Bizi Takip Edin

Seyahat

Kuşadası’nda tatil keyfi…

Yayınlandı

tarihinde

Kuşadası hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Sıcak yaz günleri ülkemizde tüm neşesiyle devam ederken, tatil hazırlıkları da tüm hızıyla devam ediyor. Yılın tüm yorgunluğunu üzerimizden attığımız ve yeni dönem için enerji depoladığımız tatil mekanları için ülkemiz, birbirinden güzel pek çok alternatife sahip. Bunlar içinde Kuşadası, tatilini deniz, kum ve güneşin başkentlerinde geçirmek isteyenlerin çoğu zaman ilk tercihlerinden biri oluyor. Ofix Blog‘da bu ayki gezi rehberi köşemizde, Kuşadası hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kuşadası’nın Kısa Tarihçesi

Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Aydın iline bağlı Kuşadası’ndaki ilk yerleşimler, tarih öncesi dönemlere kadar uzanıyor. MÖ 3000’lerde Lelegler tarafından yönetilen bölge, daha sonra Aiollerin ve çeşitli halkların denetimine geçti. Bölgedeki İyon varlığı, MÖ 9. yüzyılda başladı. İyonlar döneminde Efes’e bağlı bir yerleşim birimi olan Kuşadası’na İyonlar, Neopolis ismini vermiş.

Kuşadası’nın ilk kurulduğu yer olarak kaynaklarda Yılancı Burnu’nun adı geçmekte. Fakat, ulaşım güçlüğü nedeniyle İyonlar döneminde kentin yeri değiştirilmiş. Limana yakın olan bugünkü yerinde kurulan kente daha sonra Scala Nuova (Yeni İskele) ismi verilmiş. Ortaçağ’a kadar Venedik ve Cenevizliler bu bölgeden Scala Nuova olarak bahsetmiş. 1413 yılında Osmanlı denetimine geçtikten sonra bölgenin ismi, içinde pek çok kuş bulunan Güvercinada’ya ithafen Kuşadası olarak değiştirilmiş.

Tarih boyunca Kuşadası, Anadolu’nun Akdeniz’e açılan en önemli limanlarından biriydi. İyon hakimiyetinin ardından Lidyalıların kontrolüne geçen bölge, daha sonra Persler tarafından ele geçirildi. Pers işgali altında bölgede ticari hayat gelişirken, farklı kültürler birbirlerini etkilemeye başladı. Büyük İskender tarafından MÖ 334’te işgal edilen bölge Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde ticari ve kültürel hayattaki önemini hep korudu. Bizans döneminde bölgede Grek etkisi arttı ve özellikle de sanat eserlerinde Grek kültür ve mimarisi yeniden canlandırıldı.

Kuşadası, aynı zamanda da Hıristiyanların Batı Anadolu’daki kutsal mekanlarına olan yakınlığı nedeniyle büyük önem taşımakta. Tarih boyunca Hıristiyanlar tarafından kutsal mekanlara yapılan yolculuklarda bir tür konaklama merkezi olarak kullanılan bölgede, Roma ve Bizans döneminden kalma çok önemli eserler günümüze ulaşmayı başarmış durumda. Bunlar içinde özellikle de Kurşunlu, Hagios Antonios ve Aya Yorgi Manastırları ile Melia ve Pygale Antik kentleri, turistlerin en gözde ziyaret mekanları içinde öne çıkıyor.

Kuşadası’nda Osmanlılar döneminden kalma çok önemli eserler de mevcut. Bunlar içinde, 17. yüzyılda Sadrazam Mehmet Paşa tarafından inşa edilen Mehmet Paşa Kervansarayı, Kaleiçi Camisi ve Kaleiçi Hamamı ile yine aynı dönemden kalma Hanım Camisi turistler tarafından büyük ilgi görüyor. Kuşadası’nda ayrıca Güvercinada Kalesi, Kadınlar Plajı, Dilek Yarımadası Milli Parkı, Zeus Mağarası, Kurşunlu Manastırı ve Adaland, her yıl yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırlıyor.

Güvercinada Kalesi

Kuşadası’nda tatil yapmak isterseniz uğramanızı tavsiye edeceğimiz ilk mekan, körfezin hemen ağzındaki Güvercinada üzerine yer alan Güvercinada Kalesi’dir. Kuşadası’nın sembol mekanlarından biri olan ve karadan bir mendirek yardımıyla ulaşılan bu kalenin yapımına Bizans döneminde başlandı. Kalenin tamamlanması, Barbaros Hayrettin Paşa‘yla mümkün oldu. Surları ise Mora İsyanı sırasında denizden gelebilecek saldırıları önlemek için İlyas Ağa tarafından yaptırıldı. Kalenin 3 metre yüksekliğindeki surları, Kuşadası’na ismini veren Güvercinada’yı çepeçevre sarıyor. Giriş kapısı, güney kısmında iki kuleyle korunuyor. Kulelerden kuzeye bakanı beşgen şeklinde, güneye bakanı ise silindirik biçimde. Kuzeye bakan kulenin üzerinde yer alan kitabeye göre surların inşası 1826 yılında tamamlanmış.

Kadınlar Plajı

Kuşadası’nın bir diğer sembol mekanı Kadınlar Plajı, aynı zamanda da Kadınlar Denizi olarak biliniyor. Çoğu zaman sakin ve dalgasız olan denizi ve eskiden pek tenha olan kumsalı nedeniyle yöre halkı plaja bu ismi vermiş. Fakat günümüzde Kuşadası içinde en gözde plajlardan biri olan Kadınlar Plajı’nda yaz aylarında deyim yerindeyse iğne atacak yer bulunamayabiliyor. Plajın etrafında çok sayıda kafe, restoran ve konaklama tesisi var. İlçe merkezine 4 km uzaklıkta bulunan Kadınlar Plajı’na merkezden kalkan dolmuşlarla rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Dilek Yarımadası Milli Parkı

Menteşe Dağları’nın Ege Denizi’ne kavuştuğu yarımada üzerinde yer alan Dilek Yarımadası Milli Parkı, doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir tatil keyfi yaşatmakta. İsmi bölgenin en yüksek noktası olan Dilek Tepesi’nden gelen Dilek Yarımadası’nı kaplayan çam ağaçları hem renkleri, hem de mis kokularıyla güzel bir tatil deneyimi sunuyor. Milli Park’ta yer alan seyir terasından hem bu güzel kokuyu doya doya içinize çekebilir, hem de çok güzel doğa fotoğrafları çekebilirsiniz. Milli Park içinde ayrıca, hayvanat bahçesini ziyaret edebilir, ormanın derinliklerinde trekking ve bisiklet turu yapabilir, yamaç paraşütünü deneyebilirsiniz.

Zeus Mağarası

Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın içinde bulunan Zeus Mağarası, parkın Güzelçamlı girişinde ana caddeden 200 metre kadar içeride yer alıyor. Yer altı sularının kalkerli zemini aşındırmasıyla oluşan bu mağara, doğal yollarla oluşmuş bir havuz gibi. Efsaneye göre Greklerin baş tanrısı Zeus, kardeşi Posedion’un zalimliği ve öfkesinden kurtulmak için bu mağaraya sığınmış. Bölgede serinlemek için en güzel mekanlardan biri olan Zeus Mağarası’nda tatlı ve tuzlu su yer yer birbirine karışıyor. Yoğun maki bitkilerinin arasında gizlenmiş gibi duran bu mağaraya park girişinden 7-8 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Kurşunlu Manastırı

Davutlar’a 10 km uzaklıkta bulunan Kurşunlu Manastırı, 11. yüzyılda Batı Anadolu’ya göç eden Hıristiyanlar tarafından 600 metre yükseklikte inşa edilmiş. Bizans döneminde Efes’e giden yol üzerinde Hıristiyanlar için en önemli kutsal mekanlardan biri olan bu manastırdan günümüze çok az şey ulaşmış olsa da manastır önemini korumaya devam ediyor. Manastırda yemekhane, kiler ve mutfak gibi çeşitli yaşam alanlarının yanı sıra keşiş odaları, revir, şapeller ve mezarlık yer almakta. Şapelin tavan kısmındaki fresklerde Hıristiyanlık için anlamlı çeşitli dini olaylar ve kişiler betimlenmiş.

Adaland Su Parkı

Çamlimanı mevkiinde yer alan ve Türkiye’nin sayılı su parklarından biri olan Adaland Su Parkı, içerisindeki farklı kategorilerde su kaydırakları ve havuzlarıyla Kuşadası tatilinize çok hoş bir renk katabilir. Özellikle de dalga havuzları ve atlama kuleleri, ziyaretçilerden tam not alıyor. Dünyanın en iyi 10 aquaparkından biri olan Adaland’ı Mayıs-Eylül arası dönemde saat 10.00-18.00 arasında ziyaret edebilirsiniz.

Kuşadası tatiliniz sırasında ayrıca, Hagios Antonios ve Aya Yorgi Manastırlarını, Melia ve Pygale Antik kentlerini, Mehmet Paşa Kervansarayı ile Kaleiçi Camisi ve Kaleiçi Hamamı’nı ve Hanım Camisi’ni ziyaret edebilirsiniz. Yeterince vaktiniz varsa, tatil keyfinize renk katmak için Efes‘e de uğramanızı ve Celsus Kütüphanesi’ni, Büyük Tiyatro’yu, Artemis Tapınağı’nı, Yamaç Evler’i, Meryem Ana Evi’ni ve Yedi Uyurlar’ı da ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. 

Tüm okurlarımıza sevdikleriyle birlikte nice keyifli tatiller diliyoruz… 

Görsel Kaynaklar:

https://kesfetsek.com
https://www.etstur.com
http://www.tatilvegezi.com
https://www.gezilesiyer.com

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Seyahat

Türkiye’de Görmeniz Gereken 5 Antik Kent (Ve Neden Bu Kadar Konuşuluyorlar?)

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Türkiye, antik kent konusunda dünyanın en şanslı coğrafyalarından biri. Neredeyse her şehirde “2-3 bin yıl önce burada hayat vardı” diyebileceğiniz bir yer çıkıyor karşınıza. Ama bazıları var ki hem tarihi hem de hikâyeleriyle gerçekten başka bir seviyede.

İşte hem tarih meraklılarının hem de gezginlerin dilinden düşmeyen Türkiye’nin en önemli 5 antik kenti;

Efes – Antik Dünyanın “Metropolü”

Efes, Türkiye’deki antik kentlerin belki de en popüleri. İzmir Selçuk’ta bulunan bu şehir bir dönem Roma İmparatorluğu’nun en büyük şehirlerinden biriydi.

Ama Efes’i ilginç yapan şey sadece büyüklüğü değil.

  • Devasa Celsus Kütüphanesi
  • 25 bin kişilik antik tiyatro
  • Mermer yollar
  • Ve evet… tarihin ilk “reklam tabelası” sayılan taş işareti

Kısacası Efes’te dolaşırken insanın aklına şu geliyor:
“2000 yıl önce insanlar burada bayağı bayağı şehir hayatı yaşıyormuş.”

Göbekli Tepe – “Tarihi Baştan Yazdıran Yer”

Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe, arkeoloji dünyasında adeta bomba etkisi yaratan bir keşif.

Sebebi basit ama çok büyük:
Burası yaklaşık 12.000 yıllık.

Yani piramitlerden, Stonehenge’den ve bildiğimiz birçok antik şehirden çok daha eski.

En çarpıcı kısmı ise şu:
Göbekli Tepe, insanların tarımdan önce tapınak yaptığını gösterdi. Bu da insanlık tarihine dair birçok teoriyi değiştirdi.

Kısaca:
“İnsanlık tarihi sandığımızdan biraz daha karışıkmış.”

Hierapolis – Antik Dünyanın Spa Merkezi

Pamukkale travertenlerinin hemen yanında yer alan Hierapolis, Roma döneminde termal turizmin merkeziydi.

Yani bugünkü kaplıca tatillerinin atası diyebiliriz.

İnsanlar buraya:

  • romatizma için
  • sağlık için
  • dinlenmek için

geliyordu.

Bir anlamda Hierapolis için şöyle diyebiliriz:
“Antik dünyanın wellness merkezi.”

Termessos – Büyük İskender’in Bile Vazgeçtiği Şehir

Antalya’daki Termessos, Türkiye’nin en etkileyici antik kentlerinden biri.

Ama onu özel yapan şey manzarası değil, hikayesi.

Şehir öyle bir dağın tepesine kurulmuş ki Büyük İskender bile burayı ele geçirememiş.

Evet, tarihte birçok şehri fetheden İskender, Termessos’a bakıp “uğraşmaya değmez” demiş.

Bugün oraya giden herkes aynı şeyi söylüyor:
“Manzarası ayrı, hikayesi ayrı efsane.”

Aphrodisias – Antik Dünyanın Sanat Okulu

Aydın’daki Aphrodisias, adını aşk tanrıçası Afrodit’ten alıyor.

Ama burayı önemli yapan şey romantizm değil.

Burası bir dönem antik dünyanın heykel üretim merkeziydi.

Roma’ya gönderilen birçok heykel burada yapılmış.
Hatta bazı sanat tarihçileri Aphrodisias için şöyle diyor:

“Antik çağın sanat akademisi.”

Türkiye Aslında Dev Bir Açık Hava Müzesi

Türkiye’de 400’den fazla antik kent olduğu düşünülüyor.

Ama Efes’ten Göbekli Tepe’ye kadar bazı yerler var ki sadece tarihi değil,
insanlığın nasıl yaşadığını da anlatıyor.

Ve şunu fark ediyorsunuz:
Biz bugün modern şehirlerde yaşadığımızı sanıyoruz ama insanlar 2000 yıl önce de gayet şehir hayatı yaşıyormuş.

Okumaya Devam Et

Seyahat

Suda boğulmamak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Suda boğulmamak için neler yapmak gerektiği Ofix Blog'da...

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte deniz, dere ve göl kenarları hemen her yaştan ziyaretçiyle dolmaya başladı. Su kenarlarında piknik yapanlar serinlemek için suya girmek istiyor. Oysa suda serinlemek ne kadar keyifli olursa olsun, çeşitli riskleri içinde barındıran bir konudur. Suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında yeterli bilgisi olmayanlar maalesef boğularak hayatını kaybedebiliyor. Boğulma tehlikesi yaşayanları kurtarmak isteyenler de panikle hareket edip akıntıya kapılabiliyor. Bu gibi durumlarda ilk yardım uygulamaları çaresiz kalabiliyor. Yaz aylarında derelerin pik yapan debisi can kayıplarını arttırıyor. Akıntının etkisiyle sürüklenen cansız bedenler yüzlerce metre uzakta bulunabiliyor. Her yıl Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında boğulma haberleri medyada sıkça yer almakta. Özellikle hafta sonlarında boğulmalar artıyor. Peki suda boğulmamak için neler yapmak gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Suda serinlemek isteyen veya yakınlarını kurtarmak isteyen herkes bu bilgiler sayesinde hayati riskleri önleyebilir. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Seyahat

Tatil harcamalarından tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimde bu hafta, tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri konusunu ele alacağım. Fakat öncesinde hepinizin mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlamak istiyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayı göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve bayrama kavuşuyoruz. Bayram demek günümüzde artık tatil anlamına geliyor. Ev ev dolaşıp akrabaları, komşuları ziyaret ettiğimiz bayramlar artık mazide kaldı. Ne var ki tatil masrafları da epeyce arttı. Ucuz tatil yapmak artık eskisi kadar kolay değil. Eğer şöyle ailecek güzel bir tatil yapmak istiyorsanız iyi bir bütçeye sahip olmalısınız. Bununla birlikte tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri ile bütçenizden tasarruf yapabilirsiniz. En uygun tatil fırsatları bu konuda bazı katkılar sağlar. Ucuz tatil yöntemleri eskisi kadar olmasa da yine de daha ekonomik bir tatil geçirmenize yardımcı olur. Tasarruf konulu blog dizimin bu haftaki konusu olan tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler