Bizi Takip Edin

Lifestyle

Korona Döneminde Çocukları Eğlendirdik

Yayınlandı

tarihinde

Çocuklarla aktivite ürünlerinde ilk 5 listesi Ofix Blog'da...

Korona döneminde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları, yetişkinler için olduğu kadar çocuklar için de oldukça sıkıntılı bir süreçti. Okula gidemeyen, derslerini internet ortamından takip etmeye çalışan ve akranlarıyla sosyalleşemeyen çocukların bu dönemde keyifli vakit geçirmeleri için Ofix.com‘da çocuklarla aktivite kategorisi oluşturduk. Bu kategorimizde birbirinden güzel hobi ve aktivite ürünlerini, oyun hamurlarını, oyunları vb. ürünleri satışa açtık. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, korona döneminde çocukları eğlendirmek için satışa açtığımız bu ürünler arasında en çok talep gören 5 ürünü kısaca tanıtacağız. 

Mi-Toys Jenga Standart 48 Parça

Çocuklarla aktivite ürünlerinde ilk 5 listemizin ilk sırasında, Mi-Toys Jenga standart 48 parça var. Bir denge ve konsantrasyon oyunu olan jenga, Afrika’da yaşayan bir İngiliz kız çocuğu tarafından geliştirildi. Babasının işi nedeniyle Afrika’da bulunan Leslie Scott isimli kız çocuğu, can sıkıntısından kurtulmak için kardeşiyle birlikte oynayabileceği bir oyun bulmak isterken bu oyunu yarattı. Oyunun Afrika’dan çıkıp dünyaya yayılması, kuruluşu 1860’lara kadar uzanan Milton Bradley Company ve Hasbro‘yla gerçekleşti. Jenga oyununda amaç, 2 farklı eksende ve 3’erli gruplar halinde üst üste dizilen tahta blokları kuleyi yıkmadan çekip alarak kulenin yüksekliğini arttırmak.

Piyasada farklı malzemelerden üretilen farklı jenga çeşitleri bulabilirsiniz. Bu oyunun renkli jenga, ahşap jenga, büyük jenga gibi farklı çeşitleri mevcut. Ürünlerde kullanılan materyallerin niteliğine bağlı olarak jenga fiyatları da değişebilmekte. Hatta orijinal jenga ile çakma jenga diye tabir edilen çeşitlerine de rastlamak mümkün. Jenga tahtası olarak genellikle cilasız ahşap tercih edilse de renkli jenga tahtaları da beğeni görmekte. Ofix.com‘da satışı devam eden Mi-Toys Jenga standart 48 parça ürünümüz ahşap parçalardan oluşmakta. Çocuklarla aktivite bağlamında evde yapılabilecek etkinlikler içinde jenga oyunu iyi bir seçim olabilir. 5 yaş ve üzeri çocukların el-göz koordinasyonu ve motor becerilerini geliştirmek için bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Mi-Toys Jenga standart 48 parça için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Faber-Castell 155130 Keçeli Boya Kalemi 12 Adet – Karışık Renk

Çocuklarla aktivite ürünlerinde ilk 5 listemizin ikinci sırasında, Faber-Castell 155130 keçeli boya kalemi 12 adet – karışık renk var. 3 yaş ve üzeri çocuklar için güvenli bu ürünler kağıt, karton ve tahta yüzeylerde kullanım için uygun özelliklere sahip. Su bazlı mürekkepleri dayanıklı ve parlak renkli. Resim malzemeleri içinde kesiksiz ve örtücü çizebilme imkanı sunan bu ürünler, dünyaca ünlü yazı araç ve gereçleri markası Faber-Castell kalitesine sahip. Havalandırmalı kapak sistemine sahip olması, bu ürünleri 3 yaş ve üzeri çocuklarla evde yapılabilecek etkinlikler için güvenli kılıyor.

Korona dönemi boyunca kullanıcılarımız, keçeli kalem çeşitlerine yoğun bir ilgi gösterdi. 3 yaş ve üzeri çocuklar için evde yapılabilecek eğlenceli etkinlikler arasında resim yapmak en iyi seçeneklerden biri. Resim malzemeleri grubunda Faber-Castell kuru boya, pastel boya, sulu boya, keçeli kalem, silinebilir pastel boya ve diğer boya çeşitleriyle önemli bir konuma sahip. Bu grupta kullanıcılarımız en çok fırça uçlu keçeli kalem, keçeli boya kalem seti ve yıkanabilir keçeli kalem çeşitlerine ilgi gösteriyor. Çocuklarla aktivite bağlamında evde yapılacak etkinlikler için keçeli kalemle boyama iyi bir tercih olabilir. Faber-Castell 155130 keçeli boya kalemi 12 adet – karışık renk ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Bigpoint Elişi Kağıdı 21 x 29.7 cm 10 Adet – Karışık Renk

Çocuklarla aktivite ürünlerinde ilk 5 listemizin üçüncü sırasında, Bigpoint elişi kağıdı 21 x 29.7 cm 10 adet – karışık renk var. Avrupa kuşe kağıttan üretilen bu ürünler A4 boyutunda olup 10 farklı renk alternatifine sahip. Elişi kağıtları çocukların el becerilerinin yanı sıra hayat gücü ve yaratıcılık yeteneklerinin gelişmesine de olumlu katkılar sağlar. 2-5 yaş etkinlikleri ile 4 yaş evde etkinlik alternatifleri arasında elişi kağıdı önemli bir yer tutmakta. Bu yaştaki çocuklar en çok renkli elişi kağıdı, desenli elişi kağıdı ve simli elişi kağıdı çeşitlerine ilgi duyuyor.

Çocuklarla aktivite için elişi kağıtlarından yana bir tercih yapacaksanız, Bigpoint elişi kağıdı 21 x 29.7 cm 10 adet – karışık renk iyi bir seçim olabilir. Çocuklar için evde yapılacak etkinlikler arasında elişi kağıtlarıyla çocuğunuzun eğlenceli vakit geçirmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun yaptığı işleri beğenerek özgüven gelişimine de katkı sağlayabilirsiniz. Bigpoint elişi kağıdı 21 x 29.7 cm 10 adet – karışık renk için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Das Beyaz Seramik Hamuru 500 g

Çocuklarla aktivite ürünlerinde ilk 5 listemizin dördüncü sırasında, Das beyaz seramik hamuru 500 g var. Das seramik hamuru, ana okulundan güzel sanatlara kadar uzanan geniş bir kullanım alanına sahip. Seramikten pek çok malzeme yapımında kullanabileceğiniz bu ürünlerdeki ham madde alaşımı, hamurun kolay şekil almasını sağlıyor. Kaliteli bir seramik kil hamuru 2-4 saat arasında kalıplaşır. Das beyaz seramik hamuru 500 g ürünleri, ayrıca fırınlanmaya ihtiyaç duymuyor. Bu nedenle, çocuklarla aktivite bağlamında evde seramik hamuru çeşitleri arasında iyi bir seçim olabilir.

Çocuklarla yapılacak etkinlikler arasında seramik hamuru, çocukların el becerilerini geliştirir. Ve ebeveynleriyle sevgi ve güven bağını güçlendirir. Çocuğunuz seramik hamuruyla oynarken yapmakta zorlandığı şeyler için sizden yardım istediğinde mutlaka olumlu karşılık vermelisiniz. Seramik hamuruna birlikte şekil verdiğinizde, çocuğunuzun size duyduğu sevgi ve güven bağı güçlenir. Seramik hamuru kurutma işlemi süresince onunla birlikte bekleyebilirsiniz. Bu sayede çocuğunuzun sabretme yeteneği gelişir. Das hamuru diğer seramik hamuru türlerine oranla daha kolay şekil alır. Bu nedenle, yapımı zor olan birçok objeyi birlikte kolayca yapabilirsiniz. Piyasadaki pek çok soğuk porselen hamuru veya beyaz kil hamuru çeşidi, çocukların elleri için uygun özellikte olmayabilir. Das beyaz seramik hamuru 500 g için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Kiddy Clay BPKJUMBOSET Kovalı Kalıp Seti 55 Parça

Çocuklarla aktivite ürünlerinde ilk 5 listemizin beşinci sırasında, Kiddy Clay BPKJUMBOSET kovalı kalıp seti 55 parça var. Hangi yaş grubunda olursa olsun, çocuklar hamur yoğurmaya ve sıkmaya bayılırlar. Hamura şekil vermek, çocuklar için hem bir oyun, hem de bir ifade şeklidir. Çocuklar herhangi bir konu hakkındaki duygu ve düşüncelerini hamura yansıtmaktan keyif alırlar. Bu sayede hem el, hem de duygu gelişimlerinde önemli aşamalar kat ederler.

Kiddy Clay BPKJUMBOSET kovalı kalıp seti 55 parça ürünümüz 20 cm çapında, 15 cm yüksekliğinde bir kova içinde 55 adet modelleme kalıbından oluşuyor. CE sertifikalı bu ürünler PP malzemeden üretilmiş olup 3 yaş üzeri çocuklar için uygun. Kova içindeki kalıpları kullanarak çocuğunuz, hamura dilediği şekli verebilir. Conforms to Astm D-4236 ve ASTM F963 standartlarına göre üretilen bu ürünler EN-71 testlerinden başarıyla geçmiştir. 3 yaş çocuk etkinlikleri ve çocuklarla yapılacak aktiviteler arasında bu ürünleri güvenle tercih edebilirsiniz. Kiddy Clay BPKJUMBOSET kovalı kalıp seti 55 parça için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer çocuklarla aktivite ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz. Evde çocuk etkinlikleri için ihtiyaç duyduğunuz ürünlerin fiyat bilgilerini de aynı linkten öğrenebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

İş Güvenliği: Plaza Hayatında Fark Etmeden Biriken Riskler

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur.
Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.

Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.

Gün içinde başına gelenleri düşün.
Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.

Mesela masa altındaki kablolar…
İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.

Ya da sandalye…
“Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.

İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.

İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.

Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.

Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası.
Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.

Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.

Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez.
Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.

Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez.
Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.

Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil,
gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden her iki beyaz yakalıdan biri “ben bunu daha ne kadar yapacağım?” diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Sabah alarm çalıyor.
Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.

Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun.
Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.

Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor.
Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.


İş sandığımızdan daha fazlası

Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor.
İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.

Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun.
Bir katkın olsun.
Birileri fark etsin.

O yüzden iş sadece iş olmuyor.
Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.

Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.


“Biraz daha dayan” hali

İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor:
Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.

Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.

Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor.
Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun.
Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.

Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor:
“Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”


Gün bitiyor ama iş bitmiyor

Eskiden iş çıkınca iş biterdi.
Şimdi sadece mekan değişiyor.

Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj düşerse cevaplanıyor.
“Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.

Bir de hayatın kendisi var.

Ev, sorumluluklar, yapılacaklar…
Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun.
Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.

Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.


İçten içe bir şeyler eksik

En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil.
Karşılığını alamadığını hissetmek.

Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun.
Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.

Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun.
Ve o an şunu düşünüyorsun:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin.
Ama bunu anlamak zaman alıyor.


“İstifa” dediğimiz şey

Dışarıdan bakınca basit:
“İşi bırakmış.”

Ama içeride olan şey biraz daha farklı.

Bu karar genelde bir anda verilmiyor.
Biriken şeyler var.

Yavaş yavaş uzaklaşmak,
kendini geri çekmek,
eskisi kadar önemsememek…

Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.

O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil.
Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.


Aynı döngü, aynı yorgunluk

Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.

Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek,
ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek,
ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…

Ve en önemlisi,
hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.

İşte bu his biriktiğinde,
insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.


Asıl mesele

Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.

Kimse çalışmaktan kaçmıyor.
Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.

İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.

Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa,
orada bir problem var.

O yüzden mesele şu değil:
“İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”

Asıl mesele şu:
İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?

Okumaya Devam Et

Trendler