Bizi Takip Edin

Lifestyle

Karışık dosyalarla baş etmenin püf noktaları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Dosyalama sistemleri ve belge yerleştirme hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

İş hayatımızın büyük bir bölümü dosyaların arasında geçiyor. Yaptığımız çalışmalarla ilgili belgeleri dosyalıyor ve arşive kaldırıyoruz. İhtiyaç halinde dosyalara ulaşıp gerekli belgeleri kolayca bulmak istiyoruz. Dosyalama ve belge yerleştirmede en küçük bir aksaklık, zaman ve emek kaybı açısından büyük sonuçlar doğurabilir. Yanlış dosya sistemleri nedeniyle aradığımız belgeleri bulamamak, kimi zaman mali kayıplara da yol açabilir. Korona döneminde evlere taşınan ofislerde dosyalama sistemleri ve belge yerleştirme konusunda çeşitli sorunlarla karşılaşılabilmekte. Ofix Blog’da bugünkü yazımızda, karışık dosyalarla baş etmenin püf noktalarını ele alacağız, dosyalama sistemleri ve belge yerleştirme hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Belge nedir?

Belgeyi kısaca, bir iş sonucunda elde edilen bilgilere dair her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik materyal şeklinde tanımlayabiliriz. Belgeler ne tür ortamlarda üretilmiş olursa olsun, saklanması gereken materyallerdir. Ulaşılamaması halinde çeşitli kayıplara yol açan belgeler, türlerine uygun dosyalar içinde sınıflandırılır ve saklanır. Türüne ve kullanım amacına uygun dosyalama sistemleri içinde saklanan belgeler, işletmenin verimliliğini arttırır.

Dosya nedir?

Aynı konu hakkındaki belgelerin bir araya gelmesini ve korunmasını sağlayan araçlara dosya denir. Kamuda veya özel sektörde yapılan işler sırasında edinilen belgeler, dosyalar sayesinde arşivlenir. Hangi belgelerin ne şekilde dosyalanacağına ilişkin olarak kurum ve kuruluşların kendi dosya yönergeleri vardır. Bu yönergeler sayesinde, işletmenin kullanacağı dosyalama sistemleri belirlenir ve çalışanlara tebliğ edilir. Dosyalama ve arşivlemeyi gerçekleştiren kişi veya birim, uymak durumunda olduğu dosya yönergesine göre belgeleri sınıflandırır ve arşivler. Dosya yönergesi sayesinde işletmeler, belgelerin dosyalanması ve arşivlenmesi sırasında oluşabilecek hataları azaltır. 

Dosya türleri nelerdir?

Piyasada hemen her amaca uygun pek çok dosya çeşidi bulmak mümkün. Tercih ettiğiniz dosyalama sistemleri için uygun özelliklere sahip dosyalar kullanırsanız zaman ve emek kaybı yaşamazsınız. Dosya türlerini genel olarak poşet dosya veya şeffaf dosya, telli dosya, askılı dosya, kapaklı dosya, körüklü dosya, sıkıştırmalı dosya, geçirmeli dosya, çıtçıtlı dosya ve lastikli dosya şeklinde sınıflandırmak mümkün. Bu dosya türlerine ek olarak klasör dosya, kutu dosya, ipli dosya, delgeçli dosya, evrak dosya, kırtasiye dosya, arşiv dosya, alfabetik dosya, personel özlük dosyası, A4 tutucu dosya ve ofis dosya türlerinden de bahsedilebilir.

Dosya türleri arasında en çok poşet dosyalar, hemen her kesimden kullanıcı tarafından tercih edilen arşivleme araçlarından biridir. Şeffaf ve oldukça ince malzemelerden üretilen poşet dosyalar, belgeleri delmeye gerek olmadan saklamayı sağlar. Belgeleri fiziki etkenlere karşı koruyan poşet dosyalar, kamuda ve özel sektörde kullanılan dosyalama sistemleri içinde daha fazla ilgi görmekte. İş hayatının yanı sıra eğitim hayatında da poşet dosyalar, öğrencilerin en sık kullandığı dosya türleri arasında yer almakta. Poşet dosya klasörü hem ofis çalışanları, hem de öğrenciler için çok iyi bir arşivleme aracıdır. Poşet dosya konulan dosya çeşitleri ile belgeleri sınıflandırma ve korumada hız ve zaman kazanabilirsiniz.

Karışık dosyalarla çalışmanızda zaman ve emek kaybı yaşamak istemiyorsanız, her şeyden önce dosyalama sistemleri ve belge yerleştirme konusunda bilgi sahibi olmalısınız. Tercih ettiğiniz dosyalama sistemlerine uygun dosyalar, belge yönetiminde size büyük kolaylık sağlar. Kullandığınız dosyalama sistemine uygun olmayan dosyalar tercih etmeniz halinde ise para ve emek kaybı yaşayabilirsiniz. Ve tabii, kullandığınız dosyalar dayanıklı materyallerden üretilmiş olmalı. Özellikle poşet dosyalarda bu durum çok önemli. Poşet dosyalar çoğu zaman klasörlerin içine takılarak ve diklemesine kullanıldığı için sırt kısımlarının yeterince güçlü olması gerekir.

Dosyalama şekilleri nelerdir?

Dosyalama şekillerini yatay dosyalama ve dikey dosyalama şeklinde ikiye ayırmak mümkün. Bunlardan yatay dosyalama, belgeleri yatay bir şekilde, üst üste koyarak dosyalamadır. Bu dosyalama şeklinde belgeler raflarda veya arşiv kutuları içinde saklanır. Ofiste veya evde yatay dosyalama şeklini tercih ediyorsanız, kapaklı dosya çeşitleri ve karton dosya çeşitleri daha kullanışlı olabilir. Dikey dosyalama ise dosyaların dik konumda yerleştirilmesiyle sağlanan dosyalamadır. Dikey dosyalama için raflar ve çekmeceli dolaplar tercih edilmekte. Ofiste veya evde dikey dosyalama şeklini tercih ediyorsanız, klasör dosya çeşitleri ve şeffaf dosya klasörü iyi bir seçim olabilir.

Karışık dosyalarla baş edebilmek için dosyalama şeklinize karar verdikten sonra, dosya alımında toplu sipariş yoluna gidebilirsiniz. Özellikle dikey dosyalama şeklinde dosyaların üretildiği materyaller ve markalar önem taşır. Dosyaların sırt kısımlarındaki delikler arasındaki mesafe her ne kadar standart olsa da delik kısımlarının başlangıç noktası farklı markaların ürünlerine göre farklı olabilmekte. Buna bağlı olarak klasör ve diğer arşivleme araçlarında istenmeyen durumlar oluşabilir. Bu gibi durumların önüne geçmek için toplu siparişler iyi bir yöntemdir.

Yatay dosyalama şeklini tercih ediyorsanız, bazı dosya türleri sizin için uygun olmayabilir. Örneğin çıtçıtlı dosyalar, farklı ebatlardaki belgeleri saklamak için kolay ve pratik olsa da yatay dosyalama şekli için uygun değildir. Çıtçıtlı dosyalar piyasaya ilk çıktığı günden beri öğrencilerin ve ofis çalışanlarının gözdesi haline geldi. Fakat bunları arşiv kutusu içinde üst üste yerleştirdiğinizde, çıtçıt kısımları belgelerinizin ve arşiv kutunuzun zarar görmesine yol açabilir. Oysa kapaklı dosyalar, yatay dosyalama şekli için daha uygundur. Kapaklı dosyalar için mahkeme dosyaları ve avukat büro dosyaları iki klasik örneği teşkil etmekte. Kapaklı dosyalar için tercihiniz lastikli dosyadan yanaysa, lastiklerin dayanıklı olmasına dikkat etmelisiniz.

Dosyalama sistemleri nelerdir?

Alfabetik dosyalama sistemi, kronolojik dosyalama sistemi, bölgesel dosyalama sistemi, numaralı dosyalama sistemi, konu esaslarına göre dosyalama sistemi, karma dosyalama sistemi ve sanal dosyalama sistemi şeklinde yedi başlık altında ele almak mümkün.

Alfabetik Dosyalama Sistemleri

Alfabetik dosyalama sisteminde dosyalar, isimleri esas alınarak alfabetik sıraya göre sıralanır. Bu sistemle sıralanacak dosyalar eğer kişi isimlerinden oluşuyorsa, adı değil soyadı esas almak daha yaygın bir tercihtir. Aynı soyadını taşıyan kişi sayısı fazlaysa, dosya isimlerinde iki veya daha fazla harf kullanılabilir. Alfabetik dosyalama sisteminde kullanılan dosya ve klasör çeşitlerinin üzerine tercihen bir veya daha fazla sayıda harf yazılabilir. Bu sistemde tercih ettiğiniz dosya klasör çeşitleri ile arşivinizi ihtiyaçlarınıza göre genişletip daraltabilirsiniz.

Alfabetik dosyalama sistemleri kolay tasarlanır ve kurulur. Kullanımı da oldukça basittir. Dosyalara doğrudan ulaşım imkanı sunduğu için özellikle küçük işletmelerde çalışanlara zaman kazandırır. Alfabetik sıralama gözetildiği için, dosyalama sisteminde genişletme veya daraltma yapılabilir. Fakat bununla birlikte, sıralamada kullanılan soyadı veya diğer isimlerin benzer olması durumunda bazı karışıklıklara yol açabilir. Üstelik, ana gruplar ve alt gruplardaki belge ve dosya sayısının dengeli olmaması nedeniyle bazı harflerde yığılma oluşabilir.

Kronolojik Dosyalama Sistemleri

Kronolojik dosyalama sisteminde dosyaların tarihleri esas alınır. Dosyalanacak dönem nasıl bir zaman dilimine yayılıyorsa, dosyalama sisteminde buna göre yıllar, aylar, haftalar veya günler olmak üzere uygun birimler seçilir. Yıllara göre yapılan sınıflandırmada, ihtiyaca göre aylar, haftalar veya günler için ayrı düzenlemeler de yapılabilir. Kronolojik dosyalama sistemleri daha çok bono ve çek gibi belirli günlerde para alışverişi yapan işletmelerde, bankalarda ve askerlik şubelerinde kullanılmakta.

Ofiste veya evde karışık dosyalarla baş etmek için bu sistemi de değerlendirebilirsiniz. Dosyalayacağınız belgeler eğer belirli bir kronolojiye sahipse dosyalama sırasında bu kronolojiyi gözetebilirsiniz. Kullandığınız belgeler A4 ebatındaysa, A4 dosya klasörü çeşitleri ile belgelerinizi kronolojik olarak sıralayabilirsiniz. Kapaklı klasör dosya çeşitlerini tercih ediyorsanız, bu ürünlerin sırt kısımlarına belgelerin tarihini not edebilirsiniz.

Bölgesel Dosyalama Sistemleri

Bölgesel dosyalama sisteminde belgeler, coğrafi bölgelere göre tasnif edilir. Dosyalama sistemleri içinde coğrafi dosyalama sistemi olarak da anılan bu sistemde kıtalar, ülkeler, iller, ilçeler, mahalle veya köy isimleri ayırt edici unsurlardır. Yerleşim birimlerine dayalı hizmet veren işletmelerde daha çok bölgesel dosyalama sistemleri kullanılır. Örneğin mahalle muhtarlıklarında semt sakinlerinin yerleşim bilgileri site, ada veya parsel şeklinde ayrı ayrı sıralanmış dosyalar içinde saklanır. Kurumsal bilgi ve belge yönetimi açısından avantaj sağlayan bu dosyalama sisteminde düzenleyici klasör dosya çeşitleri hız ve zaman kazandırır. 

Numaralı Dosyalama Sistemleri

Nümerik dosyalama sistemi olarak da bilinen bu sistemlerde dosyalar, belirli birtakım numaralara göre sınıflandırılır. Numaralı dosyalama sistemleri için iki farklı tür mevcut. Bunlardan ilki sıra numaralı, ikincisi ondalıklı dosyalamadır. Sıra numaralı dosyalamada 1’den başlayarak dosyalara istenildiği kadar numara verilir. Örneğin 1-99, 100-199 şeklinde sınıflandırılan dosyalara ilgili belgeler yerleştirilir. Ondalıklı dosyalamada ise alt gruplar oluşturulur. Konularına göre belgeler önce onlu gruplara, ardından alt onlu gruplara ayrılır. Her yeni alt bölümlemede gruba yeni bir rakam eklenir.

Konu Esaslarına Göre Dosyalama Sistemleri

Konu esaslarına göre dosyalama sistemleri bir yönüyle ondalıklı dosyalama sistemleri gibidir. Fakat bu sistemlerde ana konular ve alt konular, onlu sınırlandırmaya bağlı değildir. İhtiyaca göre sistem, yatay veya dikey olarak genişlemeye açıktır. Ana konular, konunun ilk ya da ilk iki harfiyle gösterilir, alt konular ise rakamlarla gösterilir. Örneğin, personel ana konusu içinde P harfini personel için, P-1’i personel ihtiyaçları, P-2’yi intibaklar için kullanabilirsiniz. Bilgi ve belge yönetimi için çeşitli kolaylıklar sağlayan bu sistemi de yine, ofiste veya evde karışık dosyalarla baş etmek için kullanabilirsiniz.

Karma Dosyalama Sistemleri

Kurum ve kuruluşların belge ve bilgi yönetimi alanında bazen tek bir dosyalama sistemi yeterli olmayabilir. Birden fazla dosyalama sisteminin bir arada kullanılmasıyla oluşan karma dosyalama sistemleri, uygulamada işletmelere çeşitli kolaylıklar sağlayabilir. Örneğin, kronolojik dosyalama sistemleri içinde alfabetik sıralama bazen zaman ve emek kaybını önleyebilir. Bölgesel dosyalama sistemi içinde ise kronolojik sıralama daha pratik çözümler yaratabilir.

Sanal Dosyalama Sistemleri

Dijital belgeleri sınıflandırmak ve korumak için sanal dosyalama sistemlerini kullanabilirsiniz. Yaptığınız işin gereği olarak çıktı almanız gerekmiyorsa, dijital belgeleri saklamak için kırtasiye dosya çeşitlerine pek ihtiyacınız yok demektir. Sanal dosyalama sistemleri için çeşitli yazılım ve programları kullanabilirsiniz. Bu sayede ofiste veya evde kırtasiye sarf malzemesi giderlerinizde tasarruf sağlayabilirsiniz.

Editörün Tavsiyesi: Ofix Plastik Klasör Geniş – Mavi

Karışık dosyalarla baş etmenin püf noktalarını ele aldığımız, dosyalama sistemleri ve belge yerleştirme hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Ofix plastik klasör geniş – mavi ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Plastik klasörler arşivleme araçları arasında en sık tercih edilen ürünlerden biridir. Ofis ortamının olmazsa olmazlarından biri olan plastik klasörler sayesinde ofis çalışanları, ihtiyaç duydukları bilgi ve belgelere kolayca ulaşabilir. Ofix plastik klasör geniş – mavi ürünümüz, 80 mm sırt genişliğine sahip. Polipropilen kaplama ve metal mekanizmasıyla öne çıkan bu ürünler, ofiste veya evde belgelerinizi sınıflandırmak ve saklamak için iyi bir seçim olabilir. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler