Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste şeker tasarrufu nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimin 13. bölümüne hoş geldiniz. Bu hafta tadınızı kaçıracak bir konuyu ele alacağım! Malumunuz, şeker zamları şu sıralar gündemden düşmüyor. Şeker ithalatı fiyatları düşürür mü, bilemem. Fakat tüketim miktarlarımızı düşürmemiz şart. Tasarruf konulu blog dizimi takip edenler, bazı yöntemler konusunda işyerlerinin daha avantajlı olduğunu söylediğimi hatırlayacaktır. Bu hafta durum farklı. Çünkü şeker tasarrufu konusunda evler daha avantajlı. Evet arkadaşlar, evde şeker tüketmeye kıyamayanlar, ofiste şekeri fazladan fazladan tüketiyor. “Beleş” nasıl olsa! Peki işverenler artan şeker maliyetinin altından nasıl kalkacak? Beni tanıyanlar, nasıl taraf tuttuğumu iyi bilir. Baştan söyleyeyim, bu hafta işverenlerin tarafını tutacağım! Ey sevgili patronlar, şeker tasarrufu için henüz önlem almadıysanız lütfen bir an önce alın. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri ile çalışanların tadı biraz kaçabilir. Olsun, zararı yok. Şekeri azaltmak zaten sağlık için gerekli ve faydalı. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri işte huzurlarınızda… 

İyi bir yönetici her zaman örnek olmalı.

İsrafı önlemek için yaptıklarımız, söylediklerimizden çok daha etkilidir sevgili arkadaşlar. Hangi konuda olursa olsun, hiçbir konuda eylem ile söylem arasında fark olmamalı. Eğer yöneticiyseniz, çalışanlar eylemleriniz ile söylemleriniz arasındaki tutarlılığı mutlaka görmeli. Tasarruf konusunda da durum budur. Siz eğer odanızdaki ışığı kapatmadan toplantıya giderseniz, çalışanlara ışığı gerekmedikçe kullanmayın diyemezsiniz. Deseniz de sizi ciddiye almalarını beklemeyin. Belki sizden çekindikleri için yanınızda hassas davranırlar. Siz olmadığınızda ise eski alışkanlıklar devam eder. Ofiste tasarruf yöntemleri konusunda yöneticiler her zaman örnek davranışlar sergilemeli. Fakat bunu uyarı ya da fırça şeklinde yapmamalısınız. Örneğin, çalışanlarla birlikte odanızdan çıkarken ışığı kapatın. Çalışanlar tasarrufa verdiğiniz önemi görsün. 5 dakikalığına lavaboya giderken bile bunu yapın. Önce siz örnek olun ki onlar da sizi örnek alsınlar. Yoksa hiçbir tasarruf yönteminden başarılı sonuçlar beklemeyin. Şeker tasarrufu konusunda da yine rol modeli siz olun. Şeker zaten zararlı bir şey. Siz azaltırsanız, sizi görüp onlar da azaltır. 

Şekeri açıkta bırakmak israfı arttırır.

Ofisinizde çay ve kahve tüketimi için ortak kullanıma açık bir alan varsa şekeri nasıl bulundurduğunuz önemlidir sevgili patronlar. Ortak kullanıma açık alanlarda şeker kutusunun kapağını kapalı tutmak zordur. Üstelik ısı yayan araçlar nedeniyle bu ortamlarda sıcaklık yüksektir. Ki bu da şekerin hızlı bayatlamasına neden olur. Şekerin üzerinde kağıt olması bu durumu değiştirmez. Çünkü ortamdaki yüksek sıcaklığa karşı kağıdın etkisi zayıf kalır. Bayatlayan her şeker israf demektir. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri içinde bu bağlamda şöyle bir tavsiyem olacak. Şekeri büyük hacimli ve derinlikli bir kapta kesinlikle saklamayın. Daha küçük ve genişçe bir şekerlik kullanın. Bu sayede israf ihtimali doğal olarak azalır. Şeker kabının ağzını kapalı tutmak konusunda da öncelikle siz örnek olun. Çalışanlar şeker kabını kapatırken sizi mutlaka görsünler. Bu yöntem, atacağınız fırçalardan çok daha etkili olur. Ayrıca şeker kağıdının sıcaklığa karşı yeterince koruyucu olmadığını da uygun bir dille anlatın. 

Şeker kabını ağzına kadar doldurmayın.

Bunu belki söylememe bile artık gerek yok sevgili patronlar. Çünkü ağzına kadar dolu şeker kaplarını yakın dönemde neredeyse hiç görmüyoruz. Şekere gelen zamlar tüketim miktarının düşmesini doğal olarak sağlamakta. Ağzına kadar dolu şeker kapları, fazla şeker tüketme isteğini tetikler. Bu durum bir taraftan maliyet yaratır. Bir taraftan da sağlık risklerini arttırır. Şekerin, yani rafine kesme şeker veya toz şekerin zararları hakkında son yıllarda farkındalıklar epeyce arttı. Şeker tüketimini henüz azaltmayan kişiler için şeker zamları belki bir vesile olur. Ancak siz yine de şekeri sınırlamak gerektiğini hatırlatın ve rol modeli olun. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri içinde en başarılı sonuçları ancak iyi bir rol modeli olduğunuzda alırsınız. Çayınızı 3 şekerle içiyorsanız mesela, çalışanların şekeri azaltmasını söylemeniz çok abes bir durum olur. Dahası beyaz şekere karşı esmer şekerin daha sağlıklı olduğuna da inanmayın. Bu konuda detayları Beyaz şeker mi, esmer şeker mi? blogumda bulabilirsiniz. 

Şeker için ideal saklama koşullarına dikkat edin.

Hangi şeker türü olursa olsun, şeker için ideal saklama koşullarına dikkat etmek lazım sevgili arkadaşlar. Bunların başında, şekeri plastik kaplarda değil, cam kaplarda saklamak geliyor. Özellikle sıcaklığın yüksek olduğu ortamlarda buna dikkat etmek lazım. Aksi takdirde ne yazık ki sadece şeker bayatlamaz. Aynı zamanda da plastik nedeniyle sağlık riskleri ortaya çıkar. Dahası, şekeri cam kapta saklamak da yetmez. Cam kavanozun ağzını kapalı tutmalısınız. Kavanozu güneş ışığından da korumak gerekir. Çünkü bu gibi durumlarda da şekerin bayatlaması israfı arttırır. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri içinde bunlar kayıp ve fireleri önlemede çok etkilidir. Bu bağlamda başka bir detaya girmeyeyim. Bu konuyu daha önce yazmıştım. Şeker nasıl saklanır diye merak edenler şeker için ideal saklama koşulları konulu blogumu okuyabilir. Bu vesileyle şekeri buzdolabında saklamanın doğru bir yöntem olmadığına da bir kez daha işaret edeyim. Böyle yaparsanız buzdolabındaki nem nedeniyle şeker kullanılamaz hale gelir. 

Sıcak içecek servislerinde şekeri bardağın yanına değil, tepsiye koyun.

Ülkemizde en yaygın sıcak içecek servis şekli, bardağın yanına iki adet kesme şeker kondurmaktır sevgili arkadaşlar. Zannedilir ki herkes çayını iki şekerle içer. Şekerin kağıt koruması yoksa zaten servis sırasında nemden etkilenmesi mümkündür. Üstelik kağıdı olsa bile sıcaklıktan etkilenmesi de mümkün. Benim gibi şeker kullanmayan insanlar bu tür israf şekillerine fena halde sitem ediyor. Yahu, sen benim çayımı iki şekerle içeceğimi nereden biliyorsun? Sıcak içecek servisi yapan sevgili kardeşlerim, bardağın yanına şeker koymaktan vazgeçin artık. Şekeri güzel ve küçük bir kabın içinde tepsiye koyun. Şeker kullanmak isteyen şekerini tepsiden alsın. Ve kabı kesinlikle ağzına kadar doldurmayın. Dolu kaplar tüketimi özendiriyor. Şekeri az koyarsanız, insanlar diğerlerinin de şeker kullanmak isteyeceğini düşünür. Böylelikle iki şeker yerine tek şeker alabilirler. Veya hiç almazlar. Bu tür vesileleri yaratın ki bir taraftan şeker israf olmasın. Bir taraftan da ofiste şeker tasarrufu yöntemleri başarılı olsun. 

Çalışanların sağlıklı içecek tüketimini teşvik edin.

Malumunuz, önümüz yaz. Serinlemek için ofislerde içecek tüketimi artacak. Hep merak konusu olmuştur, çay hakikaten harareti alır mı? Alır arkadaşlar, evet, sıcak yaz günlerinde hararetinizi alması için çay içebilirsiniz. Ancak bunun anlamı bol şekerli çay içmek değildir. Çayın sıcaklığı vücudun ter atmasını kolaylaştırır. Bu nedenle çay içenler kendilerini daha ferah hisseder. Bu konuyu da daha önce ele almıştım. Detayları Çay hakikaten harareti alır mı? blogumda bulabilirsiniz. Bununla birlikte su tüketmek çay tüketmekten çok daha sağlıklı ve faydalıdır. Çünkü çayın bileşimindeki etken maddeler vücudun su tüketimini arttırır. Özellikle sıcak yaz günlerinde buna dikkat etmek lazım. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri içinde su tüketimini teşvik etmek daha iyi bir yaklaşımdır. Dilerseniz sağlıklı detoks suları konusunda da teşvik edici bir tutum izleyebilirsiniz. Naneli, maydanozlu, limonlu detoks suları vücudun toksinlerden kurtulması için çok faydalıdır. Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri içinde bu yöntemler şeker tüketimini doğal olarak azaltır. 

Ofiste şeker tasarrufu yöntemleri ile bu haftanın da sonuna geldik sevgili arkadaşlar. Tasarruf konulu blog dizim haftaya 14. bölümüyle huzurlarınızda olacak. Haftaya bakalım hangi konuda tasarruf yöntemleri paylaşacağım? Bu sorunun cevabını öğrenmek için 1 hafta beklemeniz lazım. Tekrar görüşünceye kadar hoşça kalın. Hepinize daha az rafine şekerli, ama daha tatlı ve keyifli günler diliyorum.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler