. Satış başarısı yakalamak adına pazara düşük kalitede ucuz ürün sunmak, kalıcı bir sonuç doğurmazdı. Günde birkaç bardak tüketilen çay gibi bir ürünün kalitesi düşük olursa, çay tiryakilerinin beğenisi kazanması mümkün olamazdı. Bu düşünceler doğrultusunda Burhan Kasap, Ofçaysan A.Ş. ile çay pazarında kalite standartlarını yükseltmenin yollarını araştırmaya başladı.

Kalite standartları konusunda Burhan Kasap, kendisinin tüketmeyeceği bir ürünü pazara sunmamak şeklinde bir ilke benimsedi. Her bardakta mükemmel bir çay keyfi yaşatmak için Ofçay markası, uzman kadrosuyla birlikte bu konuda kısa sürede uzun mesafe kat etti. Ne var ki, ortağı bu sürece ayak uyduramadı ve 2 yıl sonra ortaklıktan çekilme kararı aldı. Çay üretiminde Burhan Kasap, artık yalnız kalmıştı. Fakat çok geçmeden oğlu Ahmet Bülent Kasap’ın yardımıyla işleri yeniden düzene sokmayı başardı.

Bu dönemde henüz 16 yaşında olan Ahmet Bülent Kasap, liseyi yeni bitirmişti ve aslında üniversiteye gitmek istiyordu. Eğitim hayatına devam etmek ile babasına yardım etmek arasında bir süre ikilemde kaldıktan sonra, tercihini iş hayatına girmekten yana kullandı. Ofçay’da çalışmaya en alt kademeden başladı ve adım adım her ayrıntıyı öğrenerek ilerledi. 1994 yılına kadar Ahmet Bülent Kasap, babasıyla birlikte omuz omuza çalıştı. Bir aile şirketi olarak büyüyen şirkete daha sonra Burhan Kasap’ın diğer oğlu Murat Kasap ile kızı Çağla Kasap da katıldılar.

Çay Sektöründe Ofçay

Ofçay’ın büyümesi, 1990’lı yıllarda hızlı bir ivme kazandı. Ofçaysan Çamlıca Filizi, Ofçay Hazine, Ofçay Filiz ve Ofçay Efsane gibi ürünler, bu ilerlemenin esas unsurları oldu. Çay üretiminin bütün kademelerinde; zirvedeki çay bahçelerinde çay toplayanlardan fabrikada harmanlayanlara kadar her kademede emek verenlerin kalite standartlarına uygun şekilde davranmalarına özen gösterildi. Çalışanlar için Ofçay, yalnızca bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi. Çayın lezzetini korumak için gösterilen özen, çayın toplanmasından son tüketiciye sunulmasına kadar her aşamada Ofçay’ın başarısını arttırdı.

Ofçay klasikleri içinde yer alan Ofçaysan Çamlıca Filizi ürünü, geleneksel çay lezzetine gösterilen özen konusunda marka tarihinde önemli bir yer tutmakta. Ofçay’ın çay üretimi alanında yaptığı yatırımlar sayesinde yüksek kaliteli ürünleri arasında bu ürünler, yıldızlı ve nazar boncuklu paketiyle öne çıkmayı başardı. Kendi efsanesini yaratan bu ürünler, çayın harmanına hiç dokunulmadığı ve içeriğinde hiçbir katkı maddesi olmadığını anlatmada Ofçay için önemli bir kilometre taşı oldu.

Ofçay’ın çay sektöründe önemli bir yeniliği de poşet çaylar ile gerçekleşti. Bu dönemde ülkemizde henüz poşet çay kullanımı yaygınlaşmamıştı. Burhan Kasap ve Ahmet Bülent Kasap, Ofçay’ı bir taraftan dökme çaylar alanında lider yapmaya çalışırken, bir taraftan da poşet çaylar için yeni teknolojilerin ülkemizde kullanılmasını istiyorlardı. Bu anlayışla, iplik dikişli poşet çay teknolojisini Türkiye’de ilk olarak onlar uyguladılar. Ardından, hazır çaylar alanında çok önemli bir yenilik olan kış çayı konseptli ürünleri piyasaya sundular. Demlik poşet çaylar ise kullanım kolaylığı bakımından sektörde fark yarattı. Bu sayede Ofçay, başta siyah çaylar olmak üzere çay sektöründe ürün çeşitliliğinin yanı sıra marka bilinirliğini de arttırdı.

“Onlar Çay Bu Ofçay”

Ofçay‘ın reklam ve pazarlama çalışmalarında kullandığı sloganlar arasında “Onlar çay bu Ofçay” sloganı daha fazla ilgi gördü. Ofçay ürünlerinin lezzet ve kalitesiyle farklılaştığı mesajı veren bu slogan, çay tiryakilerine ulaşmada büyük avantaj sağladı. Sektörde aynı zamanda da ilk ticari reklam çalışmalarına öncülük eden Ofçay, reklam ve pazarlama çalışmalarında başarılı bir performans sergiledi. Birbirinden önemli isimlerin yer aldığı reklam filmleri sayesinde çay tiryakilerinin yanı sıra yeni hedef kitlelere ulaşmayı başardı. Tasarımını yenilediği ambalajlarıyla da dikkat çekmeyi başardı.

2018 yılında Ofçay, tüm hisseleriyle birlikte Amerika merkezli Jacobs Douwe Egberts firması tarafından satın alındı. Jacops markasıyla tanınan şirket, Ofçay’ın CEO’luğunu Ahmet Bülent Kasap’ın sürdürmesini istedi. Günümüzde Ofçay 5 fabrika, 1 çay ve 1 şeker paketleme tesisiyle yıllık 18 bin 500 ton yaş çay işleme kapasitesine sahip. Dökme, bardak ve demlik poşet çaylar ile bitki, meyve, yeşil ve form çaylarından oluşan ürünleriyle Ofçay, sektörün önde gelen markalarından biri olmayı sürdürüyor. Ofçay çeşitleri ofislerde ve evlerde en fazla tüketilen çay çeşitleri arasında yer almakta.

Online ofis marketiniz Ofix’te satışı devam eden Ofçay demlik poşet ve bardak poşet çay ile dökme çay çeşitlerini Ofçay marka sayfamızda inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
3 Yorum

1 Yorum

  1. Ahmet

    18 Ağustos 2020 saat 14:25

    Bir zamanlar diğer markalardan daha çok reklamı vardı. Son zamanlarda hiç görmüyorum yada bana denk gelmiyor. Blog yazısı için teşekkürler.

  2. Hakan KARA

    8 Eylül 2020 saat 00:55

    Malesef kalite artık yeterli gelmiyor. Tv ve sosyal medya reklamları olmayınca insanlar ilgilenmiyor yerine reklamlarda gördükleri bir şeye benzemeyen ürünlere yöneliyorlar. Ofçayı tavsiye ederim hiç pişman olmazsınız.

  3. demlik poset cay

    11 Ocak 2021 saat 09:38

    güzel bir yazı

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler