Bizi Takip Edin

Lifestyle

Çocuğunuzun Okul Çantasında Olması Gereken Hijyen Ürünleri

Yayınlandı

tarihinde

Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Okullar ne kadar dezenfekte edilirse edilsin, çocuğunuzun temizlik ve hijyen konusunda gereken özeni göstermemesi salgına yakalanmasına yol açabilir. Eğitim kurumlarında hijyen şartlarının geliştirilmesi okul yönetiminin yanı sıra ebeveynleri de yakından ilgilendiren bir konudur. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri, salgının yayılmasını önlemede büyük fayda sağlayabilir. Bu ürünlerin neler olduğunu bilir ve çocuğunuzun bunları kullanıp kullanmadığını takip ederseniz, yüz yüze eğitim sürecinde çocuğunuzu ve ailenizi daha etkin şekilde koruyabilirsiniz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Maske

Listemizin ilk sırasında, koronavirüsle mücadelenin en önemli unsurlarından biri olan maske var. Salgının başladığı günden bu yana en etkili korunma yollarından birinin maske takmak olduğu sıkça vurgulandı. Korona döneminde hayatımızın merkezine yerleşen maskeler, çocukları koronavirüsten korumak için de çok önemli bir araç durumunda. Yüz yüze eğitimin yeniden başlayacak olması, çocuklarda maske kullanımı ile ilgili endişeleri kamuoyunun gündemine getirdi. Maske kullanımıyla ilgili yapılan bilimsel araştırmalara göre doğru maske kullanımı, koronavirüsün bulaşma riskini yüzde 80’e kadar azaltmakta. Yanlış maske kullanımı ise salgının yayılmasını önleyemiyor. Doğru maske kullanımında en önemli konu, maskenin çene ve burun bölgesini tam olarak kaplamasıdır. Oysa özellikle sıcak yaz günlerinde daha iyi nefes almak adına maskelerin çene altında kullanıldığını veya hiç takılmadığını çevremizde görebiliyoruz. Maskenin yalnızca ağzı kapatmasının yeterli olduğu düşüncesi, virüsün yeni varyantlarına karşı risklerin artmasına yol açıyor. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri içinde ilk sırada yer alan maske konusunda çok dikkatli olmalısınız. 

Yüz yüze eğitim sırasında çocuğunuzun salgına karşı kendisini iyi koruyabilmesi için yüz yapısına uygun bir maskesinin olması şart. Doğru maske kullanımında yüz ile maske arasında boşluk bulunmamalı. Bu nedenle, yetişkinlerin kullandığı maskeler çocuklar için uygun olmayabilir. Çocuğunuzun maskesi burun ve çene bölgesini tam olarak kapatmıyorsa, bu kısımda oluşan boşluk nedeniyle bazı riskler gündeme gelebilir. Çocuk maskesi söz konusu olduğunda telli maskeler, diğer maskelere oranla daha doğru bir seçimdir. Çocuğunuz eğer bez maske istiyorsa bu ürünlerin zararlı olabileceğini kendisine uygun bir şekilde anlatmalısınız. Çünkü bez maskeler, sıcak havalarda artan terlemeyle birlikte ağız ve çevresinde yoğun miktarda nem birikmesine yol açar. Maske bezi olarak kullanılan kumaşların maalesef pek çoğu terletici özelliklere sahip. Boyanmış maskeler ise bu konuda çok daha kötü bir noktada. Boyanmış maskeler daha fazla terleme yarattığı gibi, boya maddelerinin ciltle teması da sakıncalıdır. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri içinde maske tercihinizi tek kullanımlık telli maskelerden yana yapabilirsiniz. 

Sıvı Sabun

Günümüzde okulların hemen hepsinde sıvı sabun kullanılmakta. Katı sabunlara oranla sıvı sabunlar, kalabalık ortamlarda temizlik ve hijyen konusunda daha yüksek bir koruma sağlıyor. Fakat okul tuvaleti gibi çok sayıda kişinin kullandığı alanlarda kişiye ait temizlik ve hijyen ürünlerinin kullanılması daha doğrudur. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri içinde sıvı sabun, çocuğunuzun el yıkama ihtiyacını sağlıklı şekilde karşılamasını sağlar. Çocuğunuz için eğer iyi bir sıvı sabun alır ve okul çantasında bulundurmasını sağlarsanız, el hijyeninin yanı sıra cilt sağlığı açısından da daha faydalı sonuçlar elde edebilirsiniz. Başta maliyet olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı kalabalık ortamlarda, cilt sağlığı açısından gerekli niteliklere sahip olmayan sıvı sabunlar tercih edilebiliyor. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri içinde iyi bir sıvı sabuna yer verirseniz çocuğunuz, el hijyeninin yanı sıra cilt sağlığını da etkin şekilde koruyabilir. Çocuğunuzu hijyen standartlarını sağlamayan, ellerde kaşıntı yapan, kızarıklığa yol açan ucuz ve kalitesiz sıvı sabunlardan uzak tutmalısınız. 

El Dezenfektanı

Korona döneminde günlük hayatımızın doğal bir parçası haline gelen el dezenfektanı da çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri arasındadır. Patojen mikroorganizmaların temas yoluyla enfeksiyona yol açmasını önleyen el dezenfektanları, korona döneminde talebi en fazla artan ürün gruplarından biri haline geldi. Çocuğunuz okulda herhangi bir nedenle su ve sabuna ulaşamadığı durumlarda ellerini dezenfekte etmek için el dezenfektanına kolayca ulaşabilmeli. Dezenfektanlar arasında özellikle alkol bazlı olanları bakteri ve virüslere karşı etkin bir koruma sağlar. Dezenfektan alkol ve alkol bazlı el dezenfektanı çeşitlerinin etkisi diğer dezenfektanlara oranla daha yüksektir. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri arasında el dezenfektanı ile çocuğunuzun el hijyenini korumasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz kendi el hijyenini koruduğu ölçüde bakteri ve virüslerin başkalarına yayılmasını önlemiş olur. Piyasada farklı tür ve markalara ait çok sayıda el dezenfektanı bulabilirsiniz. Dezenfektanların içeriği markalara göre çok az değişse de patojen mikroorganizmaları etkisiz hale getirmede hepsi başarılıdır. 

Yüzey Temizleyici

6 Eylül’e kadar tüm okullarımızda temizlik ve hijyen standartlarını yükseltmek için ilgili makamlar tüm olanakları seferber etmekte. Okul temizliği için kullanılan hijyen malzemeleri ve sanitasyon ürünleri, dezenfeksiyon işleri sırasında etkin çözümler sağlıyor. Fakat ne var ki, yüz yüze eğitim nedeniyle okullarda oluşacak hareketlilik sonucu temizlik ve hijyen standartlarını korumak güç olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri arasında bir adet yüzey temizleyiciye yer verebilirsiniz. Çocuğunuz okula gittiğinde kendi kullanım alanını kendisi temizlerse hem kendisini daha güvende hisseder, hem de korona korkusunu daha etkin şekilde yener. Hijyen ürünleri denildiğinde birçok kişinin aklına tuvalet hijyen ürünleri gelir. Oysa hijyen sadece tuvalet temizliğiyle ilgili bir konu değildir. Çocuğunuz okuldayken zamanının büyük bir bölümü sınıfta sıra ve sandalyesinde geçirecektir. Bu kısımların temizliğini kendisi sağlarsa hijyen konusunda kafasında herhangi bir soru işareti kalmaz. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri arasında yüzey temizleyici sayesinde ona çok güzel bir temizlik alışkanlığı kazandırabilirsiniz. 

Islak Mendil

El ve yüzey temizliğinde en sık kullanılan ürünlerden biri olan ıslak mendiller, su ve sabuna ulaşmanın zor olduğu durumlarda temizlik ve hijyen konusunda pratik çözümler sunabiliyor. Kişisel hijyen ürünleri arasında ıslak mendiller en çok el ve ağız temizliğinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra masa ve çekmece temizliği ile yüzey temizliğinde de ıslak mendillerden yararlanıldığını görüyoruz. Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri arasında ıslak mendiller dezenfektan ve yüzey temizleyiciye ulaşma imkanı olmayan durumlarda temizlik ve hijyen konusunda pratik çözümler sağlayabilir. Islak mendillerde kullanılan özel losyonlar sayesinde çocuğunuz ferahlık hissi alır ve bu durum motivasyonunu yükseltebilir. Özellikle doğal çam ağacı ve lavanta kokusu bu konuda oldukça etkilidir. Çocuğunuz sıra ve sandalyesini yüzey temizleyici ile temizleyemeyecekse en azından ıslak mendille temizleyebilir. Bu temizliği günlük olarak yaparsa, kullandığı alanda tozu ve kiri önleyerek daha sağlıklı vakit geçirebilir. Islak mendiller ayrıca, yemek yerken oluşan lekeleri temizlemede de faydalı olabilir. 

Kağıt Mendil

Çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri arasında yer alan bir diğer ürün de kağıt mendildir. Kişisel hijyen ürünleri arasında kağıt mendiller en çok el, ağız ve burun temizliğinde kullanılır. Çocuğunuz okulda maske takacağı için ağız ve burun çevresinde doğal olarak nemlenme oluşacaktır. Bu nemi temizlemek için doğrudan ellerini kullanmaması gerekir. Çocuğunuzun çantasında bulunduracağınız bir kağıt mendil, yüzünde oluşan nemi kolayca ve hijyenik şekilde temizlemesini sağlar. 4 saatten fazla kullanılan maskelerin etkisi azaldığı için çocuğunuz maskeyi değiştirmek için de yine kağıt mendil kullanabilir. Maskeyle doğrudan temas etmek yerine kağıt mendil sayesinde değişimi sağlayabilir. Kullanılmış maskeyi çöpe atmadan önce kağıt mendille sarmak gerekir. Bu gibi güzel davranış şekilleriyle çocuğunuz, kendisine olduğu kadar başkalarına da saygılı olmayı öğrenir. Kağıt mendil ayrıca, okulda el veya yüzey temizliği yaptıktan sonra kalan nemi gidermek için de faydalı olabilir. Çocuğunuz eğer ellerinin veya etrafın nemli kalmasından hoşlanmıyorsa, kağıt mendil kullanarak kendisini daha iyi hissedebilir. 

Okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri Ofix’te!

Her yıl olduğu gibi bu yıl da okulların açılmasına kısa bir süre kala okul alışverişleri piyasada bir hareketlilik yarattı. 6 Eylül’de başlayacak yüz yüze eğitim için veliler bir taraftan klasik okul ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken, bir taraftan da hijyen ihtiyaçlarına kaliteli ve ekonomik çözümler bulmaya çalışıyor. Ofislerin sarf malzemesi ihtiyaçlarına kaliteli ve ekonomik çözümler üreten Ofix’te, çocuğunuzun okul çantasında olması gereken hijyen ürünleri konusunda birbirinden güzel seçenekler bulabilirsiniz. Sitemizde satışını yaptığımız maske, sıvı sabun, el dezenfektanı, yüzey temizleyici, ıslak mendil ve kağıt mendiller içinde çocuğunuz için en uygun olanlarını seçebilirsiniz. Ofix’te kullanıcılarımıza kaliteli ve ekonomik ürün seçenekleri sunarken ihtiyaçlarını kısa sürede karşılamalarını sağlıyoruz.  Sitemizde satışı devam eden tüm temizlik ve hijyen ürünlerini temizlik ürünleri kategorimizde inceleyebilirsiniz.  

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler