Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Samsonite: Çanta ve bavul sektöründe bir dünya markası…

Yayınlandı

tarihinde

Jesse Shwayder ve Samsonite markasının başarı hikayesi Ofix Blog'da...

1910 yılında ABD’nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrinde kiraladığı küçük bir odada 10 kişilik ekibiyle bavul üretimine başlayan Jesse Shwayder, üretimden satış ve pazarlamaya kadar yepyeni yöntemler geliştirerek Samsonite markasını bir dünya markası haline getirmeyi başardı. Samsonite ürünlerinde kullanılan ahşap çerçeve konstrüksiyonları, güçlü kulplar, suni ipek astarlar, elyaf kaplamalar ve emniyetli kilitler, çanta ve bavul sektöründe standartların oluşmasını sağladı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi ele aldığımız başarı hikayelerine bu hafta, Samsonite markasıyla devam ediyoruz.

Shwayder Trunk Manufacturing Company

Dünyanın önde gelen çanta ve bavul üreticisi Samsonite‘ın marka geçmişi, 1910 yılına kadar uzanıyor. ABD’nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrinde Jesse Shwayder tarafından kurulan Shwayder Trunk Manufacturing Company, piyasaya sunduğu ilk ürünler için Samson marka ismini kullanmıştı. İlk olarak 1939 yılında kullanılan Samsonite marka ismi, ürünlerin yakaladığı yüksek başarı sonucunda şirketin bu isimle anılmasına yol açtı. 1965 yılında isim değişikliğine giden şirket, Samsonite marka ismini şirket adı olarak kullanmaya başladı.

1882 yılında Colorado’nun Black Hawk şehrinde dünyaya gelen Jesse Shwayder, 1900’lerin başlarında New York’ta Seward Trunk and Bag Company‘de satış elemanı olarak çalışıyordu. Gelir durumu o günün koşullarına göre iyi sayılabilecek düzeydeydi. Fakat, New York’ta yaşamak istemiyor, Colorado’ya geri dönüp kendi işini kurmak istiyordu. 1910 yılında Denver’a yerleşen Jesse Shwayder, New York’ta biriktirdiği 3.500 dolarlık sermayeyle Shwayder Trunk Manufacturing Company şirketini kurdu. Şehir merkezinde kiraladığı küçük bir odada 10 kişilik ekibiyle birlikte, en iyi bildiği iş olan bavul üretimine başladı.

Shwayder ve ekibi tarafından üretilen bavullar, kullanıcılar tarafından ilgiyle karşılanıyor, fakat şirket henüz kâr elde edemiyordu. Kârlılığı arttırmak için Shwayder, geleneksel yöntemlerden modern yöntemlere geçmeyi ve seri üretime başlamayı çok istiyordu. 1912 yılında kardeşi Maurice‘in ekibe katılması, ürünlerini daha geniş bir kitleye tanıtmalarını sağladı ve talebi arttırdı. Şehir şehir gezip ürünlerini tanıtan Shwayder Kardeşler, üçüncü kardeşleri Sol Shwayder‘in de ekibe katılmasıyla bavul üretimi ve satışında iş bölümünü güçlendirdiler. Bu iş bölümüne göre Jesse Shwayder üretim işlerinin sorumluluğunu üstlenirken, Maurice Shwayder satış ve pazarlama işlerinin sorumluluğunu üstlendi. Sol Shwayder ise şirketin avukatı oldu ve kurumsal müşteri pazarında büyümeye katkı sağladı.

Shwayder Kardeşler ve Samson Bavulları

1917 yılında şirket, yıllık ortalama 76.000 dolar değerinde bavul satıyordu. Şirketin büyümesiyle birlikte Shwayder Kardeşler, Denver’da daha büyük bir ofise taşındılar. Yeni üretim tesisleri, eskisine oranla 3 kat büyümüştü. Fakat kısa sürede yetersiz kaldı. Çünkü ürettikleri bavulların ünü ABD’nin birçok eyaletine yayıldı ve talebi karşılamak zorlaştı. Bu başarıda en önemli pay, şirketin kurucusu Jesse Shwayder‘e aitti. New York’taki iş deneyimi, şirketin planlı büyümesi konusunda Shwayder Kardeşler‘e sağlam bir perspektif kazandırmıştı.

Bu dönemde ABD’de derin cepli bavul üreticileri arasında sert bir rekabet yaşanmaktaydı. Bu rekabette öne geçmek için Jesse Shwayder, ürünlerinin kalitesini düşürüp fiyatları aşağıya çekmek yerine tam tersi bir yol izledi. Ürünlerinin piyasadaki benzerlerine oranla daha kaliteli olmasını sağladı ve fiyatları piyasa ortalamasının üzerinde tuttu. Marka ismi olarak seçtiği Samson ismi, İncil‘de adı geçen güçlü karakterlerden birinin ismiydi. Jesse Shwayder bu ismi, ürünlerinin kalitesini ve gücünü yansıtmak için özel olarak seçmişti. Benzerlerine oranla çok dayanıklı olan bu ürünler, Maurice Shwayder‘in kontrolünde gerçekleştirilen reklam çalışmalarının da etkisiyle piyasada öne çıkmayı başardı. Shwayder Kardeşler ve babaları Isaac, bir bavulun üzerine yerleştirilen tahtanın üzerine çıktılar ve ürünlerinin ne kadar dayanıklı olduğunu bu şekilde gösterdiler.

Reklam çalışmalarının etkisiyle 1924 yılında şirketin satışını yaptığı bavulların toplam değeri 300.000 doları aştı. Bu dönemde Shwayder Kardeşler, Güney Denver’da 80 bin metrekarelik fabrika kurdular. Montaj hattı bazında çalışacak şekilde organize edilen bu fabrika, zaman içinde 500 bin metrekareye kadar genişletildi. Jesse Shwayder‘in 1910 yılından beri hayallerini süsleyen modern üretim teknolojisi, ilk olarak bu fabrikada kullanıldı. Döneminin en ileri konveyör sisteminin kullanıldığı bu fabrikada bavul üretimi, dünyaca ünlü otomotiv devi Ford‘un kullandığı sistemlerle gerçekleştirilmekteydi.

1929 Bunalımı ve Samson Bavulları

1920’lerin ikinci yarısında şirketin yıllık cirosu 1 milyon doları aştı. Ne var ki, 1929 Bunalımı ABD’de tüm sektörleri olduğu gibi, çanta ve bavul sektörünü de etkiledi. 1930’ların başında şirketin toplam satış rakamı yüzde 50 oranında düştü. Bu dönemde Shwayder Kardeşler, bavul türlerinin yanı sıra kart masalarından sandboxlara kadar farklı birçok türde ürünle yeni satış kanalları oluşturmaya öncelik verdiler. Ürünlerindeki çeşitliliği yansıtmak için, 1931 yılında şirketin ismini Shwayder Brothers Inc. olarak değiştirdiler. Bu dönemde kart masası satışlarından elde ettikleri ciro, bavul satışlarından elde ettikleri ciroyu aştı.

Bununla birlikte Shwayder Kardeşler, ürünlerinin kalitesini ve fiyatını korumakta ısrar ettiler ve piyasada Samson bavullarıyla ilgili dayanıklılık algısını korumaya özen gösterdiler. 1939 yılında piyasaya Samsonite ismiyle sunulan yeni ürünleri ise kısa sürede popüler olmayı başardı. Bu ürünlerde kullanılan ahşap çerçeve konstrüksiyonları, güçlü kulplar, suni ipek astarlar, elyaf kaplamalar ve emniyetli kilitler, Samsonite ürünlerinin piyasada öne çıkmasını sağladı. Samsonite Streamlite serisinin öncüsü olan bu ürünlerde kullanılan vulkanize fiber, ürünlerin satış başarısını daha da arttırdı. Bavul sektöründe çok önemli bir yenilik yaratan Samsonite bavulları, 1929 Bunalımı’nın etkisiyle düşen satışlarda önemli bir canlanma sağladı.

Samsonite Markasının Yükselişi

II. Dünya Savaşı döneminde ABD’de birçok fabrika, savaş malzemesi üretmek için kullanıldı. Bu dönemde Shwayder Kardeşler, askeri birimlerin ihtiyaçlarını karşılamak için faaliyet gösterdiler. Lansmanı savaş dönemine rastlayan Samsonite bavulları ABD askerleri arasında kısa sürede popüler hale geldi. Uzun süreli yolculuklar için son derece dayanıklı ve kullanışlı olan bu ürünler, savaş sonrası dönemde halk arasında da büyük ilgi görmeye başladı. Öyle ki, 1946 yılında şirketin cirosu 7 milyon doları aştı. Savaş döneminde ürünlerini daha da geliştiren ve yeni sentetik malzemeler kullanmaya başlayan şirket, savaş sonrası dönemde yüksek bir satış ivmesi yakaladı. 1948 yılında şirketin cirosu 13 milyon doları aştı.

1950’li yıllar, şirketin ürün çeşitliliğini farklı alanlara taşıdığı yıllardı. Kore Savaşı nedeniyle durgunlaşan piyasa koşullarında yeni satış kanalları yaratmaya çalışan şirket, mobilya ürünlerinden müzik aletleri ve gelişmiş elektronik ekipmanlara kadar birçok şey için özel taşıma çantaları üretmeye başladı. Otomobiller için geliştirilen vinil kaplı taşıma çantaları, bunlar içinde en dikkat çekenlerinden biriydi. 1956 yılında şirket ayrıca, üretim tesislerini konsolide ederek Avrupa’ya ihracata başladı. Samsonite markasının esas yükselişi ise 1960’lı yıllarda başladı. İlk olarak 1939 yılında piyasaya sunulan Samsonite bavullarının yeni tip seyahat çantası modelleri kullanıcılar tarafından ilgiyle karşılandı.

Birkaç yıl içinde Samsonite, ürün çeşitliliğini softside ve hardside valizler, giysi çantaları, gündelik çantalar, iş çantaları ve diğer seyahat çantaları ile aksesuarlarla geniş bir yelpazeye yaymayı başardı. 1965 yılında şirket, Samsonite marka isminin gücünden yararlanmak için ismini Samsonite Company olarak değiştirdi. Ticari bagaj türünde liderliğini güçlendirmek için, Arizona ve New Mexico’daki üretim tesislerinde hem daha hafif, hem de daha dayanıklı malzemelerden oluşan yeni ürünler geliştirdi. Bu dönemde şirketin yönetim kurulu başkanlığını, Jesse Shwayder‘in oğlu King David Shwayder üstlendi. 1970’lerin başlarında şirket, dünyanın önde gelen bavul üreticilerinden biri olmayı başardı.

Dünya Pazarında Samsonite

60 yıldan uzun bir süredir Shwayder ailesinin yönetiminde olan şirket, 1973 yılında Beatrice Foods Company tarafından satın alındı. Samsonite tarihinde yeni bir sayfa açan bu satış, dünya pazarında Samsonite markasının yükselişini arttırdı. Bu dönemde başta Hollanda, İspanya, İngiltere, Belçika ve Fransa olmak üzere Avrupa’daki üretim tesisleri ve satış ofislerine ek olarak Uzakdoğu’da yeni üretim tesisleri ve satış ofisleri açılmaya başlandı. Aynı zamanda da rakip şirketleri satın alma yoluyla Samsonite‘ın bünyesine katan Beatrice Foods Company, Samsonite‘ın nispeten özerk bir şirket olarak varlığını sürdürmesini ve büyümesini istedi.

1980’li yıllarda Samsonite, Beatrice Foods Company‘nin sağladığı olanaklarla dünya pazarında gücünü arttırmaya devam etti. 1983 yılında Samsonite‘ın yönetimine Malcom Candlish‘ın geçmesi, bu gelişimin temel dinamiklerinden biriydi. Candlish‘ın esas önceliklerinden biri, Samsonite‘ın büyüme sürecini kontrol altında tutmak ve dünya pazarındaki gücünü pekiştirmekti. Uyguladığı maliyet düşürme programı, şirketin kârlılık düzeyini arttırmasını sağladı. 1989 yılına kadar şirketin iş gücünün yaklaşık yarısının yenilenmesini sağlayarak daha dinamik bir üretim gücü oluşmasını sağladı. Ür-Ge süreçlerine kullanıcıların talep ve beklentilerini yansıtabilmek için anket çalışmaları başlattı. Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak Samsonite‘ın yıllık cirosu 500 milyon dolar düzeyine ulaştı.

Türkiye Pazarında Samsonite

Samsonite markasının Türkiye’deki serüveni, 1983 yılında Desa Holding‘e distribütörlük teklif etmesiyle başladı. 20 yıldan uzun bir süre Samsonite markasının distribütörlüğünü yapan Desa Holding, 2007 yılında yüzde 60’ı Samsonite‘a, yüzde 40’ı kendilerine ait olmak üzere yeni bir şirket kurdu. Günümüzde 23 şehirde toplam 101 Desa mağazası ve 65 Samsonite mağazasında Samsonite ürünleri yerli kullanıcıya doğrudan sunulmakta.

Ofis dostu Samsonite ürünleri Ofix.com’da!

Samsonite markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en fazla sipariş verdiği Samsonite ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtmak istiyoruz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Samsonite Guard IT 88U-08-003 Notebook Çantası

Listemizin ilk sırasında, Samsonite Guard IT 88U-08-003 notebook çantası var. 43.5 x 32 x 13 cm ölçüsünde gri renkli bu ürünlerle 17.3 inçe kadar notebookunuzu taşıyabilirsiniz. Dayanıklı yapısıyla uzun süreli kullanımlar için uygun özellikteki bu ürünlerin boş ağırlığı 0.64 kg, hacmi ise 15 litre. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Samsonite Guard IT 88U-09-004 Notebook Sırt Çantası

Listemizin ikinci sırasında, Samsonite Guard IT 88U-09-004 notebook sırt çantası var. 14 inçe kadar notebookunuzu taşıyabileceğiniz bu ürünlerde notebookun yanı sıra gün içinde kullanmanız gereken defter, kitap, kalem gibi birçok eşyanızı da taşıyabilirsiniz. Şık tasarımlı fermuarı sayesinde çok hoş bir görünüme sahip olan bu ürünler 4 göze sahip. Boş ağırlığı 0.6 kg, hacmi ise 18 litre olan bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Samsonite Qibyte 16N-09-001 Notebook Çantası

Listemizin üçüncü sırasında, Samsonite Qibyte 16N-09-001 notebook çantası var. 40.5 x 29 x 9.5 cm ölçüsündeki bu ürünlerle 14.1 inçe kadar notebookunuzu taşıyabilirsiniz. Boş ağırlığı 0.6 kg, hacmi 8.5 litre olan bu ürünler hafif, esnek ve dayanıklı kumaş yapısı ile çift tonlu zengin görünümlü dış yüzeye sahip. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Samsonite ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler