Bizi Takip Edin

Lifestyle

Elektrikli süpürgede tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimin 11. bölümünde elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri konusunu ele alacağım. Dizimi nasıl buluyorsunuz? İnşallah beğeniyorsunuzdur. Tasarruf yöntemleri konusunda bugüne kadar çok şey yazdım. Umarım bu yöntemler faturalarınızı düşürmek için faydalı oluyordur. Bu yöntemler bir taraftan elektrik, su ve doğal gaz faturalarıyla baş etmek için güzel çözümler sunuyor. Bir taraftan da doğanın korunmasına katkı sağlıyor. Bu hafta elektrik faturalarınızı yakından ilgilendiren bir konuyu ele alacağım. Gerçekte çok az kişi elektrik süpürgesi kullanırken tasarrufa dikkat ediyor. Nasıl olsa haftada bir kez kullanıyoruz, diyerek israfı görmezden gelenlerin sayısı epeyce yüksek. Oysa devir tasarruf devri. İşyerinde ve evde tasarruf yöntemleri artık hiç olmadığı kadar önemli. Elimizdeki tüm imkanları kullanarak bu zorlu süreci en etkili tasarruf yöntemleri ile aşabiliriz. Elektrik süpürgesini kullanırken alacağınız bazı önlemler faturanızda düşüş sağlayacaktır. Tasarruf konulu blog dizimin 11. bölümü olan elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

Gerekmedikçe elektrikli süpürge kullanmayın.

Hepinizin bildiği gibi eskiden tüm işler elle yapılırdı. Bu nedenle hayat zordu. Bugün çok basit hale gelen işler için insanlar saatlerce uğraşırdı. Teknoloji ilerledikçe elimize çeşitli imkanlar geçti. Fakat bu ilerleme, israf konusunda olumsuz sonuçları da beraberinde getirdi. Örneğin çamaşır makinesi veya bulaşık makinesini tam dolmadan çalıştırmak büyük bir israf nedeni. Aynı şekilde, yere dökülen küçük bir şey için elektrikli süpürge kullanmak da aslında bir israf nedeni. İster işyerinde olsun, isterseniz evde elinizin altında faraşlı süpürge olursa elektrikli süpürgenizi gereksiz yere çalıştırmazsınız. Bu yolla güzel bir tasarruf yaparsınız. Bu nedenle, elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri listemin ilk sırasına, gerekmedikçe elektrikli süpürge kullanmamayı koyuyorum sevgili arkadaşlar. Evde tasarruf yöntemleri içinde bu yöntem çok faydalıdır. Çünkü elektrik süpürgesinin gereksiz kullanımı evlerde daha yaygın. İşyerlerinde bu gibi durumlarda daha bilinçli hareket ediliyor. Tasarruf etmenin yolları içinde en etkilisi israfı, yani gereksiz kullanımı önlemektir. 

Elektrikli süpürgeyi kullanırken hızlı hareket edin.

Haftada bir kez ve muhtemelen izin gününüzde evi elektrikli süpürgeyle temizliyorsunuzdur sevgili arkadaşlar. Haftanın tüm yorgunluğu üzerinizdeyken elektrik süpürgesini hızlı şekilde kullanmada zorluk çekmeniz mümkün. Oysa elektrikli süpürgeyi kullanırken seri hareket etmek lazım. İşi ağırdan alır ve fazla oyalanırsanız elektrik süpürgesinin enerji sarfiyatı artar. Düşük emiş gücünde çalıştırsanız bile motor gereksiz yere enerji harcar. Tasarruflu olmanın yolları aslında düşündüğünüz kadar zor değildir. Doğru işi doğru zamanda ve doğru şekilde yaparsanız zaten tasarruf yaparsınız. Dolayısıyla, kendinizi yorgun hissettiğiniz zamanlarda elektrikli süpürgeyi çalıştırmayın. Önce dinlenin biraz, haftanın yorgunluğunu üzerinizden atın. Uykunuzu iyice alın, güzel bir kahvaltı yapın. Enerjiniz yerine gelsin. Süpürgenizin hortumunu hareket ettirmede bile güçlük çekerken tüm evi hızlı bir şekilde süpüremezsiniz. Kendinizi iyi hissettiğinizde temizliğe başlarsınız. Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri içinde bu sayede daha hızlı hareket edersiniz. Tüm evi belki 15 dakikada süpürürsünüz. Elektrikli süpürge kullanım süreniz kısaldıkça enerji sarfiyatınız doğal olarak azalır. 

Bu bağlamda önemli noktalardan biri de elektrikli süpürgeyi doğru açıyla kullanmaktır sevgili arkadaşlar. Uygunsuz kullanım şekilleri bir taraftan elektrikli süpürge kullanım sürenizi uzatır. Bir taraftan da bedensel yaralanmalara yol açabilir. Kendinizin ve elektrikli süpürgenizin güvenliğini sağlamak için makinenizin ve hortumun doğru açıda olması gerekir. Makineye ne fazla uzak olmalısınız, ne de fazla yakın. Halıların sadece üstünü değil, altını süpürürken de doğru açıya dikkat etmelisiniz. Ayrıca koltuk ve kanepelerin altlarını süpürürken de doğru açıya dikkat etmelisiniz. Masaların altını, büfelerin arkasını süpürürken uygun aparatları kullanırsanız doğru açıyı yakalamanız kolaylaşır. Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri konusunda bedeninizi fazla zorlamayın. Bunun yerine doğru açıyı bulun. Bu sayede süpürme işleriniz kısa sürede biter. Bu da daha az enerji tüketmenizi sağlar. Ulaşması güç noktalara süpürgeyi gelişigüzel tutarsanız bu yüzeylerde temizlik yetersiz kalır. Enerji sarfiyatınız ise gereksiz yere artar. Süpürge kullanımı konusunda dilerseniz ürünün kullanım kılavuzundan da yararlanabilirsiniz. 

Çevrenizden yardım alın.

Elektrikli süpürgeyle temizlik işleriniz ne kadar kısa sürede biterse o kadar iyidir sevgili arkadaşlar. Süreyi kısaltmak için çevrenizden yardım alabilirsiniz. Evi süpürürken genellikle çocukların buna engel olacağı düşünülüyor. Oysa temizlik yaparken çocuklarınızdan pekala yardım isteyebilirsiniz. Çocuklar kendilerinden yardım istenildiğini gördüklerinde kendilerini değerli hisseder. Dolayısıyla onları da sürece katarak bir taraftan işlerinizi kısa sürede tamamlarsınız. Bir taraftan da elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri konusunda daha başarılı olursunuz. Örneğin çocuğunuz halıyı kaldırırken siz altını süpürürsünüz. Bu gibi yöntemlerle elektrikli süpürge kullanımı ailecek keyifli bir etkinlik haline gelir. Aynı zamanda da çocuklarınızda evi kirletmeme konusunda daha yüksek bir farkındalık oluşur. Aslında hemen her alanda yaptığınız işlere çevrenizi dahil ederseniz hem siz, hem de onlar çok güzel deneyimler yaşayabilirsiniz. Çocuğunuz size eğer herhangi bir konuda yardımcı olmak istemişse, “sen anlamazsın” türünden yanlış cümlelerle isteğini geri çevirmeyin. Hatta siz yardım isteyin ki kendisini daha değerli hissetsin. 

Kullanım amacınıza uygun bir elektrikli süpürge seçin.

Elektrikli süpürgeler arasında hacim, emiş gücü, kullanım şekli gibi çeşitli bakımlardan bazı farklar vardır sevgili arkadaşlar. Örneğin torbasız süpürgeler daha çok araç bakımı alanında ön plandadır. Bu ürünlerin küçük boyutlu olması araç temizliği için avantaj sağlar. Hem bu ürünler ulaşılması güç noktalara daha kolay erişim sağlar. Torbalı süpürgeleri hemen her yerde görebilirsiniz. Kendilerine ait bir torbasının olması bu ürünlerin temizliğini bir bakıma kolaylaştırır. Ancak torbanın fazla dolması emiş gücünü düşürür. Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri bağlamında torbalı elektrikli süpürge çeşitlerinin bazen dezavantajlı olması mümkündür. Diğer taraftan sessiz elektrikli süpürge, su filtreli elektrik süpürgesi, dikey süpürge, vakum süpürge gibi başka çeşitler de mevcut. Eğer kullanım amacınıza en uygun ürünü seçerseniz tasarruf konusunda daha fazla imkanınız olur. Tasarruf etme yöntemleri konusunda imkanları arttıran çözümler her zaman için daha iyi çözümlerdir. Sırf doğru hortum uzunluğu bile işyerinde veya evde tasarruf yolları konusunda avantaj sağlar. 

Yüksek emiş gücü konusunu fazla abartmayın.

Biliyor musunuz arkadaşlar, AB mevzuatı uyum çalışmaları kapsamında 2015 yılında elektrikli süpürgelerde emiş gücüne sınırlama getirildi. 2017 yılında yürürlüğe giren düzenlemeler kapsamında elektrikli süpürgelerde emiş gücü 900 W ile sınırlandırıldı. Elektrikli süpürgelerin yıllık enerji tüketimi gerçekten de fazla. Bu nedenle enerji tasarrufu önemli bir konu haline geliyor. Üstelik gürültü emisyonu da ciddi bir sorun. Eğer hâlâ yüksek enerji tüketimli elektrikli süpürge kullanıyorsanız bu ürünlerden kurtulmanın vakti çoktan gelmiş demektir. Yeni nesil elektrik süpürgelerinde enerji tüketimi çok düşük düzeye iniyor. Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri içinde bu fırsattan yararlanmak gerekir. Bu noktada akla ister istemez emiş gücünün yeterliliği geliyor. Sevgili arkadaşlar, yeni nesil elektrikli süpürgelerde emiş gücünü arttıran birçok etken mevcut. Her şeyden önce tasarımları, emiş gücünün doğal olarak artmasını sağlamakta. Ayrıca özel aparatları, hortum uzunlukları ve diğer unsurlar da yine emiş gücünü arttırıyor. Üstelik bu ürünlerin motor işletim ömürleri daha yüksek. 

Uygun aparatlar sayesinde elektrikli süpürgenin emiş gücü artar.

Hangi markanın elektrikli süpürgesini kullanırsanız kullanın, elektrikli süpürge kullanırken her yüzeye uygun bir aparat kullanırsanız makinenizde yüksek emiş gücüne ulaşırsınız. Eskiden emiş gücü ile elektrik sarfiyatı arasında zorunlu bir ilişki kuruluyordu. Elektrik sarfiyatı yüksek ürünlerin emiş gücünün yüksek olduğu düşünülüyordu. Günümüzde bu düşünce artık anlamını yitirdi. Doğru aparatları seçerseniz dilediğiniz her yüzeyde yüksek bir emiş gücüne ulaşırsınız. Üstelik makinenizin enerji sarfiyatı da düşük düzeyde kalır. Emiş gücü aparatları elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri içinde ideal çözümler sunuyor. Örneğin pedallı yer aparatları, konik şekilli borular, inceden genişe doğru ilerleyen başlıklar enerji tasarrufu için birer fırsattır. Tasarruf yapmanın yolları bu bağlamda biraz da ürün tasarımıyla ilgili. Üretici firmalar bu konuda artık çok daha bilinçli. En iyi tasarruf yöntemleri ürünlerin tasarım süreçlerinden başlıyor. Hangi marka söz konusu olursa olsun makinenizde uygun aparatları kullanırsanız elektrik tüketiminiz azalır. Ve işleriniz daha kısa sürede biter, daha az yorulursunuz. 

Elektrikli süpürgenin torbasını sık sık değiştirin.

Elektrikli süpürgeniz torbalıysa torbasını değiştirmek için dolmasını beklemeyin sevgili arkadaşlar. Çünkü süpürge torbası doldukça makinenizin emiş gücü azalır. Boş bir torbayla makineniz daha yüksek bir emiş gücü kazanır. Bu da süpürgeyle temizlik işlerinizin daha çabuk bitmesini sağlar. Üstelik torbanızın dolması sağlık açısından da sakıncalı bir konudur. Sonuçta içinde epeyce toz birikiyor. Bu tozlar makineniz kapalıyken bile solunum kaliteniz için olumsuz bir durumdur. Makinesinin emiş gücünden şikayeti olan kullanıcıların çok azı, torba değişimi konusuna yeterince özen gösteriyor. Bunun en önemli nedeni maliyet. Elbette değişim nedeniyle maliyet oluşacak. Ancak sevgili arkadaşlar, sağlığınız daha önemli. Hem makinenizin emiş gücü artınca maliyet size tasarruf yoluyla geri döner. Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri içinde torba değişimini de ihmal etmeyin. Fakat tabii her süpürmenin ardından da torbayı değiştirmeye çalışmayın. Çünkü bu da bir yerde israf yaratır. Tasarruf yapma yolları konusunda her zaman için ölçülü olmakta yarar var. 

Yılda en az iki kez motor bölümünü temizleyin.

Elektrikli süpürgeyi temizlik için kullandığımız halde bu araçları temizlemeyi çoğu zaman ihmal ediyoruz. Genel kanının aksine, elektrikli süpürge temizliği torba değişiminden ibaret değildir. Bunun kadar önemli bir diğer konu da motor kısmının temizliğidir. Çünkü bu kısımlarda biriken tozlar, torba temiz olsa bile makinenizin emiş gücünü azaltır. Makinenizin kirleri kolayca çekmesi için motorunun da temiz olması lazım. Dahası bu kısımları temizlemek pek kolay olmayabilir. Bu iş için biraz zaman ayırmanız gerekir. Fakat temizliği etkin şekilde sağladığınızda motorun verimliliği artar. Yani harcadığınız emek tasarruf olarak size geri döner. Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri içinde bu temizliği yılda iki kez yapmaya çalışın. Böylelikle motorun hem emiş gücü, hem de verimliliği artar. Üstelik çalışırken daha az ses çıkar. Eğer geniş hacimli bir elektrikli süpürge kullanıyorsanız motor temizliği çok daha önemlidir. Bunu ihmal ederseniz bir taraftan enerji sarfiyatı epeyce artar. Bir taraftan da kullanım sırasında gürültü kirliliği oluşur. 

Elektrikli süpürgede tasarruf yöntemleri ile bu haftayı da kapatıyoruz sevgili arkadaşlar. Haftaya blog dizimin 12. bölümünde görüşünceye kadar kendinize iyi bakın. Bu arada biraz merak edin bakalım, acaba dizinin devamında ne var? Hadi, kalın sağlıcakla.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler