Bizi Takip Edin

Sağlık

Çocuklara el yıkama alışkanlığı nasıl kazandırılır?

Yayınlandı

tarihinde

Çocuklarda el yıkama alışkanlığı hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Enfeksiyonların birçoğu yıkanmayan ellerden bulaşmakta. Koronavirüs salgını nedeniyle el yıkamanın öneminin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Dünya genelinde el yıkama alışkanlığına gereken özen maalesef gösterilmiyor. Çocuklarda el yıkama alışkanlığı konusunda ise rakamlar çok kötü. Her yıl 5 yaş altındaki yaklaşık 2 milyon çocuk, yıkanmayan ellerden bulaşan enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Ofix Blog‘da bu günkü yazımızda, çocuklara el yıkama alışkanlığının nasıl kazandırılabileceği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Çocuklarda el yıkama alışkanlığı niçin önemlidir?

Önce biraz el yıkamanın öneminden ve çocuklarda el yıkama alışkanlığından bahsedelim efendim. Her gün milyarlarca mikrop elden ele dolaşıyor. Hem günlük hayatımızda, hem de iş hayatımızda en çok kullandığımız organlarımızdan biri olan ellerimiz, temas ettiğimiz yüzeylerde mikroorganizmaların kolayca yayılmasına yol açıyor. Bu bakımdan el yıkamak, yalnızca kişisel hijyenimiz için değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da büyük bir önem taşıyor. Nitekim el yıkamanın amacı, ele bulaşan mikroorganizmaların enfeksiyon oluşturmasını engellemek ve hem bireysel sağlığı, hem de halk sağlığını korumaktır.

El yıkama alışkanlığının olumlu sonuçlar doğurabilmesi için, doğru el yıkama şeklini ve hangi durumlarda el yıkamak gerektiğini bilmek gerekir. Yeterince özen göstermeden yapılan el yıkama işlemleri istenilen sonucu sağlamayacağı gibi, basit bir ihmal nedeniyle enfeksiyonlara yakalanmak da mümkündür. Yetersiz el hijyeni yetişkinlerin sağlığından çok daha fazla çocukların sağlığını tehdit ediyor. Bu durumun önüne geçmek için el yıkama alışkanlığının henüz küçük yaşlardan itibaren çocuklara kazandırılması şart.

Bununla birlikte, çocuklarda el yıkama alışkanlığı her çocuğun kendi becerileri ve öğrenme motivasyonuyla yakından ilişkili. Bu nedenle anne ve babaların çok sabırlı olması ve bu süreci doğru şekilde yönetmesi gerekmekte. Okul çağından önce el yıkama alışkanlığı kazanamamış çocuklar, özellikle de okul tuvaletlerinden kolayca enfeksiyon kapabilmekte. Çocuklarda el yıkama alışkanlığı geliştirmek içinse ellerin ne zaman ve nasıl yıkanması gerektiğini anlatmak yetmez, anne ve babaların bu konuda rol modelliği yapması da gerekir.

Hangi durumlarda el yıkamak gerekir?

Çocuklarda el yıkama alışkanlığı konusunda yapılan en önemli hataların başında, el yıkamanın yalnızca yemeklerden önce ve sonra ve tuvaletten sonra yapılması gerektiği hakkında anlatılanlar geliyor. El yıkamanın bu durumlarla sınırlı olduğunu düşünen çocuklar, diğer sağlık risklerine karşı yeterince duyarlılık kazanamıyor. Nitekim el yıkamak için, yeterince temiz olmayan bir yüzeye temas yeterlidir. Örneğin para alışverişleri, taşıma araçlarına temas, pişmemiş gıdalara dokunma gibi durumlarda da el yıkamak gerekir. Ayrıca tokalaşma, öksürme ve hapşırmadan sonra, hasta kişiler ve eşyaları ile bozulmuş gıda ve çöplere temas, hayvanları sevme, başkasının kişisel eşyalarına dokunma gibi durumlarda da ellerin yıkanması gerekir.

El yıkarken nelere dikkat etmek gerekir?

El yıkamak için kullanacağınız sabunlar konusunda ilk tercihiniz her zaman için antibakteriyel sabunlar olmalı. Sıradan sabunlar bazı durumlarda el hijyenini sağlamada yetersiz kalabiliyor. Toplu yaşam ve çalışma ortamlarında katı sabun yerine sıvı sabun kullanmak gerekir. Katı sabunları bu gibi ortamlarda kuru tutmak çok zordur. Uygun koşullarda saklanmayan katı sabunlarda bazı mikroorganizmalar kolayca üreyip yayılabilmekte. El hijyenine büyük özen göstermeniz gereken bir işte çalışıyorsanız, antibakteriyel sabunlara ek olarak özel dezenfektan kullanmanız da gerekebilir. Nitekim, başta sağlık çalışanları olmak üzere bazı meslek gruplarında el hijyenini sağlamak için daha farklı ürünler kullanmak gerekebiliyor.

El yıkamak için kullandığınız sabunlar cildi tahriş etmemeli. Tahriş nedeniyle ciltte oluşan çatlaklar, mikroorganizmaların vücuda girmesi için uygun bir zemin yaratmakta. El yıkarken fazla sıcak veya soğuk su kullanmamak gerekir. Ellerinizi ılık suda yıkarsanız yıkama işlemini olması gereken 30 saniyelik süre boyunca sürdürmeniz kolaylaşır. Elleriniz çok kirliyse, bu süreyi 2-3 dakikaya kadar çıkartabilirsiniz. Yıkama işlemi sırasında sabunu bileklerinize kadar köpürtmelisiniz. Ellerinizi yıkamadan önce varsa yüzük, künye, bilezik, saat gibi takı ve aksesuarlarınızı çıkartmalısınız. Su ve sabun ulaşmaması nedeniyle bu yüzeylerde temizlik ve hijyen sağlanmadığında, enfeksiyon riskleri ortadan kalkmış olmaz. Ellerinizi yıkadıktan sonra tekrar mikroorganizmalarla temas etmemek için pamuklu havlular yerine kağıt havlu kullanmanızda yarar var.

Çocuklara el yıkama alışkanlığı nasıl kazandırılır?

El yıkamanın ve çocuklarda el yıkama alışkanlığın önemini bu şekilde kısaca ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, çocuklara el yıkama alışkanlığının nasıl kazandırılabileceği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat bu bilgilerin işe yaraması için el yıkama konusunda onlara iyi bir rol modeli olmanız gerektiğini özellikle belirtelim.

El yıkamanın önemini doğru bir şekilde anlatmalısınız.

Çocuklar kendileri için neyin iyi ve faydalı olduğunu anladıklarında, öğrendikleri bilgileri hayata geçirmek konusunda doğal bir istek duyarlar. Özellikle de 2-3 yaş aralığı, çocuklara istenilen davranış tarzını kazandırmak için en uygun zaman dilimidir. Fakat çocuğunuz 3 yaşını doldurduğu halde el yıkama alışkanlığını henüz kazanamamışsa, sabırlı olmalı ve denemekten vazgeçmemelisiniz. El yıkamanın önemini anlatırken, mikroplar hakkında “öcü”, “hortlak” gibi benzetmeler kullanmak yerine gerçekçi olmalısınız. Çocuğunuzu korkutarak bir şeylere zorlamak yerine doğru bilgilerle yönlendirmeye çalışmalısınız.

El yıkamak için uygun şartları oluşturmalısınız.

Çocuklarda el yıkama alışkanlığı gelişebilmesi için fiziksel ve psikolojik bazı şartların oluşması gerekir. Fiziksel şartlar içinde, çocuğunuz lavaboya uzanabilmeli ve sabunu kullanabilmeli. Fiziksel şartları kolaylaştırmak için lavaboya uzanırken bir tabure kullanmasını veya sizden destek almasını sağlayabilirsiniz. Psikolojik şartlar içinse çocuğunuzun kişisel temizlik konusunda farkındalıklarının gelişmesi gerekir. Bu konuda ideal yaş aralığı 2-3 yaş aralığıdır. Bu yaş aralığında çocuğunuz tuvalet alışkanlığı kazanır ve ağız, saç, tırnak bakımını öğrenirse, el yıkama alışkanlığını daha kolay kazanır. Çocuklarda el yıkama alışkanlığı genel temizlik alışkanlıklarının bir parçası olduğu için, temizlik konusunda farkındalıkları arttıkça öğrenme süreci kolaylaşacaktır.

El yıkamayı eğlenceli hale getirmelisiniz.

Çocuklar için oyun hem bir eğlenme, hem de öğrenme şeklidir. Çocuğunuzla oyun oynayarak hem keyifli vakit geçirebilir, hem de istediğiniz davranış tarzı değişikliğini kazanmasını sağlayabilirsiniz. El yıkarken çocuğunuza yaklaşım şekliniz olumlu yönde olursa, gösterdiğiniz ilgiye bağlı olarak çocuğunuz ellerini yıkamak konusunda doğal bir istek duyacaktır. El yıkarken karşılaştığı fiziksel güçlükleri aşmak için ona yardımcı olduğunuzda, size karşı güven duygusu yükselecek ve bağlılığı artacaktır. El yıkamayı daha da eğlenceli hale getirmek için, çocuklar için özel olarak üretilmiş eğlenceli sabunlar kullanabilirsiniz.

Ellerini doğru şekilde yıkamayı öğretmelisiniz.

Çocuğunuza el yıkama alışkanlığı kazandırırken, su ve sabunu ne gereğinden fazla, ne de gereğinden az kullanmaması gerektiğini anlatmalısınız. Bunlardan ilki israfa, ikincisi enfeksiyon risklerine yol açar. Çocuğunuz ideal süre olan 30 saniyenin ne kadarlık bir süre olduğunu zamanla kavrayacaktır. El yıkama işlemi sırasında her iki avuç içi ve dışı, parmak araları, tırnaklar ve bilekler iyice yıkanmalı. Ayrıca su israf edilmemeli, durulama işlemi sırasında ellerin suyla en iyi şekilde teması sağlanmalı. Eller yıkandıktan sonra kurulama için mümkünse pamuklu havlular yerine kağıt havlular kullanılmalı.

Tüm okurlarımıza sağlık, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler