Bizi Takip Edin

Lifestyle

Çocuklara su içme alışkanlığı nasıl kazandırılır?

Yayınlandı

tarihinde

Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları Ofix Blog'da...

Günlük düzenli su tüketiminin metabolizma açısından önemi büyük. Vücudumuzda birçok doku ve sistem, görevlerini düzgün şekilde yerine getirmek için suya ihtiyaç duyuyor. Günlük su tüketimine aslında tüm yaş gruplarının dikkat etmesi gerekir. Çocuklarda ise bu konu çok daha kritik bir öneme sahip. Çünkü çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini sağlıklı sürdürebilmeleri için su içme alışkanlığını erken yaşlarda kazanmaları şart. Gün içinde yeterince su tüketmeyen çocuklarda dolaşım ve bağışıklık sistemi gelişemez. Beyin gelişimi sağlıklı ilerlemez. İçinde bulunduğumuz yaz dönemi, çocuklara su içme alışkanlığı kazandırmak için güzel bir fırsattır. Yaz aylarında yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da su tüketme isteği doğal olarak artar. Bu alışkanlığı kazandırmak için nelere dikkat etmeniz gerektiğini bilirseniz süreci daha kolay ve keyifli hale getirebilirsiniz. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Çocuğunuza henüz su içme alışkanlığı kazandıramadıysanız, bu yöntemler sayesinde güzel sonuçlar alabilirsiniz. 

Çocuğunuzun niçin su tüketmek istemediğini anlamaya çalışmalısınız.

Çocukların su tüketmek istememelerinin birçok nedeni olabilir. Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde ilk olarak çocuğunuzla yaşına uygun bir iletişim kurmalısınız. Çocuğunuza su içme alışkanlığı kazandırmaya henüz bebeklik döneminden başlayabilirsiniz. Bebeğiniz ek gıdalara geçtiği dönemden itibaren öğün aralarında su tüketebilir. 1 ile 3 yaş arasındaki çocukların günlük su tüketim ihtiyacı 4 bardak düzeyindedir. Ek gıdalara başladığı dönemde su içmeye alışan çocuklar, 3 yaşına kadar günde 4 bardak su içmekte zorluk çekmezler. Ancak herhangi bir nedenden dolayı çocuğunuz su içmede zorluk çekiyorsa, 1 ile 3 yaş arası dönem su içme alışkanlığı konusunda zorlu bir sürece sahne olur. 4 ile 6 yaş arasındaki çocukların günlük su tüketim miktarları 5 bardak düzeyindedir. 4 yaşından önce günde 4 bardak su tüketmeye alışan çocuklar bu geçişi daha kolay sağlar. Fakat 4 yaşındaki çocuğunuz günde 5 bardak su tüketmek istemiyorsa öncelikle bu durumun esas nedenini öğrenmeye çalışmalısınız. 

Çocuğunuzun su içmek istemeyişinin esas nedenini bilirseniz, bu nedeni ortadan kaldırmanız mümkün olur. Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları bağlamında diğer yöntemlerin başarı şansı böylelikle artar. Bazen çocuklar suyu başkasının içirmesinden rahatsız olur, kendileri içmek ister. Böyle bir durumda çocuğa imkan sağlamak, üzerine su dökmesinden endişe etmemek gerekir. Çocuğunuz yanlış yapa yapa doğru davranışları öğrenecektir. Kas becerileri geliştikçe suyu dökmeden içebilir. Bu süreçte yapacağınız yanlış müdahalelerin çocuğunuzu sudan soğutması mümkündür. Bu durumda sorun çocuğunuzdan değil, sizden kaynaklanıyor demektir. 6 yaşına kadar günlük düzenli su tüketim alışkanlığı kazanan çocuklar, sonraki süreçlere daha kolay uyum sağlar. Nitekim 9 ile 13 yaş arasındaki çocukların günlük tüketmeleri gereken su miktarı 6-7 bardak düzeyindedir. 14 ile 18 yaş arasında bu miktar 7-8 bardak düzeyine çıkar. Dolayısıyla çocuğunuza erken yaşta su içme alışkanlığı kazandırırsanız sonraki süreçler sağlıklı ilerler. 

Suya erişimini kolaylaştırmalısınız.

Bebekler ortalama 11. aydan itibaren adım atmaya başlar. 12 ile 18. ay arasında yürümeye başlarlar. Bu zaman diliminde çocukların çevrelerine olan merakı artar. Gördükleri şeylere dokunmak, onları tanımak isterler. Çocuğunuz hangi dönemde olursa olsun suya erişmek istemişse bunu engellememelisiniz. Aksine, suya erişimini kolaylaştırarak su içme alışkanlığı kazanmasına yardımcı olmalısınız. Daha ileri yaş gruplarında da çocuklar suya erişmek istediklerinde sıkıntı çekmemeli. Örneğin damacana su kullanıyorsanız çocuğunuz damacanadan su almada zorluk çekebilir. Oysa kendisine ait bir su kabı olursa durum değişir. Üstelik su kabına kendisinin erişmesi onu daha da mutlu eder. Suya erişim güçlüğü yaşayan çocukların su içme davranışından kaçınmaları doğal ve yaygın bir durumdur. Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde erişimi kolaylaştırmak, su içme alışkanlığının pekişmesini sağlar. Evde olduğu gibi ev dışı ortamlarda da çocuğunuz suya erişim konusunda sıkıntı çekmemeli. Güzel bir su kabı olursa su içme alışkanlığı daha da pekişir. 

Çocuğunuza örnek olmalısınız.

Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde en önemlilerinden biri de rol modelliğidir. Nitekim çocuklarda rol modelliği pek çok bakımdan gerekli ve faydalıdır. Çocuklar 2 yaşa kadar anne ve babalarını rol modeli olarak görürler. Kendilerini onlarla özdeşleştirirler. 2 yaşından sonra çevrelerine yönelik ilgileri artar. Başka rol modelleri edinirler. Çocuklarda su içme alışkanlığı 2 yaşına kadar anne ve babanın büyük sorumluluğunu gerektirir. Çünkü çocuğun bu dönemdeki rol modeli kendi ebeveynidir. Çocuğunuz sizi su içerken gördüğünde, su içmeye yönelik doğal bir ilgi duyar. Bu nedenle, 2 yaş altındaki çocuğunuz su içmek istemediğinde mutlaka sizi su içerken görmesini sağlayın. 2 yaşın üzerindeki çocuklar için ise abi, abla veya çevrelerindeki diğer kişilerin de iyi bir rol modeli olması mümkündür. Çocuğunuz çevresinde düzenli şekilde su tüketen kişiler gördükçe su içme alışkanlığını daha kolay kazanacaktır. Ancak çevresinde rol modeli olabilecek kimse yoksa su içme alışkanlığı kazanması zorlaşır. 

Suyu lezzetli hale getirebilirsiniz.

Bazı çocuklar su içmeye henüz alışmadıkları için suyun tadını beğenmez. Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde bu gibi durumlarda suyu lezzetli hale getirebilirsiniz. Örneğin suyun içine katacağınız birkaç dilim mevsim meyvesi suyun lezzetini arttırır. Bazı durumlarda meyve yerine birkaç damla limon ve nane yaprağı bile yeterli olur. Taze meyvelerle lezzeti artan suyu çocuklar daha severek tüketir. Çocuklarda su tüketimi hassasiyet gerektiren ciddi bir konudur. Bu süreçte sabırlı olmalı, çocuğunuzun suya alışması için ona zaman tanımalısınız. Sevdiği meyvelerle tatlandırılmış sular çocuğunuzun su tüketim miktarını doğal olarak arttırır. Ancak bununla birlikte, suyun içine beyaz şeker veya diğer sentetik tatlandırıcıları karıştırmamalısınız. Bu tür tatlandırmalar çocuğunuzun şeker metabolizmasına zarar verebilir. Ayrıca çocuğunuzun meyveli su tüketimini de takip etmelisiniz. Suyu vermeden önce meyveleri mutlaka süzmelisiniz. Aksi durumda ne yazık ki meyve parçalarını boğazına kaçırabilir. Ve bu da boğulma riski yaratır. 

Su içmeyi eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde en etkili yöntemlerden biri de su içmeyi eğlenceli hale getirmektir. Çocuk gelişiminde oyunların bu bağlamda ayrı bir önemi var. Nitekim oyunlar, çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini hızlandırır. Oyun sırasında çocukların sadece motor becerileri gelişmez. Aynı zamanda da duygusal ve zihinsel gelişimleri söz konusudur. Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde su içmeyi bir tür oyuna dönüştürebilirsiniz. Özellikle 4 yaşın altındaki çocuklar bu tür oyunları çok eğlenceli bulur. Çocuğunuz için satın alacağınız güzel bir matara bile su içmesini eğlenceli hale getirmek için bazen yeterli olur. Matara üzerinde sevdiği çizgi film karakterlerinin görselinin olması eğlence miktarını arttırır. 8 yaş ve üzerindeki çocuklar için evde küçük birtakım organizasyonlar yapmak faydalı olur. Bu bağlamda kardeşlerin birbirlerine örnek olmaları da faydalıdır. Çocuğunuz büyüdükçe su içmenin faydaları konusunda daha yüksek bir bilinç taşımaya başlar. Böylelikle oyuna gerek duymaksızın su ihtiyacını kendisi karşılar. 

Sofranızda gazlı içecek bulundurmamalısınız.

Hangi yaşta olursa olsun çocukların gazlı içeceklere ilgisi bazen çok yüksek düzeylere çıkıyor. Genel olarak baktığımızda ebeveynler gazlı içecekler konusunda eskiye oranla artık daha bilinçli. Gazlı içecekleri ödül amaçlı kullanmanın zararlarını artık daha fazla ebeveyn biliyor. Ancak yine de bu içecekler zaman zaman sofralarda yer bulabiliyor. Sofranızda gazlı içecek varsa çocuğunuzu bundan uzak tutamazsınız. Siz gazlı içecek tüketirken çocuğunuzun su tüketmesini beklemeyin. Böyle yaparsanız çocuğunuz suya karşı doğal bir uzaklaşma davranışı geliştirir. Bu da belki hayatı boyunca su içmekten keyif almamasına neden olur. Çocuğum su içmiyor diye şikayet eden ebeveynlerin yemek yerken gazlı içecek tüketmemeye özellikle dikkat etmeleri lazım. Sofranızda gazlı içecek olduğu sürece çocuğunuz suya değil, gazlı içeceğe ilgi gösterir. Oysa sofrada kazanacağı doğru su içme alışkanlığı hayatı boyunca devam eder. Nitekim suyu oturarak ve yavaş içmek en sağlıklı tüketim şeklidir. Bu alışkanlığı küçük yaşlarda kazanırsa ileride çok daha sağlıklı bir hayat sürdürür. 

Çocuğunuzu su içmeye zorlamamalısınız.

Çocuklara herhangi bir davranış şeklini kazandırmada zorlamanın hiçbir fayda sağlamadığı bilimsel bir gerçektir. Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları içinde hiçbir zaman zorlama yapmamaya dikkat etmelisiniz. Çünkü çocuklarda su tüketimi herhangi bir zorlamayla çok sınırlı etkiler yaratır. Nitekim zorlama yoluyla çocuklar, istenen davranışı kısa bir süreliğine gerçekleştirirler. Ancak zorlayıcı unsur ortadan kalktığında davranışı gerçekleştirme isteği göstermezler. Çocuğunuzda su içme alışkanlığı gelişmesi için suya kendisinin ilgi ve istek duymasını sağlamanız gerekir. Bunun yolu ise zorlama yapmak değil, doğru bir iletişim dili geliştirmektir. Çocuklukta su içme alışkanlığı nasıl kazanılır diye merak edenler bu konuda geniş bir vizyon sahibi olmalı. Bu noktada, çocuklar hiçbir şeyi anlamaz, kendileri için neyin faydalı olduğunu bilemezler, şeklinde bir önyargınız olmamalı. Çocuğunuzla iletişiminizde uygun bir dil kullanırsanız çocuğunuz su içme alışkanlığına zaman içinde sahip olur. Yapacağınız her zorlama, çocuğunuzun bu alışkanlığı kazanmasını zorlaştırır. 

Çocuklara su içme alışkanlığı kazandırma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı küçük bir hatırlatmayla tamamlamak istiyoruz. Online ofis marketiniz Ofix.com, ofislerin en çok sipariş verdiği sulara uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Sitemizde satışı devam eden tüm su çeşitlerini buradan inceleyebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için ise burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler