Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Melitta Bentz: Filtre kahveyi yaratan kadın…

Yayınlandı

tarihinde

Melitta Bentz ve filtre kahvenin icadı hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Ofislerin en fazla sipariş verdiği kahve türleri arasında filtre kahveler üst sıralarda yer alıyor. 1908 yılında Melitta Bentz tarafından icat edilen filtre kahve, 1920’li yıllardan itibaren dünya geneline yayılmaya başladı. Kocası Hugo için pişirdiği kahvenin telvesini temizlemekte zorluk çeken ve aromasını beğenmeyen Melitta Bentz, kahve hazırlamayı kolaylaştırmak ve daha lezzetli bir kahve deneyimine ulaşmak istiyordu. Bir pirinç tencerenin dibine çiviyle açtığı birkaç delik ve üzerine koyduğu defter kağıdı, kahve tüketiminde yeni bir dönem başlattı. Sıcak suyla eriyen ve kağıttan süzülen kahve, hem kahve hazırlamayı kolaylaştırdı, hem de lezzetli bir aroma kazandı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Melitta Bentz’in başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Melitta Bentz ve Filtre Kahvenin İcadı

Melitta Bentz, 31 Ocak 1873 tarihinde Dresden’de dar gelirli bir ailede dünyaya geldi. Eşi Hugo’yla erken yaşta evlendi ve hayatını ev kadını olarak sürdürmeye başladı. Hugo Bentz, iyi bir kahve severdi ve gün içinde birkaç bardak tükettiği kahvesini Melitta Bentz hazırlıyordu. Fakat ne var ki, kahve hazırlamakta kullandığı çömlekte biriken kalıntıları temizlemek için Melitta, çömleği kuvvetlice ovalamak zorunda kalıyordu. Bu iş için fazlasıyla zahmet çektiği gibi, kahvenin aromasının güçlü olması için miktarını arttırdığında tadının acı olmasına yol açıyordu. Hazırladığı kahveyi eşi beğenmediği gibi, kendisi de beğenmiyordu.

Kahve pişirmeyi ve çömlek temizliğini kolaylaştırmak ve daha güçlü bir aromaya sahip bir kahve deneyimi geliştirmek için Melitta Bentz, Dresden şehrinde mutfak eşyası satışı yapan dükkanları gezinmeye başladı. Ziyaret ettiği dükkanlardan birinde, pirinç bir tencere buldu ve çömleğin yerine bunu kullanmak istedi. Şu farkla ki, tencerenin dibine çiviyle birkaç delik açtı. Ve oğlunun okul defterinden bir kağıt kopartarak deliklerin üzerine yerleştirdi. Çekilmiş kahveyi kağıdın üzerine boşalttıktan sonra, üzerine kaynar su döktü. Kağıttan süzülen kahve hem daha lezzetliydi, hem de daha güçlü bir aromaya sahipti. Üstelik, kahveyi temizlemek için artık fazla çaba sarf etmesine gerek kalmamıştı. Kağıdın değiştirilmesi ve tencerenin yıkanması yeterliydi. Bu yöntem sayesinde Melitta Bentz, kahve tüketiminde yeni bir dönem başlattı.

Kahve Tüketiminde Yeni Dönem

Melitta Bentz‘in bu buluşundan önce kahveyi pişirmek için tencerede kaynatmak gerekiyordu. Fakat kahve kaynadıkça, telvesi dibe çöküyor ve tadı acılaşmaya başlıyordu. Kahve servisi sırasında daha önce tel süzgeçler kullanılmıştı. Ne var ki, tel süzgeçler telveyi yeterince süzemediği gibi, bu pişirme yönteminde kahve fazla kaynatıldığı için acılaşıyordu. Kahve kaynatılan tencerede telveyi temizlemek de zordu. Zaman içinde tel süzgeçlerin yerine yumurta kabuğu ve balık derisi gibi doğal maddeler de denenmişti. Hatta kahveyi süzmek için tülbent ve çorap bile denenmişti. Fakat bunların hepsi, hem kahvenin tadının bozulmasına yol açıyor, hem de kahve hazırlamayı daha da zorlaştırıyordu. Bu yöntemlerin hiçbirisi, Melitta Bentz‘in geliştirdiği yöntem kadar etkili olmamış ve pratik sonuç vermemişti.

Melitta Bentz, geliştirdiği bu yöntemin kahve tüketiminde yeni bir dönem başlatacağını kısa sürede anladı. Ticari potansiyeli yüksek olan bu yöntem sayesinde kahve tüketimi arttırılabilir, kahve satışlarından büyük paralar kazanılabilirdi. Bu kapsamda ilk olarak, filtre kahvenin patentinin alınması gerekiyordu. Hugo’yla birlikte 1908 yılının Haziran ayında Melitta Bentz, Berlin’de bulunan İmparatorluk Patent Ofisi’ne başvurdu. Yapılan incelemenin ardından, 8 Temmuz 1908 tarihinde filtre kahvenin patentini almayı başardı. Aynı tarihte yayınlanan patent gazetesinde bu icat hakkında “alt tarafı gömme ve eğimli akış delikleri olan kahve filtresi” ifadesi kullanıldı. Böylelikle Melitta ve Hugo Bentz, filtre kahveyi artık ticari bir ürüne dönüştürme fırsatı yakaladılar.

Melitta Şirketi ve Filtre Kahve Satışı

Patenti aldıktan 5 ay sonra Melitta Bentz, eşiyle birlikte Melitta şirketini kurdu. Alman ticaret siciline 15 Aralık 1908 tarihinde girişi yapılan Melitta şirketi, Bentz ailesinin Dresden’deki evlerini adres göstererek ve yalnızca 72 Mark’lık sermayeyle kuruldu. Evlerinin bir odasında şirketin satış organizasyonunu Hugo Bentz geliştirmeye çalışırken, diğer odasında Melitta Bentz filtre kahve üretimi gerçekleştiriyordu. Defter kağıdı yerine daha iyi sonuçlar veren filtre kağıdını geliştirmesi, 1910 yılında Melitta Bentz ve Melitta şirketine Uluslararası Sağlık Sergisi’nin filtrasyon madalyasını kazandırdı. 

I. Dünya Savaşı öncesi dönemde başta Dresden ve çevresi olmak üzere Almanlar arasında filtre kahve kullanımı hızla artmaya başladı. Melitta Bentz başlangıçta tüm üretim faaliyetini tek başına gerçekleştiriyor, günde 100 kadar filtre kağıdı üretebiliyordu. Hugo Bentz ise kahve dükkanlarını dolaşıyor, geliştirdikleri filtre kahvenin tanıtımını bizzat yapıyordu. Kahve severler tarafından ilgiyle karşılanan bu yeni kahve çeşidi, kahve dükkanlarının da ilgisini çekiyordu. Melitta şirketinin filtre kahve satışlarında kazandığı en önemli başarılardan biri, Leipzig Ticaret Fuarı sırasında gerçekleşti. 1200’den fazla ünite filtre kahve satışı gerçekleştiren Melitta Bentz, savaş öncesi Almanya’da kahve severlerin iyi tanıdığı bir isim haline gelmeye başladı.

Ne var ki, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte hemen her alanda yaşanan kıtlık, filtre kahve satışlarına da yansıdı. Almanya’ya dışarıdan gelen kahvenin ithalatının durması ve ülkede yaşanan kağıt kıtlığı, Melitta şirketi için zor bir süreç başlattı. Üstelik, Melitta Bentz’in eşi ve çocuğu da silah altına alınmıştı. Satışların yeniden canlanması, ancak 1923 yılında mümkün oldu. Hugo Bentz’in yerine işleri devralan Willy Bentz, filtre kahvenin Almanya ve Avrupa’da yeniden ilgi görmesi için pek çok çalışmayı başarılı bir şekilde hayata geçirdi.

1930’lardan Günümüze Melitta Kahveleri

1930’lu yıllar, Melitta kahveleri için yükseliş yıllarıydı. Şirket merkezinin Minden’e taşınması, Avrupa ve dünya pazarlarına açılmak için büyük bir fırsat yarattı. Kahve filtresinin basit ve kullanımının kolay olması, farklı coğrafyalarda kahve severlerin bu ürünlere ilgisini arttırdı. Hemen her yaş ve beğeni grubundan kullanıcı, kahve deneyimlerine filtre kahveler ile farklı nitelikler kazandırdı. Gazete ve dergilerde filtre kahve ile ilgili yazılar ve reklamlar çıkmaya başladı. Üstelik kahve filtreleri, farklı kahve çekirdekleri ile birlikte rahatlıkla kullanılabiliyordu. Şirketin çalışanlarına gösterdiği ilgi de memnuniyet vericiydi. Çalışanlarına Noel ikramiyesi vermesi, hafta sonu izni tanıması ve çalışanlar için sosyal fonlar oluşturması, Melitta kahvelerinin iş dünyasında ilgiyle takip edilmesini sağladı.

II. Dünya Savaşı koşullarında yine sıkıntılı dönemler geçiren Melitta Bentz ve şirketi, savaşın ardından özellikle ABD pazarında hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. 29 Haziran 1950 tarihinde hayata gözlerini yuman Melitta Bentz’in ardından şirketin tüm sorumluğunu Willy Bentz üstlendi. 1963 yılında Florida’da kurulan Melitta ABD, bu pazardaki büyümenin motor gücü haline geldi ve sektör liderliğini elde etti. ABD’nin yanı sıra Meksika, Brezilya ve diğer Latin Amerika ülkelerinde de Melitta kahvelerinin pazar payı sürekli arttı. Şirket günümüze kadar aile şirketi niteliğini korumayı sürdürdü. Bentz ailesi üyeleri tarafından yönetilen Melitta Group bünyesinde dünya genelinde 3 binden fazla çalışan istihdam edilmekte. Melitta’nın günlük kahve filtresi üretim kapasitesi ise 50 milyon düzeyinde.

Ofis dostu Caffeo filtre kahve kağıdı Ofix’te!

Melitta Bentz‘in başarı hikayesini paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği filtre kahve kağıtlarından biri olan Caffeo filtre kahve kağıdı ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Bir Melitta markası olan Caffeo, kahve filtre kağıdı pazarında çok önemli bir konuma sahip. Kahvenin gerçek aromasını kaybetmeden kadifemsi ve mükemmel aromasını deneyimlemeyi sağlayan Caffeo filtre kahve kağıdı, tümüyle doğal malzemelerden üretilmekte. Sağlam yapısı sayesinde çabuk yırtılmayan bu ürünler, herhangi bir kimyasal içermediği için gönül rahatlığıyla kullanılabilir. 

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler