Bizi Takip Edin

Lifestyle

Olumlu düşün, hayatı yakala!

Yayınlandı

tarihinde

Olumlu düşünmenin yolları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ünlü filozof Herakleitos, “Aynı ırmakta iki kere yıkanılmaz!” demişti. Irmağa ikinci kez girdiğimizde ne biz, ne de ırmak aynı kalmıyor. Hayat her gün değişiyor ve bizi de değişmeye zorluyor. Bu değişimlere ayak uydurabilmek ve hayatımızda başarı ve mutluluğu yakalayabilmek için olumlu düşünmeyi alışkanlık haline getirmemiz şart. Çünkü yalnızca olumlu düşünen insanlar, şartlara uyum sağlayıp hayatı yakalayabilirler. Peki, olumlu düşünmenin yolları nelerdir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, olumlu düşünme konusunu ele alacağız ve olumlu düşünmenin yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Olumlu düşünme niçin önemlidir?

Önce biraz olumlu düşünmeden bahsedelim efendim. Hani meşhur bir örnek vardır; yarısı su ile dolu bir bardağa baktığınızda “yarısı dolu” mu dersiniz, yoksa “yarısı boş” mu? “Yarısı boş” diyenler, bardağın dolu tarafını göremez. Aslında hayatta gördüğümüz her şey, gerçekliğin yalnızca bir kısmıdır, fakat olumlu düşünenler diğer yarıyı da görmeyi başarırlar. Hayatlarında başarı ve mutluluğu yakalayan tüm insanların ortak özelliği, işte bu diğer yarıyı görmeleridir. Bu insanlar, karşılaştıkları sorunların üstesinden gelmek için daha fazla çaba sarf eder, geleceğe umutla bakarlar. Geçmişteki başarısızlıklar ve yenilgilere takılıp kalmazlar, geleceğin zaferlerini düşünürler.

Kariyerinizde yükselmek istiyorsanız, olumlu düşünmeyi bir alışkanlık haline getirmeli, zihninizi olumsuz düşüncelerden mutlaka temizlemelisiniz. Nitekim düşünceler tutumları, tutumlar davranışları, davranışlar konumları belirler. Hayata ve insanlara karşı ne kadar olumlu düşünce geliştirirseniz, o kadar olumlu tutum ve davranışlar geliştirir, kariyerinizde daha yüksek konumlara erişebilirsiniz. Olumlu düşündüğünüz sürece iş ilişkilerinizi başarıyla yönetir, hayatın önünüze çıkarttığı fırsatları etkin bir şekilde değerlendirebilirsiniz.

Olumlu düşünmenin yolları nelerdir?

Olumlu düşünmek, yaygın kanının aksine, doğuştan gelen bir nitelik değil, sonradan öğrenilen bir davranıştır. Sonradan öğrenildiği için, geliştirilmesi de mümkündür. Fakat bazı insanlar yaradılışları bakımından olumlu düşünmeye daha yatkın olabilirken, bazılarının biraz daha fazla çaba sarf etmesi gerekebilir. Burada önemli olan, olumlu düşünme konusundaki farkındalıklarımızı arttırmak ve kişisel gelişim sürecimize paralel bir şekilde kariyerimizdeki yükselişe kendimizi hazırlamaktır. Yazımızın bu kısmında, olumlu düşünmenin yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Özgüveninizi ve özsaygınızı asla yitirmemelisiniz.

Kişinin kendisine güveni ve saygısı, tüm varoluşunun temeli ve güvencesidir. Özgüven ve özsaygısını yitiren insanlar, hayatın hiçbir kesitinde başarı ve mutluluğu yakalayamaz. Nitekim özgüven ve özsaygı, kişinin hedef ve amaçlarını gerçekleştirmesini sağlar, sorun çözme becerisini geliştirir, hayat enerjisini yükseltir. Kendinizi ne kadar iyi tanırsanız, kendinizle o kadar barışık olursunuz. Neyi nasıl ve nereye kadar yapabileceğinizi bilir, sizi aşan konularda ilgili kişilerden yardım ister, herhangi bir özgüven ve özsaygı yitimi yaşamazsınız.

Özgüveni ve özsaygısı yüksek kişilerin empati yetenekleri yüksektir. Kendilerini olduğu kadar başkalarını da daha iyi anlarlar. Özgüveni ve özsaygısı düşük insanlar ise baktıkları her yerde ve gördükleri her şeyde hep olumsuzluklara odaklanır, empati kurmaya ve yardım etmeye yanaşmazlar. Başarısızlık korkusu düşünce dünyalarını esir aldığı için, el attıkları hiçbir işi başarıyla sonuçlandıramayacaklarına inanırlar. Çoğu zaman kendi kabuklarına çekilmeyi ve insan ilişkilerinden uzak kalmayı tercih eden bu kimselerin kariyerlerinde yükselme şansları yoktur.

Başkalarının deneyimlerinden yararlanmalısınız.

Hani diyoruz ya, “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok!” diye, olumlu düşünmenin yolları konusunda da durum aynen budur efendim. Mesleklerinde başarılı olmuş ve hayatlarında mutluluğu yakalamış kişilerin deneyimlerine bakarsanız, olumlu düşünmeyi nasıl bir alışkanlık haline getirdiklerini kolayca görebilirsiniz. Başkalarının deneyimlerine duyduğunuz ilgi ne kadar yüksek olursa, sorun çözme beceriniz o kadar yükselir ve kendi deneyimlerinize daha objektif bir şekilde bakabilirsiniz.

Bu bağlamda Ofix Blog‘da biz de her Pazartesi günü başarı hikayeleri köşemizde, yerli ve yabancı markaların deneyimlerini okurlarımızla paylaşıyoruz. Kuruluş ve yükseliş süreçlerinde bu markaların hangi sorunları ne şekilde aştıklarını göstererek başarı hikayelerinin okurlarımıza ilham vermesini diliyoruz. Köşemizde de sıkça vurguladığımız gibi, hiçbir başarı hikayesi tümüyle tek bir kişi ya da markaya ait değildir. Siz de kendi başarı hikayenizi başkalarının deneyimlerinden yararlanarak yazabilirsiniz.

Olumsuz cümleleri hayatınızdan çıkartmalısınız.

Olumsuz cümleler, iyi ve güzel şeyleri görmeyi engeller, motivasyonu düşürür, ilişkilerin zarar görmesine yol açar. Bilinçaltımızı olumsuzluklara şartlandıran bu cümleler, her zaman ve her şeyde bir kusur bulma konusunda bizi etkisi altına alır, iyi ve güzel şeylerin değerini azaltır. Bir konu hakkında görüş ve düşüncelerinizi ifade ederken daima olumlu noktalara odaklanmalı, olumsuz noktaları dile getirirken olumlu ifadeler kullanmaya dikkat etmelisiniz.

İş ilişkilerinizde olduğu kadar, kendi duygu ve düşünceleriniz hakkında da olumlu düşünmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Örneğin, “Toplantıda heyecanlanmayacağım” yerine “Toplantıda sakin ve rahat olacağım” gibi cümlelerle kendi kendinizi telkin edebilirsiniz. Olumlu düşünmenin yolları içinde bu gibi telkinlerin ne kadar işe yaradığını kısa sürede görebilirsiniz.

Olumsuz düşünen insanlardan uzak durmalısınız.

Olumsuz düşünme, bulaşıcı bir hastalık gibidir ve olumlu düşüncelerden çok daha hızlı bir şekilde yayılır. Olumsuz düşünmeyi alışkanlık haline getiren kişiler, önlerine çıkan fırsatları anlama ve gerçekleştirme gücünden yoksundur. Hayattan umutlarını kesen bu kimseler, çevrelerindeki insanların umutlarını söndürmekten haz alır, herkesi kendilerine benzetmek isterler. Her türlü yenilik ve yaratıcı düşünceyi kendi varlıklarına yönelik bir tehdit olarak görürler.

Bardağın hiçbir zaman dolu tarafını görmeyen bu insanların yanında hayattan keyif almanız mümkün değildir. Çevrenizde olumlu düşünen insanları belirlemeli, zamanınızı daha çok onlarla geçirmelisiniz. Nitekim, sosyal etkileşimler ve örnek alma davranışı, kişisel gelişim ve kariyer yönetimi için son derece etkili yöntemlerdir. Olumsuz düşüncelerini her fırsatta etrafa yayan insanlarla vakit geçirdikçe olumlu düşünme fırsatlarını kaçırır, enerjinizi kaybeder, hayattan keyif alma şansınızı yitirirsiniz.

Yersiz kaygı ve endişelerden kurtulmalısınız.

İçinde yaşadığımız teknoloji çağının bir handikapı olarak hemen her an çok sayıda uyarıcıya maruz kalıyoruz. Telefonlarımıza ve e-posta kutumuza gelen kısa mesajlar ve bildirimler, indirdiğimiz uygulamalarla kurduğumuz etkileşimler, takip ettiğimiz haber siteleri, vb. gün boyunca bize doğru yanlış pek çok bilgiyi sunuyor. Bunların belki büyük bir bölümü işimize yaramasa da zihnimizde çeşitli kaygı ve endişelerin oluşmasına yol açıyor. Yaptığımız işlere yeterince yoğunlaşamadığımız zaman, yersiz kaygı ve endişelerimiz misliyle artıyor.

Hangi kaygı ve endişelerimizin sağlam bir nedene dayanıp hangilerinin yersiz olduğunu anlamak için, yaptığımız işlere daha fazla odaklanmalıyız. Bilgimizin yetersiz kaldığı konularda kendimizi geliştirdikçe, yersiz kaygı ve endişelerden daha kolay kurtulabiliriz. Bu bağlamda, özellikle de teknolojik ürünleri hayatınızın merkezine hiçbir zaman koymamanızda yarar var. Gün içinde maruz kaldığınız uyarıcıların sayısını ne kadar azaltırsanız işinize o kadar yoğunlaşır, eksiklerinizi daha kolay görebilirsiniz. Yersiz kaygı ve endişeleri arttıran uyarıcılar, olumsuz düşünme girdabına bizi kolayca sürükleyebilir.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nız Kutlu Olsun!

Ulusal kurtuluş mücadelemizin başladığı 19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda en önemli dönüm noktalarından biridir. İtilaf devletlerinin Anadolu’yu paylaştığı ve Türk milletini esarete zorladığı bir dönemde Mustafa Kemal Paşa, ulusal kurtuluş mücadelemizi Samsun’a giderek başlatmış, Türk milletinin emperyalistlere karşı zafer kazanmasını sağlamıştır. Bu anlamlı günü gençlere hediye eden Mustafa Kemal Paşa‘yı tüm Ofix.com ekibi olarak saygı ve özlemle anıyor, tüm okurlarımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı‘nı kutluyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler