Bizi Takip Edin

Lifestyle

Yazı tahtası kalemi alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazı tahtası kalemleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofislerde kullanılan yazı tahtaları, toplantı ve günlük işler sırasında yazı ve görselleştirme ihtiyaçlarına pratik çözümler sağlamakta. Çalışmaları daha verimli hale getiren yazı tahtaları için özel olarak üretilen yazı tahtası kalemleri, çalışmalarda bahsedilen kavram ve terimleri ya da farklı birtakım şekilleri görselleştirmemize yardımcı olmakta. Ofislerin en sık sipariş verdiği yazı araç ve gereçleri içinde önemli bir yere sahip olan ve board marker olarak da ifade edilen yazı tahtası kalemleri için alışveriş yaparken bazı konulara dikkat etmek gerekmekte. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, yazı tahtası kalemi alırken nelere dikkat etmek gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Renk Seçimi

Yazı tahtası kalemleri için alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken ilk konu renk seçimidir. Yazı tahtası kalemi için renk seçiminde daha çok siyah ve mavi renkleri ön plandadır. Bunlar içinde siyah renk, yazı tahtasına yazılan kavram ve terimler ile yapılan görselleştirmelere daha ciddi bir nitelik kazandırır. Ofiste toplantı veya günlük işleriniz sırasında ya da sunum yaparken vereceğiniz mesajlara daha ciddi bir görünüm kazandırmak isterseniz siyah renkli yazı tahtası kalemleri iyi bir seçim olabilir. Karşı tarafa bir fikri ya da projeyi kabul ettirmek istiyorsanız, yazı tahtası üzerinde anlatacağınız konuların daha güçlü algılanması için siyah renkli yazı tahtası kalemleri yardımcı olabilir. Beyaz tahta üzerinde siyah yazı tahtası kalemleri ile oluşan güçlü kontrast, dikkatin vereceğiniz mesajlar üzerinde yoğunlaşmasını sağlar.

Yazı tahtası kalemleri için renk seçiminde öne çıkan bir diğer renk de mavidir. Mavi renkli yazı tahtası kalemleri ofiste daha çok günlük işleri değerlendirmek için uygun özelliktedir. Beyaz zemin üzerinde mavi renk kullanımı, karşı taraf üzerinde otorite mesajı içermez. Uyum ve işbirliği mesajı verir. İş arkadaşlarınızla yapacağınız bir toplantı sırasında eğer kabul ettirmek istediğiniz herhangi bir konu yoksa ve yalnızca uyum sağlama amacındaysanız, mavi renkli yazı tahtası kalemi kullanabilirsiniz. Eğer ofis için kalemli yazı tahtası alacaksanız, toplantı odası için siyah kalemleri, çalışma ortamları için mavi kalemleri tercih edebilirsiniz.

Siyah ve mavinin dışında, yazı tahtası kalemleri için renk seçiminde kırmızı ve yeşil renkleri de zaman zaman tercih edilmekte. Kırmızı ve yeşil renkli yazı tahtası kalemleri, yazı tahtası üzerinde yapılan yazı ve çizimlerde vurgulama amaçlı tercih edilebilir. Bir toplantı veya sunum sırasında yalnızca kırmızı veya yalnızca yeşil renkli yazı tahtası kalemi kullanırsanız, verdiğiniz mesajların anlaşılması zorlaşabilir. Yazı tahtası kalemleri için renk seçiminde siyah ve mavi kalemleri her zaman için ilk sırada değerlendirmelisiniz. Kırmızı ve yeşil renkli yazı tahtası kalemlerini ise vurgulama amaçlı kullanabilirsiniz.

Uç Kalınlığı

Yazı tahtası kalemlerinde uç kalınlığı 1.5 mm’den başlayıp 3 mm’ye kadar çıkabilmekte. Yuvarlak uçlu yazı tahtası kalemlerinde uç kalınlığı 1.5 ile 3 mm arasında değişmekte. Kullanacağınız yazı tahtasının ebatına ve yazı tahtasının uzaklığına göre ince veya kalın uçlu yazı tahtası kalemlerini tercih edebilirsiniz. Yazı tahtası üzerinde daha güçlü bir yazı ve görselleştirme deneyimi için 3 mm kalınlığında yazı tahtası kalemleri iyi bir seçim olabilir. Bu ürünleri aynı zamanda da vurgulama amaçlı tercih edebilirsiniz. Ofiste günlük işler için ve yakın mesafedeki yazı tahtaları üzerinde kullanacağınız ürünlerin 1.5-2 mm uç kalınlığına sahip olması yeterli. Manyetik yazı tahtası kalemi veya mıknatıslı yazı tahtası kalemi çeşitleri için de bu konuya dikkat etmelisiniz.

Mürekkep veya Kartuş Kalitesi

Yazı tahtası kalemlerini diğer kalemlerden ayıran konuların başında mürekkepleri geliyor. Bu kalemlerin mürekkepleri, yazı tahtaları üzerinde kullanım için özel olarak üretilmekte. Parlak yüzeyli yazı tahtalarında kullanılacak yazı tahtası kalemlerinde yüzeyden kolayca silinebilen mürekkep ve kartuşlar tercih edilmekte. Renkli tahta kalemi çeşitlerinde mürekkep ve kartuş kalitesi büyük önem taşıyor. Yüzeyden kolayca temizlenmeyen ürünler yazı tahtaları üzerinde istenmeyen görüntülerin oluşmasına yol açmakta. Özellikle cam yazı tahtası kalemi çeşitlerinde bu konu çok daha önemli. Yazı tahtası kalemlerinin uçları, kalemdeki mürekkep veya kartuşu kullanırken herhangi bir güçlük yaşamamalı. Kalemin iç kısmında bulunan mürekkebi dış kısma aktaran özel mekanizması da mürekkep veya kartuş kadar kaliteli olmalı.

Kullanacağınız yazı tahtası kalemleri içindeki mürekkebin suya ve ışığa karşı dayanıklı olduğundan emin olmalısınız. Kaleminizin mürekkep veya kartuş kalitesi yeterli değilse, kaleminizin kapağı açık kaldığında mürekkepte kuruma oluşur. Ve yazım sırasında bazı güçlükler yaşayabilirsiniz. Kartuşlu tahta kalemi çeşitleri için de aynı durum geçerli. Kurumuş mürekkep parçacıkları yazı tahtası üzerinde yazı ve çizim yapmayı zorlaştırdığı gibi, estetik açıdan da hoş olmayan bir görüntü yaratır. Yazı tahtası kalemleri için eğer özel akrilik uçlu ürünleri tercih ederseniz, mürekkep ve kartuş kalitesini yazı ve çizimlerinizde daha güzel şekilde deneyimleyebilirsiniz. Mürekkep ve kartuşu dış etkenlere karşı koruyan akrilik uçlu yazı tahtası kalemleri, yazması en zor ortam ve yüzeylerde bile güzel bir yazı deneyimi sunmakta.

Doldurulabilme Özelliği

Doldurulabilme özelliğine sahip yazı tahtası kalemleri, ofis bütçesinde tasarruf sağlamakta. Tahta kalemi fiyatları ofislerin kırtasiye sarf malzemesi giderlerinin artmasına yol açmakta. Eğer kalabalık bir ofiste çalışıyor veya bu ürünleri sıkça kullanıyorsanız, doldurulabilir yazı tahtası kalemleri sizin için iyi bir seçim olabilir. Bu ürünlerin mürekkebi bittiğinde, yazı tahtası kalemleri için özel olarak üretilen mürekkepleri kullanarak dolum sağlayabilirsiniz. Tüplü tahta kalemi çeşitleri, içerisinde bulunan özel hazne sayesinde tekrar doldurulma özelliği kazanır. Ve bu ürünler, yazı tahtası kalemleri için ayırdığınız bütçede tasarruf yapmanızı sağlar. Kartuşlu ürünlerde ise tahta kalem kartuşu ile değişim sağlayabilirsiniz. Beyaz yazı tahtası kalemi çeşitleri içinde doldurulabilir ürünleri kullanarak aynı zamanda da çevreyi koruyabilirsiniz. Doldurulabilir tahta kalemi çeşitleri daha az atık oluşturduğu için çevre dostu ürünlerdir.

Marka Tercihi

Yazı tahtası kalemleri arasında bazı markaların ürünleri daha fazla tercih edilmekte. Marka tercihini etkileyen çok sayıda unsur olmakla birlikte bunlardan en önemlisinin güvenirlik olduğunu söyleyebiliriz. En iyi tahta kalemi çeşitleri, en güvenilir markaların ürünleri arasında yer alıyor. Yazı tahtası kalemleri pek çok farklı kimyasal maddeden üretilmekte ve vücutla doğrudan temas etmekte. Silinebilir yazı tahtası kalemi çeşitleri içinde güvenirliği yeterli olmayan markaların ürünlerini tercih ederseniz bazı sağlık risklerine zemin hazırlayabilirsiniz. Cilt temasının yanı sıra bu kimyasalların göze, ağza ve hatta sindirim sistemine dahi bulaşma riski var. Ürün tercihlerinizi güvenilir markalardan yana kullanırsanız, bu riskleri ortadan kaldırabilirsiniz. Mürekkepler ve tahta kalemi kartuşu işin de yine güvenilir markaları tercih etmelisiniz.

Online ofis marketiniz Ofix’te satışı devam eden tüm yazı tahtası kalemlerini yazı tahtası kalemleri kategorimizde inceleyebilirsiniz. Yazı tahtası kalemi fiyatları için gerekli bilgilere de aynı link üzerinden erişim sağlayabilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse OfixPlus üyeliğimize göz atabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler