Bizi Takip Edin

Lifestyle

Okula Yeniden Adapte Olmanın Yolları

Yayınlandı

tarihinde

Okula yeniden adapte olmanın yolları Ofix Blog'da...

Merhaba Ofix Blog okurları, nasılsınız? Okulunuz başlıyor arkadaşlar. Peki hazır mısınız? Size elden gelen her konuda yardımcı olmayı görev edinen bendeniz, tatil rehavetini atıp okula yeniden adapte olmanın yolları hakkında birtakım öneriler hazırladım. Keşke ben de öğrenciyken bunları bilseydim dediğim önerilerim işte başlıyor…

Okula Adapte Olmanın Yolları

1- Uyku düzeni ve kahvaltıyı ihmal etmeyin. Tatil döneminden çalışma dönemine geçmenin en sıkıntılı tarafı, hiç şüphesiz biyolojik saatlerimiz oluyor. İlk günün, o beter Pazartesi sendromunun daha da beter bir hal aldığı tatilden sonraki ilk gününüzün daha iyi geçmesi için bir önceki akşamdan iyi bir uyku çekmenizi şiddetle öneriyorum. 

Uykunuzun gelmemesi, vücudunuzun biyolojik saatinize takılıp kalması gibi durumlara karşı alarmınızı birkaç günlük kademeler halinde normalde uyanmanız gereken saate getirmeniz yararlı olacaktır. Hatta alarmınızı çok sevdiğiniz bir şarkıya ayarlarsanız, güne daha da mutlu başlarsınız. 

2- Okula erken gidebilirsiniz. Hayatım boyunca bir türlü uygulayamadığım bu taktik, uygulayan arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla oldukça yararlıymış. Okula zamanından yarım saat önce gidin arkadaşlar. Bu taktik, tatilden sonra size farklı gelen okul atmosferine psikolojinizi alıştırmanız ve dersler başladığında daha az darlanmanız için oldukça yararlı. 

3- Planlı olmaya çalışmalısınız. Plansız programsız geçen, her gün farklı saatlerde uyanıp kahve içmeye çıktığınız bir yaz tatilinden sonra okuldaki işe güce alışmanız çok zaman alacaktır. Bunu minimize etmek için Google Calendar gibi uygulamalar kullanıp yalnızca derslerinizi değil, proje saatlerinizi ve kendinize ayırdığınız zaman dilimlerini bile haftalık olarak planlamanızı öneriyorum. Bu planlar, bomboş geçen bir tatilden sonra bir anda başınıza üşüşen dersleri ve projeleri organize etmenize yardımcı olacaktır.

4- Küçük işlerle başlayabilirsiniz. Üçüncü maddede söz ettiğim Google Calendar taktiğini uygularken, bu maddeyi de göz önünde bulundurunuz sevgili öğrenciler. Projeleri ve ödevleri (tabii, son teslim tarihlerini de göz önünde bulundurarak) organize ederken, kısa sürecek ve kafa olarak sizi yormayacak olanları önceliklendirin. Böylece yoğunluğa yumuşak bir geçiş yapar, daha az darlanırsınız. 

5- Okul çantanızı hazırlamalısınız. İhtiyaç duyacağınız okul malzemeleri çantanızda hazır olmalı. Böyle yaparsanız, tam veya kısmen de olsa derslere konsantre olmayı başardığınızda “Ay, defterimi unutmuşum!…’’ gibi cümlelerle canınızı sıkmazsınız. 

Bonus Madde: Gofret falan… Şaka değil, gerçekten de yanınızda gofret ve çikolata gibi atıştırmalıklar bulundurun arkadaşlar. Unutmayın, biyolojik saatiniz yalnızca uyku düzeninizle alakalı değil, aynı zamanda beslenmenizle de alakalı. Midenizin guruldayacağı bir ders rezilliğini –benim defalarca yaşadığım gibi- yaşamamanız için, çantanızda bir Ülker çikolatalı gofret olur, bir Snickers olur, bir şeyler bulundurmanız oldukça önemli. 

Tüm öğrencilere başarılar diliyorum. 

Okula Adapte Sürecinde Ebeveynlerin Yapmaları Gerekenler Neler?

Okula adapte olma süreci, çocuklar için önemli bir dönemdir. Dolayısıyla ebeveynler bu süreçte destekleyici bir rol oynarlar. İşte ebeveynlerin çocuklarının okula adapte olmalarını desteklemeleri gereken bazı önemli adımlar:

İletişim Kurun: Çocuğunuzla açık iletişim kurun. Onun okul deneyimlerini, duygularını ve sorunlarını dinleyin. Sorularını yanıtlayın ve endişelerini paylaşmasına fırsat verin.

Pozitif Tutum Sergileyin: Okula gitmenin heyecan verici bir deneyim olduğunu vurgulayın. Pozitif bir tutum sergileyerek çocuğunuzun okula olan olumlu beklentilerini artırın.

Hazırlık Yapın: Okula başlamadan önce çocuğunuzun ihtiyaçlarına uygun okul malzemelerini temin edin. Bu, ona kendini daha hazır hissettirecektir.

Rutin Oluşturun: Sabah ve akşam rutinlerini oluşturun. Düzenli bir rutin, çocuğunuzun güvende hissetmesine yardımcı olur.

Okul Öncesi Eğitimi Destekleyin: Okul öncesi eğitim programlarına katılın ve çocuğunuzu bu programlara katılmaya teşvik edin. Bu, okul öncesi sosyal ve akademik becerilerini geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Okul ile İletişimde Olun: Okul ile düzenli iletişimde olun. Öğretmeniyle iletişim kurarak çocuğunuzun gelişimini takip edin ve okulun gelişmelerinden haberdar olun.

Evde Eğitimi Destekleyin: Okuldan gelen ödevleri ve öğrenme materyallerini düzenli bir şekilde takip edin. Çocuğunuza evde de öğrenme fırsatları sunun.

Arkadaşlık İlişkilerini Teşvik Edin: Çocuğunuzun okulda arkadaşlık ilişkileri geliştirmesine yardımcı olun. Ona sosyal beceriler kazandırın ve arkadaş edinme konusunda destek sağlayın.

Güvende Olduklarını Hissetmelerini Sağlayın: Çocuğunuzun okulda güvende hissetmesini sağlamak için ona güvendiğinizi ve her zaman yanında olduğunuzu belirtin.

Sabırlı Olun: Her çocuğun okula uyum süreci farklıdır. Sabırlı olun ve çocuğunuzun ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde yaklaşın.

Ebeveynler, çocuklarının okula uyum sürecini desteklemek için bu adımları takip ederek çocuklarının başarılı bir okul deneyimi yaşamalarına yardımcı olabilirler.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler