Bizi Takip Edin

Lifestyle

Sahte deterjan nasıl anlaşılır?

Yayınlandı

tarihinde

Sahte deterjan nasıl anlaşılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilir, sahte deterjanı anlama yöntemlerini öğrenebilirsiniz.

Koronavirüs salgınıyla birlikte temizlik ürünlerine artan talep, sahte deterjan konusunda dolandırıcıların iştahını kabarttı. Bu süreçte internetten satış kanallarının öne çıkmasıyla birlikte dolandırıcılar sahte deterjan satışında önemli bir avantaj elde ettiler. Temizlik ürünleri içinde özellikle toz deterjanların sahtelerini orijinallerinden ayırt etmek kolay değildir. Ünlü markaların ambalajları taklit edilerek satışa sunulan sahte deterjanlar, halihazırda kamuoyunun gündeminde üst sıralarda yer almakta. Sahte deterjan üreticilerine yapılan polis baskınları, haber bültenlerinin yanı sıra televizyon dizilerine de konu oldu. Bu tür haber ve programlar, sahte deterjan konusunda tüketicilerin farkındalıklarını arttırmalarına katkı sağlıyor. Sahte deterjan satışının internet üzerinden hizmet veren pazaryerlerine kadar sıçramış olması, kamuoyunun bu konudaki endişelerini arttırıyor. En önemli pazaryerlerine duyulan güveni bile sarsan bu gibi durumlar, tüketicilerin sahte deterjanlara karşı dikkatli olmalarını gerektiriyor. Peki sahte deterjan nasıl anlaşılır? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, sahte deterjanı anlama konusunda faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Sahte Deterjan Fiyatı

İster perakende satış noktaları olsun, isterse online satış kanallarında deterjan fiyatları için belli bir fiyat aralığı vardır. Ürünün markası ve gramajına bağlı olarak fiyatlar değişir. Ancak bununla birlikte gerçek deterjanlar ile sahte deterjanlar arasındaki fiyat farkı 5 ile 10 kat düzeyinde olabilmekte. Bu bakımdan, sahte deterjanla ilgili olarak tüketicilerin dikkat etmeleri gereken noktaların başında fiyat farkının geldiğini söyleyebiliriz. Başka bir deyişle, piyasa fiyatının çok çok altında olan ürünlere şüpheyle yaklaşın. Sahte toz deterjan nasıl anlaşılır diye merak edenler için ilk ve en önemli nokta ürünün fiyatıdır. Nitekim 1 kilo toz deterjan fiyatına 10 kilo toz deterjan türündeki satış şekilleri piyasa gerçekleriyle bağdaşmamakta. Piyasada hiçbir üretici firma bu tür bir maliyeti karşılama gücüne sahip değil. Satıcı eğer üretici değil de dağıtıcı veya aracıysa, bu durumda üründen daha fazla şüphe edebilirsiniz. Çünkü zararına satışta bile bu kadar yüksek bir maliyeti göze almak mümkün değildir. 

Bahse konu olan eğer Ariel, Bingo, Omo, Peros, Persil gibi büyük markaların ürünleriyse aradaki fiyat farkı tüketiciler için önemli bir ipucudur. Bu bağlamda internet kullanıcıları arama motorları üzerinden örneğin “Sahte Ariel nasıl anlaşılır?” türünden soruların cevaplarını öğrenmek istiyor. Büyük markaların ürünleri maalesef sahte deterjan üreticileri için önemli bir cazibe kaynağıdır. Çünkü büyük markalara duyulan güvenin yüksek olması, sahte deterjan üreticilerinin işlerini kolaylaştırıyor. Bu gibi durumlarda internet üzerinden basit bir fiyat karşılaştırması yapmak, ürünün ve satıcının güvenirliliği konusunda önemli bir ipucu sağlar. Bununla birlikte, zaman zaman tüm satış kanalları deterjan veya başka ürünlerde kampanya veya promosyon yapar. Bu nedenle indirimli deterjan fiyatları konusunda bu iki durumu birbirine karıştırmamak gerekir. Gerçek ürünler söz konusu olduğunda satıcılar, kampanya maliyetlerini hesaplamak ve kâr marjlarını düşünmek durumundadır. Bu yüzden indirim oranları sınırlıdır. Piyasa fiyatının çok çok altında olan ürünlere ise temkinli yaklaşmanızda yarar var. 

Sahte Deterjan Ambalajı

Günümüzde ambalaj üretimi konusunda teknolojik imkanlar oldukça geniş. İmkanların bu kadar geniş olması, sahte deterjan üreticilerinin işlerini kolaylaştırmakta. Öyle ki sahte ürünleri sırf ambalajlarına bakarak orijinallerinden ayırt etmek zordur. Diyelim ki perakende satış noktasından veya internetten uygun fiyata deterjan buldunuz. Ürünün fiyatından şüphe etmediniz ve ürünü teslim aldınız. Bu durumda ürünün sahte olup olmadığını anlamak için ambalajını mutlaka kontrol etmelisiniz. Bu noktada bazı güçlüklerle karşılaşabilirsiniz. Çünkü günümüz baskı teknolojileri orijinal ambalajların neredeyse aynını taklit etme özelliğine sahip. Hatta ambalajdaki seri numarası bile orijinalinin birebir aynısı olabilir. Fakat bu durum, aynı zamanda da sahte deterjanı anlamak için önemli bir ipucu sağlar. Eğer birkaç paket toz deterjan aldıysanız ürünlerin seri numaralarına mutlaka bakın. Bu numaraların tekrar etmemesi gerekir. Eğer tekrar ediyorsa ürünün sahte olduğundan şüphe edebilirsiniz. Ayrıca ambalaj kalitesi, baskı renkleri, harf ve imla hataları da önemli bir ipucudur. 

Sahte Deterjan Görüntüsü

Sahte deterjanın görüntüsü de ambalajı gibi gerçeğine çok yakın olabilir. Bu yüzden sırf görüntüsüne bakarak da bir deterjanın sahte olup olmadığını anlamak zordur. Ancak bununla birlikte sahte toz deterjanlar gerçek ürünlere göre daha ince bir görünüme sahiptir. Böyle oldukları için elle temasın ardından yapış yapış bir iz bırakırlar. Fakat deterjanın sahte olup olmadığını anlamak için elle kontrol iyi bir yöntem değildir. Ürün gerçek bile olsa deterjana doğrudan temas eden ellerde önemli hasarlar oluşur. Cilt çatlakları üzerinden vücuda kimyasal maddelerin girmesi vücutta kanserojen etkiler yaratır. Dolayısıyla toz deterjan söz konusu olduğunda çok ince taneli, adeta pudra görünümlü ürünlerden şüphe edebilirsiniz. Fakat bu sizi kesin bir sonuca götürmez. Bir deterjanın sahte olup olmadığını diğer yöntemlerle daha iyi anlayabilirsiniz. Bu yöntemler içinde aslında en etkilisi kokudur. Şu şartla ki, kokuyu fazla solumamalısınız. Zaten ürünün ambalajını açtıktan sonra kötü kokusu bir süre sonra etrafa yayılmaya başlar. 

Sahte Deterjan Kokusu

Deterjanın sahte olup olmadığını anlamada şüphe etmeniz gereken konulardan biri de deterjanın kokusudur. Nitekim sahte deterjanların kokusu, alışılmış deterjan kokusundan ciddi ölçüde farklıdır. Ürünün ambalajını açar açmaz bu farkı hissetmeye başlarsınız. Sahte deterjan havayla temas ettikçe kokusundaki değişim artar. Çünkü bileşimindeki kimyasal maddeler havayla temasın ardından çözünmeye başlar. Sahte deterjanı kapalı bir kutu içinde tutsanız bile bu kokunun etrafa yayılmasını önleyemezsiniz. Aldığınız deterjan eğer sahteyse kötü kokusu sadece banyoyu değil, tüm evi kaplar. Sahte Ariel veya sahte Omo ürünlerinde bu kokuya tahammül etmek zordur. Eğer bir deterjanın sahte olduğundan şüphe ediyorsanız ambalajını açıp bir süre havayla temas etmesini sağlayın. Sahte deterjanı anlamada bu yöntem etkili bir yöntemdir. Fakat kontrol işlemi sırasında ürüne yaklaşıp deterjanı kesinlikle koklamayın. Çünkü solunum yoluyla vücudunuza girecek kimyasal maddeler solunum yollarınıza zarar verir. “Sahte Omo nasıl anlaşılır?” türünden soruların cevaplarını merak edenler ürünleri solumamaya özellikle dikkat etmeli. 

Sahte Deterjan Temizlik Kalitesi

Yukarıdaki yöntemlerle sahte deterjanı fark etmemiş ve bu nedenle kullanmış olabilirsiniz. Bu durumda çamaşırlarınız yeterince temizlenmeyecektir. Ki bu da deterjanın sahte olup olmadığını anlamak için önemli bir ipucudur. Bu noktada kullanıcıların miktar konusuna özellikle dikkat etmeleri lazım. Çünkü gerçek deterjanlar çok az miktarda kullanıldıklarında bile temizlik ve hijyen konusunda başarılı sonuçlar verir. Sahte deterjanlarda ise temizlik kalitesi çok düşüktür. Hijyeni sağlamak ise mümkün değildir. Diğer taraftan, deterjanın köpürüp köpürmemesi sahte olup olmadığını anlamak için yeterli değildir. Bu bağlamda “Orijinal Ariel nasıl anlaşılır?” veya “Orijinal Omo nasıl anlaşılır?” diye merak edenlerin dikkatli olmaları gerekir. Deterjanın köpürüp köpürmemesi çamaşır makinesi içindeki suyun sertliği, kireç miktarı, sıcaklığı gibi farklı unsurlara bağlıdır. Hatta bir deterjan ne kadar az köpürürse o kadar iyidir. Sahte deterjan köpük yapmadığı için bir bakıma orijinaline benzer. Ancak temizlik kalitesi orijinalinin katbekat altındadır. Renkli veya beyaz çamaşırlara verdiği zarar da katbekat fazladır. 

Sahte Deterjanla Karşılaşınca Yapılması Gerekenler

Yukarıda kısaca özetlediğimiz yöntemler, “Sahte deterjan nasıl anlaşılır?” sorusu bağlamında tüketiciler için faydalı yöntemlerdir. Ancak sahte deterjan ile karşılaşan tüketicilerin yapması gereken başka işler de var. Her şeyden önce, piyasa fiyatının çok çok altında ürünlerle karşılaşmanız durumunda üretici firmayla/markayla iletişime geçmeniz birçok bakımdan faydalıdır. Sahte deterjan üretimi daha çok büyük markaların ürünleri için söz konusu. İnternet üzerinden firmanın/markanın iletişim bilgilerine ulaşarak konu hakkında kendilerine bilgi verirseniz aslında birçok riski henüz baştan önlersiniz. Nitekim yetkililer ilgili kişilerle iletişime geçer ve ürünün orijinal olup olmadığı ortaya çıkar. Aldığınız deterjanın orijinal olup olmadığından emin olamadıysanız, bu durumda da yine üretici firmayla iletişime geçebilirsiniz. Bu durumda firmadan ürünü incelemesini isteyebilirsiniz. Ürünün orijinal mi sahte mi olduğuna dair en doğru bilgiye bu şekilde ulaşırsınız. Ürünün sahte olduğunu anladığınız anda satıcılar ve aracılar hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız. Sonraki süreçler Savcılık makamları tarafından takip edilir ve tarafınıza bilgi verilir. 

Sahte deterjan satışları, kamuoyunda internet üzerinden hizmet veren pazaryerlerine karşı da bazı soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu. Büyük markaların ambalajlarının birebir aynılarını yapan dolandırıcılar, tüketicileri aldatmak için pazaryerlerini kullanabilmekte. Dolayısıyla pazaryerleri, sahte deterjan satışı konusunda cazibe merkezleri olmaya başladı. Kargo teslim alırken dikkat edilmesi gerekenler bu gibi durumlarda yetersiz kalabiliyor. Çünkü kargonuzu açarak teslim alsanız bile deterjanın sırf ambalajına bakarak sahte olup olmadığını anlayamazsınız. Burada kritik nokta, pazaryerlerinden veya internet üzerinden alışveriş yapmayı sonlandırmak yerine doğru çözüm ve mücadele stratejilerine sahip olmaktır. Nitekim online satış yapan işletmeler, ürünlerin içeriğini denetleme yetki ve sorumluluğuna sahip değildir. Başka bir deyişle, sahte çamaşır deterjanı konusunda online kanallar da aslında tüketiciler gibi mağdur edilmekte. Bu bakımdan, sahte deterjan konusunda aslında toplum olarak farkındalıklarımızı yüksek tutmamızda yarar var. Sahte deterjan ile mücadele konusunda elde edeceğimiz her başarı, dolandırıcıların işlerini daha fazla zorlaştıracaktır. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
3 Yorum

1 Yorum

  1. Ofis Malzemeleri

    19 Nisan 2022 saat 22:51

    Bizzat başıma geldi. Resimlerde gözüken markayı satın almıştım, makineye bile zarar verdi.

  2. Erdsl

    22 Temmuz 2022 saat 03:08

    Dolap uygulamasından aldım ve sahte çıktı dikkatlı olun derim

  3. çETİN kAYA

    21 Aralık 2022 saat 09:17

    turkuaz marketten aldım, marka ALO matik, 8 kilo 157 TL, çamaşırlar suya girip çıkmış sadece, temizlik “SIFIR”

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler