Bizi Takip Edin

Lifestyle

Personel giderlerinden tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Personel giderlerinden tasarruf nasıl yapılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimin 18. bölümüne başlarken öncelikle hepinizin mübarek Kurban Bayramını şahsım ve Ofix.com ailesi adına kutlamak istiyorum. İnşallah bu bayram herkes için güzel geçer. Blog dizimde bu hafta personel giderlerinden tasarruf yöntemleri konusunu ele alacağım. Baştan söyleyeyim arkadaşlar. Personel giderlerinden tasarrufun anlamı personel çıkarma değildir. Buna karşın işyerlerinde tasarruf önlemleri denildiğinde akla ilk gelen konulardan biri personel çıkarmadır. Oysa hayır arkadaşlar, bu iki konu birbiriyle doğrudan ilişkili değildir. Hep söylediğim gibi, en iyi tasarruf yöntemi israfı önlemektir. Personel giderleri konusunda da aynı durum geçerli. İsraf kapsamına giren harcamaları sonlandırırsanız zaten personel çıkarma durumunda kalmazsınız. Mühim olan, bir kişinin işini üç kişiye yaptırmak değil. Böyle bir personel maliyetine hiçbir kurum dayanamaz. Bir işi en iyi şekilde yapacak bir kişi bulun, işte o zaman israf ve personel çıkarma durumu oluşmaz. Hadi bakalım, başlıyoruz, personel giderlerinden tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

Deneyimli ve becerikli personeller istihdam edin.

En zor olanını en baştan söyleyeyim sevgili arkadaşlar. Hangi sektörde olursa olsun, deneyimli ve becerikli personeller tüm sektörlerde itibar görür. Verilen işleri zamanında bitiren, sorunları etkin şekilde çözen personeller her sektörde el üstünde tutulur. Şimdi diyeceksiniz ki, böyle personelleri nasıl bulacağız? Güzel bir soru. Ancak her sorunun cevabını benden beklemeyin. Ülkemizde ve dünya genelinde tüm hükümetler, yetişmiş insan gücü açığını kapatmak için başta eğitim olmak üzere birçok alanda gerekli önlemleri alıyor. Gerçi deneyim sahibi olmak için iş hayatının içinde olmak lazım. İş başvurularında deneyim önemli bir kriter. Ve işe girmeden deneyim kazanmak da mümkün değil. Personel yönetimi alanındaki sorunlar hepimizin malumu. Bu sorunların çözümünü benden beklemeyin. Fakat hakikat şu ki, bir işyerinde deneyimli ve becerikli personeller varsa verimlilik artar. Birisinin yapamadığı bir iş için başka birisini işe almak şirketleri büyütmüyor. Marifet, o işi en iyi şekilde yapacak kişiyi istihdam etmek. 

Personel eğitimlerine önem verin.

Yukarıda işaret ettiğim sorunların üstesinden gelmeyi sağlayacak konulardan biri şüphesiz ki personel eğitimleridir. Ülkemizde bu konu daha çok işe başlarken oryantasyon sürecinde akla geliyor sevgili arkadaşlar. Bir tür kılavuzluk eğitimi olan bu eğitimde, işe yeni başlayanlara iş süreçleri hakkında bilgi verilmekte. Fakat personel eğitimleri bununla sınırlı değildir. Aslına bakarsanız, işletmenin günlük iş akışı içinde gerçekleşen tüm olaylar birer eğitim fırsatıdır. Çalışanların karşılaştıkları sorunlar ve çözüm yolları, yeni durumlarla karşılaştıklarında başarı düzeylerini arttırır. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde personel eğitimlerinden etkin şekilde yararlanmak mümkün. Böylelikle işletmelerde personel yönetimi daha başarılı olur. Sorunlara kısa sürede ve etkin çözümler geliştirilir, gereksiz kaynak kullanımı düşer. Personel eğitimleri, eğitimi alan kişiler için olduğu kadar eğitimi veren kişiler için de faydalıdır. Eğitim sürecinde işletmeyle ilgili tüm sorunlar masaya yatırılır, harika beyin fırtınaları gerçekleşir. Yeni personel almaktansa personeli eğitmek her zaman için daha ekonomiktir. 

İşe alım giderlerinizi azaltın.

Diyelim ki yeni personele ihtiyacınız var. Bu durumda akla ilk gelen yöntem şüphesiz ki iş ve eleman bulma sitelerine ilan vermektir. Bu yöntem büsbütün faydasızdır diyemem. Şüphesiz ki işletmenin insan gücü ihtiyacını karşılamasına katkı sağlar. Ancak personel harcamaları bağlamında maliyeti iyi hesaplamak lazım. Sitelerin aldıkları ücretler yüksek. Oysa internet siteniz varsa, sitenizin İK veya Kariyer kısmına bir başvuru formu koyarsanız elinizde güzel bir data oluşur. Bu tür bir personel yönetimi anlayışı ile insan kaynakları gücüne çok daha ekonomik şekilde ulaşırsınız. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında bu size işe alım süreçlerinde kazanım sağlar. Şirketinize doğrudan yapacakları başvurular, oryantasyonun ilk adımı olur. Eleman bulma sitelerine ilan verdiğinizde, elinize bir anda ve büyük bir data geçer. Üstelik başvuruların çoğu muhtemelen “ne iş olsa yaparım” kabilinden başvurulardır. Bu sitelerden iş arayanların büyük bölümü, gördükleri ilanlara fazla düşünmeden başvurma eğilimindedir. Bu durum, işe alma süreçlerinizi zorlaştırır. 

Çalışanlara hak ettikleri ücretleri verin. Ne daha fazla, ne daha az!

Sözüm meclisten dışarı, son zamanlarda şirketlerde “C” (Chief, yani Başkan) sıfatı taşıyan kişi sayısı artmaya başladı sevgili arkadaşlar. Bence bunun en önemli nedeni, LinkedIn ve benzeri platformlarda kişilerin kendilerini olduğundan daha büyük gösterme takıntısı. İşverenler de bu duruma aldanabiliyor. Bana sorarsanız, iş hayatında başarının ölçüsü, çalışanların unvanlarındaki “C” sıfatı değil, yarattıkları maddi ve manevi değerlerdir. Ülkemizde birçok şirkette “C” sıfatı taşıdığı halde bütün gün hiçbir iş yapmayan birçok şahsiyet mevcut. Üstelik maaşları asgari ücretin en az 5-10 katı. Bu durum, insan kaynakları ve personel yönetimi açısından tam bir facia. Kimse kusura bakmasın, bir şirkette “C” sıfatı kullanan kişi sayısı arttığı halde kârlılık artmıyorsa yönetimin kendisini sorgulaması lazım. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde işletmenizde “C” sıfatı kullanımını ne kadar azaltırsanız bence o kadar iyi yaparsınız. Bu sıfatı gerçekten hak eden, şirketlerinde kârlılığı arttıran kişileri ise elbette tenzih ederim. Onlara bir diyeceğim yok. 

İşlerinizi fazla mesaiye bırakmadan tamamlamaya çalışın.

Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde önemli konulardan biri de fazla mesai giderleridir sevgili arkadaşlar. Üretim odaklı faaliyet gösteren sektörlerde fazla mesai ücretleri personel giderleri arasında önemli bir paya sahip. Pandemi koşullarında maalesef personel kıyımı yapmak zorunda kalan pek çok işletme, sonraki süreçte fazla mesai ücretleri ödemek zorunda kaldı. Aslına bakarsanız, fazla mesai uygulaması özel durumlarla sınırlı kaldığı sürece anlamlıdır. Fakat rutine dönüşürse işletmede personel ihtiyacı var demektir. Diyelim ki bir fabrika, belli bir sürede yetiştirmesi gereken yüklü miktarda sipariş aldı. Normal mesai koşullarında siparişin yetişmesi mümkün değil ise insan kaynakları personel yönetimi fazla mesai seçeneğini gündeme getirir. Ancak işletmede fazla mesai uygulamasının rutin haline gelmesi bir taraftan işçilerin verimliliğini düşürür. Bir taraftan da işletmenin personel giderlerini arttırır. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bu konuda da ölçülü olmak lazım. Artılar ile eksileri topladığınızda eksiye düşüyorsanız fazla mesai yerine yeni personel alımı yapmalısınız. 

Prim ve ikramiyeleri gözden geçirin.

Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde ele alacağım bir diğer konu prim ve ikramiyelerdir sevgili arkadaşlar. İşletmenizde iyi bir performans sistemi mevcutsa, prim ve ikramiyeler verimliliği ve kârlılığı arttırır. Ancak personel yönetimi ve insan kaynakları yönetimi için bu sistem sıkı takibi gerektirir. Performans ile dönemsel etkileri birbirinden ayırmak kolay değildir. Örneğin koyduğunuz satış hedefinin, pazardaki değişimler sonucu gerçekleşmiş olması mümkündür. Rakip firmaların yetersiz kalan üretim ve diğer koşulları bir anda işletmenizin yüksek ciro elde etmesine yol açabilir. Bu durum, çalışanların performanslarını arttırdıkları anlamına gelmez. Performans sistemi kısa süreli sonuçlar doğurur. Hatta bir süre sonra motivasyonu bozar. Çünkü çalışanlar yaptıkları işlerden ziyade prim ve ikramiyelere odaklanırlar. Bu nedenlerden dolayı, performans sisteminizi sürekli gözden geçirmeyi ihmal etmeyin. Aksayan konuları zamanında fark ederseniz kayıpları azaltma imkanınız olur. Ödülleri yükseltmek de yine böyle sorunlu bir konudur. Çünkü her zaman düşündüğünüz gibi işlemez. 

İş hayatında çalışanlara bazı özel durumlarda ödüller verilir. Bu konu da yine prim ve ikramiyeler gibi sıkı takip edilmesi gereken bir konudur. Örneğin şirketinizde 5 yılını tamamlayan çalışanlara 15 günlük devre mülk tatili hediye ediyorsunuz diyelim. 5 yılını doldurmuş olmak, böyle bir ödül için tek başına yeterli mi? Şirketinizde personel başına birim maliyeti hesaplayın bakalım. Personel ilişkileri yönetimi bağlamında bu çalışanın performansını inceleyin. Artılar eksilerden fazlaysa ödül kazanması motivasyonunu arttırır. Diğer tüm durumlar hem israf yaratır, hem de çalışanları tembelleştirir. Çalışanlarınıza sağlayacağınız yan haklar için de makul nedenleriniz ve ölçüleriniz olmalı. Örneğin yol yardımı yapıyorsanız, vereceğiniz tutar piyasa ortalamasının altında olmamalı. Ancak çok fazla üstüne de çıkmamalı. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde tüm prim, ikramiye, ödül ve yan haklar sıkı takip gerektirir. Bu konuda ipin ucu bir kez kaçarsa personel giderleri işletmelerin rekabet koşulları için sorun haline gelir. 

Dışarıdan aldığınız hizmetleri azaltın.

Sektöre yeni adım atan genç bir firmaysanız, birçok hizmeti kendi bünyenizde karşılamada zorluk çekmeniz mümkün. Fakat şirketinizi büyütmek için dışarıdan aldığınız hizmetleri azaltmanızda büyük yarar vardır sevgili arkadaşlar. İnternet üzerinden hizmet veriyorsanız örneğin kendi sunucunuza sahip olmanız bu bağlamda çok faydalıdır. Dışarıdan alacağınız sunucu hizmetleri, sitenizde yapacağınız geliştirmeler sırasında önleyici etkiler yaratır. Aynı zamanda da güvenlik açıkları meydana getirir. Ülkemizde internetten satış olanakları hızla artarken bu gibi konularda yeterli ilerleme halen gerçekleşmedi. Diğer sektörlerde de şirketler birçok hizmeti dışarıdan almak durumunda kalıyor. Şirketlerin kuruluş aşamasında tamam, makul bir durum bu. Fakat şirketiniz büyürken dışarıdan aldığınız hizmetler artıyorsa bu büyüme sağlıklı değildir. Bu durumda demek ki doğru noktalara doğru personel alımı gerçekleştirmiyorsunuz. Personel performans yönetimi de doğru gitmiyor demektir. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında bu konuda da duyarlı olmalısınız. Dışarıdan alacağınız hizmetler için yapacağınız harcamalar şirket bütçenizde yük oluşturmamalı. 

Yemek harcamalarınız israf nedeni haline gelmemeli.

Fazla çalışana sahip işyerlerinde dışarıdan alınan yemek hizmetleri önemli bir gider kalemidir sevgili arkadaşlar. Yemek şirketleri maliyeti düşürmek için menü seçimini titizlikle yapar. Yemeklerin hem güzel ve lezzetli, hem besleyici, hem de ekonomik olması gerekir. Aksi durumda yemek şirketi zarar eder. Bununla birlikte yemek şirketlerinin konuya gösterdiği titizliği birçok şirkette maalesef göremiyoruz. Çalışanların tüketmedikleri yemekleri hayvan barınaklarına göndermek elbette güzel bir davranıştır. Ancak bu uygulama, işletme bütçesi üzerindeki yükü hafifletmez. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde yemek harcamalarınıza da dikkat etmeniz gerekir. Özellikle yarım günlük mesai süreleri ve Ramazan ayı bu bağlamda önemli zaman dilimleridir. Ramazan’da oruç tutan personeller nedeniyle işletmenin günlük yemek ihtiyacı düşer. Fakat gerekli bildirimi yemek şirketine yapmazsanız israf meydana gelir. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında yemek giderlerinin de sıkı bir takibi gerekmekte. Ve aslında çalışanlara yemek kartı seçeneğini sunmak da bu bağlamda güzel ve faydalı bir yöntemdir. 

Hibrit çalışma modelini denemenizde yarar var.

Pandemiyle birlikte birçok şirket uzaktan çalışma sistemine geçti sevgili arkadaşlar. Ve gördüler ki uzaktan çalışma sistemi birçok bakımdan daha avantajlı. Her şeyden önce, çalışanların uzaktan yapabilecekleri işler için işyerine gelmelerine gerek yok. Gelmeleri hem kendileri, hem de işletme bütçesi için maliyet yaratıyor. Sadece işyerinde su tasarrufu konusunda bile önemli kazanımlar oluşmakta. Bazı iş kollarında ise zaman zaman bir araya gelmek gerekebiliyor. Bu tür iş kollarında hibrit çalışma sistemi personel giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında güzel sonuçlar doğurdu. Çalışanlar haftanın sadece bir günü işe gelerek daha verimli çalışacaklarsa bunu denemek lazım. Tabii, uzaktan çalışma sisteminin uygulama esasları da önemli. Masa başı işlerde çalışan beyaz yakalıların büyük bir bölümü artık işe pek gitmiyor. Bu durum aslında özel hayat ile iş hayatı ayrımını kaldırdı. Ama bence genel olarak baktığımda artıları eksilerinden fazla. Hizmet verdiğiniz sektörde hibrit çalışma modeline geçiş imkanınız varsa bu sistemi mutlaka tavsiye ederim. 

Danışmanlık hizmetlerinin faydalı olup olmadığını takip edin.

Ülkemizde başta yönetim danışmanlığı olmak üzere farklı sektörlerde danışmanlık hizmeti veren çok sayıda kurum ve uzman mevcut. Danışmanlık hizmetleri hakkında hiçbir zaman bütüncül bir yaklaşım içinde olmamak gerekir. Yani bu hizmetler yerine göre bazen faydalı olur. Bazen de hiçbir fayda sağlamaz. Bu noktada insan kaynakları harcamaları esas belirleyicidir. Mesela şirketinizde yetişmiş eleman sorunu varsa hiçbir danışmanlık hizmeti bu sorunu çözemez. Fakat insan kaynakları gücünüz yeterli olduğu halde rekabet stratejileriniz zayıfsa o zaman bu hizmetlerin faydalı olması mümkün. Bu gibi durumlarda da maliyet analizi yapmak lazım. Örneğin SEO danışmanlığı, dijital pazarlama hizmetleri ve diğer pek çok alanda kazandığınız artıları ve eksileri objektif şekilde değerlendirin. Danışmanlık hizmetleri gerçekten faydalı oluyorsa kabul. Ancak şunu da unutmamak lazım. En başarılı danışmanlık hizmetlerinin de etkisi sınırlıdır. Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde personel eğitimine öncelik verirseniz, yaşadığınız sorunları kendi bünyenizde çözersiniz. Danışmanlık hizmetlerine ihtiyaç duymazsınız. 

Personel giderlerinden tasarruf yöntemleri ile bu haftayı da kapatıyoruz sevgili arkadaşlar. Önümüzdeki hafta tatile denk geleceği için tasarruf konulu blog dizimin 19. bölümü sonraki hafta huzurlarınızda olacak. Bu arada, iyi bir personel, izin ve zimmet programı arıyorsanız HRplan tam size göre. Çünkü kullanıcı dostu bir arayüzü var. Bulut tabanlı erişim imkanı sunuyor. Ve altyapısı çok güçlü. Personel yönetimi alanında ihtiyaç duyduğunuz nitelikli çözümlerde HRplan ayrıcalıklarından yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz. Tekrar görüşünceye kadar kendinize çok çok iyi bakın. Kurban Bayramınız şimdiden kutlu olsun. Tatile gidecek olanlara da iyi tatiller diliyorum.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler