Bizi Takip Edin

Lifestyle

Sabah yorgunluğundan kurtulmak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Sabah yorgunluğundan kurtulma yolları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Sabah uyandığınızda kendinizi yorgun hissediyor, yataktan kalkacak gücü kendinizde bulamıyor olabilirsiniz. Kronik bir hastalığınız veya herhangi bir sağlık sorununuz olmasa bile kendinizi halsiz, yorgun ve kötü bir ruh hali içinde hissediyor olabilirsiniz. Bu gibi belirtiler, sabah yorgunluğunun en önemli belirtileri arasındadır. Özellikle de kış aylarında yaşanan bu sorunun üstesinden gelmek için bazı konulara dikkat etmek şart. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, sabah yorgunluğundan kurtulma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Sabah yorgunluğu nedir?

Önce biraz sabah yorgunluğundan bahsedelim. Tıp literatüründe sabah yorgunluğu, bir hastalık olarak kabul edilmemekte, bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmekte. Bu sorunu yaşayanlar, sabah uyandıklarında kendilerini çok yorgun hisseder ve güne büyük bir isteksizlikle başlar. Yataktan kalkarken baş dönmesi ve ağızda kuruluk hissederler. Uyandıklarında tansiyonları düşüktür. Midelerinde yanma, gözlerinde kuruluk vardır. Bazı vakıalarda bu belirtiler birkaç saat sürerken, bazı vakıalarda gün boyunca devam edebilir. Günlük rutinleri bile yerine getirmekte zorluk çeken bu kişiler, fiziksel ve psikolojik açıdan kendilerini kötü hisseder ve yaptıkları işlerden hiçbir şekilde keyif almazlar.

Sabah yorgunluğunun çeşitli nedenleri olabilir. Bazen yalnızca fiziksel nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Örneğin gece iyi uyuyamamışsanız, sabah uyandığınızda kendinizi yorgun hissetmeniz mümkündür. Sabah yorgunluğu bazen fizyolojik nedenlere bağlı olarak da gelişebilir. Kalbin iyi çalışmaması, ciğerlere yeterince oksijen gitmemesi, böbreklerin işlevlerini yerine getirememesi gibi nedenlerle sabah yorgunluğu oluşabilir. Sabah yorgunluğu bazen de yalnızca psikolojik nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Örneğin stres ve depresyon, ruhsal gerginlikler ve benzeri nedenlerle de sabah yorgunluğu oluşabilir.

Sabah yorgunluğuyla ilgili yapılan bilimsel araştırmalar, hipoglisemi ve tiroit hastaları ile kansızlık sorunu olan kişilerde sabah yorgunluğuna daha sık rastlandığını göstermekte. Eğer böyle bir hastalığınız varsa, sabah yorgunluğunu muhtemelen yaşıyorsunuzdur. Aynı şekilde, uzun süredir sabah yorgunluğu şikayetiniz varsa, bu hastalıklardan birini yaşıyor olabilirsiniz. Sabah yorgunluğu olan kişilerde kaygı ve endişe hali, mutsuzluk, dikkat ve odaklanma güçlüğü gibi sorunlar hem günlük hayatı, hem de iş hayatını olumsuz etkilediği için bu sorunu kesinlikle ihmal etmemelisiniz.

Sabah yorgunluğundan kurtulma yolları nelerdir?

Yazımızın bu kısmında, sabah yorgunluğundan kurtulma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulayalım. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca koruyucu hekimlik bağlamında olup tedavi edici hiçbir niteliğe sahip değildir. 2 haftadan uzun süren sabah yorgunluğu şikayetleriniz için vakit geçirmeden hekiminize başvurup muayene olmalısınız. Gerekli testleri yaptırdıktan sonra sabah yorgunluğunuzun esas nedeni tespit edilebilir ve gerekli tedavi sürecinizi hekiminizin gözetiminde sürdürebilirsiniz.

Sağlıklı beslenmelisiniz.

Ofix Blog‘da daha önce birçok yazımızda işaret ettiğimiz gibi sağlıklı beslenme, koruyucu hekimliğin olmazsa olmazlarından biri. Bu nedenle, sabah yorgunluğundan kurtulma yolları listemizin ilk sırasına sağlıklı beslenmeyi koyuyoruz. Ülkemizde karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlıkları, pek çok hastalığa ve sağlık sorununa adeta davetiye çıkartıyor. Kış aylarının gelişiyle birlikte artan karbonhidrat tüketimi, vücudumuzda şeker metabolizmasını olumsuz etkiliyor. Özellikle de tüm günü masa başında ve hareketsiz geçen beyaz yakalılar beslenme bozukluklarına bağlı gelişen hastalıklara çok daha kolay yakalanmakta.

Sağlıklı beslenmek için vücudunuzun gerçek ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılamaya dikkat etmelisiniz. Vücudunuzun protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineraller bakımından ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılarsanız, zaten birçok hastalığa hiç yakalanmazsınız. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı kesinlikle ihmal etmemelisiniz. Günlük protein ve vitamin ihtiyacınızın büyük bir kısmını kahvaltıdan alırsanız, sabah yorgunluğuyla daha kolay baş edebilirsiniz. Beslenme programınızda ayrıca, protein ve lif yönünden zengin besinlere öncelik tanımalısınız.

Uyku düzeninizi korumalısınız.

Kış aylarının gelişiyle birlikte günler kısaldı, hava erken kararıyor. Ofiste gün ışığından yeterince yararlanamayan beyaz yakalıların vücutlarında melatonin (uyku hormonu) düzeyi artmakta. Fakat, uykusuzlukla baş etmek adına gün içinde bolca tüketilen çay ve kahveler ile bitki çayları, bileşimindeki uyarıcı maddelerden dolayı uyku düzenimizi bozabiliyor. Sabah yorgunluğundan kurtulma yolları listemizde ikinci sıraya koyduğumuz uyku düzeninizi korumak için yatış ve kalış saatlerinizi olabildiğince sabit tutmalısınız. Hafta sonları için de yine, aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya dikkat etmelisiniz. Hafta içi yaşadığınız uykusuzluğu hafta sonu günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirmeyle telafi edemezsiniz. Ve tabii, uyuduğunuz odada elektronik araç, özellikle de cep telefonu bulundurmamalısınız.

Günlük su tüketiminize dikkat etmelisiniz.

Beyaz yakalılar arasında günlük su tüketimi konusu en fazla ihmal edilen konuların başında geliyor. Kış aylarının gelişiyle birlikte ofiste artan kombi veya klima kullanımı, vücudun su kaybını arttırmakta. Gün içinde yeterince su tüketmemek, gün boyunca devam eden halsizlik ve yorgunluk hissine yol açabilmekte. Aynı şekilde, sabah yorgunluğuna eşlik eden baş ağrılarının büyük bir bölümü de yine günlük su tüketimi konusuna yeterince özen göstermemekten kaynaklanıyor. Sabah yorgunluğundan kurtulma yolları listemizde üçüncü sıraya koyduğumuz günlük su tüketimi konusunda en önemli nokta şu. Günlük ortalama 2 bin kalorilik bir beslenme programınız varsa, tüketmeniz gereken su miktarı 2 litrenin altında olmamalı. Ve bu miktarı diğer içeceklerle değil, doğrudan doğruya suyla karşılamalısınız.

Öfke ve stresten uzak durmalısınız.

Modern iş hayatı, kısa sürede büyük başarılar elde etme esasına dayanıyor. Zamanında yetişmeyen proje veya raporlardan dolayı strese giriyor ve öfke kontrolümüzü kaybedebiliyoruz. Ofis ortamı içinde yaşadığımız sorunların önemli bir kısmı, öfke ve stresten uzak durmayı başaramamamızdan kaynaklanıyor. Sabah yorgunluğundan kurtulma yolları listemizde dördüncü sıraya, öfke ve stresten uzak durmayı koyuyoruz. Bu konuda iyi bir sonuç alabilmek için gün içinde benliğinize odaklanmalı, öfke ve stres yaratan koşullarda iyileşme sağlamalısınız. Gün içinde maruz kaldığınız bilgi bombardımanını sınırlandırmalı, bilgileri mutlaka filtrelemelisiniz. Dikkatinizi dağıtan ve yaptığınız işlere odaklanmanızı engelleyen e-posta, mesaj veya haberlerden uzak durmalısınız.

Sabah yorgunluğundan kurtulma yolları içinde ayrıca, yatmadan önce ağır yemekler yememeli, en az 4 saat önce hiçbir şey yememelisiniz. Günde 1 porsiyondan fazla meyve tüketmemeli, meyve suları yerine meyveleri lifleriyle birlikte tüketmelisiniz. Gün içinde ara öğünleri sınırlamalı, uzun süre hareketsiz kalmamalı, basit egzersizler yaparak vücudunuzu hareket ettirmelisiniz. Kalbinizi yoran egzersiz ve sporlardan uzak durmalı, kalp sağlığınızı korumak için günde yarım saat tempolu yürüyüş yapmalısınız. Sabah yorgunluğunuz demir eksikliğinden kaynaklanıyorsa, demir yönünden zengin besinlere yönelmelisiniz. Hayvansal demir için en iyi kaynak kırmızı ettir. Bitkisel demir içinse ıspanak ve kuru baklagiller iyi bir kaynaktır.

Editörün Tavsiyesi: Doğadan Papatya Bardak Poşet Çay

Bitki çayları doğru şekilde kullanıldığında yorgunluk, uykusuzluk, hazım şikayetleri, öfke ve stres kontrolü gibi sorunların çözümüne olumlu katkılar sağlayabilmekte. Sabah yorgunluğu şikayetiniz varsa, diğer önlemlerle birlikte papatya çayı tüketmeniz sorunun üstesinden gelmenize yardımcı olabilir. Nitekim, ağrı kesici ve antiseptik özelliği yüksek olan papatya çayı, uyku sağlığınızı korumanıza katkı sağlayabilir. Ayrıca, gün içinde yaşadığınız strese bağlı olarak artan kortizol seviyenizi papatya çayıyla azaltabilir, kaslarınızı gevşetebilirsiniz. Papatya çayı için Doğadan papatya bardak poşet çay iyi bir seçim olabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler