Bizi Takip Edin

Sağlık

Çocukları Zararlı Alışkanlıklardan Koruma Yolları

Yayınlandı

tarihinde

Çocukları zararlı alışkanlıklardan koruma yolları Ofix Blog'da...

Koronavirüs salgınıyla birlikte çocukların evde geçirdiği süre ciddi ölçüde arttı. Çocuklarla ilgilenmek için ebeveynler açısından bir fırsat olarak değerlendirilebilecek bu durum, bazı yanlış davranış şekilleri nedeniyle zararlı sonuçlara da yol açabiliyor. Çocuklara ödül olarak sunulan asitli içecekler ve yağlı yiyecekler, televizyon karşısında geçirilen sürenin artması, yanlış sosyal medya kullanımı, çocukların zararlı içeriklere maruz kalması gibi konular, çocukları zararlı alışkanlıklara teşvik edebiliyor. Çocuklarla ilişkide ebeveynlerin, zararlı alışkanlıklar konusunda farkındalıklarını yüksek tutmaları şart. Aksi durumda, çocuklarla ilişkileri olumlu yönde geliştirmek adına yapılan yanlış davranışlar, çocuklarda zararlı alışkanlıkların gelişmesine neden olabilir. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çocukları zararlı alışkanlıklardan koruma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Zararlı alışkanlıklar hakkında farkındalıklarınızı yüksek tutmalısınız.

Çocuklarda zararlı alışkanlıkların gelişmesinde en önemli nedenler aile, çevre ve genetik faktörlerdir. Bunlar içinde aile ve çevre faktörü, genetik nedenlerden çok daha etkilidir. Genetik nedenlerle zararlı alışkanlıklara yatkın çocuklar bile aile ve çevre faktöründe olumlu değişimler sağlanarak bu alışkanlıklarından kurtulabilirler. Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklar evde daha fazla zaman geçirdiği için, bu süreçte ailenin etkisi daha da arttı. Çocukları zararlı alışkanlıklara iten nedenler hakkında ebeveynlerin sergileyeceği tutum, diğer faktörlerden çok daha önemli hale geldi. Aynı zamanda da çocuklarda zararlı alışkanlıkları gözlemlemek için ebeveynlerin artık daha fazla zamanı var. Çocuğunuzun örneğin tırnak yeme, parmak emme, burun karıştırma gibi zararlı alışkanlıklar geliştirip geliştirmediğini artık daha iyi takip edebilirsiniz. Böyle bir alışkanlığı edinmişse, bu duruma kayıtsız kalmamalısınız.

Çocukları zararlı alışkanlıklara iten ebeveyn davranışları içinde en sorunlu noktalardan biri, çocuklara ödül olarak sunulan şeylerle ilgilidir. Başta gazlı içecekler ve cipsler olmak üzere asitli, şekerli ve yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerin çocuklara ödül olarak sunulması son derece yanlış bir davranış şeklidir. Ve bu davranış şekli maalesef, çocukları mutlu etmek adına çoğu zaman bilinçsizlik nedeniyle gerçekleştirilmekte. Buna bir de gereğinden fazla televizyon ve çizgi film izlemek eklenince, çocukların fiziksel gelişimleri ciddi ölçüde olumsuz etkileniyor. Oysa, çocukları zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak için artık daha fazla imkan var. Çocuğunuz okul kantininde veya başka ortamlarda zararlı yiyecek ve içecek tüketiyor olabilir. Uzaktan eğitim sürecinde artık evde olduğu için bu durumu bir fırsata dönüştürebilirsiniz. Bunu yapmak yerine bunları ödül olarak vermeye devam ederseniz, çocuğunuzda beslenme konusunda zararlı alışkanlıkların gelişmesini önleyemezsiniz. 

Çocuğunuza iyi bir rol modeli olmalısınız.

Çocuk davranışlarının gelişiminde rol modeli büyük önem taşır. Çocuklar için kendi ebeveynleri ilk ve en önemli rol modelleridir. Hatta çocukların 2 yaşına kadarki tek rol modelleri kendi ebeveynleridir. 2 yaşından sonra çocuklar ebeveynlerinin dışında rol modelleri seçmeye başlar. Yaş ilerledikçe aile içinden veya dışından yeni rol modelleri edinebilirler. Aynı zamanda da rol modellerine farklı anlamlar yükleyebilirler. Çocukların hayata ve olgulara bakış açıları geliştikçe, rol modelleri konusunda algıları değişir. Daha önce olumlu anlamlar yükledikleri rol modellerine olumsuz anlamlar yükleyebilecekleri gibi, bunun tersi de mümkündür. Çocuklar cinsiyet, başarı durumu, merak, yakınlık derecesi ve başka birçok nedenle yeni rol modelleri edinebilir, eski rol modellerinden uzaklaşabilir. Rol modelleri değiştikçe, çocukları zararlı alışkanlıklardan koruma yolları da değişir. 

Koronavirüs salgını nedeniyle çocukların evde geçirdikleri sürenin artması, rol modelliği konusunda ebeveynlerine daha fazla ilgi durmalarına neden oldu. Çocuklar artık öğretmenleri, arkadaşları, akrabaları ve diğer insanlarla daha az vakit geçiriyor. İletişimin büyük ölçüde teknolojik araçlar ile sağlanması, eskiye oranla iletişimin duygu boyutunun zayıflamasına neden oldu. Yakın temas kurarak iletişim sağlamada çocukların ebeveynlerinden başka bir alternatifleri pek kalmadı. Bu durum, çocukların rol modeli konusunda kendi ebeveynlerini çok daha önemli hale getirdi. Aynı zamanda da ebeveynlerin rol modelliği konusunda sorumluluklarının artmasına yol açtı. Bu nedenle örneğin, günde 1 hatta 2 paket sigara içen ebeveynlerin, çocuklarına zararlı alışkanlıklar konusunda iyi bir rol modeli olamayacağı açıktır. Eskiye oranla çocuğunuz sizi artık daha fazla sigara içerken görüyorsa, sigaraya karşı doğal bir ilgi duyması kaçınılmaz hale gelebilir. 

Çocuğunuzun sağlıklı fiziksel ve ruhsal gelişimi için uygun ortamlar yaratmalısınız.

Çocukları zararlı alışkanlıklardan koruma yolları konusunda en sık karşılaşılan yanlışlardan biri, çocuklara bu alışkanlıkların vereceği zararları anlatmanın yeterli olacağına inanmaktır. Bu zararları çocuklara anlatmak elbette gerekli ve önemlidir. Fakat kesinlikle yeterli değildir. Aynı zamanda da çocukların sağlıklı fiziksel ve ruhsal gelişimi için uygun ortamlar yaratmak gerekir. Örneğin, çocuğunuza tüm gün televizyon ve çizgi film izlemenin zararlarını anlatabilirsiniz. Bu durumun hem fiziksel, hem de ruhsal bakımdan zararlı sonuçlarını onun yaşına uygun şekilde açıklayabilirsiniz. Ancak çocuğunuza sağlıklı fiziksel ve ruhsal gelişim için uygun ortamlar yaratamıyorsanız, çocuğunuz yine televizyon ve çizgi film izlemeye yönelir. Bunları yasaklamanız durumunda ise size büyük tepki duyabilir, sizden uzaklaşmaya başlayabilir. 

Koronavirüs salgını nedeniyle çocukların sağlıklı fiziksel ve ruhsal gelişim için uygun ortamlar bulma şansı oldukça azaldı. Yüz yüze eğitimin sona ermesi, sokağa çıkma kısıtlamaları, sitelerde ortak alan ve oyun alanlarının kullanımının kısıtlanması gibi nedenlerle çocuklar bu konuda birçok fırsattan mahrum kaldı. Bu nedenle ebeveynlerin, ev imkanlarını zorlayarak çocukları için gerekli alanları yaratmaları önemli bir konu haline geldi. Çocukların motor gelişimleri söz konusu olduğunda rahatça hareket edebilecekleri oyun alanları büyük önem taşımakta. Ruhsal gelişimleri açısından ise akranları ve ebeveynleriyle birlikte oynayacakları oyunların önemi büyük. Ev içinde çocuğunuz için uygun bir oyun alanı yaratır ve fırsat buldukça ona eşlik ederseniz, sağlıklı fiziksel ve ruhsal gelişimleri için çok önemli bir adım atmış olursunuz. Aksi durumda çocukları zararlı alışkanlıklardan korumaya dönük alacağınız önlemler etkin sonuçlar vermeyebilir. 

Çocuğunuzla yargılamadan iletişim kurmalısınız.

Çocukları zararlı alışkanlıklardan koruma yolları içinde iletişim şekilleri de büyük önem taşımakta. Günlük hayatta karşılaşılan pek çok sorunun temelinde bozuk iletişim şekilleri vardır. Seçilen yanlış sözcükler, karşı tarafı yeterince dinlememe, empati eksikliği gibi nedenlerden dolayı iletişim sorunları başka pek çok soruna temel teşkil etmekte. Söz konusu çocuklarla iletişim olduğunda, ebeveynlerin üzerine daha fazla sorumluluk düşüyor. Çünkü çocuklar, duygu ve düşüncelerini nasıl doğru ve etkin şekilde ifade etmeleri gerektiğini ancak zaman içinde öğrenebilir. Çocuğunuzun kullandığı sözcükleri, sizi dinlememesini, anlamaya çalışmamasını hiçbir zaman yargılamamalısınız. Eğer yargılamaya başlarsanız, onunla sağlıklı iletişim kurma şansınızı kaybedebilirsiniz. Aynı şekilde, çocuğunuza “Niçin tüm gün çizgi film izliyorsun?”, “Niçin evi sürekli dağıtıyorsun?” türünden sorular sormamalısınız. Bu sorulara çocuğunuz mantıklı bir cevap vermeye çalıştıkça iletişimi kesmeye dair doğal bir eğilim gösterir. 

Çocuğunuzla yargılamadan iletişim kurmak için öncelikle onu anlamaya çalışmalı, onu anladığınızı kendisine mutlaka ifade etmelisiniz. Örneğin, çocuğunuza “Niçin tüm gün çizgi film izliyorsun?” sorusunu sormak yerine, “Çizgi film izlemekten başka ne yapmak istersin?” sorusunu sorabilirsiniz. İşte bu soru, çocuğunuzla sağlıklı bir iletişim kurmanın kapısını aralar. Çocuğunuzla yargılamadan iletişim kurarsanız, çocuğunuz kendisini savunmak zorunda kalmaz. Kendisini anladığınızı görürse, zararlı alışkanlıkları sizinle birlikte değiştirmek konusunda doğal bir eğilim gösterir. Benzer şekilde, “Niçin evi sürekli dağıtıyorsun?” sorusu yerine “Senin için ayırdığımız oyun alanından memnun değil misin?” şeklinde bir soru sorabilirsiniz. Vereceği cevap, evi dağıtmadan oyun oynaması için gerekli düzenlemeleri yapmanız için belirleyici olacaktır. 

Çocuğunuzun sosyal medya kullanımını takip etmelisiniz.

Çocukları zararlı alışkanlıklardan koruma yolları içinde önemli bir diğer konu da yanlış sosyal medya kullanımıdır. Uzaktan eğitim sürecinde çocukların cep telefonu ve sosyal medyaya ilgisi arttı. Ebeveynlerin evde olmasını çocuklar, sosyal ağlara girmek konusunda bir fırsat olarak görebilirler. Bu noktada da yine ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor. Çocuğunuz okuldayken nasıl cep telefonu ve sosyal medya kullanmıyorsa, uzaktan eğitim sürecinde de bunları kullanmasını kısıtlamalısınız. Evde çalışırken motivasyon konusunda okuldakine oranla çok daha az unsur olacaktır. Çocuğunuz eğer sosyal medyada gereğinden fazla vakit geçirirse, derslere ilgilisini büsbütün kaybedebilir. Ayrıca, sosyal medyada kimlerle görüştüğünü, hangi içerikleri beğenip paylaştığını da takip etmelisiniz. Aksi durumda çocuğunuz, siber zorbalık gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilir. 

Bu konulara ek olarak, çocukları zararlı alışkanlıklardan korumak için verdiğiniz harçlıklara dikkat etmeli, gereğinden fazla veya az harçlık vermekten kaçınmalısınız. Çocuğunuzun kimlerle arkadaşlık kurduğunu bilmeli, yanlış arkadaşlıklar kurduğunu fark ettiğiniz anda gerekli önlemleri almalısınız. Okul ve çevresinde uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar kazanmasına yol açabilecek unsurlar hakkında çocuğunuzu mutlaka bilgilendirmelisiniz. Böyle bir durumla karşılaşması halinde çocuğunuzun herhangi bir korkuya kapılmaksızın durumu sizinle paylaşabileceğini bilmesi çok önemli. Çocuğunuzun daima iyi ve güzel şeylere merak duymasını, yanlış ve çirkin şeylerden uzak kalmasını sağlamalısınız. Çocuğunuzla sevgi ve şefkat temelinde iyi ilişkiler kurmalı, güzel davranışlar kazanması konusunda her zaman öncülük yapmalısınız.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler