Bizi Takip Edin

Sağlık

Çocuklarda Obeziteyi Önleme Yolları

Yayınlandı

tarihinde

Çocuklarda obeziteyi önleme yolları Ofix Blog'da...

Obeziteyle ilgili yapılan araştırmalara göre ülkemizde her üç kişiden biri obez. Çocuklarda bu oran beşte bir düzeyinde. Okul kantinlerinde satılan fast food yiyecekler ve gazlı içecekler velileri obeziteyle ilgili olarak her geçen gün daha fazla endişelendiriyor. Obez çocuklar, kendileri ve aileleri için olduğu kadar toplum sağlığı açısından da önemli bir sorun. Çocukluk çağı obezitesi çocukların beden ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor, pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor, çocukların kendilerine güvenini azaltıyor. Çocukluk çağında obezite ile ilgili alınması gereken önlemler hem çocukların, hem de toplumun daha sağlıklı gelişmesini sağlayabilir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek ve çocukları geleceğe daha iyi hazırlamak için çocuklarda obeziteyle mücadele şart. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çocuklarda obeziteyi önleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Obezite nedir?

Önce biraz obeziteden bahsedelim. Dünya Sağlık Örgütü‘nün tanımına göre obezite, sağlığı bozacak şekilde vücutta anormal ve aşırı miktarda yağ birikmesidir. Halk arasında aşırı şişmanlık olarak bilinen obezitenin en önemli nedenleri sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, hormonal bozukluklar ve genetik yatkınlık olarak ifade edilebilir. Obez kişilerin vücutlarına giren kalori miktarı ile vücudun harcadığı enerji arasında büyük bir dengesizlik vardır. Çocukluk çağında obezite söz konusu olduğunda bu konuda yapılan en önemli yanlışlardan biri, çocukların harcayacakları enerjiyle vücutlarına giren fazla kaloriden kurtulabileceklerine inanmaktır. Oysa çocukluk obezitesi, çocukların hareket kabiliyetini düşürür ve normal çocuklara oranla daha az enerji tüketmelerine yol açar. Bu nedenle çocuklar kilo almaya devam eder. Obez çocuğun beslenmesi ile ilgili yanlış kanaatler, çocukların fazla kilolardan kurtulmalarını giderek zorlaştırır. Çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda olumlu sonuçlar elde etmek için bu gibi yanlış kanaatlerden kurtulmak şart. 

Bununla birlikte, şişmanlık kavramından farklı olarak obez kavramı tıbbi bir terimdir. Bir kişiye obez denilebilmesi için vücut kitle indeksinin hesaplanması gerekir. Aynı şekilde, çocuklarda obezite ve bebeklerde obezite için kesin tanıların konulabilmesi için de vücut kitle indeksinin hesaplanması gerekir. Bu konuda yalnızca dış görünüşe bakmak veya çocuğun boyu uzun olduğu için sahip olduğu fazla kiloları normal bulmak yanıltıcı sonuçlar doğurur. Dahası, özellikle obez bebek kilosu hakkında farkındalıkları yüksek tutmak gerekir. Çünkü maalesef toplumumuzda, kilolu bebeklerin daha sağlıklı oldukları yönünde tümüyle gerçek dışı bir algı mevcut. Bunun içindir ki, çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda doğru bilgiler yeterince karşılık bulmuyor. Oysa, bebeklerde ve çocuklardaki fazla kilolar sağlıklarının iyi olduğuna işaret etmediği gibi, ileride leptin direnci, insülin direnci, diyabet vb. pek çok hastalıkla karşılaşabileceklerinin ipuçlarını veriyor. 

Vücut kitle indeksi nasıl hesaplanır?

Vücut kitle indeksi, obezite tanısı için kullanılan oldukça pratik bir yöntemdir. Bu yöntemde, vücudun kilogram cinsinden ağırlığı metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünür. Çıkan sonuç 25’ten küçükse kişinin normal, 25-29 arasındaysa kilolu, 30 ve üzerindeyse obez olduğu sonucuna varılır. Vücut kitle indeksinin hesaplanması, 2 ile 18 yaş arası çocuklar için de bu şekilde gerçekleştirilir. Fakat bununla birlikte, elde edilen verilerin yorumu farklı şekilde yapılır. Hatta, aynı vücut kitle indeksine sahip iki çocuktan birinin obez, diğerinin kilolu olduğuna bile karar verilebilir. Çünkü çocuklarda vücut ağırlığı ile boy uzunluğunu etkileyen çok sayıda faktör vardır. Dahası, kız çocukları ile erkek çocukları için ideal vücut kitle indeksi farklıdır. Bu nedenlerden ötürü çocuklara obezite teşhisinin konulabilmesi için değerlendirmenin mutlaka bir diyetisyen gözetiminde yapılması gerekir. Aynı şekilde, çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda en doğru bilgileri de diyetisyenden alabilirsiniz. 

Çocuklarda obezitenin nedenleri nelerdir?

Toplum genelinde artan sağlıksız beslenme şekilleri, yetişkinlerden daha yüksek oranda çocukları etkilemekte. Ailedeki bozuk beslenme alışkanlıkları, çocukları obezite konusunda daha fazla etkiliyor. Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre çocuklarda obezitenin nedenleri arasında genetik veya hormonal faktörlerin etkisi yüzde 10 düzeyinde. Çocukluk çağı obezitesi daha çok çevresel, psikolojik ve kültürel faktörlerden kaynaklanıyor. Ailede obezite sorunu olan bireyler varsa, çocukta obeziteye genetik yatkınlık olabilir. Fakat ailesinde gördüğü bozuk beslenme alışkanlıkları genetik yatkınlıktan çok daha yüksek oranda etkilidir. Aynı şekilde, hamilelik döneminde annenin yaşadığı hormonal bozukluklar da çocuk obezitesi üzerinde sınırlı bir etkiye sahiptir. Annenin emzirme veya mamaya alıştırma konusunda sergilediği yanlış tutumlar, obez çocuklar sorunu üzerinde daha etkilidir. 

Bu bakımdan, çocukluk obezitesi nedenlerine bakıldığında, esas nedenlerin çevresel, psikolojik ve kültürel faktörlerden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu faktörler geçerliliğini koruduğu sürece çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda istenilen noktaya ulaşmak mümkün olmayacaktır. Toplum olarak maalesef, çocuklara hep daha fazla yemek yedirmek şeklinde yanlış bir alışkanlığımız var. Oysa, iştahı olmayan çocuklara zorla yemek yedirmek sağlıklarını riske atmaktan başka bir şey değil. Aynı şekilde, çocukları belli yiyeceklere yönlendirmek ve sırf bu yiyeceklerle mutlu etmek de son derece yanlış bir tutumdur. Bazı yiyecekleri ödül haline getirmek ise çocuk obezitesi ya da obez çocuk üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Aynı zamanda da çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda engelleyici bir durum teşkil eder. 

Yetişkinlerde obezite sorununa oranla çocuklarda obezite, çok daha büyük sağlık risklerine yol açıyor. Nitekim, büyüme çağındaki çocukların sağlıksız beslenmesi ve gün içinde yeterince hareket etmemesi, fiziksel gelişim bozukluklarının yanı sıra psikolojik ve sosyal gelişim bozukluklarına da zemin hazırlıyor. Ergenlikte obezite sorunu yaşayan çocukların hormonal gelişimleri ciddi ölçüde bozulduğu için fiziksel gelişimleri yaşıtlarına göre daha yavaş işliyor. Aşırı kilolar nedeniyle göbek, basen, kol ve boyun çevresinde oluşan sarkmalar, çocukların yaşıtlarıyla sosyalleşmelerini engelleyebiliyor. Hareket miktarı kısıtlanan çocukların bu kilolardan kurtulması çok daha zor olduğu gibi, sosyal bakımdan dışlanmışlık duygusuyla baş etmeleri de çok daha zordur. Bu nedenlerle çocuklarda obezite, aşılması güç bir kısır döngü yaratarak çocuk ve toplum sağlığını olumsuz etkilemekte.

Çocuklarda obeziteyi önleme yolları nelerdir?

Obezite ve çocuklarda obezite konusunu kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra, yazımızın bu kısmında çocuklarda obeziteyi önleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat bu bilgilere geçmeden önce, şu noktayı özellikle vurgulamak istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup çocuklarda obezite konusunda tedavi edici hiçbir niteliğe sahip değildir. Çocuğunuzun obez olduğunu düşünüyorsanız, gerçekten obez olup olmadığını anlamak ve gerekli tedavi süreçlerini başlatmak için mutlaka bir diyetisyene başvurmalısınız. Çocuğunuz obezse veya obeziteye doğru ilerliyorsa, neler yapmanız gerektiği hakkında en doğru bilgileri diyetisyeninizden alabilirsiniz. Obez çocuklara uygulanacak tedavi şekillerinin de yine, diyetisyen gözetiminde gerçekleştirilmesi gerekir. Diyetisyene başvurmayı ihmal ederseniz, çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda başarılı ve kalıcı sonuçlar elde edemezsiniz. 

Anne sütünü alma süresine dikkat etmelisiniz.

Çocuklarda obezite ile ilgili yapılan araştırmalara göre, anne sütü alma süresi çocuklarda obezite oranını doğrudan etkilemekte. Bu nedenle, çocuklarda obeziteyi önleme yolları listemizin ilk sırasına anne sütünden etkin şekilde yararlanmayı koyuyoruz. Nitekim anne sütü, bebeğin doymasını sağladığı için kilo almasını önlüyor. Anne sütünün yetersiz kalması durumunda bebeğe verilen takviye gıdalarda abartıya kaçılması, henüz küçük yaşlardan itibaren obeziteye yakalanma riskini arttırıyor. Her ne kadar Amerikan Pediatri Akademisi 1 yaşına kadar emzirmeyi yeterli bulsa da Dünya Sağlık Örgütü bebeklerin 2 yaşına kadar emzirilmesini tavsiye ediyor. Çocuğunuzu mümkünse 2 yaşına kadar emzirmeye devam etmelisiniz. Takviye gıdalarda ise meyve suyu ve tatlı yiyecekler ile karbonhidrat yüklü mamalardan kesinlikle uzak durmalısınız. Bununla birlikte, bebeğin iştahı yoksa veya anne sütünü emmekte zorlanıyorsa, çocuğu zorla emzirmek de doğru değildir. Çocuğunuz anne sütünü emmek istemiyorsa, karnının yeterince acıkmasını bekleyebilirsiniz.

Kilosunu takip etmelisiniz.

Çocuklarda obeziteyi önleme yolları içinde en etkili yöntemlerden bir diğeri de çocuğun kilosunu takip etmektir. Ülkemizde maalesef, çocuklarda kilo takibi 2 yaşa kadar düzenli şekilde yapılırken 2 yaş ve üzeri çocuklarda kilo takibine yeterince özen gösterilmiyor. Oysa, çocuğunuzun formunu koruması için aldığı kalori miktarı ile harcadığı enerji miktarının dengeli gitmesi çok önemli. Çocuğunuzun kilosunu düzenli şekilde takip ederseniz, obeziteyi önleme konusunda daha erken evrede harekete geçme şansınız olur. Çocuğunuzda obezite belirtileri gözlemlemişseniz, gün içinde tükettiği gıda ve içecekler konusunda dikkatli olmalı, yüksek kalori almasını önleyecek çözümler geliştirmelisiniz. Fakat bunu yaparken, herhangi bir yasaklama veya şiddet yoluna kesinlikle başvurmamalısınız. Çocuğunuzla onun yaşına uygun ve etkin bir iletişim dili geliştirirseniz obeziteyi önleme konusunda daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Yasaklama ve şiddet kullanımı ise aksine, bozuk beslenme şekillerine ilgiyi arttırır. 

Fiziksel aktivitelerini desteklemelisiniz.

Teknolojik ürünlerin hayatımızda giderek daha fazla yer tuttuğu bu zaman diliminde çocuklar da bu durumdan maalesef olumsuz etkileniyor. Televizyon başında veya mobil araçlarla oyun sırasında geçirilen hareketsiz saatler, gün içinde aldıkları kalorileri yakmalarını engelliyor. Üstüne üstlük, koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan kısıtlamalar nedeniyle çocuklar evde daha fazla vakit geçiriyor. Ve bu da aldıkları kalorileri yakmalarını engelliyor. Çocuklarda obeziteyi önleme yolları içinde çocuğunuzun fiziksel aktivitelerini mutlaka desteklemelisiniz. Bunun için her gün yeterince egzersiz yapar ve çocuğunuza güzel bir rol modeli olursanız çocuğunuz bedenen ve ruhen daha sağlıklı gelişir. Hem bu sayede siz de kendi formunuzu koruyabilirsiniz. Çocuğunuz eğer spora ilgi duymuyor ve gün içinde yeterince hareket etmiyorsa, onu spora alıştırmak için size rehberlik yapmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin, birlikte bisiklet kullanmak faydalı olabilir. Fakat yol gösteren siz değil, o olsun. Bu sayede çocuğunuzun hem özgüveni gelişir, hem de spora ilgisi artar. 

Yiyecekleri ödül haline getirmemelisiniz.

Çocuklarda istenilen davranış değişikliğini sağlamak için anne ve babaların çoğu zaman bazı yiyecekleri ödül haline getirdiğini görüyoruz. Ne var ki çikolata, gofret veya fast food yiyecekleri çocuklar için ödül haline getirmek, ileriki dönemlerde bu yiyeceklerden başka bir mutluluk yolu geliştirememelerine ve bunları aşırı tüketmelerine yol açmakta. Obeziteyi önleme yolları içinde hiçbir yiyeceği çocuğunuz için bir ödül haline getirmemelisiniz. Hatta çocuğunuza ödül vermek yerine onunla birlikte daha fazla vakit geçirmeye çalışmalısınız. Ödül ve cezaya dayalı yöntemler kısa sürede istenilen sonuçları verse de orta ve uzun dönemde bazı istenmeyen davranış şekillerinin gelişmesine yol açabiliyor. Oysa, çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanı daha kaliteli hale getirir ve sorunları birlikte çözme yoluna giderseniz, ödül veya ceza vermeye gerek duymazsınız. Unutmayın ki, çocuğunuza ödül olarak vereceğiniz tüm yiyecekler, ileride bu yiyeceklere karşı aşırı bir ilgi duymasına yol açacaktır. 

Sağlıklı beslenmesini sağlamalısınız.

Sağlıklı beslenme, günlük olarak alınması gereken protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin düzenli şekilde tüketilmesi anlamına geliyor. Çocuğunuzun ölçülü ve dengeli şekilde beslenmesini sağlarsanız, vücudunda aşırı yağ birikmesini engelleyebilirsiniz. Çocuklarda obeziteyi önleme yolları içinde çocuğunuzun günde üç ana öğün ve bir ara öğünle düzenli beslenme alışkanlığı kazanmasını sağlamalısınız. Çocuklar için sağlıklı beslenme alternatifleri çocuklarda obeziteyi önleme yolları konusunda başarılı sonuçlar doğurur. Ayrıca, öğün atlamanın veya az ve sık beslenmenin sağlıklı bir beslenme şekli olmadığını çocuğunuza öğretmelisiniz. Çocuğunuz eğer aşırı kilolarından rahatsızlık duyuyor ve bu şekilde beslenmeyi tercih ediyorsa, bunun doğru bir beslenme şekli olmadığını ona uygun bir dille anlatmalısınız. Ve tabii, porsiyon miktarına dikkat etmeli, çocuğunuzun fazla yemek yemesini teşvik etmemelisiniz. 

Çocuklarda obeziteyi önleme yolları içinde ayrıca, günlük uyku süresine dikkat etmeli, günde 10-12 saat uyumasını sağlamalısınız. Akşam yemeğinden sonra hiçbir şey tüketmemesini de sağlamalı, gece uyanıp yemek yeme alışkanlığı varsa vakit kaybetmeden hipoglisemi testi yaptırmalısınız. Nitekim bu davranış şekli, hipoglisemi konusunda önemli bir ipucu verir. Ve erken teşhis sayesinde çocuğunuzun şeker metabolizmasında gerekli iyileşme sağlanabilir. Çocuğunuzda diyabet belirtileri gözlemlemişseniz, bu durumda da yine kan şekeri değerlerini ölçtürmelisiniz. Obezite belirtisi olarak değerlendirdiğiniz konular aslında diyabete işaret ediyor olabilir. Çocuklarda obeziteyi önleme yolları içinde ayrıca, beslenme çantasını onun beğeni ve isteklerine göre hazırlamalı, yemek istemediği yiyecekler hakkında onunla inatlaşmamalısınız. Yemeğin yanında gazlı ve şekerli içecekler yerine su veya ayran gibi doğal ve sağlıklı içecekler tüketmesini sağlamalısınız.

Editörün Tavsiyesi: Tadım Naturel Çiğ Karışık Kuruyemiş 180 g

Çocuk gelişiminde kuruyemişlerin çok önemli rolleri var. Örneğin fındık, kemik ve kas gelişimini destekliyor. Zengin bir omega-3 kaynağı olan ceviz, kalp ve damar sağlığını koruyor, beyin fonksiyonlarını geliştiriyor. Vücut direncini yükselten badem, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlıyor. Çocuklarda obeziteyi önleme yolları içinde kuruyemişler, birçok bakımdan faydalı olabilir. Örneğin, çocuğunuzun okulda acıktığı zaman kantine koşup fast food yiyecekler ve gazlı içecekler tüketmesini önlemek için beslenme çantasına bir paket Tadım Naturel çiğ karışık kuruyemiş 180 g ürünümüzden koyabilirsiniz. Çiğ karışık kuruyemişlerden oluşan ve paket ağırlığı 180 gram olan bu ürünler, okulda açlık hissettiği zaman kan şekerini yükseltmeden tokluk hissetmesini sağlayacaktır. Bu ürünler için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler