Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Mevsim geçişlerini hasta olmadan atlatanlara gıpta etmemek mümkün mü!?… Ani sıcaklık değişimleri, uykusuzluk, soğuk algınlığı derken iş hayatımızda bazı sorunlarla karşılaşıyoruz. Öksürük, nefes darlığı, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı derken kendi sesimize bazen kendimiz bile tahammül edemeyebiliyoruz… Eğer tüm gözlerin üzerinize çevrileceği bir toplantıya girecekseniz ve ses kısıklığı sorunu yaşıyorsanız, sesinizi açmak konusunda hızlı ve pratik çözümler bulmalısınız. Ses kısıklığına iyi gelen bitkileri tanırsanız, hemen antibiyotik tedavisine girişmeden önce bitki çaylarından yararlanabilir ve güzel sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu yazıda sizler için, ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları konusunda faydalı bilgiler paylaşacağız.

Papatya Çayı

Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları arasında papatya çayının özel bir yeri var. Vücut direncinizi yükselten papatya çayı, ses telleriniz üzerinde hızlı ve güçlü bir onarıcıdır. Toplantı öncesinde içeceğiniz bir bardak papatya çayı, ses tellerinizde yaratacağı olumlu etkilerden dolayı sesinizi daha iyi bir şekilde kullanmanıza yardımcı olur. Ses tellerinizdeki yumuşamayı, henüz ilk yudumda hissedebilirsiniz. Papatya çayı ayrıca, toplantı stresini üzerinizden atmanıza da yardımcı olur ve vücudunuzun sakinleşmesini sağlar. Bu nedenlerle, ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları içinde sizlere ilk olarak papatya çayını önermek istiyoruz.

Elma Çayı

Ülkemizde çok sevilen bir meyve olan elmanın pek çok faydası var. Güçlü bir antioksidan kaynağı olan elmadan yapılan elma çayları vitamin, mineral ve aminoasitler bakımından oldukça zengin. Kış aylarında sıcak, yaz aylarında ise soğuk tüketimi tercih edilen elma çaylarındaki sodyum, potasyum, magnezyum gibi mineraller ile B, C ve D vitaminleri, bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve vücut direncinizi yükseltir. Gün içinde 1 bardak tüketilen elma çayı, günlük ihtiyaç duyduğunuz vitamin ve mineralleri büyük oranda karşılar. Ses telleri üzerinde de hızlı etki gösteren elma çayları ayrıca, baş ağrısına iyi gelir, içerdiği kuersetinden dolayı kansere karşı korur.

Kuşburnu Çayı

Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları içinde kuşburnu çayının da önemi büyüktür. 3-4 metre boylarında bir çalılık bitkisi olan kuşburnu meyvesi ülkemizde reçel, marmelat, turta gibi farklı şekillerde tüketilse de kuşburnu çayı tüketiminin daha yüksek düzeyde olduğu söylenebilir. İçi tüylü ve bol miktarda tohuma sahip olan kuşburnundan yapılan bitki çaylarının tüketimi daha kolaydır. İçerdiği yüksek miktardaki C vitamininin bağışıklık sistemine karışması da daha hızlıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve ses tellerindeki iltihaplara iyi gelen kuşburnu çayı, astımla mücadelede de faydalıdır. Aynı zamanda da kan dolaşımını hızlandıran, bağırsak enfeksiyonlarına iyi gelen ve kolesterolü dengeleyen kuşburnu çayı, cilt sağlığı için de yararlıdır.

Ada Çayı

Ülkemizde en sık tercih edilen bitki çaylarından biri olan ada çayı, özellikle de mevsim geçişlerinde en sık tükettiğimiz bitki çaylarından biri. Tüketiminin yanı sıra üretiminin de ülkemizde her yıl artış gösterdiği ada çayı, güzel bir kokuya ve lezzete sahip. Üstelik, pek çok hastalığa iyi geldiği Roma döneminden beri bilinmekte. Hatta bir dönem, “kutsal bitki” olarak bile ilan edilmiş. Boğaz ağrılarına ve ses tellerine iyi gelen ada çayı, özellikle de gargara yapılarak tüketildiğinde, daha hızlı sonuçlar vermekte. Ada çayı ayrıca, kanı temizler ve vücut direncini arttırır, omuz ve bel ağırlarına iyi gelir, vücudu sakinleştirir, strese karşı direnci yükseltir.

Rezene Çayı

Ada çayına göre daha az bilinen, fakat vitamin ve mineraller bakımından daha zengin olan rezene çayı da ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları arasındadır. İçerdiği B ve C vitaminleri, bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve enfeksiyonlar karşısında direncinizi yükseltir. Ses telleriniz üzerinde oluşan enfeksiyon ve iltihaplar karşısında rezene çayı da yapıcı ve onarıcı etkilere sahip. Mineraller bakımından da zengin olan rezene çayındaki potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi mineraller, kemik yapınızın güçlenmesine katkı sağlar, kas iskelet sisteminizde rahatlatıcı etkilerde bulunur.

Zencefil Çayı

Sesinizdeki kısılma eğer daha büyük boyuttaysa ve vücut direnciniz düşmüşse, bu durumda zencefil çayını tercih edebilirsiniz. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve soğuk algınlığına iyi gelen zencefil çayı, güçlü bir antioksidan kaynağıdır. İltihap ve bakterilere karşı vücut direncinizi yükselten zencefil çayı ile ses tellerinizde hızlı bir yumuşama sağlayabilirsiniz. Mukoza tabakası üzerinde de onarıcı etkilere sahip olan zencefil çayı, hava yoluyla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur. Bu nedenle, ofis çekmece veya mutfağınızda zencefil çayı bulundurabilir ve özellikle de mevsim geçişlerini daha sağlıklı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları Ofix.com’da!

Ofix sitemizde satışını gerçekleştirdiğimiz Doğadan papatya çayı ile ses tellerinizde hızlı ve kolay bir şekilde yumuşama sağlayabilirsiniz. Kuruluşu 1975 tarihine kadar uzanan Doğadan, poşet çayları ilk kez eczaneler kanalıyla Türk tüketicisine sunan çok önemli bir marka. Kullandığı ham maddeleri 80 ülkeden temin eden Doğadan ürünlerinin kalite kontrolleri, çok sayıda analizden geçirilerek sağlanmakta.

Elma çayı için de tercihiniz Doğadan elma çayı olabilir. 20 adet poşet çaydan oluşan bu ürünler, ofis çekmece veya mutfağınızda hep bulundurmak isteyebileceğiniz ürünlerden biri. Fakat, bu çayları fazla ve sıcak tüketmemeye dikkat etmelisiniz. Elma çayının tüketimi için günde 1 bardak ılık çay yeterli. 

Kuşburnu çayı için de tercihiniz Doğadan kuşburnu çayı olabilir. Kuşburnu çayı eğer damak tadınıza uygun değilse, 1 adet küp şeker veya balla tatlandırarak bu ürünleri kolaylıkla tüketebilirsiniz. Fakat, tatlandırıcılar için aşırıya kaçmamanızı da tavsiye ederiz.

Ada çayı tercihiniz için Doğuş ada çayı iyi bir seçim olabilir. Bu çaylar, Doğuş kalitesini bitki çayları alanında yansıtmakta. “En güzel çay Doğuş çay!” sözünü zihinlere kazıyan Doğuş markası, siyah çayın yanı sıra bitki çayları alanında da iddialı. 

Zencefil çayı içinse Naturali zencefil çayını önerebiliriz. Oldukça güçlü etkilere sahip olan zencefil çayını misafirlerinize ikram etmek için demleyerek tüketme yoluna da gidebilirsiniz. Servis sırasında içine bir miktar tarçın ve bal katarsanız, lezzetini daha da arttırabilirsiniz…

Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları bir tedavi şekli değildir.

Son olarak, ses kısıklığınız uzun süre devam ediyorsa bunun önemli bir soruna işaret edebileceğini ve doktorunuza başvurmanız gerektiğini de belirtelim. Ses kısıklığına iyi gelen bitki çayları, bir tedavi şekli olarak değil, hızlı ve kolay sonuç veren yardımcı ve destekleyici yöntemlerden biri olarak düşünülmeli. Uzun süreli ses kısıklığının tedavisi için farklı birtakım tıbbi müdahaleler gerekebilir. Ayrıca, bitki çaylarının faydalarından yararlanabilmek için günde 2 bardaktan fazla tüketmemeniz gerektiğini de ekleyelim.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
3 Yorum

1 Yorum

  1. En İyi Tavsiyesi

    16 Ağustos 2018 saat 12:43

    Bu konuda favorim ada çayıdır. Yazı için teşekkürler.

  2. Meltem

    3 Ekim 2018 saat 15:39

    Bana göre en etkilisi zencefil. Zaten içerken diğerleriyle karşılaştırdığınızda o yoğunluğu hissediyorsunuz… Ama işte herkes içemeyebilir, orası ayrı.

  3. serhan

    24 Haziran 2020 saat 13:22

    akşamları en güzeli yeşil çay ve limonlu — rahat uyumayı ve hazmı kolaylaştırıyor .. paylaşımlarınız bilmediğimz konulara anlam kazandırdı …teşekkurler paylaşım için

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler