Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Stevie Wonder Modu

Yayınlandı

tarihinde

En güzel 10 Stevie Wonder şarkısı için öneriler Ofix Blog'da...

1962 yılında henüz 12 yaşındayken çıkarttığı The Jazz Soul of Little Stevie albümüyle müzik severlerin dikkatini çeken Stevie Wonder, 60 yıla yakın bir süredir müzik dünyasında ilgiyle takip edilen bir isim. En iyi film müziği dalında kazandığı Oscar ödülünün yanı sıra müzik kariyeri boyunca aldığı 25 Grammy ödülüyle kırılması güç bir rekora imza atan Stevie Wonder, 1970’li yıllarda katıldığı nükleer silah karşıtı kampanyalarla aktivist kimliğini de gösterdi. Cazdan pop müziğe, R&B’den soul ve funk rocka kadar farklı türlerde çıkarttığı 150’ye yakın albüm ve single’la müzik tarihinde büyük iz bırakan Stevie Wonder hem zenci, hem de görme engelli oluşuna rağmen hayata sımsıkı tutunma çabası ve “ötekiler”in duygu ve düşüncelerini yansıtmasıyla da örnek bir sanatçı kimliğine sahip. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste çalışırken Stevie Wonder dinlemeyi seven okurlarımız için en güzel 10 Stevie Wonder şarkısı önereceğiz. 

Kısaca Stevie Wonder

Stevie Wonder olarak bilinen Stevland Hardaway Judkins, 13 Mayıs 1950 tarihinde ABD’nin Michigan eyaletine bağlı Saginaw kentinde dünyaya geldi. Altı hafta erken doğduğu için alındığı kuvözde kendisine verilen fazla oksijen nedeniyle geçirdiği göz hastalığı sonucu görme yetisini kaybetti. Küçük Stevie‘in müziğe olan yeteneği, henüz 4 yaşındayken katıldığı kilise korosunda fark edilmesini sağladı. Sesinin güzelliğinin yanı sıra müzik kulağının gelişmiş özelliklere sahip olması, müzikte çok başarılı olacağını gösteriyordu. Aynı zamanda da müzik aletlerine karşı doğal bir yeteneği vardı. Küçük yaşlardan itibaren mızıka, piyano, davul gibi çeşitli müzik aletlerini çalmayı öğrendi. 

Stevie Wonder‘ın görme yeteneğini kaybetmiş olması, onu hayata karşı zayıf ve çaresiz düşürmediği gibi, hayat enerjisini kaybetmesine de yol açmadı. Henüz 5 yaşındayken annesine, “Kör olduğum için endişelenme, çünkü mutluyum.” dediğini sonraki yıllarda birçok kez belirtti. Konuya ilişkin olarak, “Annemin her zaman ağlaması beni rahatsız etti. Tanrı’nın onu bir şey için cezalandırıyor olabileceğini düşündü.” değerlendirmesini yapan Stevie Wonder, tüm hayatı boyunca kendisiyle barışık yaşamayı başardı. Görme kaybı bir taraftan ona pek çok alanda hareket kısıtlaması yaratırken, bir taraftan da müzikal becerilerini ilerletmesi için müziğe yoğunlaşma fırsatı yarattı.

Stevie Wonder‘ın ailesi, oldukça zor koşullar altında hayatını sürdürmekteydi. Amerikan toplumunda zencilere yönelik uygulanan her türlü baskı ve şiddete maruz kalan ailesi Saginaw kentinde hayatını sürdüremeyince Detroit’e taşınmak durumunda kaldılar. Detroit’te Stevie Wonder, müzikal becerilerini geliştirmek için daha iyi bir ortam buldu. Öyle ki, Detroitli müzik gruplarından The Miracle‘ın kurucusu Ronnie White, Stevie Wonder‘ın yeteneğine ve hayata tutunma çabasına hayran kaldı. Stevie Wonder‘ı Detroit merkezli ünlü plak şirketi Motown Records‘un kurucusu Berry Gordy Jr. ile tanıştırması, bu müthiş yeteneğin müzik dünyasına kazandırılmasını sağladı.

Stevie Wonder’ın Müzik Serüveni

Stevie Wonder‘ın profesyonel müzik hayatı, 1962 yılında çıkarttığı The Jazz Soul of Little Stevie albümüyle başladı. Henüz 12 yaşındayken Motown Records‘un Tamla etiketiyle çıkarttığı bu albüm, caz müzik severler tarafından ilgiyle karşılandı. Albümün hit şarkılarından Fingertips‘te Stevie Wonder, basit bir mızıka eşliğinde ve fonda Afrika ritmleri ile pop rock riffleriyle caz müziğe farklı bir renk kattı. Sözleri dönemin ünlü şarkı yazarlarından Clarence Paul‘e ait olan bu şarkında Stevie Wonder, ileride özellikle dans müziği alanında kendisinden çok söz ettireceğinin işaretlerini vermişti. Albümdeki tüm şarkıların sözlerini yazan Clarence Paul, sonraki süreçte Stevie Wonder‘ın müzik danışmanı ve yapımcısı olmayı sürdürdü.

The Jazz Soul of Little Stevie‘ın ardından aynı yıl çıkarttığı Tribute to Uncle Ray albümüyle müzik severlerin bir kez daha dikkatini çeken Stevie Wonder, Amerikalı piyanist ve R&B sanatçısı Ray Charles‘ın şarkılarını yorumladı. Bu albümle cazdan soul müzik türüne giriş yapan Stevie Wonder, her iki türü birleştirerek daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Bu albümün bir diğer özelliği de tüm kayıtların baştan sonra canlı olarak yapılmasıydı. Ki bu durum, Stevie Wonder‘ın müzikal becerilerinin yanı sıra iyi bir performans sanatçısı olduğunu da gösterdi. Özellikle Ain’t That Love ve Mary Ann şarkılarındaki performansı, albümün satış başarısını arttırmasını sağladı.

Stevie Wonder‘ın sonraki müzik serüveni, neredeyse her yıl yeni bir albümle devam etti. 1963 yılında çıkarttığı Recorded Live: The 12 Year Old Genius albümü canlı olarak kaydedildi. With a Song in My Heart albümü caz ile soul müziğin sentezine farklı bir lezzet kazandırdı. 1960’ların ikinci yarısında çıkarttığı Up-Tight, Down to Earth, I Was Made to Love Her, Eivets Rednow ve For Once In My Life albümleriyle şarkılarında aynı zamanda da toplumsal sorunlara eğildi. Bu dönemde Bob Dylan‘dan Bob Marley’e kadar farklı türlerde pek çok müzik insanından etkilendi. Bu etkileri çeşitli sentezler içinde kendi müziğine yansıttı. 

Zirvede Geçen Yıllar

Stevie Wonder‘ın müzik serüveninde 1970’ler, zirvede geçen yılları ifade ediyordu. Öyle ki, albümlerinin satış başarısının milyonları bulması sonucu, Motown Records‘la sözleşmelerini güncelledi ve telif oranını arttırdı. 1971 yılında çıkarttığı Where I’m Coming From albümünün tüm şarkıları hit oldu ve bu albüm, Stevie Wonder‘ın en iyi albümleri listesine adını yazdırdı. Albümdeki If You Really Love Me şarkısının sözlerini Syreeta Wright‘la birlikte yazarak şarkı sözü yazarlığı konusunda da yetenekli olduğunu gösterdi. Bir yıl sonra çıkarttığı Music of My Mind albümüyle elektronik seslere yöneldi ve caz müziğe farklı bir yorum getirdi. Albümün hit şarkılarından Superwoman, taşıdığı R&B riffleriyle ön plana çıktı. Bu dönemde Stevie Wonder‘ın sesi de giderek olgunlaşmaya başladı ve 60’ların “küçük dahi”si, 70’lerde profesyonel bir tenor olarak alkışlandı.

1970’lerde Stevie Wonder‘ın müziği bir taraftan daha romantik ve lirik bir nitelik kazanmaya başlarken, bir taraftan da toplumsal sorunlara daha duyarlı bir nitelik kazandı. Özellikle Innervisions albümüyle birlikte politik eleştirilerini ön plana çıkartmaya başladı. Albümün hit şarkılarından Higher Ground‘da savaş karşıtı bir duruş sergiledi ve ABD’nin başta Vietnam olmak üzere dünya genelinde sürdürdüğü savaşlara karşı eleştirilerini dile getirdi. Politikacıları yalancılıkla suçlayan, insanların bir hiç uğruna ölmesini eleştiren, dini inançların insanlara daha iyi bir dünya sunmada yetersiz kaldığını düşünen Stevie Wonder‘ın bu söylemleri, 1970’lerde çıkarttığı diğer albümlerinde sıkça ifade buldu.

1980’lerden Günümüze Stevie Wonder

1980’lerde Stevie Wonder, müzik çalışmalarını azalttı ve her yıl bir albüm çıkartmaktan vazgeçti. 1984 yılında çıkarttığı The Woman in Red soundtrack albümüyle dikkatleri yeniden üzerine çekti. The Woman in Red filminde kullanılan I Just Called To Say I Love You şarkısıyla en iyi film müziği dalında Oscar ödülü kazandı. Tüm zamanların en iyi Stevie Wonder şarkısı olarak kabul edilen bu şarkı, 1980’li yıllarda yabancı müzik türünde en fazla dinlenen şarkılardan biri oldu. Albümün hit şarkılarından Love Light In Flight ve Don’t Drive Drunk şarkıları da dönemin gözde eğlence mekanlarından diskoteklerde sıkça çalındı.

Bu dönemde stüdyo albümlerinin sayısını azaltan Stevie Wonder, film müziği çalışmalarını sürdürmeye devam etti. 1991 yılında çıkarttığı Jungle Fever soundtrack albümü de müzik severlerin büyük beğenisini kazandı. Albümün hit şarkılarından Fun Day, Queen in the Black ve Gotta Have You şarkıları 1990’larda Stevie Wonder‘ın yeni kuşaklar tarafından tanınmasını sağladı. 1995 yılında Conversation Peace albümünü çıkarttıktan sonra, 10 boyunca müzik çalışmalarına ara verdi. Hayranlarıyla 2005 yılında A Time to Love albümüyle tekrar buluşan Stevie Wonder, son olarak 2016 yılında çıkarttığı Faith single’ıyla bir kez daha hayranlarıyla özlem giderdi. Bugüne kadar kazandığı 25 Grammy ödülüyle Stevie Wonder, dünya genelinde tüm hayranlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

En Güzel 10 Stevie Wonder Şarkısı

Stevie Wonder‘ın müzik serüvenini kısaca bu şekilde özetledikten sonra yazımızın bu kısmında, en güzel 10 Stevie Wonder şarkısı önereceğiz. Ofiste bu şarkıları dinleyerek Stevie Wonder modu yaşayabilir, Stevie Wonder‘ın birbirinden güzel şarkılarından ilham alarak yaratıcılığınızı geliştirebilirsiniz.

I Just Called To Say I Love You

Listemizin ilk sırasında, I Just Called To Say I Love You var. 1980’lere damgasını vurmuş şarkılardan biri olan bu şarkı, Stevie Wonder isminin tüm dünyada milyonlarca müzik sever tarafından duyulmasını sağladı. Bugüne kadar birçok kez coverlanan bu şarkıda, zaman içinde yolculuk yapabilir ve 1980’lerin nostaljisini yaşayabilirsiniz. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Part-Time Lover

En güzel 10 Stevie Wonder şarkısı listemizin ikinci sırasında, Part-Time Lover var. 1985 yılında çıkarttığı In Square Circle albümünün hit şarkılarından Part-Time Lover da tıpkı I Just Called To Say I Love You gibi 1980’lerden izler taşıyor. O günden günümüze kadar R&B ve soul müzik türünde en fazla dinlenen şarkılardan biri olan Part-Time Lover, farklı zamanlarda çalıştıkları için görüşemeyen iki sevgilinin hüzünlü hikayesini anlatıyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Superstition

Listemizin üçüncü sırasında, Superstition var. 1972 yılında çıkarttığı Talking Book albümünün hit şarkılarından Superstition, R&B ve soul rifflerinin yanı sıra country riffleriyle de dikkat çekmekte. Batıl inançların ironik bir eleştirisini yapan bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Superwoman

En güzel 10 Stevie Wonder şarkısı listemizin dördüncü sırasında, Superwoman var. 1972 yılında çıkarttığı Music of My Mind albümünün hit şarkılarından Superwoman şarkısında Stevie Wonder, şarkı sözü yazarlığında da ne kadar başarılı olduğunu gösterdi. 1970’lerin romantizmi ve lirizminden izler taşıyan bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

You Are The Sunshine Of My Life

Listemizin beşinci sırasında, You Are The Sunshine Of My Life var. Talking Book albümünün bir diğer hit şarkısı olan bu şarkıda da 1970’lerin romantizm ve lirizminden izler var. Şarkının en ilgi çekici noktalarından biri, görme engelli bir kişinin sevgilisine “sen benim hayatımın güneş ışığısın” şeklinde hitap etmesi. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

A Place In The Sun

En güzel 10 Stevie Wonder şarkısı listemizin altıncı sırasında, A Place In The Sun var. 1966 yılında çıkarttığı Down to Earth albümünün hit şarkılarından A Place In The Sun‘da, 16 yaşında bir Stevie Wonder var. 1960’ların sert ritmlerinin yer aldığı bu şarkıdaki lirizm, aynı zamanda da daha iyi bir dünya özlemini yansıtıyor. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Don’t You Worry ‘Bout A Thing

Listemizin yedinci sırasında, Don’t You Worry ‘Bout A Thing var. 1973 yılında çıkarttığı Innervisions albümünün hit şarkılarından biri olan bu şarkıda, insanın kendisinin dışında gelişen olgu ve olayların seyrini etkilemede sanılandan daha fazla gücü olduğunun altı çizilmekte. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

For Once In My Life

En güzel 10 Stevie Wonder şarkısı listemizin sekizinci sırasında, For Once In My Life var. 1968 yılında çıkarttığı albüme ismini veren bu şarkıyla Stevie Wonder, Grammy Hall of Fame ödülünü kazandı. İnsanlar arasında güven bağının önemine işaret eden bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

All In Love Is Fair

Listemizin dokuzuncu sırasında, All In Love Is Fair var. Innervisions albümünün bir diğer hit şarkısı olan All In Love Is Fair şarkısında Stevie Wonder, “aşkta her şey adil” diyerek sevenlerin birbirlerini haksız yere suçlamaması gerektiğine işaret ediyor. Bu güzel şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

Golden Lady

En güzel 10 Stevie Wonder şarkısı listemizin onuncu sırasında, Golden Lady var. Aynı albümün bir diğer hit şarkısı olan Golden Lady‘de Stevie Wonder, aşkın hayata anlam katan en önemli değer olduğunu ifade ediyor. Bu güzel şarkıyı dinlemek için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler