Bizi Takip Edin

Lifestyle

Demans nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Demans hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Beyinle ilgili hastalıklar içinde demans her geçen yıl daha yüksek bir ivmeyle artıyor. Aslına bakarsanız demans tek bir hastalık değildir. Beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucu oluşan, hafızaya zarar veren, kişinin sosyal becerilerini sınırlayan birçok hastalığın ortak adıdır. Halk arasında “bunama” olarak da bilinen demans çeşitleri içinde en yaygın olanı Alzheimer’dır. Öyle ki demans çeşitlerinin yaklaşık yüzde 70’ini Alzheimer demansı oluşturur. Alzheimer’ın yanı sıra vasküler demans, Lewy cisimciği demansı, frontotemporal demans ve karışık demans gibi başka demans türleri de mevcut. Halihazırda demansın kesin bir tedavisi bulunmamakta. Ancak hastanın yaşam kalitesini yükseltmek için birçok unsurdan yararlanmak mümkün. Erken evrelerde teşhis edildiğinde demansın ilerlemesi yavaşlatılabilir. İleriki evrelerde ise hastanın yaşam kalitesi ciddi ölçüde düşmekte. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, demans hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Demans nedir diye merak ediyor ve demansı daha iyi tanımak istiyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Kısaca Demans

Demans sözcüğü, Latincede zihin anlamına gelen mens sözcüğünden türetilmiş olup önüne aldığı -de ekiyle birlikte zihnin yitirilmesi anlamına gelir. Bu bakımdan demans aslında tek bir hastalık değildir. Demans hastalığı aslında hastanın hafızaya dayalı zihin fonksiyonlarını zayıflatan veya ortadan kaldıran birçok hastalığı içinde barındırır. Halk arasında demansa “bunama”, demans belirtileri gösteren kişilere ise “bunak” denildiğini görmekteyiz. Bunama sözcüğü tıbbi bir temele dayansa da bunak sözcüğü bazen küçümseme amaçlı kullanılabiliyor. Gerçekte demans hastaları hafıza ve zihinsel yetenekler konusunda son derece güç bir durumdadır. Özellikle kısa süreli hafıza kaybı yüksek olan bu hastalar, uzak geçmişi daha iyi hatırlarken yarım saat öncesini hatırlamada büyük zorluklar çeker. Demansın ileriki aşamalarında hasta neredeyse tüm sosyal becerilerini kaybeder. Konuşmada, iletişim kurmada zorluk çeken hasta, günlük temel ihtiyaçlarını bile tek başına karşılayamayacak bir duruma gelebilir. Özellikle Alzheimer demansında bu durum daha ileri derecede açığa çıkar. 

Alzheimer’ın yanı sıra vasküler demans da sık rastlanan bir demans türüdür. Bir inme sonucu gerçekleşen bu hastalık, beyin bölgesinde kalıcı hasarlara yol açar. Demansın diğer çeşitleri, vücutta bir ya da birkaç maddenin eksikliği veya kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucunda ortaya çıkar. Alzheimer ve vasküler demanstan farklı olarak bu demanslar, genellikle ilerleyici türden değildir. Üstelik alınacak bazı önlemlerle hastanın hafıza ve diğer zihinsel yeteneklerini geri kazanması da mümkündür. Oysa Alzheimer ve vasküler demansta hastanın eski sağlığına yeniden kavuşması günümüz şartlarında mümkün değil. Alzheimer demansının bir anda oluşmaması, belli bir sürece yayılması, yaşam kalitesini yükseltme konusunda avantaj yaratır. Halk arasında “bunama belirtileri” olarak ifade edilen belirtiler, hasta için kritik bir öneme sahiptir. Alzheimer belirtileriyle karşılaşan hastanın takınacağı doğru tutum, yaşam kalitesini yükseltmesine büyük katkı sağlar. Vasküler demans ise inme sonucunda oluştuğu için yaşam kalitesini yükseltme konusunda daha zor bir süreci beraberinde getirir. 

Demans neden oluşur?

Demansın çeşitli nedenleri olmakla birlikte esas nedeninin beyin hücrelerinin zarar görmesi olduğunu söyleyebiliriz. Demans hastalığı nedir diye merak edenler demansın tek bir türünün olduğunu düşünme eğilimindedir. Oysa demansın farklı çeşitleri olduğu gibi, nedenleri de farklı olabilir. Nitekim beyinde her biri farklı işlevlerden sorumlu birçok bölge var. Herhangi bir nedenle beynin bir bölgesinde hücreler zarar gördüğünde demans belirtileri oluşmaya başlar. Çünkü zarar gören her bölge ve hücre, normal işlevlerini yerine getiremez. Demans evreleri içinde beyin hücresi zararları, hücrelerin iletişim kurmalarını engeller. Özellikle Alzheimer evreleri ihmal nedeniyle hızlı ilerler. Bu süreçte hasta, büyük hafıza kayıpları yaşamaya başlar. Aynı zamanda da muhakeme yeteneğini kaybeder. Daha ileriki aşamalarda günlük işlerini bile yerine getirmede güçlük çeker. Bu nedenle başkalarının yardım ve desteğine ihtiyaç duyar. İlerleyen yaşla birlikte demans hastalığı belirtileri giderek artar. Bunama konusunda toplumsal önyargılar nedeniyle bu süreci doğal görmek şikayetlerin artmasına neden olur. 

En yaygın demans türlerinden biri olan Alzheimer demansında hastanın beyninde hipokampus bölgesi daha fazla etkilenir. Bu bölge hatırlama yetisiyle doğrudan ilgili olduğu için hastanın hafıza kaybı yüksek düzeye ulaşır. Hipokampus bölgesi muhakeme yeteneğiyle de doğrudan ilgilidir. Bu nedenle hasta en basit konularda bile karar vermede ciddi zorluklar yaşar. Buna bağlı olarak anksiyete ve stresle karşılaşır. Demansın en yaygın ikinci türü olan vasküler demansta ise beyne kan taşıyan damarlar zarar görür. Bu nedenle beyne yeterince kan ulaşmaz. Bunun sonucunda beyin hücreleri birbirleriyle iletişim kurmada güçlük çeker. Demansın daha az rastlanan türlerinden Lewy cisimciği demansı, Lewy cisimciği isimli protein yapılarıyla ilgilidir. Bu yapılar beynin motor faaliyetlerini düzenleyen bölgelere yerleşirse beyin hücrelerine zarar verir. Böylelikle demansın bu türüne yol açar. Frontotemporal demans, beynin kişilik, davranış ve dil alanlarında oluşan zararlar sonucunda gelişir. Karışık demans türü ise birden fazla demansın aynı anda oluşmasıyla ortaya çıkar. 

Demans belirtileri nelerdir?

Demansın en önemli belirtisi hatırlama güçlüğüdür. Nitekim demans hastaları özellikle yeni öğrendikleri bilgileri hızlı bir şekilde unutur. Uzak geçmişi daha iyi hatırlayan hastalar, muhakeme yeteneklerini kaybettikleri için kendilerini geçmişte hisseder. Bu yüzden olaylar ile kişiler arasında doğru bağlantılar kuramazlar. Hafıza kaybının yanı sıra iletişim ve dil becerileri de zayıflar. Dikkat ve odaklanma güçlüğü yaşarlar. Hastanın problem çözme ve sosyal organizasyon becerileri zayıflar. Bu belirtilere bazen depresyon da eşlik eder. Demansa bağlı olarak görsel algılar, el becerileri ve hareket yeteneği zayıflar. Erken evrede demans hastaları, zamanı ve mekanı algılamada güçlük çeker. Hatta iyi bildikleri yerlerde dahi kolayca kaybolmaları mümkündür. Demansın ileriki aşamalarında hasta, yaşadığı olayları ve insanların isimlerini unutmaya başlar. Bu hastalarda sürekli gezinme isteği yoğundur. Tekrarlayan sorgulamalar yaparlar, öğrendiklerini hızla unuturlar. Hastalığın en ileri aşamalarında yürüme ve ayakta durma zorluğu başlar. Bu aşamalarda hasta, kişisel ihtiyaçlarını bile tek başına karşılayamaz. 

Demansı önlemek için neler yapmak gerekir?

Demans hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız yazımızın bu kısmında, demansı önlemek için neler yapmak gerektiğini de kısaca ele almak istiyoruz. Fakat şu noktayı özellikle belirtelim. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup demansı tedavi etme amacı taşımamaktadır. Demansa ilişkin olarak yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden biri veya birkaçını yaşamaktaysanız, vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız. Demansın zamana yayılan bir hastalık olması, erken aşamalarda hastanın yaşam kalitesini yükseltmede önemli bir avantaj sağlar. Bunama nedir diye merak eden hastaların gerçekte çok azı, belirtiler konusunda erken aşamalarda harekete geçmekte. Oysa belirtilerle ilk karşılaştığınızda sağlık kurumuna başvurarak demans testi yaptırabilirsiniz. Testin sonucuna göre hekiminiz demansla nasıl baş etmeniz gerektiği hakkında en doğru bilgileri verecektir. Bu süreçte demansı olağan bir durum olarak kabul etmemelisiniz. Çünkü tüm hastalıklarda olduğu gibi demans da hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeyi sürdürür. Vasküler demansta ise geç kalma nedeniyle hayati risklerle karşılaşmak mümkün. 

Zihninizi aktif şekilde kullanmalısınız.

Demansı önlemede en etkili yöntemlerden biri zihni aktif şekilde kullanmaktır. Bu sayede beyin hücrelerinizin birbirleriyle iletişimi güçlenir. Bu sizi demansa karşı daha korunaklı hale getirir. Alzheimer hastalığı nedir diye merak edenler bu hastalığın ilerleyen yaşla birlikte doğal olarak ortaya çıktığını düşünme eğilimindedir. Oysa zihinlerini aktif şekilde kullanan kişilerin Alzheimer hastalığına yakalanma oranı düşüktür. Çünkü zihni aktif şekilde kullanmak beyin sağlığını güçlendirici etkilere sahiptir. Alzheimer hastalığının yanı sıra frontotemporal demans da zihnin aktif şekilde kullanılmasıyla yavaşlamaya başlar. Bu yüzden sosyal becerileri yüksek ve dil öğrenmeye yatkın kişiler demansın bu çeşitlerine daha az yakalanır. Zihninizi aktif şekilde kullanmak için vakit buldukça bir şeyler okuyabilirsiniz. Örneğin kitap okumak zihin tembelliğini önlemek için çok faydalıdır. Ayrıca boş zamanlarınızda bulmaca çözebilirsiniz. Veya sevdiklerinizle birlikte scrabble gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Bu tür etkinlikler zihninizi her zaman canlı tutar. Beyin hücreleriniz bu sayede zararlı etkilere karşı daha güçlü hale gelir. 

Hafızanızı güçlendirmelisiniz.

İnsan hafızası aslında, sınırları belirsiz diyebileceğimiz kadar büyük bir depolama alanıdır. Günümüzde hızla ilerleyen teknoloji maalesef hafızamızdan yeterince yararlanmamızı engelliyor. İnsan hafızasının farklı türleri mevcuttur. Bunlar içinde kısa süreli hafıza ve uzun süreli hafıza en önemli iki hafıza çeşididir. Ayrıca anısal hafıza, anlamsal hafıza ve işlemsel hafıza da hafızanın en önemli diğer çeşitlerini oluşturur. Demansı önleme yolları içinde hafızanızı güçlendirmek için yapacağınız her çalışma bu süreçte olumlu bir kazanım sağlar. Yaşınız kaç olursa olsun, hafızanızı güçlü tutarak demansa yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. Bu yüzden genç yaşta demans belirtileri ile karşılaştığınızda belirtileri hafife almamalısınız. Farklı hafıza türlerini bir arada kullanmak, demansa karşı daha iyi bir koruma sağlar. Lewy cisimcikli demansın dışında diğer demans türleri hafıza güçlendikçe yavaşlama eğilimi gösterir. Demans hastalığının son evrelerinde ise hasta ciddi bir hafıza kaybı yaşar. Bu aşamada demans tedavisi mümkün olmadığı için hastanın mutlaka bakım altında olması gerekir. 

Sağlıklı beslenmeli ve egzersiz yapmalısınız.

Beyin sağlığı üzerinde beslenme şekilleri ve yaşam tarzının etkisi büyük. Özellikle mevsim geçişlerinde hafızanızda zayıflama hissediyorsanız bunun en önemli nedeni sağlıksız beslenme olabilir. Mevsim geçişlerinde vücudun karbonhidrat isteği artar. Ne var ki karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, kan şekerini yükseltir. Kanda yüksek miktarda şeker dolaşımını tehlikeli gören karaciğer, şekeri yağa dönüştürerek depolamak ister. Bunun sonucunda glikoz, beyne ulaşamadan yağ olarak depolanır. Oysa şeker türleri içinde glikoz beynin temel besin maddesidir. Eksikliği halinde beyin fonksiyonları zayıflar. Özellikle fast food yiyecekler kan şekerini hızla yükseltir. Bu nedenle beyne yeterince glikoz ulaşmasını engeller. Demansı önleme yolları içinde sağlıklı beslenmeye mutlaka dikkat etmelisiniz. Omega-3 bakımından zengin ceviz, ton balığı, ıspanak gibi besinler sağlıklı beslenme programınız içinde mutlaka yer almalı. Ayrıca gün içinde yeterince egzersiz yaparak kan dolaşımınızı hızlandırmalısınız. Sağlıklı beslenir ve kan dolaşımınızı hızlandırırsanız beyninize yeterince glikoz ve oksijen ulaşır. Bu da sizi demansa karşı daha iyi korur. 

Stresten uzak durmalısınız.

Demansı önleme konusunda en etkili yöntemlerden biri de stresten uzak durmaktır. Nitekim stres altında çalışmak, vücuttaki adrenal ve kortizol seviyesini yükseltir. Buna bağlı olarak beyin fonksiyonlarını, tehlike olarak algılanan koşulların üstesinden gelmeye koşullandırır. Yoğun stres altında yaşayan kişilerin tüm ilgi ve dikkatleri belirli noktalara yoğunlaşır. Ancak bu durum, hafıza ve diğer bilişsel fonksiyonları baskılar. Halk arasında erken bunama olarak ifade edilen durumlar, yoğun stres altında yaşayanlarda daha sık ortaya çıkar. Oysa stresten uzak duran kişiler beyin fonksiyonlarını daha etkin şekilde kullanır. Demans hastası olsun ya da olmasın kişinin stresten uzak durması beyin sağlığını olumlu etkiler. Bunu sağlamak için sizde stres yaratan koşullar hakkındaki farkındalıklarınızı attırmalısınız. Bu koşulların değişmesi için çevrenizdekilerden yardım istemelisiniz. Ofiste veya evde stres yaratan ortamlar ya da durumlar varsa, gerekli değişimleri ivedilikle sağlamalısınız. Strese karşı kendinizi ne kadar iyi korursanız demansla mücadelede o kadar başarılı olursunuz. 

Sigara ve alkolü hayatınızdan çıkarmalısınız.

Tüm metabolizma üzerinde olduğu gibi beyin sağlığı üzerinde de sigara ve alkolün birçok zararlı etkisi mevcut. Özellikle orta yaş ve üzerindeki kişilerde sigara ve alkol kullanımı arttıkça beyin hücrelerinin gördüğü zararlar artar. Buna bağlı olarak demans riski artar. Sigara ve alkol nedeniyle kan damarları zarar görür. Bu yüzden beyne daha az kan, oksijen ve glikoz ulaşır. Sigara ve alkolü yoğun tüketen kişilerde demans daha yaygındır. Özellikle Alzheimer demansı ve vasküler demans konusunda bu kişiler en önemli risk grupları arasındadır. Demansı önleme yolları içinde sigara ve alkol tüketimini sonlandırmak bu nedenlerden dolayı kritik bir öneme sahiptir. Diğer demans türleri için de bu sayede hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkündür. Bu bağlamda kişinin demans nedenleri hakkında da farkındalıklarını arttırması gerekir. Çünkü sigara ve alkol kullanan kişilerin çok azı bu alışkanlıkların demans riski taşıdığının farkındadır. Özellikle demans başlangıcı sırasında daha fazla geç kalmadan bu alışkanlıkları terk etmelisiniz. 

Uyku düzeninize dikkat etmelisiniz.

Demansı önlemede uyku sağlığı da önemli bir diğer konudur. Nitekim uyku düzeninizi korursanız, beyin fonksiyonlarınız güçlenir ve demans riskiniz azalır. Demans neden olur diye merak edenlerin uyku düzenleri hakkında da farkındalıklarını arttırmaları gerekir. Çünkü günde 6 ile 8 saat arasında uyumazsanız demansa yakalanma riskiniz artar. Uyku düzeninizi korumak için, yatış ve kalkış saatlerinizi olabildiğince sabit tutmaya çalışmalısınız. Bu sayede uyku ritminizi daha iyi korursunuz. Uyku saatiniz geldiğinde uykunuz gelmese bile yatakta olursanız uyumanız kolaylaşır. Fakat en fazla yarım saat içinde uykuya dalamamışsanız, yatakta dönüp durmak yerine uykunuzu getirecek bir şeyler yapabilirsiniz. Örneğin dinlendirici bir müzik dinleyerek uykuya daha kolay dalabilirsiniz. Eğer insomnia hastasıysanız, uyku ilacı kullanmadan önce mutlaka hekiminize danışmalısınız. Uyku ilacının yanında anti demans ilaçlar kullanmadan önce de yine hekime bilgi vermek gerekir. Çünkü bazı ilaçların birbirleriyle etkileşimleri uyku sağlığı açısından daha kötü sonuçlar yaratır. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler