Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofislerin Kahve Tercihlerini İnceledik

Yayınlandı

tarihinde

Ofislerin kahve tercihleri hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Ofislerde gün içinde en fazla tüketilen içeceklerin başında kahveler geliyor. Türk kahvesinden hazır kahveye, filtre kahveden çekirdek, kapsül ve soğuk kahveye kadar pek çok farklı türde kahve ofislerde sıkça tüketiliyor. Ülkemizde kahve pazarı toplam 22 bin ton büyüklüğünde ve yıllık 450 milyon liralık bir ciroya sahip. Sıcak içecek pazarının %21’ini oluşturan kahve pazarı, her yıl ortalama %5 düzeyinde büyüme gösteriyor. Peki, meslek gruplarına göre ofislerin kahve tercihleri nasıl değişiyor dersiniz? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, online ofis marketiniz Ofix üzerinden son 1 yıl içinde verilen kahve siparişlerine göre ofislerin kahve tercihlerine ilişkin yaptığımız incelemenin sonuçlarını paylaşacağız. 

Ofix’te Kahve Satışları

Son 1 yıl içinde gıda ve mutfak kategorimizdeki satışlarımızın %20.5’ini kahve satışlarımız oluşturmakta. Ciro bazında bu oran %30.5’i buluyor. Ofix olarak kahve grubunda ürün çeşitliliğimizi arttırarak ve yeni markaları satışa açarak kahve pazarında daha güçlü bir konuma gelmek istiyoruz. Son 1 yıl içinde kahve türleri içinde en yüksek satış rakamına Türk kahvesi satışıyla ulaştık. Ofislerin kahve tercihleri içinde en çok Türk kahvesi öne çıktı. Kahve satışlarımızın %46.5’ini Türk kahvesi oluşturdu. Ciro bazında ise en yüksek ciroyu hazır kahve satışlarımızdan elde ettik. Yıl içinde en çok kahve siparişi sırasıyla Şişli, Ataşehir, Sarıyer, Beşiktaş ve Kadıköy’deki kullanıcılarımız tarafından verildi.

Türk Kahvesi

Meslek gruplarına göre ofislerin kahve tercihlerini incelediğimizde, Türk kahvesinin daha çok enerji, perakende mağazacılık ve gayrimenkul sektöründe tercih edildiğini görüyoruz. Türk kahvesi kategorisinde en çok sattığımız ürünümüz, Kurukahveci Mehmet Efendi Türk kahvesi 100 g oldu. Kurukahveci Mehmet Efendi kahveleri, Türk halkının kahve tüketim şeklinin değişmesinde çok önemli bir rol üstlendi. Çiğ kahve çekirdeklerini özenle kavurup dibekte öğüterek pişirmeye hazır şekilde tüketiciye sunan Kurukahveci Mehmet Efendi, Türklerin dünya içecek kültürüne armağan ettiği Türk kahvesinin tarihinde büyük bir öneme sahip.

Hazır Kahve

Hazır kahvede giyim sektörü ve kıyafet mağazaları açık ara önde gidiyor. Ülkemizde günlük hazır kahve tüketimi ortalama 45 ton düzeyindeyken bu tüketimde %60’ın üzerinde bir oranla daha çok 3’ü 1 arada ve 2’si 1 arada ürünleri tercih ediliyor. Hazır kahve pazarındaki büyümenin lokomotif unsurunu oluşturan bir arada ürünleri, kahve tüketimini kolaylaştırıp yaygınlaştırmakta. Bu kategoride ofislerin kahve tercihleri içinde en çok Nescafe 3’ü 1 arada hazır kahve 18.5 g x 72 adet ürünümüz ilgi görüyor. Kahve tercihini hazır kahveden yana kullananlar, aynı zamanda kahve kremalarını sipariş veriyor. Kahve kremaları da en çok giyim sektörü ve kıyafet mağazaları tarafından sipariş veriliyor. 

Çekirdek Kahve

Kahve severlere farklı bir lezzet sunan çekirdek kahve çeşitleri, son 1 yıl içinde en çok hazır ve sanal ofis sektörü ile makine sanayi firmaları tarafından sipariş verildi. Tüm kahve çeşitleri aslında dört farklı kahve çekirdeği türünden elde edilmekte. Bunlar Arabica, robusta, liberica ve excelsa şeklinde sınıflandırılmakta. Ofislerin kahve tercihleri içinde Arabica ve robusta kahve çekirdekleri daha fazla ilgi görüyor. Bu kategoride en fazla sipariş verilen ürünümüz ise Kurukahveci Mehmet Efendi Colombian çekirdek kahve 1 kg oldu.

Filtre Kahve

Öğütülmüş kahve çekirdeklerinin bir filtreden süzülen su yardımıyla demlenmesiyle elde edilen filtre kahve, hazır kahveye oranla daha yoğun bir kahve deneyimi sunmakta. 1908 yılında Melitta Bentz tarafından icat edilen filtre kahve, 1920’li yıllardan itibaren dünya geneline yayılmaya başladı. Son 1 yıl içinde filtre kahveler daha çok haberleşme firmaları ve gıda dağıtım şirketleri tarafından sipariş verildi. Ofislerin kahve tercihleri içinde filtre kahve kategorisinde en çok Jacobs Monarch filtre kahve 500 g ürünümüz ilgi gördü. 120 yıldan uzun bir süredir Jacobs markası, kahve üretiminde kullandığı özel teknikler sayesinde benzersiz bir aromaya sahip ürünleriyle kahve severlerin damaklarında kalıcı izler bırakmakta. 

Soğuk Kahve

Daha çok yaz aylarında tüketilen soğuk kahve ürünlerine yönelik ilgi her geçen gün artıyor. Kahvenin uzun süre çırpılmasıyla elde edilen bu lezzeti tüketicilere sunan marka sayısı da her geçen gün artıyor. Alışılmış kahve deneyimine serin bir alternatif sunan bu ürünler, sıcak yaz aylarında kahve içerek serinlemek isteyenler için iyi bir seçim. Bu grupta en çok, pazarın güçlü oyuncularından biri olan Nescafe‘nin ürünleri tercih edilmekte. Nescafe Xpress soğuk kahve black roast 250 ml ürünümüzün satışı diğer ürünlere oranla açık ara önde gidiyor. Ofislerin kahve tercihleri içinde soğuk kahveler daha çok oyun ve yazılım sektöründe ilgi görüyor.

Kapsül Kahve

Kahve hazırlamayı hızlı ve pratik hale getiren kapsül kahve çeşitleri, kahve severlerin diledikleri zaman lezzetli bir kahveye kolayca erişmelerini sağlamakta. Özel formülü sayesinde bu ürünler, suda kolayca çözünmekte ve damakta farklı bir lezzet bırakmakta. Ofislerin kahve tercihleri içinde kapsül kahve daha çok tasarım ve danışmanlık şirketleri tarafından sipariş veriliyor. Bu grupta en fazla sipariş verilen ürünümüz ise Gimoka Cremoso nespresso uyumlu kapsül kahve 10 adet ürünümüz.

Ofix’te satışı devam eden tüm kahve türlerini kahveler kategorimizde inceleyebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse Ofix Plus üyeliğimizi inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler