Bizi Takip Edin

Lifestyle

Fotokopi kağıdının kalitesi nasıl anlaşılır?

Yayınlandı

tarihinde

Fotokopi kağıdının kalitesi hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Ofiste veya ofis dışı ortamlarda belge basmak veya çoğaltmak için fotokopi kağıtlarını kullanmamız gerekir. Günümüzde pek çok işimizi dijital kanallar üzerinden gerçekleştirsek de fotokopi kağıtları halihazırda ofislerin en önemli gider kalemlerinden biri konumunda. Dijital ortamlarda hazırladığımız belgeleri basmak istediğimizde fotokopi kağıdı seçimi önemli bir konu haline geliyor. Kullandığımız fotokopi kağıdı uygun kalitede değilse çalışmamız güzel görünmez. Hazırladığımız dosya ister bir sözleşme olsun, ister arşivlik bir belge, dönem ödevi ya da proje, kalitesiz fotokopi kağıtlarına baskı yapmamız durumunda çalışmamız çekiciliğini kaybeder. Nitekim kalitesiz fotokopi kağıtlarına alınan baskılarda mürekkep veya toner tozları yayılım yapar. Kağıdın kalitesi düşük olduğu için arka yüzünü kullanmak mümkün olmaz. Bu da kağıt israfı yaratır. Kalitesiz fotokopi kağıtları aynı zamanda da yazıcıda kağıt sıkışması sorununa neden olur. Peki fotokopi kağıdının kalitesi nasıl anlaşılır? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, fotokopi kağıtlarında kalite özellikleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Fotokopi kağıdının kalitesi niçin önemlidir?

İster ofiste olsun, isterse ofis dışı ortamlarda fotokopi kağıtlarını çıktı almak, fotokopi çekmek, not tutmak, çizim yapmak gibi farklı pek çok amaçla kullanmaktayız. Söz gelişi dilekçe yazmak istediğimizde, elimize uygun bir fotokopi kağıdı almak istiyoruz. Yazacağımız dilekçenin kağıdının kalitesinin düşük olması her şeyden önce yazım işlemini zorlaştırır. Kalitesiz fotokopi kağıdı çeşitlerinde dolma kalem kullanmak mümkün değildir. Hatta tükenmez kalem kullanırken bile dikkatli olmak gerekir. Çünkü yüzeye uyguladığımız baskının bir miktar artması, mürekkebin arka yüzde çirkin bir görüntü yaratmasına neden olur. Kurşun kalemle çizim yaparken de dikkatli olmak gerekir. Özellikle silme yaparken kalitesiz fotokopi kağıtları ciddi bir sorun haline gelir. Bu ürünleri kullanarak hazırlayacağınız taslak çizimlerde silme yaparken dikkatli olmalısınız. Yüzeye fazladan uygulayacağınız baskı nedeniyle kağıt kolayca yırtılır. Bu da tüm çalışmanızı yeni baştan hazırlamanıza neden olur. Dolayısıyla A4 kağıt kalitesi bağlamında göstereceğimiz duyarlılık pek çok olumsuzluğu önlememizi sağlar. 

Fotokopi kağıdının kalitesi alınan çıktının yanı sıra yazıcının performansını da doğrudan etkileyen bir konudur. Standart yazıcılarda kullanılan kağıtlar bu bağlamda bazı niteliklere sahip olmalıdır. Nitekim kağıtta kullanılan selülozun kalitesi yeterliyse yazıcıda kağıt türünden kaynaklı bir sıkışma oluşmaz. Çünkü bu ürünlerin yüzeyleri yeterli selüloz kalitesi sayesinde yazıcının silindir ve diğer kısımlarından kolaylıkla geçer. Özel olarak parlatılmış yüzeye sahip kaliteli fotokopi kağıtları ise baskı süreçlerinden daha kolay geçer. Baskı kalitesi konusunda da daha başarılı sonuçlar verir. Düşük gramajda kağıtlarda sıkışma sorunu daha sık oluşur. Düşük kalite selülozdan üretilen kağıtların da yine yazıcının silindir ve diğer kısımlarından geçerken sıkışmaya neden olması mümkün. Eğer yaptığınız işin gereği olarak çalışmalarınızın çıktısını almanız gerekiyorsa fotokopi kağıdının kalitesi konusuna mutlaka dikkat etmelisiniz. Aksi durumda çalışmalarınız istediğiniz görünümü kazanmaz. Üstelik yazıcıda kağıt sıkışması sorunlarını sıkça yaşarsınız. Ki bu da kağıt ve toner israfına neden olur ve ek maliyet yaratır. 

Hangi durumlarda kaliteli fotokopi kağıdı kullanmak gerekir?

Fotokopi kağıtları arasında kalite bakımından bazı farklılıklar mevcuttur. Düşük kalitede fotokopi kağıtları maliyet bakımından önemli bir avantaja sahiptir. Ancak bunları yazıcıda kullanmak birçok bakımdan sakıncalıdır. Eğer yaptığınız işlerin gereği olarak müsveddeye ihtiyaç duyuyorsanız bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Fakat düşük kalitede fotokopi kağıtlarını dilekçe yazmak, çıktı almak, fotokopi çekmek gibi işlerde kullanmamalısınız. Hazırladığınız bir çalışmanın son kontrollerini yapmak için aslında bilgisayar ekranını kullanabilirsiniz. Fakat çıktı almadan kontrol sağlayamıyorsanız, son kontrolleri yapmak için orta kalitede fotokopi kağıtlarını tercih edebilirsiniz. Günlük işleriniz için alacağınız çıktılarda ise standart kalitede fotokopi kağıtları iyi bir seçimdir. Bu tür çalışmalarda yüksek kalitede fotokopi kağıdı kullanmaya gerek yoktur. Aksi durumda fotokopi kağıdının kalitesi baskı maliyetlerini arttırır. Ancak arşivlik değeri olan belgeler, müşterilerinize imzalatacağınız sözleşme ve benzeri evraklarda kaliteli fotokopi kağıtlarını kullanmalısınız. Bu sayede bir taraftan çıktılarınızı daha uzun süre korursunuz. Bir taraftan da müşterileriniz üzerinde daha olumlu bir imaj yaratırsınız. 

Fotokopi kağıdında kalite konusu iş hayatının yanı sıra eğitim hayatında da önemli bir konudur. Nitekim öğrencilerin büyük bir bölümü, hazırladıkları ödevlerin çıktısını alırken fotokopi kağıdının kalitesi konusuna pek dikkat etmez. Çıktıyı evde değil de kırtasiyeden alacak öğrenciler ve ebeveynlerin bu bağlamda dikkatli olmaları gerekir. Özellikle son zamlardan sonra fotokopi kağıdı fiyatları ciddi ölçüde arttı. Hal böyle olunca artan maliyetle baş etmek adına çeşitli işletmelerde kalitesiz fotokopi kağıdı kullanımı da artmaya başladı. Çocuğunuzun binbir emekle hazırladığı bir ödev veya sunumu kalitesiz fotokopi kağıdıyla teslim etmesi hoş bir durum değildir. Kırtasiyeden aldığınız çıktıda kağıt kalitesi düşükse bu konudaki şikayetinizi ilgili kişiye iletip standart kalitede kağıt kullanmasını isteyebilirsiniz. Çıktıda eğer iki yüze baskı varsa, kalitesiz fotokopi kağıtları her iyi yüzde de yazıları okumayı zorlaştırır. Kağıdı biraz havaya kaldırdığınızda iki yüzdeki yazılar kolayca görünür. Bu gibi durumlar yapılan işlerin başarısına gölge düşürür. 

Düşük kaliteli fotokopi kağıdı nasıl anlaşılır?

Bir fotokopi kağıdının kalitesini anlamanın farklı yolları vardır. Bunların başında kağıdın gramajı gelir. Fotokopi kağıtlarının gramajları arasında önemli farklar vardır. Gramaj ise 1 metrekarelik kağıdın ağırlığı cinsinden ifade edilir. Bu ağırlığı bilmek kağıdın kalitesini anlamada önemli bir ipucu sağlar. Nitekim fotokopi kağıdının kalitesi, kağıdın inceliği ve kalınlığı ile ışığı emme ve yansıtma özellikleriyle doğrudan ilgilidir. Düşük kaliteli fotokopi kağıtlarının gramajı 60 g/m² ve altındadır. Piyasada en yaygın düşük kalite fotokopi kağıdı çeşitleri 50 ve 60 g/m² gramaja sahiptir. Bu ürünleri elinize aldığınızda son derece ince bir yüzeye sahip olduklarını görürsünüz. Fotokopi kağıdının kalitesi düşük olduğu için bu ürünlerin ışık geçirgenliği yüksektir. Bu nedenle bu ürünleri çift yönlü baskıda kullanmamak gerekir. Kaldı ki yazıcıda tek yüze baskı yaparken de sıkışmaya neden olmaları mümkündür. Kullandığınız yazıcının markası ne olursa olsun düşük kalitede fotokopi kağıdı çeşitleri, yazıcının kağıt tepsisi, silindir ve diğer kısımlarında sıkışabilir. 

Kağıdın gramajı, kalınlığı ve parlaklığının yanı sıra yüzeyinin pürüzlü olup olmadığı da kalitesi hakkında önemli bir ipucu sağlar. Düşük kaliteli bir fotokopi kağıdına dokunduğunuzda yüzeydeki pürüzleri kolaylıkla hissedersiniz. Yüzeydeki bu pürüzler, özellikle kağıt üretimi aşamasında uygulanan tekniklerden kaynaklanır. Çünkü düşük kaliteli kağıt üretiminde kimyasal değil, mekanik yöntemler kullanılır. Zaten aradaki maliyet farkının önemli nedenlerinden biri de budur. Düşük kaliteli kağıtlar 2 ve 3. hamur kağıtlardır. Bunlarda kimyasal madde yoktur. 60 g/m² düşük kalite fotokopi kağıdı 2. hamur kağıttan üretilmişse bunda selüloz miktarı ile odun miktarı birbirine yakındır. Fakat 50 g/m² düşük kalite fotokopi kağıdında 3. hamur kağıt kullanılmışsa bunda selülozdan çok odun mevcuttur. Dolayısıyla kağıtta kullanılan selüloz ve odun miktarına göre fotokopi kağıdının kalitesi ve pürüz miktarı değişir. Ancak her durumda düşük kalite fotokopi kağıdı çeşitleri pürüzsüz bir görünüme sahip olmaz. Üstelik yüzeydeki pürüzler de yazıcıda kağıt sıkışmasına zemin hazırlar. 

Orta kaliteli fotokopi kağıdı nasıl anlaşılır?

Fotokopi kağıdını orta kaliteli yapan unsurların başında kağıdın gramajı gelir. 70 ile 80 g/m² arasındaki fotokopi kağıtları bu özelliktedir. Düşük kaliteli fotokopi kağıtlarından farklı olarak bu ürünler 1. hamur kağıtlardır. Bu nedenle selüloz miktarı odun miktarından fazladır. Bunun bir diğer sonucu da kağıdın daha parlak ve pürüzsüz bir görünüme sahip olmasıdır. Yine de A4 kağıt kalitesi standart fotokopi kağıtlarının altındadır. Nitekim kaliteli kağıt çeşitlerinde de 1. hamur kağıt kullanılır. Fakat gramaj daha yüksektir. Bu yüzden fotokopi kağıdının kalitesi standart değilse çift yönlü baskı için uygun değildir. Başka bir deyişle orta kaliteli fotokopi kağıtları da düşük kaliteli kağıtlar gibi çift taraflı baskıda sorun yaratır. Eğer bilgisayarda yaptığınız işlerin son kontrolünü gerçekleştirmek için yeterli kalitede bir kağıt arıyorsanız orta kalite fotokopi kağıtlarını tercih edebilirsiniz. Fakat şuna da dikkat etmek gerekir. Bu ürünler, kağıt ve toner tasarrufu konusunda standart kağıtlar kadar iyi avantajlar sağlamaz. 

Standart kaliteli fotokopi kağıdı nasıl anlaşılır?

Piyasada en yaygın fotokopi kağıdı çeşitleri standart kaliteli fotokopi kağıtlarıdır. Bu ürünlerde gramaj 80 g/m²’dir. Bazı markalar, ürünlerinin üzerinde gramajı kolayca görünür şekilde belirtmemekte. Bunun yerine “standart” ifadesini kullanmayı tercih etmekte. Fotokopi kağıdının üzerinde eğer “standart” ifadesini görürseniz bu ifade, gramajın 80 g/m² olduğunu anlatır. Fakat bununla birlikte, piyasada bazı markalar ürünlerinde herhangi bir gramaj ya da benzer ifade belirtmeme yoluna da başvurmakta. Bu gibi durumlarda ürünün düşük kalitede olduğunu düşünebilirsiniz. Fotokopi kağıdının kalitesi standartsa çift taraflı baskıya uygundur. Bu ürünlerin tek yüzüne baskı yapmak kağıt israfı yaratır. Fakat israfı önlemek için arka yüzlerini müsvedde yapabilirsiniz. Nitekim bu ürünlerin kalite güvencesi ve standartları bu tür kullanımlara imkan sağlar. Piyasada bazı standart fotokopi kağıdı çeşitlerinin yüzeyinde özel parlatıcılar mevcuttur. Ancak fiyatları diğerlerine göre yüksektir. Bununla birlikte özel işlemlerden geçirilen ürünler daha az toner harcar. Bu yüzden toner tasarrufunda avantaj sağlar. 

Kaliteli fotokopi kağıdı nasıl anlaşılır?

Bu ürünlerin gramajı 90 g/m² ve üzerindedir. Fotokopi kağıdının kalitesi ve maliyeti diğerlerine göre daha yüksek olduğu için bu ürünleri ofiste günlük işlerimizde pek kullanmayız. Fakat arşiv değeri yüksek ve prestijli işlerde bu ürünleri tercih edebiliriz. Ayrıca fotokopi kağıdının kalitesi yükseldikçe renkli çıktılarda sağlayacağı baskı kalitesi artar. Nitekim standart kalite fotokopi kağıtlarının renkli çıktılarda yetersiz kalması mümkündür. Kaliteli fotokopi kağıdı arayanlar bu bağlamda ilk olarak gramaja bakabilir. 90 g/m² ve üzerindeki ürünler işinizi görür. Bu ürünlerde 1. hamur kağıt ve ayrıca özel parlatıcılar vardır. Bununla birlikte, çıktısını alacağınız dosyanın renk yönetimi de bu bağlamda önemlidir. Eğer RGB‘de hazırladığınız bir dosyayı CMYK‘ya dönüştürmeden yazıcıya yollarsanız istediğiniz renkleri elde edemezsiniz. Fotokopi kağıdının kalitesi yükseldikçe zemindeki beyaz ışık miktarı artar. Bu da bilgisayar ekranında gördüğünüz renklerin baskıda oluşmasını engeller. Dolayısıyla en kaliteli fotokopi kağıdı çeşitleri bile RGB renk uzayında istediğiniz performansı göstermez. 

Yüksek kaliteli fotokopi kağıdı nasıl anlaşılır?

Bu ürünlerin gramajları 250 ile 300 gr/m² arasındadır. Diğerlerinden farklı olarak yüksek kaliteli fotokopi kağıtları özel proje çıktıları veya sunumlar için daha uygundur. Nitekim fotokopi kağıdının kalitesi yükseldikçe bileşimindeki selüloz miktarı artar. Piyasada en kaliteli kağıt çeşitleri, yüzde 100 selülozdan üretilen kağıtlardır. Ancak bunların maliyetleri diğerlerine göre çok yüksektir. Bu da kullanımlarını özel durumlarla sınırlar. Dolayısıyla fotokopi kağıdı alırken dikkat edilmesi gerekenler içinde kağıt kalitesi ve selüloz miktarı önemli konulardır. Eğer işleriniz için çok da gereği yoksa bu ürünler ofis bütçenizde ciddi bir yük yaratır. Kaliteli kağıt çeşitleri içinde 155 g/m² gramaja sahip olanlar kuşe kağıt çeşididir. 300 g/m² gramajdaki kağıtlar ise Amerikan Bristol kağıtlardır. Hamur kağıtlara oranla kuşe ve Bristol kağıtlar daha ileri niteliklere sahiptir. Bununla birlikte bu ürünlerin saklama koşullarına da dikkat etmek gerekir. Aşırı sıcak ve nemli ortamlarda bu ürünler de özelliklerini kaybeder. 

Ofiste yoksa Ofix’te var!

Fotokopi kağıdının kalitesi hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı küçük bir hatırlatmayla tamamlamak istiyoruz. Online ofis marketiniz Ofix, ofislerin en çok sipariş verdiği fotokopi kağıdı çeşitlerine uygun fiyat avantajıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Fotokopi kağıdı almadan önce sitemizi ziyaret edip ürünleri inceleyebilirsiniz. Ayrıca fotokopi kağıdı fiyatları arasında karşılaştırmalar da yapabilirsiniz. Sitemizde satışı devam eden tüm fotokopi kağıdı çeşitlerini inceleyebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için de OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler