Bizi Takip Edin

Lifestyle

İnternet neden çekmez?

Yayınlandı

tarihinde

İnternet neden çekmez diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Ofislerde, evlerde veya açık alanlarda internet kullanıcılarının en önemli sorunlarından biri internetin çekmemesi sorunudur. İnternete Wi-Fi ile bağlanmak isteyen kullanıcılar, çeşitli nedenlerden dolayı zaman zaman bağlanma güçlüğü yaşar. İnternet bağlantısı kopan kullanıcılar, sorunun kaynağının genellikle internet servis sağlayıcısı olduğunu düşünür. Oysa internetin çekmemesinin veya bağlantının kopmasının farklı nedenleri olabilir. Modemin yanında çalıştırdığınız elektrikli araçların yaydığı manyetik dalgalar bile bağlantınızın düşmesine yol açabilir. İnternet neden çekmez diye merak eden kullanıcılar, iyi bir internet bağlantısı için bu nedenler hakkında bilgi sahibi olmak durumunda. Aksi takdirde ne yazık ki Wi-Fi sorunları devam eder. Wi-Fi sinyallerini engelleyen unsurlar bazen mekanın yapısal özelliklerinden, çoğu zaman da kullanıcı hatalarından kaynaklanır. Ofiste veya evde Wi-Fi sinyalleri yetersiz kaldığı için internetiniz çekmiyorsa, uygun ağ cihazları ve aksesuarlar ile sinyal kalitenizi yükseltebilirsiniz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, internet neden çekmez konusunu ele alacağız. Aynı zamanda da bağlantı kalitenizi yükseltecek pratik çözümler sunacağız. 

Modemi Yanlış Noktaya Yerleştirmek

İnternet neden çekmez diye merak eden kullanıcıların dikkat etmesi gereken konuların başında modemin yeri geliyor. Nitekim internet bağlantı sorunlarının büyük bir bölümü, modemi yanlış noktaya yerleştirmekten kaynaklanıyor. İnternetin çekmemesinden şikayet eden kullanıcıların ilk yapması gereken şey, modemin yerini incelemektir. Modemi yanlış noktaya yerleştirmekten kaynaklanan sorunları diğer yöntemlerle çözmeye çalışmak daha zor ve masraflıdır. Ev interneti kullanıcılarının büyük bir bölümü, modem kurulumu için evin giriş bölümünü tercih ediyor. Ne var ki ev girişleri, Wi-Fi sinyallerini evin en uç noktalarına ulaştırmak için uygun değildir. Çünkü ev girişleri sinyallerin eşit dağılımında yetersiz kalır. Evde modem kurulumu yaparken Wi-Fi sinyallerinin eşit dağılımına dikkat etmek gerekir. Evinizde mümkün mertebe orta noktaya modem kurulumu sağlarsanız internetin çekmemesi sorunuyla daha nadir karşılaşırsınız. İşyerlerinde modem kurulumu için de bu bağlamda dikkatli olmak gerekir. Aksi takdirde ne yazık ki işyerinin tüm noktalarından Wi-Fi erişimi sağlıklı şekilde gerçekleşmez. 

Geniş Mekanlar ve Uzun Koridorlar

İster ofiste olsun, isterse evde geniş mekanlar ve uzun koridorlar Wi-Fi sinyalleri için sorunlu alanlardır. Modeminizi sinyal çoğaltıcı olmadan kullanırsanız bu alanlarda internet bağlantınızda zaman zaman kopma yaşamanız mümkündür. Geniş mekanların yanı sıra uzun koridorlarda da Wi-Fi sinyallerinin kalitesi düşer. Evde modemi koridorun orta noktasına yerleştirme imkanınız olmadığında Wi-Fi bağlantınız koridorda kesintiye uğrayabilir. Ayrıca koridorda kalın beton duvar ve ahşap ya da lambri kaplamaların olması da sinyal kalitesini düşürür. Çalıştığınız işyerinde uzun koridorlar varsa, koridorun uygun noktalarında mutlaka sinyal dağıtıcı olmalı. Aksi durumda ne yazık ki internet neden çekmez diye sıkça sorabilirsiniz. Evlerde modem sorunları çoğu zaman modemin yerini değiştirmekle çözülür. Ancak ofislerde çözüm bu kadar kolay olmaz. Bu nedenle modemin yanı sıra menzil genişletici kullanmak gerekir. İşyerinizde menzil genişleticiler yetersiz kalıyorsa ilave anten kullanmak iyi bir yöntemdir. Dilerseniz powerline adaptör kullanarak da daha iyi sonuçlar almanız mümkün. 

Kalın Beton Duvarlar

İnternet neden çekmez diye merak eden kullanıcıların dikkat etmeleri gereken konulardan biri de kalın beton duvarlardır. İnternete Wi-Fi üzerinden bağlanıyorsanız, kalın beton duvarlar nedeniyle bağlantı sorunları yaşamanız mümkündür. Çünkü kalın beton duvarlar maalesef Wi-Fi sinyallerini önleyici etki gösterir. Bu sorunu daha çok evde internete bağlanırken yaşayabilirsiniz. Nitekim günümüzde ofislerde kalın beton duvarlar yerine daha farklı duvar çözümleri ön planda. Örneğin ofis cam bölme sistemleri bir taraftan daha ekonomiktir. Kalın beton duvarlara oranla maliyet avantajı sunar. Bir taraftan da Wi-Fi sinyallerini kolayca geçirir. Ofisinizde cam bölme kullanma imkanınız yoksa internet için farklı çözümleri kullanmalısınız. Örneğin internete kabloyla bağlanmak bunlardan biridir. Veya uygun noktalara yerleştireceğiniz dağıtıcılar da Wi-Fi üzerinden bağlantı sorunlarınızı aşmanıza katkı sağlar. Ancak yine de kalın beton duvarların Wi-Fi sinyalleri için önleyici bir unsur olduğunu unutmamalısınız. Menzil genişletici ve ilave anten gibi çözümler yetersiz kalıyorsa internete kablo üzerinden bağlanmak iyi bir çözümdür. 

Ahşap veya Lambri Kaplamalar

İnternete erişim sorunu yaşayanların dikkat etmeleri gereken konulardan biri de ortamdaki ahşap veya lambri kaplamalardır. Nitekim kalın beton duvarların yanı sıra bu kaplamalar da Wi-Fi sinyallerinin kalitesini düşürür. Günümüzde evlerde ve işyerlerinde dekorasyon için farklı materyallerden yararlanılmakta. Ne var ki ahşap ve lambri kaplamalar Wi-Fi sinyallerini olumsuz etkilemekte. Hatta bazı durumlarda kullanıcının ilave anten kullanması bile yetersiz kalabiliyor. Modem değiştirmek ise fayda sağlamıyor. İnternet neden çekmez diye merak eden kullanıcılar, mekandaki dekorasyon uygulamalarına da bu bağlamda dikkat etmeli. Özellikle büyük ofislerde ahşap ve lambri kaplamalar iyi bir dekorasyon seçeneği değildir. Oysa cam paneller bu bağlamda çok daha iyi bir seçimdir. Bu ürünler bir taraftan ortamın estetik niteliğini yükseltir. Ve ışığı geçirdikleri için aydınlatma sistemi üzerinde yük yaratmazlar. Bir taraftan da Wi-Fi sinyallerine engel teşkil etmezler. Bulunduğunuz ortamda ahşap ve lambri kaplamalar varsa Wi-Fi sinyal kalitesini arttırmak için sinyal gücü yüksek ek ağ ürünlerini deneyebilirsiniz. 

Ortamdaki Elektrikli Cihazlar

İnternet neden çekmez diye merak eden kullanıcılar, ortamdaki elektrikli cihazlara da özellikle dikkat etmeli. Nitekim modemin bulunduğu ortamda elektrikli cihazlar varsa Wi-Fi sinyal kalitesi zarar görür. Örneğin buzdolabının üzerine modem koymak ülkemizde ev interneti kullanıcılarının en sık yaptığı hatalardan biridir. Hangi türde olursa olsun tüm elektrikli cihazlar, çevrelerine az ya da çok manyetik dalga yayar. Bu dalgalar nedeniyle Wi-Fi sinyalleri zarar görür. Buzdolabının yanı sıra fırın ve özellikle mikrodalga fırın da Wi-Fi sinyallerine zarar verir. Bu bakımdan evlerin mutfak kısımları modem kurulumu için uygun bir alan değildir. Oturma odası veya salonda televizyon çevresi de modem kurulumu için uygun bir ortam değildir. Çünkü televizyon da çevresinde manyetik alan oluşturarak Wi-Fi sinyal kalitesini düşürür. Ayrıca cep telefonları veya telsiz telefonlar da Wi-Fi sinyallerine zarar verir. Dolayısıyla modeminizi hiçbir zaman elektrikli cihazların üzerine veya yakınlarına koymamalısınız. Sinyal kalitesini arttırmak için mekanda gerekli değişimleri sağlamalısınız. 

Modem Sinyallerinin Çakışması

Günümüzde hemen her evde internet bağlantısı mevcut. İnternete Wi-Fi üzerinden girmek isteyen kullanıcılar, modem sinyallerinin çakışmasından dolayı bazı sorunlar yaşamakta. Nitekim çoğu zaman komşu daireden gelen sinyallerle modem sinyalleriniz çakışır. Bazı durumlarda ise karşı apartmandan gelen sinyaller bile modem sinyalinizde kesintiye yol açar. Bu gibi durumlarda internet neden çekmez veya Wi-Fi neden çekmez diye merak edebilirsiniz. Çözüm için şunu yapabilirsiniz. Modeminizi ve internete bağlandığınız cihazı kapatıp tekrar açın. Böylelikle sinyaller eşleşir ve bağlantı sorunu ortadan kalkar. Modeminizin performansı düşük kalıyorsa iyi bir powerline adaptör kullanarak sinyal kalitesini yükseltmeniz mümkün. Nitekim powerline adaptörlerin en önemli özelliği, elektrik hattını internet hattı haline getirmesidir. Bu gibi durumlarda menzili genişletmekten ziyade sinyal kalitesini arttırmak daha faydalıdır. Ayrıca modeminizi bilgisayar veya telefonunuza yakın bir noktaya taşımanız da faydalı olur. Diğer ağ cihazları ve aksesuarlar da modem sinyallerinin çakışması sorununa az ya da çok çözüm sağlar. 

Modemi Hiç Kapatmadan Çalıştırmak

Modeminizin markası ve modeli ne olursa olsun, modeminizi uzun süre kapatmadan çalıştırmamalısınız. Modeminiz sürekli açık kaldığında bir taraftan enerji sarfiyatı devam eder. Bir taraftan da performansı düşer. Tüm elektronik cihazlar uzun süre açık kaldıklarında az ya da çok zarar görürler. Elektronik cihazların devre bileşenlerine binen yük arttıkça performansları düşer. Modeminizi aslında mümkün ise her gün işiniz bittikten sonra kapatmanızda yarar var. Bunu yapamıyorsanız hiç olmazsa haftada bir gün birkaç saatliğine kapatmalısınız. Bu sayede modeminizin iç ünitelerinde aşırı yük oluşmaz. Aynı zamanda da tasarruf sağlarsınız. Cihazınızı kapatmak için güç düğmesine basmanız yeterlidir. Cihazınızı tekrar açtığınızda iç üniteler daha yüksek bir performansla çalışır. Bu işlemi düzenli yaparsanız cihaz içinde sıcaklık artışını da önlersiniz. Aksi durumda ne yazık ki cihaz içinde artan sıcaklık da sinyal kalitesini düşürür. İnternet neden çekmez diye merak edenlerin modemi sürekli açık tutmamalarında da yarar var. 

Fazla Sayıda Cihazın Wi-Fi Bağlantısını Kullanması

Ev interneti neden çekmez diye merak edenler, Wi-Fi’a bağlanan cihaz sayısına da dikkat etmeli. Günümüzde teknolojik ürün kullanımı arttıkça internete bağlanan cihaz sayısı artıyor. Hangi internet servis sağlayıcısını kullanırsanız kullanın, hepsinin belli bir bant genişliği vardır. İnternete Wi-Fi üzerinden bağlanan cihaz sayısı arttıkça bant genişliği düşer. İşyerlerinde böyle bir sorun yaşamamak için özel ağ cihazları vardır. Evlerde ise modemler genellikle yetersiz kalır. Aynı anda akıllı telefonunuzdan film izleyip tabletinizden indirme yaptığınızda bağlantı hızınız düşer. Buna bir de akıllı televizyon eklenince internet neden çekmez diye merak edebilirsiniz. Benzer bir durum telefondan internet bağlantısı için de geçerlidir. Bant genişliğiniz ve internet hızınız düşükse, sinyal çoğaltıcılar fazla sayıda cihazla bağlantı sorununuzu çözemez. Bu gibi durumlarda internet bant genişliğinizi arttırmanız daha iyi bir çözümdür. Dilerseniz internet servis sağlayıcınızla iletişime geçerek daha yüksek bir pakete geçebilirsiniz. Veya aynı anda internete bağlı cihaz sayısını düşürmeniz gerekir. 

Bilgisayar Bakım ve Destek Paketleri

İnternet neden çekmez konusunu ele aldığımız bu yazımızı küçük bir hatırlatmayla tamamlamak istiyoruz. Ofislerin A’dan Z’ye tüm ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet veren Ofix, ihtiyaç duyduğunuz bilgisayar bakım ve destek hizmetlerine uygun çözümler sunuyor. Kurumsal müşterilerimiz için hazırladığımız 4 farklı paketle ihtiyaç duyduğunuz hizmetleri Ofix kalitesiyle karşılıyoruz. Paketlerimizin içeriğini öğrenmek ve taleplerinizi bize iletmek için bakım destek sayfamıza tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler