Bizi Takip Edin

Lifestyle

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Kış aylarında artan üst solunum yolu enfeksiyonlarının en önemli belirtilerinden biri olan öksürük, yaşam kalitemizi ve iş performansımızı olumsuz yönde etkiliyor. 3 haftadan uzun süren öksürük vakıaları, ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeksizin hekime başvurmak gerekir. Daha basit öksürük vakıalarında ise bitki çayları ile olumlu sonuçlar almak mümkün. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, öksürüğe iyi gelen bitki çayları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Öksürük nedir?

Önce biraz öksürükten bahsedelim. Öksürük aslında, vücudumuzun boğaz ve solunum yollarındaki sekresyonları ve yabancı cisimleri temizlemesini sağlayan bir savunma mekanizmasıdır. Bu nedenle öksürmenin, sağlığımızı korumamıza önemli bir katkı sağladığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte öksürük, birçok üst solunum yolu hastalığının en önemli belirtilerinden biridir. Özellikle de 3 haftadan uzun süren öksürükler üst solunum yollarında enfeksiyon belirtisi olarak değerlendirilir. Bu vakıalarda öksürüğün yanı sıra yüksek ateş ve terleme şikayetleri de görülebilir. Bu gibi durumlarda öksürük tedavisi için öksürük şurubu veya öksürük hapları ile balgam söktürücü ve antibiyotik kullanmak gerekir.

Tıp literatüründe öksürük, balgamlı-balgamsız ve kronik-akut olmak üzere iki grupta incelenmekte. Öksürük çeşitleri içinde en sık rastlanılanı, balgamsız kuru öksürüklerdir. Bu öksürükler daha çok mevsim geçişlerinde ve kış aylarında oluşan enfeksiyonlar sonucu ortaya çıkar. Öksürükle birlikte balgam geliyorsa, bu öksürük türüne prodüktif öksürük denir. Üst solunum yollarında iltihaplanma sonucu oluşan prodüktif öksürük bronşitten tüberküloza, akciğer apsesinden pnömoniye kadar birçok hastalığın belirtisi olabilir. 3 haftadan uzun süren ve yıllarca devam edebilen öksürükler kronik öksürük olarak tanımlanır. Akut öksürük ise sinüzit, farenjit veya nezle vakıaları ile akciğere yabancı bir cisim kaçması nedeniyle oluşan öksürüktür.

Öksürüğün nedenleri nelerdir?

Öksürüğün birçok nedeni olabilir. Bunlar içinde en önemlilerini nezle, grip, farenjit, astım, geniz akıntısı ve reflü olarak sıralayabiliriz. Bunların yanı sıra sinüzit, bronşit, tüberküloz, akciğerde sıvı toplanması, kalp yetmezliği, sigara kullanımı, uzun süre kullanılan tansiyon ilaçları da öksürüğün nedenleri arasında sayılabilir. Öksürük bazen korku ve heyecan nedeniyle sırf psikolojik nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilmekte. Balgamsız kuru öksürük daha çok viral üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluşsa da alerji nedeniyle de ortaya çıkabilmekte. Öksürük eğer harekete bağlı olarak oluşuyor ve hareket ettikçe artıyorsa, astıma işaret ediyor olabilir.

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları nelerdir?

Öksürük konusunu bu şekilde kısaca ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, öksürüğe iyi gelen bitki çayları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Bununla birlikte, başta da belirttiğimiz gibi 3 haftadan uzun süren öksürük vakıaları, ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bu gibi durumlarda bitki çayları ile öksürük için doğal önlemler almak yerine hekiminize başvurmalısınız. Öksürük tedavisi için bitki çayları, medikal önemlerin yanında uygulanabilecek ikincil yöntemlerdir. Özellikle de balgamlı ve kronik öksürük vakıalarının yalnızca bitki çaylarıyla tedavisi mümkün değildir. Öksürük için ilaç kullanmanız gereken durumlar hakkında hekiminizden bilgi alabilirsiniz.

Zencefil Çayı

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları listemizin ilk sırasında zencefil çayı var. Zencefil çayının en önemli özelliği vücut direncini yükseltmesidir. Özellikle de mevsim geçişlerinde ve kış aylarında oluşan balgamsız kuru öksürüklere iyi gelen zencefil çayı, iltihap ve bakterilere karşı vücudumuzun doğal savunma mekanizmalarını harekete geçirmek gibi bir özelliğe sahip. Zencefil çayı ayrıca, kan basıncının düzene girmesine yardımcı olur, ateşi düşürür ve baş ağrıları için iyi gelir. Aynı zamanda da mukoza tabakasını onarır, mide bulantısını yatıştırır. Soğuk algınlığı, nezle veya grip gibi şikayetlerinize bağlı olarak ortaya çıkan öksürük şikayetleriniz için öksürüğe iyi gelen bitki çayları içinde zencefil çayını ilk sırada değerlendirebilirsiniz.

Ada Çayı

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları listemizin ikinci sırasında ada çayı var. Ada çayının ateşi düşürmek ve öksürüğü kesmek için kullanımı M. Ö. 2000’lere kadar geri gidiyor. Üstelik ada çayının faydaları ve iyileştirici etkisi zamanla o kadar abartılmış ki, bu güzel kokulu ve sevimli bitkiye “ölümsüzlük otu” ismi verilmiş. Mitolojik anlatıların yanı sıra dinsel kaynaklarda da bu bitkiden hep övgüyle bahsedilmiş. Doğal antibiyotiklerden biri olan ada çayı, boğazları yumuşatmakta ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi gelmekte. Öksürüğe iyi gelen bitki çayları içinde ada çayında bulunan salvin, carnosol asiti, cirsimaritin ve cineol maddeleri öksürük kesici etkiye sahip. Ada çayı ayrıca, strese iyi gelir, sakinleştirir, ateşi düşürür, terlemeyi azaltır ve iltihap söktürür.

Ihlamur Çayı

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları listemizin üçüncü sırasında ıhlamur çayı var. Ülkemizde en sevilen bitki çaylarından biri olan ıhlamur çayının tüketimi kış döneminde artmakta. Vücut direncini yükselten, ağrıları azaltan, iltihapları önleyen ıhlamur çayı soğuk algınlığı, nezle veya grip nedeniyle oluşan balgamsız kuru öksürükler için daha etkilidir. Üst solunum yollarında biriken bakteri ve mikropların vücuttan atılmasına önemli bir katkı sağlayan ıhlamur çayını yalnızca hasta olduğunuz zamanlarda değil, günlük tüketim için de değerlendirebilirsiniz. Öksürüğe iyi gelen bitki çayları içinde ıhlamur çayı ayrıca nefesi açar, kan basıncını dengeler, çarpıntıyı azaltır. Sinirleri yatıştırır, endişe ve kaygıları giderir. Migrene iyi gelir, toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Yeşil Çay

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları listemizde dördüncü sırada yeşil çay var. Hem iyi bir antioksidan olan, hem de vücudumuzdaki antioksidanları aktive eden yeşil çay, doğal savunma mekanizmalarımızı güçlendirici özelliğe sahip. Öksürüğe iyi gelen bitki çayları içinde yeşil çay, öksürüğün yanı sıra boğaz enfeksiyonları ve iltihaplarına da iyi gelir. Yeşil çayın etkisini arttırmak için limonla birlikte tüketmeyi deneyebilirsiniz. Nitekim, limonlu yeşil çay kansere karşı korur, sindirime yardımcı olur, kalp sağlığını güçlendirir. Kilo vermeyi kolaylaştırır, hücre ve dokuların onarılmasına katkı sağlar, cilt sağlığına iyi gelir.

Nane Çayı

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları listemizde beşinci sırada nane çayı var. Ülkemizde çok sevilen ve pek çok yemekte kullanılan nane bitkisi, her mevsim yetişebilen son derece lezzetli bir bitki. Nane çayı da yine soğuk algınlığı, nezle veya grip nedeniyle oluşan balgamsız kuru öksürüklerde daha etkili. Aynı zamanda da sakinleştirici ve rahatlatıcı etkilere sahip olan nane çayı boğaz iltihaplarının yanı sıra mide ve bağırsak sorunları için de kullanılabilir. Bitki çayları içinde nane çayını yaş naneden yapabileceğiniz gibi, kurutulmuş naneden de yapabilirsiniz. Fakat, diğer bitki çaylarında olduğu gibi nane çayını da kaynatarak değil, demleyerek yapmanız gerektiğini hatırlatalım.

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları Ofix.com’da!

Online ofis marketiniz Ofix üzerinden bitki çaylarını uygun fiyat avantajlarıyla sipariş verebilirsiniz. Bitki çayları içinde zencefil çayı için Naturali zencefil kökü iyi bir seçim olabilir. Paket ağırlığı 100 gram olan bu ürünleri tüketirken 5-6 parça zencefil kökünü küçük parçalara kesip bir çubuk tarçınla 500 ml sıcak suda demleyebilirsiniz. 

Öksürük için birebir bitki çayları içinde ada çayı için Lipton bardak poşet ada çayı iyi bir seçim olabilir. 

Öksürüğe karşıtı bitki çayları içinde ıhlamur çayı için önerimiz Doğadan ayva ıhlamur aromalı bardak poşet çay

Öksürüğe iyi gelen çaylar içinde yeşil çay için önerimiz Doğadan limon aromalı bardak poşet yeşil çay

Öksürüğe iyi gelen bitki çayları içinde nane çayı içinse önerimiz Doğuş nane limon aromalı bardak poşet çay. Özellikle de kış aylarında tüketimi artan bu ürünleri sipariş sitemizde bulabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Not: Bitki çayı tercihiniz ne olursa olsun, karton bardağınız Ofix‘ten olsun… 😉 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler