Bizi Takip Edin

Lifestyle

Cam yüzeyler nasıl temizlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Cam yüzeyleri temizleme yolları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Evde veya ofiste cam yüzeylerin temizliği hem sağlık, hem de motivasyon açısından önemlidir. Fakat ne var ki, özellikle kalabalık ofislerde cam yüzeylerin temizliğine yeterince özen gösterildiğini söyleyemeyiz. Cam yüzeyler ofislerin gün ışığından daha etkin şekilde yararlanmasını sağlarken çalışanların motivasyonlarını da arttırır. Oysa temizliği sağlanamamış cam yüzeyler hem sağlık açısından risk oluşturur, hem de çalışanların motivasyonlarını düşürür. Peki, cam yüzeyleri temizlerken nelere dikkat etmek gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, cam yüzeyleri temizleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Cam yüzeyleri temizlemenin püf noktalarını öğrenmek istiyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Cam yüzeylerin temizliği niçin önemlidir?

Toplu yaşam ve çalışma alanlarında temizlik ve hijyenin önemini koronavirüs salgınından sonra daha iyi anladık. Bu gibi alanlarda enfeksiyonlar kolayca yayılırken yüzey temizliği sayesinde pek çok riski ortadan kaldırmak mümkün. Bir ortamda hijyenin olabilmesi için, tüm temizlik kurallarının yerine getirilmesi ve ortamdaki tüm zararlı mikroorganizmaların yok edilmesi gerekir. Ofis ortamında ise temizliği sağlamak çok güç olduğu gibi, hijyeni sağlamak çok daha zordur. Cam yüzeylerin temizliği bu bakımdan, ortamdaki temizlik ve hijyen standartlarına ilişkin önemli ipuçları verir. Cam yüzeylerde biriken kirler ve lekeler, ortamda temizlik ve hijyen standartlarına uyulmadığının en açık göstergesidir. Evlerde veya ofislerde cam yüzeylerin temizliği konusunda gerekli standartlara uyulursa, sağlık ve motivasyon konusunda daha iyi sonuçlar elde edilebilir. 

Cam yüzeylerin temizliği kendimiz ve iş arkadaşlarımızın yanı sıra misafirlerimiz için de çok önemlidir. Evimize veya ofisimize gelen misafirler cam yüzeylerde kir veya leke gördüklerinde bizimle ve işimizle ilgili olumsuz kanaatler geliştirebilirler. Başka deyişle cam yüzeylerin temizliği, kendimize olduğu kadar işimize karşı duyduğumuz saygının da bir göstergesidir. Misafirlerimiz cam yüzeylere baktıklarında yeterince temiz bir görüntü göremezlerse, hem bizim hakkımızda, hem de şirket imajımız hakkında olumsuz duygu ve düşünceler geliştirebilirler. Dahası, temizlik ve hijyen standartlarına ne kadar dikkat edilirse edilsin, bazı yanlış bilgiler ve yanlış uygulamalar nedeniyle istenilen sonuçlar alınamayabilir. Örneğin, cam yüzeylerin temizliğinde gazete kağıdı kullanmak gibi son derece yanlış ve zararlı uygulamalar ülkemizde oldukça yaygın. Bu gibi uygulamalar nedeniyle evlerde ve ofislerde cam yüzeylerin temizliğinde gerekli standartlar maalesef sağlanamıyor. 

Cam yüzeyleri temizleme yolları nelerdir?

Burada paylaşacağımız bilgiler, evde veya ofiste cam yüzey temizliği için kolaylıkla uygulayabileceğiniz bilgilerden oluşmakta. Evde veya ofiste bu yöntemleri uygulayarak daha sağlıklı ve motivasyonu yüksek yaşama ve çalışma alanlarına kavuşabilirsiniz. Ayrıca bu yöntemleri uygulamak için temizlik gününüzü veya saatinizi beklememeli, gerektiğinde uygulamaktan kaçınmamalısınız. Hatta koronavirüs salgınının artarak devam ettiği bugünlerde bu yöntemleri günlük rutinlerinizin bir parçası haline getirebilirsiniz. Cam yüzeyleri temizleme yolları ile aynı zamanda koronavirüsün yayılma hızını yavaşlatabilirsiniz. 

Temizlik için doğru ürünleri seçmelisiniz.

Cam yüzeylerin temizliği, doğru temizlik ürünleri kullanıldığında kolayca yapılabilecek bir iştir. Bu nedenle, cam yüzeyleri temizleme yolları arasında ilk sırada temizlik için doğru ürün seçimini değerlendirebilirsiniz. Cam yüzeyleri temizlemek için cam yüzey temizleyici ve cam bezi kullanabilirsiniz. Bu ürünlerin yanı sıra mikrofiber bez, temizlik süngeri, temizlik eldiveni ve bulaşık deterjanını da cam yüzeylerin temizliğinde kullanabilirsiniz. Bazı durumlarda çekçek kullanmayı da tercih edebilirsiniz. Cam yüzey temizliğinde eğer deterjan veya cam temizleyici kullanmak istemiyorsanız, doğal yöntemlerden de yararlanabilirsiniz. 

Cam yüzeylerin temizliği için genel yüzey temizleyiciler uygun olmayabilir. Cam yüzeylerin temizliği için özel olarak üretilen cam yüzey temizleyiciler, yüzeylerin daha parlak görünmesini sağlayan özel birtakım bileşenlere sahiptir. Genel yüzey temizleyicilerde bu özellik bulunmadığı gibi, fazla köpürme nedeniyle cam yüzeylerin temizlenmesini zorlaştırdıkları da söylenebilir. Aynı şekilde, bulaşık deterjanı da cam yüzey temizliğinde güzel sonuçlar vermeyebilir. Nitekim bulaşık deterjanları fazla köpüren ve durulama isteyen ürünlerdir. Oysa cam yüzey temizleyiciler köpürme yapmadığı gibi, durulama olmaksızın kullanılabilmekte. Dahası, cam ocak temizliği için de yine doğru ürünleri seçmelisiniz. Cam ocak temizliği için özel olarak üretilen cam ocak temizleyici çeşitleri, bu iş için daha uygun bileşenlere sahiptir. Sıradan bulaşık deterjanları cam ocak temizliğinde başarılı sonuçlar vermez. 

Temizliğe önce lekelerden başlamalısınız.

Cam yüzeyleri temizleme yolları konusunda etkin sonuçlar almak için cam yüzey temizliğine önce lekelerden başlamalısınız. Cam yüzeylerde en çok su, çay, kahve ve yağ lekeleri birikir. Bunlar içinde en kolayı su lekeleridir. Yağ lekeleri ise daha çok mutfaktaki cam yüzeylerde görülür. Evde veya ofiste kullandığınız cam yüzeyler üzerinde yağ lekeleri oluşmuşsa, bu lekeleri asidik özelliği yüksek yağ çözücüler ile temizlemelisiniz. Sıradan cam yüzey temizleyiciler yağ lekelerini çıkarmada yetersiz kalabilir. Cam yüzeyler eğer ahşap gövdeyle birlikte kullanılıyorsa, yağ çözücüleri ahşap yüzeylere uygulamamalısınız. Çünkü bu ürünler ahşap yüzeyler üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Leke çözücüleri kullanırken bu gibi asidik bileşiklerin cildinizle temasını kesmek için mutlaka temizlik eldiveni kullanmalısınız. Cam yüzeylerde oluşan su, çay, kahve lekeleri içinse cam temizleyicileri değerlendirebilirsiniz. 

Önce iç, sonra dış yüzeyleri temizlemelisiniz.

Cam yüzeyleri temizleme yolları içinde leke temizliğinin ardından yüzey temizliğine iç yüzeyden başlayabilirsiniz. Cam yüzeylerin iç tarafı, dış tarafına oranla daha temizdir. Temizliğe iç taraftan başlarsanız, dış tarafın yeterince temizlenip temizlenmediğini kolayca anlayabilirsiniz. Böyle yapmak yerine temizliğe dış yüzeyden başlarsanız, yüzeyin yeterince temizlenip temizlenmediğini anlamanız zorlaşır. Aynı zamanda da temizlik bezinizin daha çabuk kirlenmesine yol açmış olursunuz. Cam temizliği için eğer temizlik bezleri yerine gazete kağıtlarını tercih ediyorsanız, bunun hiç de sağlıklı ve ekonomik bir çözüm olmadığını belirtelim. Gazete kağıtları, yüzeyde kalan nemi hızlı emer, fakat yüzeyin kirlenmesine yol açar. Üstelik, sürtünmeyle oluşan elektriklenme nedeniyle tozları cama çeker. Cam yüzey temizliğinde iç veya dış yüzeyler için gazete kağıdı yerine mikrofiber bez kullanmayı tercih etmelisiniz. 

Cam yüzeyleri dairesel hareketlerle daha kolay temizleyebilirsiniz.

Cam yüzeyleri temizleme yolları içinde dairesel hareketler büyük avantaj sağlar. İster pencere camı olsun, isterse banyo aynası, dairesel hareketlerle yapacağınız temizleme işleri cam yüzeylerde daha başarılı sonuçlar verir. Çünkü dairesel hareketler, temizlik sırasında kullandığınız ürünlerin yüzeyde eşit dağılımını sağlar. Ve aynı zamanda da sürtünme sırasında oluşan ısıyla birlikte buharlaşmasını kolaylaştırır. Cam yüzey temizliği sırasında mikrofiber bezinizin üzerine deterjan dökmeyi veya fısfıs kullanmayı tercih edebilirsiniz. Her iki durumda da dairesel hareketlerle cam yüzeylerin daha etkin şekilde temizlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu noktada ayrıca, yüzeyin sadece orta kısmına odaklanmamalısınız. Cam yüzeylerin her tarafını temizlediğinizden emin olmalısınız. Eğer temizlik sırasında dairesel hareketler yaparsanız, tüm yüzeyi daha kolay şekilde temizleyebilirsiniz. 

Cam yüzeylerde nem bırakmamalısınız.

Temizliği zorlaştıran konular arasında nemin etkisi büyük. Cam yüzeylerde yapılan temizlik işleri sırasında ortam sıcaklığına dikkat etmelisiniz. Sıcak ortamlarda yapılan cam yüzey temizliği, yüzeyin hızlıca kurumasına ve leke oluşmasına yol açabilir. Fakat serin ortamlarda yapılan cam yüzey temizliği de yüzeyde kalan nem nedeniyle cam yüzey temizliğinden istenilen sonucun alınmasını engelleyebilir. Cam yüzey temizliği sırasında ortamda buhar oluşumu varsa, bu da yine yüzeyde leke oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle, mutfak ve banyo gibi ortamlarda cam yüzey temizliği diğer ortamlara göre daha zordur. Cam yüzeyleri temizleme yolları içinde yüzeydeki neme dikkat ederseniz daha başarılı sonuçlar alabilirsiniz. Temizliğin ardından yüzeydeki tüm nemi kuru bir mikrofiber bez yardımıyla alabilirsiniz. Bu sayede cam yüzeyler daha parlak ve lekesiz görünür. 

Cam yüzeyleri temizlerken doğal yöntemlerden yararlanabilirsiniz.

Cam yüzeyleri temizlemek için piyasada pek çok ürün bulabilirsiniz. Fakat bu ürünleri tercih etmiyor ve cam yüzeyleri doğal yöntemlerle temizlemek istiyorsanız, bir miktar su ve sirke işinizi görür. Sirke kokusunun cam yüzeylerden kolayca gitmesi için yüzeyi sirkeli suyla sildikten sonra bir kez de sirkesiz suyla silebilirsiniz. Ayrıca, temizlik suyunuz kireç barındırmamalı ve suyunuzu değiştirmek için fazla beklememelisiniz. Aksi durumda, camlarınız yeterince temizlenmez, yalnızca kirler yer değiştirmiş olur. Cam yüzeylerde oluşan basit tozlar için de yine güçlü asidik bileşikler kullanmanıza gerek yok. Sirkeli suda beklettiğiniz nemli bir bezle üzerinden geçerek basit tozlardan kurtulabilirsiniz. Yüzeyde nem kalmaması için bir kez de kuru bir bezle üzerinden geçmeniz yeterli olacaktır. 

Editörün Tavsiyesi: Camsil Matik Cam Temizleme Spreyi 500 ml

Cam yüzeyleri temizleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Ofix kullanıcılarının en çok sipariş verdiği cam temizleme ürünü olan Camsil Matik cam temizleme spreyi 500 ml ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Pencere camının yanı sıra tüm cam yüzeylerde kullanabileceğiniz bu ürünler, yüzeyleri temizlerken iz bırakmamakta. Özel bileşimi sayesinde cam yüzeylerde mikrop barınmasını engelleyen bu ürünler, aynı zamanda da pratik kullanım imkanı sunmakta. Bu sayede, cam yüzey temizliğinde harcanan süreyi kısaltmakta. Ev dışı ortamlarda ofis temizliğinin yanı sıra araba temizliğinde de kullanabileceğiniz bu ürünler, cam yüzeylerdeki lekelerin kolayca çözünmesini sağlıyor.  

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

İş Güvenliği: Plaza Hayatında Fark Etmeden Biriken Riskler

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur.
Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.

Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.

Gün içinde başına gelenleri düşün.
Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.

Mesela masa altındaki kablolar…
İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.

Ya da sandalye…
“Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.

İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.

İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.

Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.

Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası.
Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.

Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.

Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez.
Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.

Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez.
Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.

Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil,
gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden her iki beyaz yakalıdan biri “ben bunu daha ne kadar yapacağım?” diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Sabah alarm çalıyor.
Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.

Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun.
Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.

Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor.
Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.


İş sandığımızdan daha fazlası

Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor.
İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.

Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun.
Bir katkın olsun.
Birileri fark etsin.

O yüzden iş sadece iş olmuyor.
Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.

Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.


“Biraz daha dayan” hali

İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor:
Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.

Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.

Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor.
Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun.
Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.

Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor:
“Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”


Gün bitiyor ama iş bitmiyor

Eskiden iş çıkınca iş biterdi.
Şimdi sadece mekan değişiyor.

Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj düşerse cevaplanıyor.
“Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.

Bir de hayatın kendisi var.

Ev, sorumluluklar, yapılacaklar…
Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun.
Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.

Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.


İçten içe bir şeyler eksik

En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil.
Karşılığını alamadığını hissetmek.

Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun.
Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.

Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun.
Ve o an şunu düşünüyorsun:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin.
Ama bunu anlamak zaman alıyor.


“İstifa” dediğimiz şey

Dışarıdan bakınca basit:
“İşi bırakmış.”

Ama içeride olan şey biraz daha farklı.

Bu karar genelde bir anda verilmiyor.
Biriken şeyler var.

Yavaş yavaş uzaklaşmak,
kendini geri çekmek,
eskisi kadar önemsememek…

Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.

O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil.
Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.


Aynı döngü, aynı yorgunluk

Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.

Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek,
ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek,
ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…

Ve en önemlisi,
hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.

İşte bu his biriktiğinde,
insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.


Asıl mesele

Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.

Kimse çalışmaktan kaçmıyor.
Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.

İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.

Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa,
orada bir problem var.

O yüzden mesele şu değil:
“İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”

Asıl mesele şu:
İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?

Okumaya Devam Et

Trendler